İş Olarak Seks ve Seks İşi – Laura Agustin

SexattheMargins1
Çeviren: Sarp Solakoğlu

Albay, birliğindekiler için vereceği toplantıyı başlatmak üzeredir. Kahvenin hazırlanmasını beklerken gece çok da uyuyamadığını çünkü eşinin gece pek bir işveli olduğunu söyler. Sonra da herkese tek tek sorar: Seksin ne kadarı iş, ne kadarı zevktir? Binbaşı, oranın %75 iş, %25 zevk olduğunu söyler. Yüzbaşı ise %50-50 der. Teğmene göre ise ne kadar içkili olduğuna göre %25-75 ile zevk daha baskındır. Herhangi bir uzlaşıya varamazlar, bunun üzerine albay kahveyi hazırlamakla görevli ere sorar: O ne düşünüyordur? Bir an bile duraksamadan “%100 zevktir komutanım” der. Şaşıran albay nedenini sorunca er yanıtlar: “Komutanım, eğer seks iş olsaydı, üstlerim kendileri için benim yapmamı emrederlerdi.” Devamını oku…

Önsöz: Bakım İşi ve Müşterekler – Massimo De Angelis* (The Commoner)

commoner

Giderek daha da belirginleşiyor ki mevcut ekonomik, toplumsal ve çevresel krizler, dünyanın birçok yerinde insanların yaşam koşullarını kötüleştirmekte ve hatta toplumsal ve ekolojik yeniden üretimimize yönelik kıyamet gibi tehditler ortaya çıkarmakta. Küresel elitlerin bu krizlere verdikleri yanıtların bu sorunlara hiçbir çözüm getiremediği de açık. Aslında, stratejik ufuklarında ciddi bir paradigma değişimi yaşanmadıkça, bu cepheden hiç ümit yok. Mesele sadece hükümetlerin bankaları kurtarmak için sosyal harcamaları ve yardımları kesmeye devam etmesi değil. Neoliberalizmin krizi ile baş etmek için hayata geçirilen politikalara karşı mücadele yoğunlaştıkça, faşizmin postmodern bir formunun yükselişine tanıklık ediyoruz. Militarize bir polis gücünün ABD ve Avrupa’daki işgal hareketlerine karşı vahşi saldırıları, Ortadoğu’daki morgları ceset yığınları ile dolduran sonu gelmez sivil katliamları, bu trendin farklı boyutlarına işaret ediyor. Yine de, yeni toplumsal hareketler, örgütsel formlarının yenilenen yaratıcılığıyla her yerde mantar gibi çoğalıyorlar. Ilımlı medya bile, bu hareketlerin ifade ettiği kurucu iktidara karşı sergilediği kinizmine rağmen, farklı örnekler arasında paralellikler çizerek, alışkın olunmayan ittifaklar (örneğin ordu gazileri, işçiler ve öğrenciler) açığa çıkararak artık New York’tan Atina’ya, Kahire’den Madrid’e dolaşmakta olan bu halk isyanlarının makullüğünü ve ana akım medyanın sefaletini kabul etmeye başladı. Devamını oku…

Bir Göçmenin El Kitabı – SolFed (Londra)

göçmen-botu

İngiltere’den SOLIDARITY FEDERATION tarafından hazırlanmış olan bu broşür, göçmen hakları mücadelesi alanında neler yapılabileceğine bir örnek olarak Sarp Solakoğlu tarafından Türkçeleştirildi. Türkiye’de bu alanda çalışma yürütenler veya yürütmek isteyenler için bir başvuru kaynağı olarak değerlendirilmesi dileğiyle…

BİR GÖÇMENİN EL KİTABI

GİRİŞ

Londra’da yeni bir hayata başlamak çok ürkütücü, birçok şey memleketinizde olduğundan daha farklı olabilir. Londra’da çoğu şey pahalı ve bazı şeylerle başa çıkmak ise düpedüz çok zor gelebilir. Bu broşür, buraya, Londra’ya geldiğinizde yaşayacağınız sorunlarla ve olası içine düşeceğiniz problemlerle ilgili temel tavsiyeler sunmayı amaçlamaktadır.

Bazı tavsiyeler herkes için uygun, çoğu ise göçmen olsanız bile Avrupa Birliği vatandaşı olduğunuz için çalışma hakkınızın olduğu varsayımını kabul ederek yazıldı. Eğer durum sizin için bu değilse, bazı şeyler daha karmaşık olabilir ve bu broşürün sunduğundan daha detaylı bilgilere ihtiyaç duyabilirsiniz. Devamını oku…

Silvia Federici ile söyleşi – Occupied Times

01 Kasım 2014 1 yorum

silfed_Inline

Silvia Federici New York’ta yaşayan bir düşünür, öğretmen ve örgütçü. Nijerya’da yıllarca öğretmenlik yaptıktan sonra bir sosyal bilimler profesörü olarak çalıştığı Hofstra Üniversitesi’nde fahri profesörlüğü sürdürüyor. Federici, diğer birçok rolünün yanında, Afrika Akademik Özgürlükler Komitesi’nin ve Uluslararası Feminist Kolektif’in kurucularından. Evişi için Ücret kampanyasını örgütledi ve Midnight Notes Collective’in içinde yer aldı. Federici’nin en bilinen çalışması Caliban ve Cadı: Kadınlar, Beden ve İlksel Birikim, ilksel birikimin kapitalizmin temel bir özelliği olduğunu savunuyor.

Occupied Times Çalışmanız, özellikle de fabrika sistemi içinde, üretim ve yeniden üretimin optimum birimi olarak görülmeye başlandığı on dokuzuncu yüzyıl kapitalizminin bir yapısı olarak çekirdek ailenin ortaya çıkışına odaklanıyor. Çekirdek aileyi telafisiz şekilde geriletici ve dönülmez biçimde kapitalist ilişkilerle bağlantılı mı görüyorsunuz? Öyle ise, kendimizi bu normatif toplumsal yapıdan nasıl kurtarabiliriz?

Silvia Federici Çekirdek aile, çelişki üzerine kurulu bir toplumsal formdur. Yeniden üretimi sağlar ancak gelecek veya günlük sömürümüz açısından işçiler olarak. Bu denli baskıcı olmasının bir sebebi budur. Çocukken kapitalist iş disiplinini kabul etmeyi öğrendiğimiz yerdir. Ayrıca eşitsiz ilişkilerin de yeridir. Devamını oku…

Türkler, Kürtler, Amerikalılar: Kobane bilmecesi – Pepe Escobar

fft81_mf1925616 22 Ekim 2014

Suriyeli Kürtlerin IŞİD’e karşı ümitsizce savaş verdiği Kobane’nin kadınlarına dikkat edin. Onlar ABD, Türkiye ve Irak Kürdistan’ı hükümetinin ihanetçi ajandalarına karşı da savaşıyorlar. Kim galip gelecek?

Rojava üzerine konuşmakla başlayalım. Rojava’nın – kuzey Suriye’nin Kürt nüfusunun en yoğun olduğu üç bölgesi – tam olarak ne anlam ifade ettiği, cezaevindeki aktivist Kenan Kırkaya tarafından yazılan şu makalede aktarılıyor. Bu makalede Kırkaya, Rojava’nın “Kürtler veya Suriyeliler ya da Kürdistan için bölgesel anlamının çok ötesinde, kapitalist ulus devlet sisteminin hegemonyasına meydan okuyan devrimci bir modele ev sahipliği yaptığını” savunuyor. Devamını oku…

Kategoriler:Çeviri Etiketler:

İslam Devleti’nin Irak ve Suriye’deki stratejisi, taktikleri ve komutanları – Daveed Gartenstein-Ross

56165
21 Ekim 2014, Salı

Georgetown’dan Daveed Gartenstein-Ross ile İslam Devleti’nin Irak ve Suriye’deki stratejisi, taktikleri ve komutanları üzerine…

Daveed Gartenstein-Ross, Foundation for Defense of Democracies’in kıdemli üyesi ve Georgetown Üniversitesi’nde geçici yardımcı doçent. Yakın zamanda, İslam Devleti’nin Anbar saldırısını ve komutanlarından biri olan Ebu Ömer El Şişhani’nin rolünü belgeleyen War on the Rocks kitabında “İslam Devletinin Anbar Saldırısı ve Ebu Ömer El Şişhani” başlıklı bir makale yayınladı. Bu isyancı lidere ve İslam Devleti’nin Irak ve Suriye’deki strateji ve taktiklerine ışık tutmak için, Gartenstein-Ross ile bir röportaj gerçekleştirdik. Kendisini Twitter’da @DaveedGR hesabından takip edebilirsiniz. Devamını oku…

Kategoriler:Çeviri Etiketler:, , , , ,

Pol Pot’tan IŞİD’e – John Pilger

cambodia

2D Filosu, 11. Zırhlı Birliği, Snoul, Kaboçya’ya giriyor, 4 Mayıs 1970 (www.history.army.mil)

Başkan Richard Nixon’ın 1969 tarihli Kamboçya’nın “yoğun” şekilde bombalanması emrini aktarırken, Henry Kissenger şunu söylemişti: “Uçan kaçan her şey bombalanacak.”

Barack Obama, Nobel ödülü aldığından bu yana Müslüman dünyasına karşı yedinci savaşını açarken, yapay histeri ve yalanlar, insana neredeyse Kissinger’ın canice açık sözlülüğünü özletiyor.

Hava saldırılarının insani açıdan vahşi sonuçlarının bir tanığı olarak (kurbanların kafalarının kopması ve parçalarının ağaç tepelerine ve tarlalara dağılması da dahil), hafızanın ve tarihin bir kez daha yok sayılmasına hiç şaşırmadım. Bugünün Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) ile aralarında pek çok ortak yön olan Pol Pot’un ve onun Kızıl Khmerlerinin iktidara gelmesi çarpıcı bir örnek. Onlar da, küçük bir grup olarak yola çıkan acımasız gericilerdi. Onlar da, Amerikan yapımı kıyametin Asya’daki ürünüydüler.

Devamını oku…

Kategoriler:Çeviri Etiketler:, , , , ,

Erdoğan Suriye’de ABD ihanetinden korkuyor – Finian Cunningham

erdogan_obama7

Kobane’deki insani kriz, görmek isteyen herkes için açık. Bu krizin en büyük sebeplerinden biri, ABD ve Türkiye’nin Suriye’de rejim değişikliği için oynadığı kedi-fare oyunu.

ABD ve Türkiye, insani durumun vahametini veya IŞİD terör örgütünün yenilgiye uğratılmasını pek umursamıyor. Nasıl umursuyor olabilirler ki? İki hükümet de son üç yıldır Suriye halkına devasa acılar çektirmeleri için örtülü şekilde IŞİD çetelerini ve diğerlerini destekliyordu.

Hayır, bütün mesele Washington’un şu anda Türkiye’yi Suriye’de kara harekatına sokmaya çalışıyor olması ancak aynı zamanda Ankara’yı Suriye hükümetine karşı bir topyekün saldırıdan da alıkoymaya çalışması.

Yani, ABD, Türkiye’nin saldırganlığını dizginlemeye çalışıyor.

Washington ve Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki Türkiye, ABD öncülüğündeki askeri koalisyonun nasıl ilerlemesi gerektiğini tartışarak değerli zamanı ve canları heba ederken, Kobane’nin büyük oranda Kürt olan nüfusu IŞİD terör örgütünün üç haftadır süren saldırılarına karşı direniyor. Devamını oku…

Dünya Suriye’deki devrimci Kürtleri neden görmezden geliyor? – David Graeber

09 Ekim 2014 2 yorum

Suriye savaşının ortasında bir demokratik deneyim IŞİD tarafından yerle bir ediliyor. Dünyanın bunun farkında olmaması tam bir skandal.

theguardian.com, 8 Ekim 2014

Demonstrators hold flags outside the United Nations European headquarters in Geneva

Göstericiler, Cenevre’deki BM merkezinin dışında Kürdistan bayrakları ve üzerinde PKK’nin hapisteki lideri Abdullah Öcalan’ın resmi bulunan bayraklar taşıyorlar. Foto: Denis Balibouse/Reuters

Babam 1937’de İspanya Cumhuriyetini savunmak için Enternasyonal Tugaylarda savaşmaya gönüllü oldu. Anarşistlerin ve sosyalistlerin öncülük ettiği bir işçi ayaklanmasıyla faşist darbe geçici olarak engellendi, İspanya’nın çoğunluğunda, şehirlerin tümünde doğrudan demokratik yönetim, fabrikalarda işçi denetimi ve kadınlar açısından radikal bir özgürleşme getiren özgün bir toplumsal devrim gerçekleşti. Devamını oku…

Kategoriler:Çeviri Etiketler:, , , ,

Kapitalizm vs. iktidar seçeneğini parçalamak – John Holloway

02 Ekim 2014 1 yorum

JohnHolloway-main

Röportajı yapan: Amador Fernández-Savater

29 Eylül 2014

İspanya ve Yunanistan’da sol partilerin yükselişte olduğu bir dönemde, John Holloway, 2002 tarihli tezini yineliyor: İktidar olmadan dünyayı değiştirmemiz mümkün mü?

John Holloway, 2002‘de İktidar Olmadan Dünyayı Değiştirmek adlı başucu kitabını yayınladı. Zapatistaların ‘¡Ya basta!’ (Artık Yeter) sözlerinden, Arjantin’de 2001-02‘de ortaya çıkan hareketten ve küreselleşme karşıtı hareketten ilham alan Holloway, bir önerme ortaya koydu: Otoriter komünizmin çöküşü sonucunda çürütülen şey devrim veya dünyanın dönüştürülmesi fikri değil, iktidarı almak şeklindeki devrim fikri ve partinin mükemmel siyasi araç olduğu fikridir. Devamını oku…