Gıda krizi ve Latin Amerika – Eduardo Dimas

“Petrolü kontrol etmek devletleri, gıdayı kontrol etmek ise halkları kontrol etmek demektir.” — Henry Kissinger (1970)


Kissinger’ın bu sözleri yıllardır aklımda. İtiraf etmeliyim ki bugüne kadar pek önem vermiyordum bu söze. Somut gerçeğe, neredeyse korkunç bir realiteye dönüşmüş bir aksiyom.

Gıda krizi gerçek. Gıda ürünlerinin fiyatları sürekli artış içinde. Rezervlerin sonuna geliniyor. Aynı şey petrol için de geçerli, ki bu durum gıda veya petrol üretmeyen birçok devleti ve halkı ümitsiz bir duruma sürüklüyor. Bu durum aynı ana denk gelen bir dizi tesadüfî olayın sonucu mu, yoksa dünya hegemonyasını ele geçirmek için tezgâhlanmış bir planın etkisi mi?

Kissinger’ın sözlerini dikkate alırsak, öyle görünüyor ki ikincisi daha olası. Ve bu bizi kendimize başka sorular sormaya zorluyor. İnsan ve hayvanların beslenmesi için temel olan tahıl ürünlerini kullanarak etanol üretiminin arttırılması fikri de mi (ki Mart 2007’de George W. Bush tarafından başlatılmıştır) tesadüfî?

Araba motorlarında kullanılmak üzere bir litre alkol üretilmesi için 1,2 litre akaryakıtın feda edilmesi gerektiği iyi biliniyor. Diğer deyişle, üretilen yakıttan daha fazla yakıt. Etanolün, Bush ailesi, Bush’un sayısız ülkedeki yardımcıları ve oligarşileri için iyi bir iş halini alması gerçeğine ek olarak, bu daha fazla gıda açığını provoke etmenin de bir yolu değil mi?

Gıda işindeki büyük şirketlerin ve birçok yatırımcının, spekülasyonun milyonlarca insanın ölmesine neden olabileceğini bilmesine rağmen tahıl fiyatlarını speküle ediyor olması sadece rastlantı mı? Birleşmiş Milletler’e göre, her beş saniyede bir çocuk açlıktan veya açlığın yol açtığı hastalıklardan ölüyor.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF), Dünya Bankası’nın (DB) ve Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) “Üçüncü Dünya” olarak adlandırdıkları ülkeleri, onları üreten insanlar için besini garanti eden tohum üretimini güvenceye almak yerine ihracat için tarımsal üretime yönlendirmeleri sadece tesadüf mü? Bu şekilde, en yoksul devletleri dünya piyasası fiyatlarının merhametine bıraktılar.

Mevcut durumda, Asya, Afrika, Latin Amerika ve Karayipler’deki 78 devlet, yüksek gıda fiyatlarının ve geleneksel mahsullerin terk edilmesinin bir sonucu olarak kendi temel gıda sepetlerinde bir daralma yaşıyorlar.

Bu devletlerin 37’sinde, özellikle zor bir durum söz konusu. Hâlihazırda gösteriler yapıldı ve market yağmalamaları yaşandı. Ve elbette baskı ve ölümler. Unutmuş olabilirsiniz belki, açlık en kötü rehberdir.

Bazı ülkeler pirinci, diğerleri mısır ve buğdayı karneye bağladı. Tayland ve Vietnam gibi Asyalı büyük pirinç yetiştiricileri, ihracatlarını düşürdüler ve iç tüketimlerini garanti altına aldılar. Mısır üretiminin yaklaşık yüzde 43’ü hayvanların beslenmesinde kullanılıyor. Uzmanlar dünya mısır hasadının yüzde 20’ye yakınının etanol üretiminde kullanılacağını söylüyorlar. Peki, insana ne kalacak?

Bunların tümü tesadüfî mi yoksa açlık üzerinden ulusları yönetme planının bir sonucu mu? Pirinç, 3 milyar insanın temel besini. Mısır yaklaşık 600 milyon kişi için zorunlu. Buğday ise yüz milyonlarca insan için. Peru’da ordu, nüfus içinde buğday talebini azaltmak için patates ekmeği yapıyor.

Haiti’de, çamur, tuz ve bitkisel yağdan bir karışım yüz binlerce insanın temel besinini oluşturuyor. Çamur bedava değil. Bir bisküvi 5 sent tutuyor ve karın ağrısına ve parazitler ile diğer hastalıklara yol açıyor.

Dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Haiti, IMF ve DB’nın neoliberal kuralları dayatılmadan önce gereksinim duyduğu pirincin neredeyse tümünü kendisi üretiyordu. Her yıl, 400 bin tona ihtiyacı var. Yalnızca 40 bin ton üretebiliyor; geri kalanını ise ithal etmek zorunda. Şu anki fiyatlar ile, halkın çamurdan bisküviler yemek zorunda kalacağı aşikar.

Lula’nın Brezilya’sının yanı sıra Birleşik Devletler ve Avrupa Birliği gibi büyük gıda üreticileri, tahıl kıtlığının Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerindeki tüketim artışından kaynaklandığını söylüyorlar. Fiyatlar üzerinde bunun bir miktar etkisi olduğuna şüphe yok. Eğer öyleyse, neden tahıl etanol üretimi için kullanılıyor? Tahıl bir besin ve milyonlarca insan bundan mahrum ediliyor.

Ham petrol fiyatlarının da gıda ürünü üretimi ve taşımasının fiyatlarını arttırdığı doğru. Ancak, – Irak’taki durumdan, Venezüella’ya dönük tehditlerden ve İran’a olası bir saldırıdan kaynaklı – petrol piyasalarındaki istikrarsızlığın ve bunun yarattığı spekülasyonun sorumlusu kim? Dünya nüfusunun sadece yüzde 5’ini oluşturmasına rağmen dünya ham petrol üretiminin günde yaklaşık yüzde 25’ini tüketen ülke hangisi?

İran’a saldırılırsa, ham petrol fiyatları varil başına 200 dolara çıkabilir, ki bu en gelişmiş ekonomiler için dahi sürdürülebilir bir fiyat değil. Yoksul ülkeler içinse tam bir trajedi!

Dominik Cumhuriyeti, Nikaragua, Honduras ve El Salvador gibi bazı ülkeler, Venezüella hükümetinin cömert yardımlarına rağmen hâlihazırda yakıt ve gıda konusunda ciddi zorluklar yaşıyorlar.

Managua’da düzenlenen Beslenme Zirvesi’nin çağrısı, Latin Amerika için Bolivarcı Alternatif (ALBA) hükümetleri tarafından yapıldı ve zirveye birkaç başkanın yanı sıra 12 ülkenin temsilcisi katıldı. Zirvenin hedefi insanlığı tehdit eden beslenme kriziyle başa çıkma çabalarını birleştirmekti.

Katılımcıların birçoğu için, beslenme krizinin özünü dünya nimetlerinin eşitsiz dağıtımı ve hepsinin ötesinde, son 20 yılda bazı gelişmiş ülkeler tarafından dünyanın geri kalanına empoze edilen neoliberal ekonomik model oluşturuyordu.

Elbette herkes hemfikir değil. Kosta Rika başkanı Oscar Arias belgeleri geri çevirdi, çünkü o “serbest ticaretten” yanaydı. Meksika ve El Salvador da Venezüella delegasyonu tarafından yapılan ve Nihai Deklarasyon’a yapılacak bir ekle sona eren bir dizi teklifle aralarına mesafe koymayı uygun buldular.

Venezüella teklifleri arasında, küçük ve orta ölçekli üreticilerin maliyetlerini azaltacak bir tarım ürünleri bankası kurulması ve ALBA Bankası üzerinden ayrılacak 100 milyon dolarla tarımsal projelerin finanse edilmesi bulunmaktaydı. Ayrıca, PetroCaribe dâhilinde gıda ürünlerinin üretimini finanse etmek için bir plan oluşturmak da vardı.

Şimdiye kadar, en azından Latin Amerika’da, beslenme sorunlarının ağırlığına ve gıdanın bir savaş silahı olarak kullanılmasını önlemek için alınması gereken önlemlere dönük farkındalık arttırıldı. Aslında, gıda hâlihazırda dünyanın birçok noktasında bir savaş silahı.

Ne olursa olsun, gıda üreticisi ve yatırımcısı büyük şirketlere dikkat edin. Genetiği ile oynanmış tohumlar üreten ve doğal çeşitliliği hiçe sayarak dünya çapında kendi ürünlerini empoze eden şirketlere dikkat edin. Latin Amerika’da ve Karayipler’de birçok ülkede mevcutlar.

Genetiği ile oynanmış tohumlar, çiftçiyi tamamen onları üreten çokuluslu şirkete bağımlı kılıyor; her yıl, tohumları, gübreleri ve tarım ilaçlarını tekrar satın almak zorunda kalıyorlar.  Hindistan’da, 150 bin pamuk çiftçisi, bu çokuluslu şirketlere olan borçlarını ödeyemedikleri için intihar etti.

Çokuluslu şirketler gıda talebini kontrol etmekten, ve Henry Kissenger’ın önerdiği üzere, halkı da kontrol etmekten sorumlu. Ulusal Güvenlik Çalışma Notu 200 (NSSM 200) adlı gizli bir belgede, Kissinger, dünya nüfusu için, onu kontrol etmeyi ve besin ürünlerini kullanarak yüz milyonlarca insanı bu nüfustan düşmeyi hedefleyen bir eylem planı çizdi.

Kissinger dünya çapında gıda piyasasını yeniden düzenlemek, aile çiftliklerini yok etmek ve onları çokuluslu tarım şirketlerinin yönettiği büyük çiftliklerle ve fabrikalarla değiştirmek istedi. 1990’ların başından bu yana buna benzer bir şey Meksika’da ve diğer Latin Amerika ülkelerinde gerçekleşiyor. Bunu durdurmak için adım atmak zamanı gelmedi mi? Cevabı size bırakıyorum.

Global Research, 15 Mayıs 2008

Progreso.com

Global Research’deki İngilizce aslından (Food Crisis and Latin America) çevrilmiştir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s