ABD’de sivil kargaşaya hazırlık – Michel Chossudovsky

ABD Askeri Üslerinde Toplama Kampları Kurulmasının Kanunlaşması

Global Research, 18.03.09

Ekonomik ve Sosyal Kriz

Mali çöküş, ABD çapında gizil ve doğmakta olan bir toplumsal krizi serbest bıraktı.

Yaşam birikimlerinin ve emeklilik fonlarının hileli bir şekilde ellerinden alınması, vergi gelirlerinin, sonuçta Amerika’daki en zengin insanların ceplerini doğrultmaya hizmet edecek olan trilyonlarca dolarlık “banka kurtarmalarını” finanse etmek için tahsis edilmesi kesinleşti.

Bu ekonomik kriz, büyük oranda mali manipülasyonun ve tüm bir nüfus, yenilenmiş bir şirket iflasları dalgası, kitlesel işsizlik ve yoksulluk pahasına sınırsız dolandırıcılığın sonucu.

Küresel mali sistemin, bir “Gölge Bankacılık” ağı ile karakterize olan kriminalizasyonu, banka gücünün merkezileşmesi ve özel servetin eşi görülmedik bir yoğunlaşması ile sonuçlandı.

Obama’nın “ekonomik teşvik” paketi ve bütçe planları, banka gücünün yoğunlaşması ve merkezileşmesinin yeni bir sürecine katkı sağlıyor. Bunun kümülatif etkileri, mali çöküş ve Devlet sosyal programlarının düşüşü bir yana, nihai olarak geniş çaplı şirket iflaslarına, yeni bir icra dalgasına yol açacak. (Ayrıntılı bilgi için, Michel Chossudovsky, America’s Fiscal Collapse, Global Research, 2 Mart 2009).

Gerçek ekonomik aktivitenin kümülatif düşüşü, istihdamı ve ücretleri geriye çekiyor. Bu ise sonuç olarak satın alma gücünde bir çöküşe yol açıyor. Obama yönetimince önerilen “çözüm” sosyal eşitsizlikleri ve zenginliğin yoğunlaşması sürecini hafifletmektense kötüleştirmeye yarayacak.

Protesto Hareketi

Amerika çapında hayatları darmadağın ve harap olan insanlar, küresel “serbest piyasa” sisteminin gerçek yüzü ile yüzleştiklerinde, Wall Street düzeni, Merkez Bankası ve ABD yönetimi bir meydan okumayla karşı karşıya kalacak.

Ekonomik ve politik iktidar koltuğuna yönelmiş örtük protesto hareketi kendini açığa vuruyor.

Bu sürecin nasıl gerçekleşeceğini tahmin etmek güç. Amerikan toplumunun tüm kesimleri potansiyel olarak etkilenecek:Ücretliler, küçük, orta ve hatta büyük işletmeler, çiftçiler, serbest meslek sahipleri, federal, Eyalet ve belediye çalışanları, öğrenciler, öğretmenler, sağlık çalışanları ve işsizler. Protestolar öncelikle bu farklı kesimlerde ortaya çıkacak. Ancak şu aşamada, hiçbir örgütlü ulusal direniş hareketi yönetimin ekonomik ve mali ajandasına yönelmiş değil.

Obama’nın popülist retoriği, makro ekonomik politikanın gerçek doğasını gizliyor. Wall Street’in çıkarları doğrultusunda davranan yönetimin, ağır kemer sıkma önlemlerinin eşlik ettiği finansal hizmetler sanayisi için bir trilyon dolara yakın bir “yardım” paketini içeren ekonomik paketi, Amerika’yı dipsiz bir krize itmeye yarayacak.

Büyük Bunalıma “Orwell’cı Çözüm”: Sivil Kargaşayı Bastırmak

Bu özel eşikte, görünürde hiçbir ekonomik iyileşme programı yok. Washington-Wall Street konsensüsü sürmekte. Politik ve ekonomik sistem dahilinde formüle edilmiş başka hiçbir politika, hiçbir alternatif yok. .

Bunun nedeni ne? ABD hükümeti eli kulağında olan sosyal felaketle nasıl yüzleşecek?

Çözüm sosyal kargaşanın bastırılması. Giden Bush yönetiminden miras alınmış olan seçilen yol, İç Güvenlik aparatının güçlendirilmesi ve sivil Devlet kurumlarının militarizasyonu.

Giden yönetim zemini döşedi. 2001’den bu yana, büyük ölçüde “Küresel Teröre Karşı Savaş” bahanesi kullanılarak çeşitli “anti-terör” yasaları (Vatanseverlik Yasaları dahil) ve başkanlık direktifleri uygulamaya kondu.

İç Güvenlik’in Toplama Kampları

Sosyal kargaşayı bastırma konusuyla doğrudan bağlantılı olarak, İç Güvenlik Bakanlığı ve Pentagon’un yetkisi altında, toplama kampları sistemi de ayrıca öngörülüyor.

Ocak ayında ABD kongresine Ulusal Acil Durum Merkezleri Kuruluş Yasası (HR 645) adlı bir yasa geldi. Mevcut askeri üslere yerleştirilmek üzere, ABD’nin başlıca bölgelerinde altı adet ulusal acil durum merkezi kurulmasını öngörüyor.http://www.govtrack.us/congress/billtext.xpd?bill=h111-645

Açıklanana göre “ulusal acil durum merkezlerinin” amacı, “bir acil durum veya büyük felaket nedeniyle yerlerinden olmuş kişilere ve ailelere geçici olarak barınma, tıbbi ve insani yardım” sağlamak. Gerçekte, karşımızda olan şey FEMA toplama kampları. HR 645, kampların “İç Güvenlik Bakanı’nca belirlenen diğer uygun ihtiyaçları karşılamak için” de kullanılabileceğini belirtiyor.

HR 645 basında hemen hemen hiç yer almadı.

ABD askeri üslerindeki bu “sivil tesisler” ABD ordusuyla ortak şekilde oluşturulacak. FEMA toplama kamplarının, Guantanamo’dan esinlenmiş militarizasyonu ile karşı karşıyayız.

Biri tutuklanıp askeri üste yer alan bir FEMA kampına kapatıldığında, o kişi büyük olasılıkla, bir ulusal acil durum koşulunda, Ordunun fiili yetkisi altında olacak: Sivil yargı ve kanun yaptırımı, habeas corpus (haksız tutuklamanın önlenmesi) dahil, artık geçerli olmayacak.

HR 645 ekonomik krizle ve Amerika çapında kitlesel protestolar olasılığıyla doğrudan ilişkili. Posse Comitatus Yasası’nı yürürlükten kaldırarak, sivil yasaları militarize etme doğrultusunda yapılmış bir hamle.

Cumhuriyetçi Ron Paul’un sözleriyle:

“… Görünen o ki toplama kampları, askerileştirilmiş polis, güvenlik kameraları ve iç güvenlik komutanlığı yeterli gelmemiş. Gözaltı tesisleri olduğunu zaten biliyorduk ama şimdi bir de, bunların ulusal çaptaki acil durumlarda kullanılacağı bahanesine sığınılarak, askeri üslerde FEMA kamplarının kurulması meşrulaştırılmak isteniyor. Giderek kötüleşen borç ekonomisi ile, düzene karşı bir sivil ayaklanma olasılığı tehlikesi büyüyor. ABD’de yakın zamanda yaşanabileceklere dair İzlanda’ya, Yunanistan’a ve diğer ülkelere bakmak yeterli.” (Daily Paul, Eylül 2008, vurgular bizim)

Öngörülen toplama kampları, sivil kurumların daha geniş bir ölçüde militarizasyonu süreci ile bağlantılı olarak ele alınmalıdır.Toplama kamplarının inşası, Ocak 2009’da HR 645’in (Acil Durum Merkezlerinin Kuruluşu) kongreye gelişini önceler.Çeşitli raporlara göre (doğrulanmamış), ABD’nin çeşitli bölgelerinde 800 adet FEMA açık cezaevi bulunmakta. Dahası, 1980’lerden bu yana, ABD ordusu, kitlesel protesto olasılığında kullanılmak üzere sivil muhalefeti bastırmak için “taktikler, teknikler ve prosedürler” geliştiriyor (Operation Garden Plot altında, “Sivil Kargaşalar” adıyla 1985’te yayınlanan Birleşik Devletler Ordusu Saha Talimnamesi 19-15).

2006 başlarında, vergi gelirleri modern toplama kampı tesislerinin inşasına tahsis edildi. Ocak 2006’da, o tarihte Halliburton’ın bir alt kuruluşu olan Kellogg Brown and Roots, İç Güvenlik Bakanlığı Göç ve Gümrük Uygulaması Bürosu’ndan (ICE) 385 milyon dolarlık bir ihale aldı.

“Hemen yürürlüğe giren [Ocak 2006] sözleşme, ABD’ye acil bir mülteci akını durumunda veya yeni programların hızla geliştirilmesini desteklemek üzere, mevcut ICE Gözaltı ve Nakil Operasyonları (DRO) Programı tesislerine ek olarak geçici gözaltı ve işlem kapasitesi oluşturmayı sağlıyor…

Sözleşme ayrıca, doğal afet gibi ulusal bir acil duruma tepki vermek için bir plan geliştirilmesinin yanı sıra diğer ABD Hükümet kuruluşlarına, bir göç acil durumu halinde göçmen gözetim desteği de sağlıyor. (KBR, 24 Ocak 2006, vurgular eklenmiştir)

ABD Göç ve Gümrük Uygulamaları Bürosu’nca (ICE) açıklanan amaçlar şöyle:

“sınır boyumuzda, federal tesislerimizde ve başka bir yerde, Birleşik Devletler’e zarar vermek için göç sistemimizin, mali ağlarımızın zayıflıklarını istismar etmek isteyen suç ağlarını ve terör örgütlerini hedefleyerek ulusal güvenliği korumak ve kamu güvenliğini sağlamak. Sonuç Daha güvenli, emniyetli bir Amerika” (ICE ana sayfası)

ABD medyası, ABD toprakları üzerinde toplama kampları kurulması konusunda sessiz. Halliburton’un alt kuruluşuna verilen milyon dolarlık ihaleyi üstünkörü bir şekilde onaylayan haberler, dikkatleri olası “maliyet aşımlarına” odaklıyor (tıpkı Irak’ta KBR konusunda olan gibi).

Bu kampların politik amacı ne? Bu toplama tesislerinin Amerikan vatandaşlarının sıkıyönetim koşullarında alıkonması için kullanılma olasılığı medya tartışmalarının konusu değil.

Yurtiçinde Görevlendirilmiş Savaş Birlikleri

Bush yönetimin son aylarında, Kasım 2008 başkanlık seçimleri öncesinde, Savunma Bakanlığı 2. Piyade 1. Tugay Savaş Timi’nin (BCT) Irak’tan geri çağrılması talimatını verdi. Bir savaş birliğinin savaş bölgesinden yurtiçine çağrılması, İç Güvenlik ajandasının ayrılmaz bir parçası. BCT, ABD içindeki kolluk aktivitelerine yardımcı olmak üzere atandı.

BCT savaş birliği ordunun ABD Kuzey Komutanlığı’nın (USNORTHCOM) bileşeni olan ABD Kuzey Ordusu’na bağlandı.1. BCT ve diğer savaş birlikleri sivil huzursuzluk halinde spesifik askeri işlevler görmek üzere çağrılacak:

  1. BCT komutanı Albay Roger Cloutier’nin kalabalık ve trafik denetim ekipmanlarını ve asi ve tehlikeli kişileri öldürmeksizin bastırmak üzere tasarlanan ölümcül olmayan silahları kastederek söylediği gibi, 1. BCT askerleri “Ordunun ilk ölümcül olmayan paketini” kullanmayı öğrenecek.

(Bkz. Gina Cavallaro, Brigade homeland tours start Oct. 1, Army Times, 8 Eylül 2008).

Obama yönetiminin Irak’taki ABD güçlerini geri çekme planı uyarınca, diğer savaş birliklerinin savaş bölgesinden yurtiçine getirileceği ve ABD içinde görevlendirileceği de bekleniyor.

Gelişmekte olan ulusal güvenlik senaryosu, sivil ve askeri kurumların iç içe geçmesi ile karakterize oluyor:

  • “Sosyal kargaşayı” bastırmak şeklinde açıklanan misyon doğrultusunda sivil kolluk güçleri ile birlikte çalışan ordu savaş birlikleri.

  • ABD askeri tesislerinde yer alan sivil yargı altındaki yeni toplama kamplarının kurulması.

FEMA toplama kampları, sıkıyönetim halinde uygulanacak olan Hükümetin Devamlılığı’nın (COG) bir parçası.

Toplama kampları, Yönetimin ulusal güvenlik, ekonomik ve askeri ajandasının meşruiyetine karşı çıkabilecek politik aktivistlerin yanı sıra protestocuları alıkoyarak “hükümeti kendi vatandaşlarına karşı koruma” amacını taşıyor.

Amerikalıları Gözetlemek: Big Brother Veri Bankası

Gözaltı ve kitlesel protestolar konusuyla bağlantılı olarak, Amerikan vatandaşları hakkında veriler nasıl toplanacak?

Amerika çapında bireyler nasıl kategorize edilecek?

İç Güvenlik Bakanlığı’nın kriterleri neler?

Vatan savunmasıyla ilişkili Planning Scenarios başlığını taşıyan 2004 tarihli bir İç Güvenlik Konseyi raporunda, olası “komploculara” dair şu kategoriler tanımlanmış:

“yabancı [İslamcı] teröristler”,

“içerdeki radikal gruplar”, [savaş karşıtı ve sivil haklar grupları]

“hükümet destekli hasımlar” [“haydut devletler”, “istikrarsız ülkeler”]

“hoşnutsuz çalışanlar” [işçi ve sendika aktivistleri].

Geçtiğimiz yılın Haziran ayında, Bush yönetimi Ulusal Güvenliğin Geliştirilmesi için Kimlik Tanıma ve İzleme Biyometrisibaşlıklı bir Ulusal Güvenlik Başkanlık Direktifi yayınladı (Ayrıntılar için bkz. Michel Chossudovsky, “Big Brother” Presidential Directive: “Biometrics for Identification and Screening to Enhance National Security”, Global Research, Haziran 2008).

Kamuoyunda tartışılmaksızın ve Kongre onayı olmaksızın benimsenen bu direktifin ilgili prosedürleri çok kapsamlı. Bunlar sivil kargaşa konusuyla ilişkili. Ayrıca, HR 645 altında FEMA toplama kamplarının kurulması ardındaki mantığın da parçası.
NSPD 59 (Ulusal Güvenliğin Geliştirilmesi için Kimlik Tanıma ve İzleme Biyometrisi) biyometrik kimlik tanımanın dar kapsamının çok ötesinde bir anlam taşıyor, ABD vatandaşlarının, tümü “yasa dahilinde tamamlanacak olan”, özel yaşamları hakkındaki ayrıntılı bilgiler anlamına gelen “ilişkili biyografik” bilgilerin toplanmasını ve saklanmasını öngörüyor.

“Biyometrik verilere eşlik eden bağlamsal veriler doğum yeri ve tarihi, vatandaşlık, ikamet ve adres geçmişi, iş durumu ve iş geçmişi, telefon numaraları ve telefon numarası geçmişi, hükümet hizmetlerinin kullanımı ve vergi dosyalarını içeriyor. Diğer bağlamsal veriler banka hesabı ve kredi kartı geçmişi ile yerel, eyalet ve federal düzeydeki suç veritabanı kayıtlarını içerebilir.Veritabanı ayrıca, mahkeme kararlarını veya hukuki ihtilaflara, çocuk tutukluluğuna ve evlilik veya boşanma kayıtlarına ilişkin diğer kamu kayıtlarının belgelenmesini içerebilir .”(Bkz. Jerome Corsi, Haziran 2008)

Direktif, ülke çapında bir korku ve gözdağı atmosferi yaratırken, muhalif vatandaşlara karşı bir cadı avı yürütülmesini meşrulaştırmak için 1 Eylül’ü ve “Teröre Karşı Küresel Savaş”ı kullanıyor.

Amerikan vatandaşları hakkındaki bilgilerin nihai olarak merkezileştirilmesi bakışıyla, bilgi paylaşımında bürolar arası işbirliğinin yanı sıra çeşitli veri bankalarının entegrasyonunu da öngörüyor.

Dikkatle kaleme alınan bir metinde, NSDP 59, Federal hükümetin v onun çeşitli polis ve istihbarat bürolarının aşağıdaki işlevleri yerine getirebilmesi için “bir çerçeve oluşturuyor”:

“bilgi gizliliklerine ve ABD yasaları altındaki diğer yasal haklarına saygı göstererek, bireyler hakkında, yasalara uygun bir şekilde biyometrik ve ilişkili biyografik ve bağlamsal bilgi toplamak, saklamak, kullanmak, analiz etmek ve paylaşmak için karşılıklı olarak uyumlu yöntem ve prosedürler kullanmak.”

NSPD 59 Direktifi, “biyometri kullanımını genişleterek teröre yönelik mevcut kimlik tanıma ve izleme işlemlerini geliştirmek için eylemler ve ilgili görevler” öngörüyor.

NSPD 59 altında gerçekleştirilecek prosedürler, FBI himayesi altında bir “iç casusluk servisi” oluşturan Haziran 2005 tarihli önceki bir karar ile aynı çizgide (Ayrıntılar için bkz. Michel Chossudovsky, Bush Administration creates “Secret State Police”, 30 Haziran 2005).

İç Güvenlik (DHS) ile yakın ilişki içinde çalışarak, öngörülen “iç istihbarat departmanı” FBI kontr-terör, istihbarat ve casusluk operasyonlarını tek bir serviste birleştirecek.

FBI himayesinde çalışacak yeni departman “kitle imha silahlarının yayılmasına yardımcı olduğuna inanılan kişilerin mülküne el koyma” yetkisine sahip olacak: “bir suç işlemeleri şüphesi olmasa dahi Amerika’da terör zanlısı veya kritik istihbarat bilgisine sahip insanlara karşı casusluk yapabilecekler.” (NBC Tonight, 29 Haziran 2005).


EK

H.R. 645 Metni: Ulusal Acil Durum Merkezleri Kuruluş Yasası

Global Research adresindeki İngilizce’sinden çevrildi.

Görünen o ki toplama kampları, askerileştirilmiş polis, güvenlik kameraları ve iç güvenlik komutanlığı yeterli gelmemiş. Gözaltı tesisleri olduğunu zaten biliyorduk ama şimdi bir de, bunların ulusal çaptaki acil durumlarda kullanılacağı bahanesine sığınılarak, askeri üslerde FEMA kamplarının kurulması meşrulaştırılmak isteniyor. Giderek kötüleşen borç ekonomisi ile, düzene karşı bir sivil ayaklanma olasılığı tehlikesi büyüyor. ABD’de yakın zamanda yaşanabileceklerle dair İzlanda’ya, Yunanistan’a ve diğer ülkelere bakmak yeterli
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s