Washington Çin’de derin bir oyun oynuyor – F. William Engdahl

Global Research, 11 Temmuz 2009

5 Temmuz günü Çin’in Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşanan trajik olayların ardından, ABD hükümetinin “bağımsız” STÖ’sü Demokrasi için Ulusal Vakıf’ın (National Endowment for Democracy – NED) güncel rolüne daha yakından bakmakta fayda var. Tüm emareler, bir kez daha “özel” Hükümet-dışı Örgütü NED üzerinden eylem geliştiren ABD hükümetinin Çin’in içişlerine yoğun şekilde müdahale ettiğini gösteriyor.

Washington’un Şincan içişlerine müdahalesinin nedenleri, Pekin makamlarının Uygur halkına dönük sözü edilen insan hakları ihlalleri konusundaki kaygılarla çok az ilişkiye sahip. Daha çok Şincan’ın Avrasya karasındaki stratejik jeopolitik konumu ve onun Çin’in Rusya, Kazakistan ve Şanghay İşbirliği Örgütü’nün diğer Orta Asya ülkeleriyle gelecekteki ekonomik ve enerji işbirliği için stratejik önemi ile ilgili olduğu görülmekte.

Dünya çapında Çin elçilikleri önünde protestolar için uluslararası çağrıda bulunan ana örgüt Washington D.C. merkezli Dünya Uygur Kongresi (DUK).

DUK profesyonel çalışanlar istihdam ediyor, son derece gösterişli İngilizce bir site yayınlıyor ve ABD Kongresi tarafından fonlanan NED ile çok yakın bir ilişkiye sahip. NED’in kendisi tarafından yayınlanan raporlara göre, Dünya Uygur Kongresi “insan hakları araştırmaları ve savunma projeleri” için Demokrasi için Ulusal Vakıf’tan yılda 215 bin dolar alıyor. DUK başkanı, kendisini “milyardere dönüşen çamaşırcı kadın” olarak tanımlayan sürgündeki bir Uygur olan Rabia Kader. Rabia Kader ayrıca, Demokrasi için Ulusal Vakıf aracılığıyla ABD hükümetinden kayda değer miktarlarda fon alan bir başka Uygur insan hakları örgütü olan Washington D.C. merkezli Uygur Amerikan Derneği’nin başkanlığını da yürütüyor.

NED, Burma/Myanmar’daki Safran Devrim ile son yıllarda Sırbistan’dan Gürcistan’a ve Ukrayna’dan Kırgızistan’a ve geçtiğimiz seçimlerin hemen ardından Tahran’a dek, Doğu Avrupa’daki neredeyse her rejim değişimi istikrarsızlaştırmasının yanı sıra, 2008 Mart’ındaki Lhasa (Uygur Özerk Bölgesi başkenti) “Kızıl Devrimi”nin arkasında olan çeşitli örgütlerin finansal olarak desteklenmesi ile yakından ilgili.

NED’in kuruluş yasasının taslağının oluşturulmasına yardımda bulunmuş olan Allen Weinstein, 1991’de yayınlanan birsöyleşisinde şu sözleri sarf ederken son derece açık sözlüydü: “Bugün yaptığımız şeylerin birçoğu 25 yıl önce CIA tarafından gizlice yapılıyordu.”

NED sözde özel, hükümet dışı, kar amacı gütmeyen bir kurum ancak uluslararası çalışmaları için ABD Kongresi’nden yıllık ödenek almakta. NED parası dört “çekirdek kurum” üzerinden dağıtılıyor. Bunlar, Obama’nın Demokrat Partisi’ne bağlı Uluslararası İlişkiler için Ulusal Demokratik Enstitü; Cumhuriyetçi Parti’yle bağlantılı Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitü; ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yanı sıra AFL-CIO ABD emek federasyonuna bağlı Uluslararası Emek Dayanışması için Amerikan Merkezi ve ABD Ticaret Odası’na bağlı Uluslararası Özel Teşebbüs için Merkez.

Dikkat çeken soru NED’in Şincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki karışıklığı teşvik etmek için aktif olarak ne yapmış olduğu ve Obama Yönetimi’nin Washington’un baskı uygulama hedefi güttüğü devletlerin bağımsız politikalarına böylesi bir NED destekli müdahaleyi desteklemek veya kınamak açısından politikasının ne olduğu. Cevap yakın zamanda bulunmalı, ancak yeni Obama Yönetimi altındaki Washington politikasını netleştirmeye yardımcı olmak açısından önemli bir adım, NED’in, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ve ABD Hükümeti ile bağlantılı STÖ’lerin Uygur ayrılıkçılığının veya karışıklığının teşvik edilmesindeki ilişkilerinin tam bir ifşası olacaktır. Uygur olaylarının, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün tarihi toplantısının yalnızca günler sonrasında gerçekleşmesi sadece tesadüf mü?

Uygur sürgün örgütleri, Çin ve Jeopolitik

Resmi DUK web sitesine göre, bu yılın 18 Mayıs’ında, ABD hükümetinin kurum içi “özel” STÖ’sü NED, Temsil Edilmeyen Uluslar ve Halklar Örgütü (Unrepresented Nations and Peoples Organisation – UNPO) adında duyulmamış bir örgüt ile birlikte, “Doğu Türkistan: Komünist Rejim Altında 60 Yıl” başlıklı bir insan hakları konferansı düzenledi.

UNPO’nun onursal başkanı ve kurucusu Erkin Alptekin, ABD Enformasyon Ajansı’nın resmi propaganda kurumu olan Özgür Avrupa Radyosu/Özgürlük Radyosu (Radio Free Europe/Radio Liberty) için Uygur Dairesi Müdürü ve Milliyetler Bölümü Müdür Yardımcısı olarak çalışırken UNPO’yu kuran bir sürgün.

Alptekin ayrıca, ABD Enformasyon Ajansı ile çalışırken 1991’de Dünya Uygur Kongresi’ni de kurdu. Alptekin 1991’de Dünya Uygur Kongresi’ni kurduğunda USIA’nın resmi misyonu “[ABD] ulusal çıkarlarının desteklenmesi için yabancı kamuoyunu anlamak, bilgilendirmek ve etkilemek”ti. Alptekin ayrıca DUK’un ilk başkanı ve DUK web sitesine göre, “Dalai Lama’nın yakın arkadaşı”.

Yakından bir inceleme, UNPO’nun Amerikan jeopolitik stratejistlerinin hayalindeki örgüt olduğunu ortaya koyacaktır. Not edildiği üzere, 1991’de Sovyetler Birliği çökerken ve Avrasya karasının birçok yeri siyasi ve ekonomik kaostayken kuruldu. 2002’den beri Genel Müdürlüğü, (Avusturya veya Macaristan tarafından tanınmayan) unvanını “Avusturya İmparatorluğu Prensi ve Macaristan Veliaht Prensi” olarak sıralayan Avusturya Arşidükü Karl von Habsburg yürütmekteydi.

UNPO’nın ilkeleri arasında, kamuoyuna açıklanmayan kapalı bir süreçle resmi UNPO üyesi olarak kabul edilmiş, kendi bağımsız bayrakları ve 150 milyona yakın toplam nüfusları ile, merkezleri Hollanda’daki Hague olan 57 farklı nüfus grubu için“kendi kaderini tayin hakkı” bulunuyor.

UNPO üyeleri arasında, daha 1991’de Yugoslavya’nın parçası iken “katılan” Kosova yer almakta. Ayrıca Kosova ile birlikte kurucu üye olarak sıralanan Avustralya Aborjinlerini de içeriyor. Kuzey Kanada’dan Buffalo Nehri Dene Ulusu yerlileri de üyeler arasında.

Özel UNPO üyeleri arasında, kurucu üye olarak sıralanan Tibet de var. Kırım Tatarları, Yunanistan’daki Roman azınlık, İçkeria Çeçen Cumhuriyeti (Rusya) ve Condi Rice’ın eski firması Chevron Oil’e kiralanan dünyanın en büyük açık deniz petrol yataklarının haklarını elinde tutan Burma Demokratik Hareketi ve Angola ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne bitişik körfez enklavı da üyeler arasında yer alıyor. Elit UNPO üyeliğine mazhar olan diğer jeopolitik noktalar arasında İran Kürdistan’ının yanı sıra Güney Azerbaycan olarak geçen Kuzey İran’ın büyük kısmı yer alıyor.

Nisan 2008’de, UNPO’nun web sitesine göre, ABD Kongresi’ne bağlı NED, Temsil Edilmeyen Uluslar ve Halklar Örgütü ile birlikte Dünya Uygur Kongresi (DUK) için bir “liderlik eğitimi” semineri düzenledi. Önde gelen akademisyenler, hükümet temsilcileri ve sivil toplum üyeleri ile birlikte dünyanın çeşitli bölgelerinden 50 Uygur, “Uluslararası Hukuk kapsamında Kendi Kaderini Tayin” konusunu tartışmak üzere Almanya Berlin’de bir araya geldiler. Özel olarak neyi tartıştıkları bilinmiyor. Rabia Kader bir açılış konuşması yaptı.

Şincan olaylarının şüpheli zamanlaması

Çin’in kuzeybatısında yer alan Şincan’ın başkenti Urumçi’deki mevcut olaylar 5 Temmuz’da patlak verdi.

Dünya Uygur Kongresi’nin sitesine göre, olayların “tetikleyicisi” 26 Temmuz’da Çin’in güney Guandong Eyaleti’ndeki biroyuncak fabrikasında Han Çinli işçilerin, iki Uygur işçiye, fabrikada çalışan iki Han Çinli kadın işçiye tecavüz ettikleri veya cinsel tacizde bulundukları iddiasıyla saldırması ve döverek öldürmesi. 1 Temmuz’da DUK’un Münih kolu, olayın ayrıntılarının doğrulanmadığını ve iddialar ve güvenilir olmayan raporlarla dolu olduğunu kabul etmelerine rağmen, Çin elçilikleri ve konsoloslukları önünde iddia edilen Guandong saldırısına karşı protesto gösterileri yapılması için uluslararası birçağrı yayınladı.

Yayınladıkları bir basın açıklamasına göre, DUK’un dünya çapında eylem çağrısı yayınlamasının nedeni, iddia edilen 26 Temmuz saldırısıydı.

Şincan’da normal bir Pazar günü olsa da ABD’de halen Bağımsızlık Günü 4 Temmuz olan 5 Temmuz’da, Washington’daki DUK, Han Çin ordusu askerlerinin sokakta buldukları her Uygur’u alıkoyduğunu ve resmi Çin haberlerine göre, Urumçi sokaklarındaki yaygın karışıklıkların ve araba yakma olaylarının 140 ölüme neden olduğunu iddia etti.

Çin’in resmi Xinhua Haber Ajansı, Uygur etnik azınlık grubundan protestocuların sokakta yürüyen etnik Hanlara saldırmaya, araçları yakmaya ve otobüslere sopa ve taşlarla saldırmaya başladığını söyledi. Bir görgü tanığı, “Ellerinde bıçaklar, tahta sopalar ve taşlarla sokaklara çıktıları” şeklinde aktardı durumu. Fransız AFP haber ajansı, Uygur Amerikan Derneği genel sekreteri Alim Seytoff’a dayandırdığı bilgilere göre, polisin protestocu kalabalıklara ayrım gözetmeksizin ateş etmeye başladığı haberini verdi.

Aynı olayın iki farklı versiyonu: Çin hükümeti ve olayların fotoğrafları, ölüme ve yıkıma sebep olanın Uygur olayları ve Han Çinli sakinlere yapılan saldırılar olduğunu gösteriyor. Fransız resmi raporları, suçu “ayrım gözetmeksizin ateş eden” Çin polisine atmakta. Fransız AFP’nin haberinin, NED tarafından desteklenen Rabia Kader’in Uygur Amerikan Derneği’ne dayanması çarpıcı. Okuyucu AFP açıklamasının, Obama Yönetimi’nden Çin’in ekonomik geleceğine dönük daha derin biroyunla ABD jeopolitik acendası tarafından motive edilip edilmediğini değerlendirmeli.

Uygur örgütleri tarafından gerçekleştirilen Şincan olaylarının, Başkan Ahmedinejad tarafından temsil edilen İran’ın gözlemci konuk olmasının yanı sıra, Şanghay İşbirliği Örgütü üyelerinden Rusya’nın Ekaterinburg şehrinde düzenlenen toplantının sadece günler sonrasında patlak vermesi tesadüf olamaz.

Geçtiğimiz son birkaç yılda, artan şekilde düşmanca ve hesapsızlaşan ABD dış politikası karşısında, Avrasya’nın büyük devletleri—Çin, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan güvenlik alanlarının yanı sıra ekonomide de doğrudan ve daha etkili işbirliği yollarını giderek daha fazla aradılar. Ayrıca, İran, Pakistan, Hindistan ve Moğolistan’a ŞİÖ içinde formel gözlemci statüsü verildi. NATO ve ABD askeri komutası yapabildiği her fırsatta bölgede provokatif şekilde yayılmayı sürdürdükçe, ŞİÖ savunma bakanları karşılıklı savunma ihtiyaçları konusunda düzenli ve giderek büyüyen bir istişare içindeler.

Şincan’ın Avrasya enerji altyapısı için stratejik önemi

ŞİÖ devletleri için, Çin’in Şincan bölgesinde barış ve istikrarı korumanın başka bir sebebi daha var, hayati önemde bir ulusal güvenlik öğesi. Çin’in en önemli petrol ve gaz boru hatları rotalarının birçoğu doğrudan Şincan eyaletinden geçiyor. Kazakistan ile Çin arasındaki enerji ilişkileri her iki ülke için de devasa stratejik öneme sahip ve Çin’in, ilişkilerin o noktaya dek bozulması durumunda olası ABD engellemesi ile kesilebilecek petrol kaynaklarına daha az bağımlı olmasına izin eriyor.

Kazakistan Başkanı Nursullah Nazarbayev Nisan 2009’da Pekin’e resmi bir ziyarette bulundu. Görüşmeler, Kazakistan’ın doğalgazın yanı sıra büyük petrol rezervlerine sahip olduğu tüm enerji alanında ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesi üzerineydi. Pekin’deki görüşmelerin ardından, Çin medyası “Kazak petrolü Çin boru hatlarını dolduracak” gibi başlıklar attı.

2009 içinde tamamlanacak olan Atasu-Alashankou boru hattı Şincan üzerinden Çin’e transit gaz nakli sağlayacak. Ayrıca Çin enerji şirketleri Kazakistan’daki Zhanazholsky gaz işleme tesisi, Pavlodar elektrolit tesisi ve Moynakskaya hidroelektrik santralinin inşasını üstlenecekler.

ABD hükümetinin Enerji Enformasyon İdaresi’ne göre, Kazakistan’ın Hazar Denizi kıyısında, Atyrau şehri yakınındaki Kashagan bölgesi Ortadoğu dışındaki en büyük petrol alanı ve rezervler bakımından dünyanın en büyük beşincisi. Çin, Kazakistan’ın kuzeybatısındaki Atasu’dan Çin’in Şincan bölgesi sınırındaki Alashankou’ya dek Hazar petrolünü Çin’e ihraç eden 613 mil uzunluğunda bir boru hattı inşa etti. PetroChina’s ChinaOil kuruluşu, Çin tarafında ham petrolün özel alıcısı. Boru hattı CNPC ile Kazak Kaztransoil’in ortak girişimi. 2007’de boru hattından günde 85 bin varil kadar Kazak ham petrolü geçti. Çin’in CNPC kuruluşu ayrıca Kazakistan ile birçok büyük enerji projesinde de yer alıyor. Bunların tümü de Çin’in Şincan bölgesinden geçiyor.

2007’de Çin, Özbekistan ve Kazakistan üzerinden Türkmenistan’dan Çin’e bir doğalgaz boru hattı inşa etmek için 2 milyar doların üzerinde bir yatırım anlaşması imzaladı. Boru hattı Türkmenistan ve Özbekistan’ın Gedaim sınırından başlayacak ve Özbekistan ve Kazakistan üzerinden Çin’in Şincan bölgesindeki Khorgos’a kadar 1100 mil uzunluğunda olacak. Türkmenistan ve Çin boru hatlarını dolduracak gaz için 30 yıllık bir tedarik anlaşması imzalamıştı. CNPC Türkmenistan kaynak projesini denetlemek ve Şincan bölgesinden güneydoğu Çin’e gidecek 7 milyar dolarlık ikinci bir boru hattı geliştirmek için iki şirket kurdu.

Yine Rusya ve Çin, Şincan üzerinden doğu Sibirya’dan Çin’e büyük bir doğalgaz boru hattını görüşüyorlar. Doğu Sibirya 135 trilyon küplük doğalgaz rezervine sahip. Kovykta doğalgaz alanı, öngörülen boru hattı üzerinden önümüzdeki on yıl boyunca Çin’e doğalgaz sağlayabilir.

Mevcut ekonomik krizde, Kazakistan Çin’den 10 milyar dolarlık büyük bir kredi aldı. Bunun yarısı petrol ve gaz sektörü için. Atasu-Alashankou petrol boru hattı ile Çin-Merkez Asya gaz boru hattı, merkez Asya ülkeleri ile Çin ekonomisi arasındaki stratejik “bağlantının” aracı. Rusya ile Çin’in Merkez Asya ülkeleri üzerinden Avrasya bağlantısı, Washington’un en çok korktuğu jeopolitik bağlantı. Asla böyle söylemeseler de, Şincan’da istikrarsızlığın büyümesi Washington için Şanghay İşbirliği Örgütü devletlerinin büyüyen bağını zayıflatmak için ideal bir yol olur.

Global Research sitesindeki İngilizcesinden çevrildi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s