Rusya ve Gürcistan: Kafkas denklemi – Eric Walberg

Global Research, 18.08.09
Al-Ahram Weekly

Venezüella için Kolombiya neyse Rusya için Gürcistan odur, ve Kaidanow bela demektir


Gürcistan’ın Rusya’ya karşı savaş açmasının bir yıl ardından savaş bulutları dağılmayı reddediyor. Gürcistan Başkanı Mikail Saakaşvili’nin 8 Ağustos’taki uğursuz Osetya işgalinin yıldönümünde, Rus Başkan Dmitri Medvedev uyardı: “Gürcistan ‘toprak bütünlüğünü’ güç kullanarak yeniden oluşturma tehdidine son vermiyor. Silahlı kuvvetler Abhazya ve Güney Osetya sınırlarına yoğunlaşmış durumda ve provokasyonlar yapılıyor,” Güney Osetya başkenti Tşinvali’ye karşı yenilenen Gürcü bombardımanı da buna dâhil.

Osetya fiyaskosunun sonucu ne oldu? Rusya “kazandı mı” yoksa “kayıp mı etti”? NATO’nun genişlemesine son mu verdi? Saakaşvili ve onun Batılı sponsorları ne dersler çıkardılar? Analistler geçtiğimiz haftalar boyunca enkazı incelediler.

ABD Ordusu Savaş Okulu’ndaki Profesör Stephen Blank gibi bazıları, Rusya’nın karşılık vermekte haklı olduğuna dair tüm iddiaları reddettiler, “bu savaşın öncesinde bile Gürcistan’ın NATO’ya girme ihtimali yoktu.” Rusya’nın kaybettiği, Rus ordusunun beceriksizliğini ve zayıflığını ortaya koyduğu, verdiği karşılığın büyük ekonomik kayıplara ve AB’nin artık alternatif enerji kaynakları aramasına yol açtığı ve ABD’nin, “yakın çevresi” konusundaki Rus hassasiyetlerine direnmeye devam ettiği yakın konusunda ısrar ediyor. Georgetown Üniversitesi Profesörü Ethan Burger bu durumu “Almanya’nın Çekoslovakya’yı ilhakına”na benzetti, ABD’ye de faşist güruh karşısındaki cesur İngilizlerin rolünü verdi. Görünen o ki Burger, Monroe Doktrini’ni tek yönlü bir yol sanıyor. Bunu bir de Honduraslılara anlatsın.

Aslında Rus ordusu Sovyetler dönemindeki halinin bir gölgesi, tıpkı çapulcu baronları ve Batılı dostları tarafından son 20 yıldır yağmalanan Rusya’nın olduğu gibi. Gürcü ordusu dağınık şekilde kaçmış olsa da, “operasyonel planlama, personel eğitimi, ekipman hazırlığı ve modern ortak savaş operasyonları yürütme konusundaki büyük yetersizlikler belirgin hale geldi,” yine de “canlı bir savaş gücü olduğunu kanıtladı,” diye yazıyor, russiaprofile.org sitesinde Vladimir Frolov.

Ve Batı, Osetya’daki de facto Rus galibiyetine duyduğu öfke ile, sonrasında Rus ekonomisinin altını oymak için elinden geleni ardına koymadı.  500 milyon dolarlık askeri operasyonun kendisi dışında, “sermaye kaçışı” 10 milyar dolara ulaştı ve para rezervi 16 milyar dolar azaldı. Genel olarak, savaşın Rusya’ya maliyetinin 27,7 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

Alman Dışişleri Konseyi (CFR) analisti Alexander Rahr gibi diğer analistler, savaşı Doğu-Batı ilişkilerinde bir tekleme olarak görüyor. “Batı Gürcü savaşını hızla unuttu. Gürcistan ve Saakaşvili Rusya ile yeni bir soğuk savaş başlatmak için yeterince önemli değiller. Batı’nın, birçok konuda, tıpkı İran’ın olduğu gibi Moskova’nın desteğine ihtiyacı var. Batı, eski Sovyet alanında kendi başına bölgesel-etnik çatışmaları çözme gücüne sahip değil. Mevcut statüko herkese uygun.” Hatta Moskova’nın 2017 sonrasında da Sivastopol’da kalmaya karar vereceğini öngörüyor, “Batı’da bu konuda herhangi bir uyuşmazlık olmayacak.”

Russian Guardian’ın editörü Sergei Roy, çatışmanın “daha büyük bir açıklık sağladığını, veya tersten ele alırsak, hem uluslararası ilişkilerde hem de içişlerinde daha az belirsizlik yarattığını” belirtiyor.  Putin’in, sadece bu gibi kriz durumları için oluşturulan hattan Bush’a ulaşmaya çalıştığını anımsatıyor. “Diğer taraftan hiçbir cevap yoktu. Ölüm sessizliği,” diğer tarafın Saakaşvili’nin kanlı kumarına “doğrudan suç ortaklığının” kesin bir işareti. Roy, “Rusya Batı’yı kucaklamak ve memnun etmek için gerçekçi şekilde yapılabilecek her şeyi yapmasına (ideolojik, politik, askeri, ekonomik, kültürel olarak)” rağmen, süper güç rekabetinin halen sürmesine kederleniyor. “Her şey, tamamen ortadan yok olmak dışında her şey. Ancak yok olmalı.”

Roy, eski Sovyetler Birliği alanında istikrarsızlık ve çözülmeyi tetikleyecek kapsayıcı ABD/NATO planlarına gönderme yapıyor. Strateji, İran’da, Irak’ta ve Çin’de uygulanan stratejiyle aynı: Kafkaslar’ın (Dağıstan, Çeçenistan ve diğer özerk bölgeler) Balkanlaştırılması. Bunu yaparkenki prensip ise, “Doğrudan savaşma, düşmanına karşı onu zayıflatmak için ayrılıkçı hareketleri kullan.” Osetya yenilgisi nedeniyle askıya alınsa da, ABD şu anki stratejisini on yıllardır mükemmelleştirmekteydi. Bu strateji en kötü üne sahip olduğu Yugoslavya’da uygulandı, bazen doğrudan bombalama ve işgalle, bazen rüşvet vererek, STÖ’lerle ve renkli devrimlerle hayata geçirildi.

Batı medyası Rusya’yı bunu Gürcistan’da yapmakla suçlarken, Güney Osetya ve Abhazya en iyi, ABD destekli sahte demokrasi dünyasına Rus hegemonyasını kabul ettiren geçici önlemler olarak değerlendirilebilir. Gürcü İşçi Partisi lideri Şalva Natelaşvili’ye göre “onlarca Latin Amerika ülkesi, Bolivya, Venezüella, Küba, Honduras, Ekvador ve diğerleri, Abhazya’yı ve sözde Güney Osetya’yı tanımaya niyetli” olsa da, durumu olduğu gibi kabul eden ve Rusya ile pragmatik, hatta işbirliğine dönük ilişkiler geliştirebilen yeni ve daha temkinli bir Gürcü siyasi rejiminin Bağımsız Devletler Topluluğu içinde kimi uzlaşmalar müzakere edebilmesi mümkün. Zavallı başkanımız tahtını korumakla meşgulken, Gürcü parçalanması sürüyor ve derinleşiyor.”

Savaş Gürcistan’ın NATO üyeliğine dönük tüm beklentiler (ki Blank reddetmesine rağmen bunlar son derece gerçek beklentilerdi) kesinlikle ortadan kalktı. Ancak, Gürcistan ve Ukrayna için NATO planları taş kafalı şekilde sürdürüldü. Avrupa ve Avrasya işleri bakanlığı eski müsteşar vekili Matt Bryza, Gürcü ordusunu NATO standartlarına uygun şekilde yeniden inşa etmek için Saakaşvili’ye ayrılık hediyesi olarak 1 milyar dolar getirdi. Ah evet, ve Gürcü askerlerini Afganistan’a girmek üzere eğitmek için. Diğer bir deyişle, Gürcistan’ı, NATO’nun parçası olsun ya da olmasın, ABD’nin dünya askeri stratejisine katılmaya hazırlamak için. Ne de olsa Kolombiya NATO’nun bir parçası değil ve aynı kırmızı halı muamelesini görüyor: ABD’nin Venezüella’ya karşı kavgasında yerini rahatça alan bir müttefik. Belki de NATO’nun Barış Ortaklığı, Gürcistan’la olan işi görebilir.

Yeni Avrupa ve Avrasya İşleri Bakanlığı Müsteşar Vekili Tina Kaidanow, Nisan tarihli ABD destekli Balkanizasyon için sahip olduğu vasıfları şöyle sıralamış: “Sırbistan’da, Belgrad’da ve Saraybosna’da, ardından Washington’da çalıştım ve Saraybosna’ya geri döndüm ve şimdi Kosova’dayım.” Stratejik Kültür Vakfı müdür yardımcısı Andrei Areshev, PanArmenian.net sitesinde, Tina Kaidanow atamasının “Kuzey Kafkasya’da etnisitenin politizasyonuna, ‘Kosova senaryosunu’ tekrarlama olasılığı ile ikinci bir gaz verme girişimi” olduğu uyarısında bulundu. ABD, – asla ait olmadıkları Sovyet sonrası yeni uluslardan başka bir şeyden “ayrılmamış” olan – Abhazya, Dağlık Karabağ ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarını tersine çevirmek üzere Gürcistan ve Azerbaycan’ı silahlandırırken Kosova’nın ayrılmasını tanıyarak çifte standardını sürdürecektir.

Tüm bu küçük dalavereler, Rusya’nın geçen yazki provokasyona verdiği yanıtın çok daha önemli bir sonucunun üstünü örtmeye yarıyor. Çok basitçe, Rus çözümü 1914 tarzı bir düşüşün dünya savaşına dönüşmesinin önüne geçti. Özellikle de ABD’ye nazaran Rusya’nın alay konusu olmuş askeri zayıflığının ışığında, bu kez, son derece olası bir nükleer savaş. Ümitsiz bir ulus, ABD’nin ve onun vekili NATO’nun Rusya’yı zorladığı köşeye sıkıştırıldığında her şeyi bir yana bırakacaktır. “Rusya çatışmada ordusunu kullanmaktan imtina etseydi, Kuzey Kafkasya ulusları Rusya’nın kendilerini koruma yeteneğinden ciddi şekilde şüpheye düşerdi. Sonuçta bu, Kuzey Kafkasya’da, yalnızca tam ölçekli bir Kafkasya savaşını değil, aynı zamanda yeni bir dünya savaşını da başlatma potansiyeline sahip bir dizi ayrılıkçı harekete yol açardı,” Andrei Areshev’e göre.

Yugoslav tarzı silahlı ayrılıkçı kampanyalar kullanmak suretiyle Rusya’yı yenme planları 1999’a dayanır. O yıl ABD’deki muhafazakâr düşünce tankı Freedom House, Rick Rozkoff’un globalresearch.ca sitesinde yazdığı üzere, Zbigniew Brzezinski ve neocon’lar Robert Kagan ve William Kristol’ın da içinde olduğu üyelerle, Çeçenya’da Barış için Amerikan Komitesi’ni kurmuştur. Bu korkutucu grup artık, “Kuzey Kafkasya’daki güvenlik ve insan hakları durumunu izlemekle görevli Kafkas Barışı için Amerikan Komitesi’ne dönüşmüş durumda.”

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, yakın bir tarihte, geçtiğimiz Ağustos’taki savaş etrafındaki planların yalnızca Güney Osetya’yı ve sonrasında Abhazya’yı geri almaktan çok daha geniş bir kapsama sahip olduğunu, Azerbaycan’ın eş zamanlı olarak Rusya destekli Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün bir üyesi olan Ermenistan’a savaş açmayı planladığını doğruladı. NATO üyesi Türkiye, o vakit Azerbaycan lehine pek tabii müdahale edecek, ve Ukrayna (geçtiğimiz yaz Rusya’nın Karadeniz filosunu bloke etme tehdidinde bulundu) ve hatta İran’ı bile içine alan bölgesel bir savaşa yol açacaktı. Ukrayna’nın gözü uzun süredir Rus yanlısı Transdniester’in üzerinde. Bir savaş senaryosu ile bu karmakarışık ağın nasıl çözülmez hale geleceğini öngörmek fazla bir hayal gücü gerektirmiyor.

Tıpkı WWI’nin köklerinin karmaşıklığı gibi, ancak emperyalist güçlerin iktidar yarışının sonucu, Gürcistan’daki açık fiyasko, dünyanın geri kalan emperyal süper güçlerinin ayağına doğrudan serilebilir. Buradaki gizem Rus metanetinin kapsamı, Rusya’nın ABD’nin meydan okumasına karşı ne kadar ileri gidebileceği. Geçtiğimiz on yıl boyunca Rusya, ABD ve NATO Yugoslavya’ya saldırırken, Afganistan’ı işgal ederken, Orta Asya’da üsler kurarken, Irak’ı işgal ederken, Yugoslavya’da, Gürcistan’da, Acaristan’da, Ukrayna’da ve Kırgızistan’da rejimin yıkılmasına/değiştirilmesine yardımcı olurken ve Rusya’yı Avrupa enerji piyasasının dışına sürerken izledi. Soru, Rusya’nın neden askeri harekât yaptığı değil, neden daha önceden daha kararlı davranmadığı.

Ve, artık, ABD ve NATO’ya Afganistan’da neden açık kart verdiği. ABD dünya sahnesinde çalım satmaya ve Avrupalı uşakları ile, Rusya’yı savaş ve iç savaşla tehdit etmeye, canı istediğinde ekonomisini sabote etmek için beklemeye devam ediyor. Rusya dışında tümünde işlerin iyi gittiği dünya enerji kaynaklarında Afganistan’a biçtiği kilit rol iyi biliniyor. Ruslar ayrıca, ABD tam da bu belayla mücadele ettiğini iddia etse de, ABD’nin Afganistan’ın haşhaş üretimi ve dağıtımındaki açık suç ortaklığının da farkında değil. Politik Teknolojiler Merkezi başkan yardımcısı olan Sergei Mikheev, “NATO’nun Afganistan operasyonunun, stratejik ve ekonomik olarak önemli olan bu bölgedeki mevzilerini (ki Orta Asya’yı da içermekte) konsolide etmek üzere ABD ve müttefiklerinin emellerince dikte edildiğini” belirtti. Rusya’nın asker ve malzeme geçişi konusundaki ABD taleplerine uymasını eleştirdi. Andrei Areshev’e göre “Rusya’nın bu meseledeki konumu açıkça formüle edilmedi.”

Daha da kaygı verici olansa, diye yazıyor Sergei Borisov Russia Today’da, Afganistan’daki operasyon “ittifakın BM karşısında bir alternatife dönüştürülmesi projesinin realizasyonunda kilit bir öğe olması”. Afganistan işgali ilk başta BM onayı ile yapılsa da ABD ve NATO tarafından gerçekleştirildi ve BM o zamandan beri sadece pasif bir figürandan öteye gitmedi. NATO bölgesel bir örgütten küresel bir örgüte dönüştürülüyor: “Uluslararası yasaların ihlal edilmesi halinde, Afgan modeli başka herhangi bir devlete de uygulanabilir.”

Belki de bu bir “Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” durumu. Geçtiğimiz Ağustos’taki gibi doğrudan bir saldırı kafadan karşılanmalıyken, Rusya, Sovyetler Birliği’nin yıkılışı ile 1991’de bıraktığı ile geri dönerek kendisine karşı birçok cephede – ekonomik, jeopolitik, askeri, kültürel – güçlü karşılıklar verebilecek olan ABD’yi provoke etmemek için son derece dikkatli olmak zorunda. Ruslar ödlek değil ancak gerçekçiler ve ABD’yi tutmayı umarak, ettiğini bulacağı günlerin geleceğine olan inançla ihtiyatlı bir pozisyonu sürdürüyor görünüyorlar. Bu arada, Roy’un vurguladığı üzere, Rusya, NATO meydan okumasını püskürterek elde ettiği bu ara dönemi “silahlı kuvvetlerine çeki düzen vermek” için kullanabilir ve bir sonraki tatsız sürprize hazırlanabilir.

Eric Walberg Al-Ahram Weekly http://weekly.ahram.org.eg/ için yazmaktadır.

http://ericwalberg.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Global Research adresindeki İngilizcesinden çevrildi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s