Herkes yeşillendi – James Burgess (New Statesman)

24 Kasım 2009

Slavoj Žižek: Ekolojik ütopyacılığın tehlikeleri üzerine

Geçen ay New Statesman’da bir röportajı yayınlanan Sloven filozof Slavoj Žižek, dün akşam Çağdaş Sanat Enstitüsü’nde ekoloji üzerine bir konuşma yaptı. Hiçbir konuyu teorize etmekten çekinmeyen Žižek, karakteristik gösterişle, iklim değişimi politikası üzerine çağdaş tartışmaları sarmalayan çevre ve ideolojiyi ele aldı. Neredeyse asabi bir enerjiyle yaptığı konuşma, hayvan belgesellerinden Hitler ve psikanalize, son Bond filminden Hegel’in doğa teorisine dek birçok farklı alanı kapsıyordu.

Žižek, doğal dünyayı, dengeli bir uyum içinde geri dönebileceğimiz bir tür ütopya varsayarak, doğanın “doğallaştırılmasının” tehlikeleri konusunda uyardı. Doğanın kendisinin dengeli bir sistem olmadığını, çeşitli felaketlerin ve değişen koşulların ortasında hayatta kalabilmek için adapte olan bir dizi şarta bağlı sistem olduğunu söyledi. Bu, iklim değişiminin tehlikelerini görmezden gelmemiz anlamına gelmez. Aksine, mevcut küresel iklim krizi, tek bir türün tek bir altkümesinin belirli bir ekonomik sisteminin yapısı nedeniyle ortaya çıkmış olmasına rağmen, kriz, türlerin çoğunluğu için dünya üzerindeki yaşamın temelini etkileme olasılığına sahip. İnsanlar ilk kez, dünya üzerindeki yaşamın sürmesini sağlayan küresel sıcaklıkları değiştirmeyi becerebilen bir jeolojik güç haline geldiler.

Peki ne yapılmadı? Žižek, yapmamız gerekenin, iş dünyasında sık sık normalleştirici bir mazeret olarak kullanılan “sürdürülebilir gelişme” politikasını izleyerek gelişmeye sınırlar getirmek olmadığını düşünüyor. Endişelerinden biri, politikacı ve bilim insanları tarafından benzer şekilde empoze edilen sınırların keyfiliği. Neyin soykırım inkarı olduğunu belirleyemeyeceğimiz gibi, artık, güvenilir iklim değişimine de ölçülebilir bir sınır belirleyemeyeceğimizi söylüyor Žižek.

Bilim insanların büyük çoğunluğu artık iklim değişiminin ciddi bir tehdit arz ettiği konusunda görüş birliğine sahip olmasına rağmen, muhtemel sonuç konusunda yeterli bir netliğe sahip olmak için bilinmeyenler çok büyük. Bu, Žižek için, seçme özgürlüğünün zorluğu. Kaderlerimiz nasıl belirlenmiş olursa olsun, özgürmüşüz gibi yaşamakla yükümlüyüz. Seçmek zorundayız, ve yine de sahip olduğumuz bilgiler sınırlı; mevcut kanıtlar bir dizi yıkıcı sonuca işaret ediyor ancak özel olarak hangi sonucun gerçekleşeceğini kesin olarak (iş işten geçene dek) bilemeyeceğimiz açık.

Durum buyken, Žižek faydalanacak yeni fırsatlar için iklim değişiminin iyi tarafına bakamayacağımızda ısrarcı. Başta imkansız ve düşünülemez görülen şeyin günlük hayatın bir parçası olarak gerçek ve kabul edilebilir hale geldiğini belirterek (örneğin, ana akım politikada aşırı sağın yeniden yükselişi veya Guantanamo’daki işkencenin normalleştirilmesi), iklim değişiminin normalleştirilmesine karşı direnmemiz gerektiğini söylüyor. Çevre söz konusu olduğunda, iklim değişiminin yıkıcı sonuçları hükümet ve iş çevrelerince önce inkar edildi, daha sonra işin normal bir parçası olarak kabul edildi.

Hükümetlerin ve şirketlerin, insan yapımı veya doğal afetler sonrasında, ulusların veya toplulukların travmalarını sistematik olarak nasıl istismar ettiğinin (Şili’de Allende’ye karşı darbe, Katrina kasırgasının veya Hint Okyanusu Tsunamisinin yıkımı) tarihsel bir analizi olan Naomi Klein’ın Shock Doctrine’inden (Şok Doktrini) yararlanarak, Žižek, uluslararası küresel ısınma şokunun, istismar için yeni fırsatlar sunabileceği konusunda uyarıyor. Şimdi de küresel ısınmanın sonucunda ortaya çıkan yeni fırsatlar üzerine tartışmalar var ve bunlar pek öyle araştırmamız gerekenler (yeşil enerji üretimi gibi) de değiller. Aksine, petrol çıkarma şirketleri, petrol bakımından zengin geniş okyanus zemini alanları ilk kez ortaya çıktığından, Arktik yaz buzunu yeni çıkarma alanları açmak üzere temizlemenin yolları arıyorlar.

Žižek, iklim değişimi gerçekten – türlerin çoğunun yanı sıra, sosyal konum veya refah ayırt etmeksizin tüm insanlığı etkileyen – evrensel bir sorun olmasına ve bu nedenle basitçe kapitalizmin bir krizine indirgenemeyeceğine rağmen, çevre sorununu nedeninden, yani küresel kapitalist ekonomik çerçeveden ayrı ele almaya çalışmanın hata olacağını söylüyor. Bu anlamda, çevrenin “iyiliği” için sıkça siyasi farklılıkları bir kenara bıraktığı için, ekoloji çözüm olamaz. Aksine, iklim krizini ele alırken, spesifik olarak küresel kapitalizm sorununu işaret etmemiz gerekiyor.

Birçok bakımdan bu, Tim Jackson’ın New Statesmen Kopenhag ekinde bu yılın başında yayınlanan makalesini anımsatıyor – ekonomik sistem yıkımın tohumlarını kendi içinde barındırır: Kapitalist ekonomiler ekonomik büyümeye bağlıdırlar ve sınırlı bir ekolojik sistemde ekonomik büyüme sürdürülemez.

Peki, Žižek’in komünist çözümü ne? John Gray, yakın tarihte yaptığı bir değerlendirmede, Žižek’in, arsız korporatizm, çevresel yıkım ve mali çöküşün mevcut bileşimine bir yanıt olarak (belki de bekleneceği üzere) kendi Leninizm’ini savunduğu First as Tragedy, Then as Farce (Önce Trajedi, Sonra Komedi) adlı son kitabında, kamuoyunda veya politikada komünizme duyulan ilginin azlığını göz ardı ettiğini söylerken haklı. Ve Žižek bir aktivist olarak başarısız, çünkü aktivistin gerçekte mevcut koşullarla mücadele etmesi gerekir. Ancak Žižek, (kendisinin de belirlediği üzere) bir entelektüel olarak görevi, sorulara cevap vermek değil formüle edilişlerini düzeltmek olduğu için, entelektüel olarak rolünü oynuyor.

Bu şekilde Žižek, çevre gündeminin çeşitli muhafazakar siyasi (ve iş dünyasından) güçlerce belirlenmesinden rahatsız olan soldaki insanlar için, büyük bir açılım sunuyor. Žižek, haklı bir şekilde, hem finansal hem de iklim krizinden küresel ekonomik kapitalist çerçevenin sorumlu olduğunu söylüyor ve bir tercih sunuyor: Eli kulağındaki iklim kıyametiyle başa çıkmak amacıyla, (kapitalist krizin normal iş koşulları altında kaçınılmaz şekilde yeniden ortaya çıkması ile) siyasi farklılıkları bir kanara bırakabilir veya krizin baş sorumlusuyla kafa kafaya yüzleşebiliriz.

New Statesman

Reklamlar

Herkes yeşillendi – James Burgess (New Statesman)” üzerine 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s