Robert Fisk: İran’ın geleceğinin anahtarını elinde tutan sessiz imam

İran siyaseti, sözde Batılı çoğunluk egemenliği prensibine dayanmıyor

29 Aralık 2009, Salı

Tahran, İsfahan, Necefabad sokaklarında İran için bir mücadele olduğuna inanmak istiyoruz. Gazete ve televizyonlar da tıpkı bizim gibi inanmak istiyorlar. Bu gerçek değil.

Ulusun geleceğine, İran Şii İslam’ının ruhani liderleri arasında, Kum’da karar veriliyor; ve bunların en etkililerinden biri – Ayetullahlar içinde Başkan Ahmedinejad’a belki de en yakın olanı – sessiz.

Uzmanlar Şurası’nın – İran’ın “Dini Lideri”ni seçen imamların – bir üyesi olan Muhammed Taki Misbah Yezdi’nin, İslam Cumhuriyeti tarihinin böylesi kritik ve şiddetli bir döneminde yorum yapmaktan neden kaçındığı bilinmiyor.

Ancak, tartışmalı şekilde yeniden seçilmesi sokak gösterilerini, cinayetleri ve sonrasında da işkenceli yargılamaları ve ölümleri provoke etmiş olan cumhurbaşkanıyla sürekli temasta kaldığından emin olabiliriz.

Ahmedinejad’ın İran’da bir akıl vereni varsa, bu Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney değil, Devrim Muhafızları ile Besiç milisleri üzerinde büyük bir güce sahip olan 75 yaşındaki muhafazakar oligark Misbah Yezdi’dir.

İran’ın reformcu muhalefeti üzerindeki etkisi nedeniyle ondan uzun süredir korkan muhafazakar imamların birçoğu gibi onun için de, geçen hafta Büyük Ayetullah Hüseyin Ali Muntazari’nin ölümü rahatlama vesilesi oldu.

Muntazari’nin ölümü – gelecekteki reformcular için ebedi bir yol gösterici olmaktan uzağa – ülkede daha insancıl, sivil bir toplum yaratmak isteyenler için bir trajedi. Onun ölümü üzerine bile Misbah Yezdi henüz hala konuşmuş değil.

Muntazari’nin gölgesinde kalan iki büyük adam – Mir Hüseyin Musavi ve eski başkan Muhammed Hatemi – artık eskisinden daha büyük tehlike altındalar.

Geçen hafta sonu Tahran sokakların acımasızca bastırılması, yalnızca muhafazakarların muhaliflerini ezme kararlılıklarını vurguladı. Bu iki adam alıkonduysa – ve Bay Musavi’nin yeğeni Pazar günü vurularak öldürüldüyse – o zaman Cumhuriyetin ruhu için nihai ölümcül mücadele gerçekten dramatik olacaktır.

Ve eğer Ali Hamaney Dini Lider olarak görevini yerine getiremezse, Lider’in yerine kim geçebilir? İran’da birçokları Misbah Yezdi’nin heveslendiği pozisyonun tam da bu olduğundan şüpheleniyor.

Doğru, yalnızca yerel meclisteki küçük bir ultra muhafazakar grubu kontrol ediyor. Ancak İran siyaseti sözde Batılı çoğunluk egemenliği prensibine göre yürümüyor.

Geçtiğimiz Haziran’da, Misbah Yezdi, Devrim Muhafızlarına seçimden bu yana yaşanan siyasi “depremlerden” endişe etmelerine gerek olmadığını söyledi. “Tanrı’nın bu dünyayı bir sınama olarak yarattığını bilin,” dedi. “Dini Lider, Tanrı’nın bize verdiği birçok inayete sahip ve böylesi bir belirsizlik döneminde gözlerimizi ona çevirmeliyiz.”

İşte Misbah Yezdi İran’ı böyle yönetmek ister. Kum’u anlamak için Tudor İngilteresini düşünün.

The Independent

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s