Korkunun Anatomisi – Immanuel Wallerstein

Korku, dünyanın büyük kısmında bugün en yaygın kamusal duygu. Bu korku mantıkdışı değil, ancak öngörülen tehlikelerin ele alınmasında akıllıca yollara yol açtığı da söylenemez. Nasıl çalıştığı, yakın geçmişin kayda değer iki olayında açıkça görülebilir. İlki, 6 Mayıs’ta hisse senedi piyasası değerlerindeki keskin düşüştü – herkesin afallamasına yol açan ve sadece birkaç dakika süren bir düşüş. İkincisi ise halihazırda üç ölüme neden olan ve halen süren Atina’daki ayaklanmalardı.

Borsada ne oldu? Görünen o ki o sabah Dow Jones sanayi ortalaması 300 puan kadar düştü. Bu ciddi bir düşüştü (yaklaşık %3) ancak Birleşik Devletler’de birçok cephedeki kötü haberler ile Yunanistan’ın iflastan kurtulabilmesi konusundaki büyüyen belirsizliklerin bileşimine karşı olağandışı bir tepki gibi görünmedi.

Ancak daha sonra, öğleden sonrası saatlerde, Dow inanılmaz bir hızla 700 puan daha düştü. Tarihteki en büyük gün içi düşüştü. Kesinlikle beklenmedikti ve simsarların “kalakalmasına” neden oldu. Bazı büyük hisse senetleri bir peni değerine dek %90 düştü. Ardından, simsarlar “ağızları açık seyrederken” ve neredeyse düşüşün gerçekleştiği hızla, Dow tekrar yükseldi ve piyasa simsarlarını rahatlatarak, gün “yalnızca” 371.80 puanlık kayıpla sona erdi.

Elbette, herkes bir açıklama aradı. Sunulan ilk açıklama “tombul parmaklı” tek bir simsarın, milyon yerine milyar yazarak işlem yapmış olabileceğiydi. Bu açıklamanın sorunu, kimsenin bu kişiyi bulamaması veya var olduğunu ya da “tombul parmak” meselesini gösterememesiydi.

Daha sonra, alternatif bir açıklama dolaşıma sokuldu. N.Y. Borsası işlemlerin çok hızlı olduğu bir anda sistemde bir yavaşlama yaşamıştı. Ancak diğer borsalar aynı mekanizmaya sahip değil. Bu yüzden bazıları, N.Y. Borsasında yavaşlamayla karşılaşan simsarların işlemlerini diğer borsalara kaydırdığını öne sürüyor. Bazıları ise bu açıklamayı daha da karmaşıklaştıran iddialar öne sürüyor: yaşanan olay, böylesi bir geçiş yapmak için önceden programlanmış otomatik işlem mekanizmalarını ilgilendiren algoritmik işlem stratejilerinin suçuydu. Çeşitli borsalar arasındaki koordinasyon eksikliği, iddiaya göre, mevzuattan kaynaklanan bir sorundu ve şimdi de bazıları, tüm borsaların ortak yavaşlama mekanizmasına sahip olması gerektiğini öne sürüyorlar. Başkaları için, düşüşe bir otomatik mekanizma yol açmış olabilir, böylece suçlanan makineler olur, insanlar değil.

Tüm bu açıklamalar geçerli olabilir de olamayabilir de. Ancak birçok açıdan, insan kararlarının müdahil olduğu gerçeğini unutuyorlar – düşüşün başlangıcına verilen tepki, işlemleri yavaşlatma, tekrar alıma başlama ve Dow’un yükselişine imkan sağlama. İşte korku faktörü burada devreye giriyor.

Borsa risk ve belirsizlik demektir. Ancak simsarlar esas olarak dalgalanmaların görece küçük olacağı, öngörülebilir belirli aralıklar dahilinde gerçekleşeceği algısına dayanırlar. Dalgalanmalar keskin olduğunda ki bu kapsamlı ve ani demektir, simsarlar panikler. Ve paniklediklerinde, kaçınılmaz şekilde daha büyük dalgalanmalara yol açarlar. Bu saçma bir döngüdür.

New York’taki simsarlar tam da panikledikleri an, ekranlarında Atina’daki ayaklanmaları gördüler. Bu onları, iki sebeple daha da üzdü. Avrupa Birliği ülkelerinin Yunanistan’a nasıl yardım edeceği (veya edip etmeyeceği) konusunda derin bir belirsizlik içindeydiler. Avrupa’nın Yunanistan’ın sorunları konusunda alacağı (veya almayacağı) önlemlerin ABD, Batı Avrupa ve Japon bankaları üzerindeki etkileri konusunda belirsizlik içindeydiler. Ve Yunanistan’ın olası iflasının dünya piyasalarının küresel çöküşüne yol açıp açmayacağı konusunda belirsizlik içindeydiler.

Ancak hepsinden çok, ayaklanmalardan korkmakta haklıydılar. Ayaklanma Yunan korkularının bir sonucuydu. Birçok Yunanın kaygılandığı mesele, gerçek gelirlerinin önümüzdeki yıllarda radikal şekilde düşmesinin neredeyse kesin bir olasılık oluşu. Bu konuda öfkeliler ve çok korkuyorlar. Ve bunun kendi hataları, bedelini ödemeleri gereken bir hata olduğundan pek de emin değiller.

Ancak Yunan vatandaşlarının korkularının, buz dağının yalnızca görünen yüzü olduğu açık. Dünya çapında hükümet başkanları ve borsa oyuncuları bunun gayet farkında. Yunan hükümetinin sorunu ise son derece basit. Vergi gelirleri çok düşük ve harcama düzeyi mevcut ve öngörülen gelecekteki geliri için çok yüksek. Bu yüzden ya vergileri yükseltecek (tabi onları toplayabilirse) ya da harcamaları kısacak veya her ikisini birden yapacak – ve bunlar çok keskin olacak. Ancak bu, Almanya, Fransa, İngiltere, Birleşik Devletler’in de sorunu, liste uzayıp gider. Bu bulaşıcı durumdan, finansal olarak başlarını suyun üzerinde tutabiliyor görünen az sayıdaki ülke de (Brezilya ve Çin gibi) muaf değil. Yunanlar protestolarda sokakları dolduruyor. Ancak bu yayılacak. Ve eğer yayılırsa, dünya piyasası daha da oynak hale gelecek ve korkular büyüyecek, azalmayacak.

Her yerde ana politika yanıtı borç alınan veya basılan kağıt para ile zaman satın almak oldu. Bir şekilde, kazanılan bu süre zarfında, yenilenen ekonomik büyümenin gerçekleşeceği ve gerçek ve gizli paniği yatıştıracak şekilde tekrar güven tazeleneceği ümit ediliyor. Politikacılar böylesi bir büyümeye dair her sinyale dört elle sarılıyor ve şişiriyorlar. Bunun iyi bir örneği Birleşik Devletler’deki son istihdam artışı. Oysa istihdam artışı aynı periyottaki nüfus artışından daha düşük.

Korku mantıkdışı değil. Dünya sisteminin yapısal krizinin sonucu. Hükümetlerin bugün karşı karşıya kaldığımız ciddi hastalıkları tedavi etmek için kullandığı yara bantlarıyla çözülemez. Dalgalanmalar çok büyük ve hızlı hale geldiğinde, kimse mantıklı plan yapamaz. Bu yüzden insanlar artık görece normal bir dünya ekonomisindeki makul mantıklı aktörler gibi davranamazlar. Ve içinde bulunduğumuz çağın en temel gerçekliği bu yüksek korku düzeyi.

15 Mayıs 2010

Immanuel Wallerstein

Reklamlar

Korkunun Anatomisi – Immanuel Wallerstein” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s