Irak’ın Federalizmi, baş aşağı, kuzey ve batı – Roads to Iraq

18.11.11

Baş aşağı

2005’te, güney bölgelerinde ve kuzey Irak’ta yaşayan 12 milyona yakın Iraklı, Irak’ın kalıcı anayasasına “Evet” demek için gösteri yapıyordu. Anayasa, referanduma karşı çıkan Sünni çoğunluğun yaşadığı batı bölgelerinde boykot edildi.

Zaman değişti ve denklem tersine döndü, altı yıldan uzun bir süre sonra, anayasa karşıtları kendi bölgelerinde federal bölgeler oluşturmak için “hükümet anayasası hilesini” kullanıyorlar [istatistiki olarak %20].

Parlamento sözcüsü Usame el Nuceyfi’nin Sünni bölgesi yaratılması çağrısına yanıt olarak, Maliki merkezi ve güney bölgelerinin bazılarını gezdi ve aşiret liderleri ile görüştü, Nuceyfi’nin başında olduğu muhaliflerine saldıran konuşmalar yaptı.

Nuceyfi, Yeşil Bölge’deki parlamento salonunda, beş vilayetin temsilcilerinin ve Bağdat’ın yarısının [yalnızca Sünniler] katıldığı, tüm eyalet konseylerinin bir başka konferansını düzenleyerek yanıt verdi, on vilayet toplantıyı Şii “Ulusal İttifakı”nın baskısı sebebiyle boykot etti.

Kuzey

Tam bir yıl önce, Irak parlamento sözcüsü Usame Nuceyfi’nin Türkiye’nin Irak’taki adamı olduğunu yazmıştık. Şöyle demiştik:

Kürtlere dayatılıyor ve Irak’ta Türkiye’nin çıkarlarını temsil edecek

Musul’da hem Kürt hem de Arap kartlarını oynamak, Mid­dleEast Online geçen hafta şöyle yazdı:

Ankara planını çok önceden, “Erbil Anlaşması”nı hazırlayarak Maliki liderliğindeki mevcut Irak hükümetinin oluşumuna güçlü bir oyuncu olarak müdahale ettiğinde hazırlamıştı ve ardından Usame Nuceyfi’nin Irak parlamentosunun başı olması konusunda anlaşmaya varıldı çünkü el Nuceyfi ailesi tarihsel ve kültürel olarak Türkiye ile yakındı ve Tarık el Haşimi, Müslüman Kardeşlerle olan bağlantısı sebebiyle Cumhurbaşkanı Talabani’nin yardımcısı olarak kaldı. Bunda, Türkiye kendisini Irak’ın gelecekteki gündeminde ana bir oyuncu olarak ortaya koydu.

Batı

ABD’nin geri çekilmesi sonrası Türkiye’nin Irak’a akınını durdurma ve Britanya’nın Irak’taki momentumunu restore etme telaşı. David Cameron önceki İngiltere Başbakanı John Major’ın (1990–1997) İngiltere’nin gelecekteki politikası konusundaki tavsiyesini dinlemeye başladı:

İngiltere Amerika’nın peşi sıra gitmek yerine, Amerikan yaklaşımına zıt dış politikalar benimsemeye istekli olmalıdır, özellikle de Ortadoğu.

İngiltere, Ürdün Kralı 2. Abdullah’ı Batı Irak vilayetleri (Anbar) ile bir ittifak veya idari, ekonomik ve lojistik bir federalizm oluşturma fırsatı konusunu onunla istişare etmek üzere çağırdı. Ürdün Kralı 2. Abdul­lah, bu projeyi Filistinlileri Batı Irak vilayetlerine yerleştirmek için bir fırsat olarak gördü.

Maliki, Salih el-Din Vilayetlerinden aşiret temsilcileri ile toplantısında Ürdün-İngiltere ilişkileri konusunda birkaç ipucu verdi:

Irak’ı bölmek yeni bir proje değil, “Balfour Deklarasyonu”na benzer bir şema. Düşmanlar, Irak’taki farklılıklardan ve mezhep çatışmalarından fayda umuyorlar. En başta Filistinlilerin geri dönüş hakkını Irak’ı onlar için alternatif bir yuvaya dönüştürerek halletme hesabıyla Irak’ın hemen bölünmesine ihtiyaç duyan pek çok ülke var bölgede.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s