SWP’de kriz – Lenin’s Tomb

Laurie Penny, Tom Walker’ın çok ince kaleme alınmış istifa mektubundan sonra, SWP’deki (Sosyalist İşçi Partisi) kriz hakkında bir makale yazdı. Uzun süredir dost ve yoldaşım olan China Mieville’in, bana göre, bu krizin yıkıcı doğası ve partinin deforme olmuş demokratik yapısının ve hesap verebilirlik sorununun kökenleri hakkında son derece iyi ortaya konmuş gözlemlerini alıntılıyor. Mükemmel bir yazı. Ve bu haftaki Socialist Worker’daki utanç verici aklama ile keskin bir karşıtlık oluşturuyor ve ironik biçimde, partiye çok daha fazla faydası dokunuyor.

Öyleyse, özetleyelim. Partim SWP’nin Uzlaşmazlık Komitesi’ne, araştırılmak üzere ciddi bir iddia götürüldü. Uzlaşmazlık Komitesi, büyük oranda suçlanan kişiyi tanıyan bireylerden oluşuyor. Uzlaşmazlık Komitesi, iddiaları dile getiren kişiye, söz konusu iddiaları dile getiren birine bir karakolda sorulması durumunda, haklı olarak seksist olarak kınayacağımız, tamamen uygunsuz bir dizi soru yöneltiyor. Bir başka yoldaş da, suçlanan aynı kişiye karşı bağlantılı bir iddiada bulunuyor ve bir beyan gönderiyor. Komite bu yoldaşa da aynı muameleyi yapıyor. Komite, iddialarla ilgili ‘kanıtlanmadı’ kararına varıyor. Sonrasında, parti konferansına iddiaların içeriğine dair yalan söyleniyor. Merkez Komite ve Uzlaşmazlık Komitesi, bir örtbas tezgahlıyorlar. Meselenin üstünü örtüyorlar. Tek başına bu bile yeterince utanç verici.

Ama dahası var. İnsanlar olan biteni duymaya başlıyor ve öfkeleniyorlar. Üst düzey parti üyelerinin, söz konusu iki kadın hakkında iğrenç dedikodular yaydığını duyuyorlar. Birçok üye, özellikle de genç olanlar, homurdanmaya başlıyor. Bu meselenin 2013 konferansının gündemi olacağı netleşiyor. Bu yüzden, olayı Facebook’ta tartışan dört üyeye karşı, cımbızla çekilmiş ifadeler üzerinden, yasak olan ‘gizli hizip yapma’ iddiası ile, önleyici bir saldırı yapılıyor. Hiçbir prosedür işletilmeden, hiçbir disiplin soruşturması yapılmadan, derhal ihraç kararı alınıyor. Dört üye eposta ile ihraç ediliyor. Bu, partinin olağan prosedürlerine tamamen zıttır. Huzursuzluğu bastırmak için yapılmış bir bürokratik manevra olduğu aşikardır. Ancak bu tutum bir isyana yol açıyor. Bir grup yoldaş, ihraçları tartışmak için bir grup oluşturuyorlar, Uzlaşmazlık Komitesi’nin iddialara ilişkin raporunu reddeden bir kampanya yapıyorlar ve partinin demokrasi sorununu ortaya koyuyorlar. (Elbette ben de grubun parçasıyım.)

Örgütleniyoruz. Ancak meseleyi gündeme getiren üyelere, ki birçoğu öğrenci, toplantılarda bağrılıyor, ‘ucube feministler’ olmakla veya partiye bağımsızlık mikrobu taşımakla eleştiriliyorlar. ‘Feminizm’e karşı 1980’lerden kalma (ve bir şekilde daima dogmatik olan) eski polemikler, tozlu raflardan indiriliyor ve muhaliflere karşı sopa olarak kullanılıyor. Meseleyi gündeme getirmeye çalışanlar, bağrılarak bastırılıyor. Çokbilmiş bazı üyeler, suratlarında masum bir ‘biz mi?’ ifadesiyle, partiye güvensizlik karşısında şoke olduklarını ve dehşete düştüklerini, bazı insanların ‘çokbilmiş’ gibi sıfatları nasıl kullanabildiğine hayret ettiklerini belirterek toplantılarda boy gösteriyorlar. Böyle bir grubun neden var olduğuna bile şaşırdıklarını söylüyorlar. Muhalifleri ‘içe dönük’ olmakla suçluyorlar. Her şeye rağmen, grup hızla büyüyor. Kısa sürede, iki grup ortaya çıkıyor, her ikisi de ihraçlara karşı çıkıyor ve Uzlaşmazlık Komitesi’nin bulgularını eleştiriyor. Vurguları ve taktikleri farklı ama aynı amacı taşıyorlar. Konferansa gidiyorlar, çoğunluk olacaklarını umuyorlar – ne de olsa, birçok yoldaşın ne olduğuna ilişkin en ufak bir fikri yok veya sadece yalan ve dedikodu duymuşlar. Parti konferansları tarihinde, muhalif önergeler genellikle başarılı olamamıştır. Ama birden görüyoruz ki, dipten gelen bir dalga var. Ne kadar üye haberdar olursa, o kadar kusacak gibi oluyorlar. Ve konferans gelip çatıyor ve delegelerimiz birçok afallatıcı bürokratik argümanı yeniyor. Ve şaşırıyor, hayal kırıklığına uğruyoruz. Parti, üçte bire karşı üçte ikiyle ihraçları onaylıyor. Parti, Uzlaşmazlık Komitesi bulgularını, kılpayı onaylıyor. Ancak gerçeklik şu ki, liderliğin resmi zaferine rağmen, bu onlar için ciddi bir kriz anlamına geliyor.

Tepkileri ne oluyor? Aklıselim bir tepki, ‘partinin çoğu hala ikna olmuş değil, bunun tartışılması ve çözüm bulunması gerekiyor’ demek olur. Asgarisi budur. Daha genel olarak ise, aklıselim bir liderlik, bütün bir yıl boyunca iletişim kanallarını açarak, parti üyelerinin birbirleriyle konferans sezonu dışında da görüşebilmelerini sağlamayı düşünür. Daha çoğulcu parti yapıları inşa edilmesini, konferans sezonu dışında grup yasağı uygulamasının kaldırılmasını ve seçimlerin yapılış şeklini yeniden ele almayı düşünür. Bunun yerine, herkese Parti Notları’nda meselenin artık kapandığını söylüyorlar. Merkez Komite üyeleri, tam zamanlı parti çalışanlarına, suçlanan kişinin konferans tarafından ‘temize çıkarıldığını’, ki böyle bir şey yok, söylüyor; konferansın, ‘federalist’ bir partiye karşı, ‘müdahaleci’ bir parti yönünde oy verdiğinde ısrar ediyorlar ve bir aklamaya girişiyorlar. Konferans raporları, Uzlaşmazlık Komitesi oturumunu ya hiç ayrıntılı şekilde tartışmıyor ya da kibirli, umursamaz bir şekilde tartışıyor. Bir MK üyesi, üyelere “Bu çizgiyi savunamıyorsanız, partideki konumunuzu yeniden ele almanız gerekir” talimatını veren bir rapor veriyor – sanki parti bürokrasinin mülkiyetindeymiş gibi. Üyelere ‘gerçek dünyaya’ odaklanmalarını söylüyorlar. Gerçek dünyada ise, bu bir skandal. Ve biz, bunun kavgasını verenler, onlara bunu çoktan söylemiştik. Onları, işin bize saldıran birkaç sekter blog yazısıyla kalmayacağı konusunda uyarmıştık. Onları, George Galloway’i tecavüz hakkındaki absürd ifadeleri üzerinden haklı olarak eleştirdikten, cinsel taciz hikayeleriyle geçen bir yıldan ve bir yıldan uzundur süren bir feminist canlanmadan sonra, bunun, sadece iğrenç, hasta edici olmakla kalmayıp, bir intihar anlamına geleceği konusunda uyarmıştık. Malum olduğu üzere, bunun doğru, dik başlı bir Bolşevik tutum olduğuna kani biçimde, tutumlarına devam ettiler. Şimdi ise üyeler, enerjilerini partiyi ve geleneklerini kurtarma mücadelesine harcama ya da kafalarını kuma gömme ya da acı ilacı yutup aptallara katılma arasında bir tercih yapma konumunda sıkışmış durumda.

Tüm bunların utancını sindirmeye yetecek safra yok.

Parti üyelerinin anlaması gereken şey bu. Merkez Komite bununla nasıl başa çıkacağına ilişkin hiçbir stratejiye sahip değil. Bir skandal patlak verdi, bu konuda yalan söyledi, ardından üyelerini olası en kibirli ve aptal şekilde yerdi. Liderliğin bununla başa çıkması beklenir. Söz konusu anlaşılmaz uygulamalar sizi ilk kez müşkül duruma sokmuyor. İtibarın yerle bir olduğunu ve sizi kimsenin haberdar etmediği, yıllardır sürmekte olan mücadeleler olduğunu görmek üzere keyif içinde yürüyüşünüzü hatırlayacaksınız. Daha beteri var. Sizden aktivist çemberlerinize, sendikanıza, işyerlerinize gitmenizi ve mazur görülemez bir şeyi savunmanızı istiyorlar. Sadece bu da değil, bu şekilde davranarak, kendi bürokratik sebepleri adına, SWP’yi belirleyen Uluslararası Sosyalist geleneğin politikasının önemli bir bileşenini kırmış oldular. Partinin geleceği tehlikede ve onlar kavganın yanlış tarafındalar. Sizler, üyeler olarak, kendi politik varoluşunuz için mücadele etmek zorundasınız. Kopmayın, yüzünüzü avuçlarınızla kapamayın, tartışmanın konferansta hallolduğu yanılsamasına kapılmayın. Dövüşmek zorundasınız.

***

Son bir şey. Bu konuda The Independent gazetesinde bir makale var. “Sosyalist şeriat mahkemesi” diye bir tabir kullanıyor. Bu, Laurie Penny’nin yazısından, ton ve ruh olarak kilometrelerce uzak. Independent makalesinde kullanılan türde bir dili kimin kullanmak isteyebileceği konusunda, insanların dikkatli düşünmesini istiyorum. Sanırım yanıt “ırkçı” insanlar. Şunu da belirtmek istiyorum ki, bildiğim kadarıyla, Independent hiçbir parti üyesiyle görüşmemiş. Tavsiyem o yazıya aldırmamak.

Lenin’s Tomb

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s