Batı boş laflar etmeye devam ediyor, kazanansa Esad – Robert Fisk

Roma’daki toplantı, Suriye halkına ihaneti gizlemekten başka bir şey değildi

İhanet kokusu alıyorum. Çünkü – açık konuşalım – Suriye’deki savaşla ilgili anlatıda ters giden bir şeyler var. Bugün, en az Polonya’yı Yalta’da Stalin’e sattıklarında oldukları kadar dönek olan Batılı lordlarımız ve efendilerimiz, Beşar Esad’ı yok etmeye dönük ilkel güdüleri hakkında daha az, Suriye başkanını devirmek için savaşan isyancı güçler arasındaki çürütücü el Kaide varlığından duydukları korkuya dair daha fazla konuşmaya başladılar. Suriye trajedisi derinleştikçe, bu feci savaşın lanetine karşı ahlaki Batılı politikamız, onun halkına ihanete dönüştü.

Bu hafta Roma’da düzenlenen Suriye’nin Dostları toplantısını ve “Suriye halkını (aynen aktarıyorum) güçlendirme” ve Özgür Suriye Ordusu’nun “üst askeri komutasını” (ki öyle bir şey yok), bandaj ve radyolarla destekleme “taahhüdümüzü” (bu haber ajansı sakızına bayılıyorum) unutun.

Bu hüzünlü hikâye, sanırım tam olarak bir yıl önce, Clinton – şükür ki bir sonraki başkanlık seçimine kadar ABD politik karar alma mekanizmalarında yer almayacak – Rabat’taki CBS televizyonuna hayret verici ölçüde kaba bir beyanda bulduğunda başladı. Şam ve Halepli Suriyelilerin Esad karşıtı ayaklanmaya katılmayı reddetmesi konusunda cırladıktan sonra – görünüşe göre, Bin Ladin sonrası el Kaide lideri Ayman el Zevahiri’nin Suriye muhalefetini desteklediğine dair yakın tarihli bir açıklamasına göndermede bulunarak – şöyle sordu: “Suriye’de el Kaide’yi mi destekliyoruz? Suriye’de Hamas’ı mı destekliyoruz?”

İkiyüzlülük

Son derece korkunç olanı ise, dışişleri bakanımız olarak arzı endam eden ve Lübnan sahilindeki potansiyel petrol keşiflerini hüpletmek için Beyrut’a varmadan hemen önce Royal United Services Institute’ta Potsdam benzeri ikiyüzlülük kokan bir konuşma yapan, zavallı Lord Palmerson versiyonuydu.

İngiltere’nin Arap devrimlerine olan inancını kaybetmediğini iddia ederken – ülkeyi Stalin’e teslim ettikten sonra, Churchill de Polonya’ya vefası konusunda aşağı yukarı aynısını söylemişti – William Hague, Suriye’nin, militanlarca “çalınan” bir devrime en ciddi örnek olduğunu söyledi. Ülke, iddiasına göre, “dünyanın dört bir yanından cihadistlerin 1 numaralı destinasyonu” idi.

İnanılmaz. Bu neredeyse, en azından iki yıldır Suriye’deki “el Kaideli teröristler” hakkında aynını tekrarlayan Beşar Esad tarafından yapılmış bir konuşma gibi. İki ay öncesine kadar Mali’nin “terör merkezi” kabul edildiği gerçeğini bir yana bıraksak bile, bu zavallı Hague’un yapması için sıra dışı bir açıklama.

İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinden Suriye’ye giden aşırı dinciler konusunda bir şeyler geveledikten sonra ekledi: “Suriye’ye ilk gittiklerinde bizim açımızdan tehdit arz etmeyebilirler ancak hayatta kalırlarsa, bazıları ideolojik olarak katılaşmış ve silah ve patlayıcı konusunda deneyim kazanmış olarak geri dönebilir. Suriye’deki çatışma ne kadar uzarsa, tehlike de o kadar büyük olacak.”

Yani diyorlar ki, haydi bu savaşa bir son verelim. Hague ve Lavrov artık isyancılarla rejim arasında “diyalog”dan başka ne için söz etsinler ki? Ancak isyancıların elindeki Suriye bölgelerinden gelen son haberler gerçekten de yağmalama ve mezhepsel insan kaçırma ve öldürme, fidye isteme ve intikam olaylarından söz ediyor. Bunlardan Atme (Türkiye sınırındaki bir isyancı üssü) kaynaklı bir haber, “güzel” devrimin yozlaştığını söylüyor. “Suriye’deki gerçek devrim sona erdi. İhanete uğradık,” diyor Ebu Muhammed (Agence France-Press tarafından “saygın bir isyancı lider” olarak tanımlanıyor). Şam’ın hükümet elindeki bölgelerinden bile, maddi veya siyasi taleplerle sayısız rehin alma olayı haberi geliyor.

El Nusra Cephesi savaşçıları ile diğer cihadistlerin sızması, mücadelenin laik doğasını o kadar kirletti ki, Esad’ın el Kaide’nin rejimin düşmanı olduğuna dair orijinal iddiaları korkutucu derecede gerçek görünmeye başladı. Özgür Suriye Ordusu ile Nusra arasında ve Nusra’nın kendi komandoları arasında çatışmalar yaşandı.

Batı geri çekiliyor

Esad’dan tiksinen Arap gazeteciler de bunun çok iyi farkında, özellikle de Nusra Selimiye’de onlarca sivilin hayatını kaybettiği bir bombalı araç saldırısının sorumluluğunu üstlendiğinden bu yana. “Bu hareketin, terörist yöntemlerle işlediği suçlar ve kuşkulu vatanseverliğiyle, devrimin içine sızmasına izin verilmemelidir,” diye yazıyor Al-Hayat’ta Hazim Sagiye. “Devrime yardım edebilecek yabancı ülkelere kapının kapanmasına neden oluyor. Suriye devrimini azınlıklardan – Alevi, Kürt, Hıristiyan, Dürzü ve İsmaili – uzaklaştırmakla kalmıyor, sivil bir devlete inanan Sünnileri de soğutuyor.” Ne kadar doğru.

Ödüllü Reuters foto muhabiri Goran Tomaseviç, henüz geçen hafta Şam’dan enfes bir haber geçti. “Şam’daki isyancı savaşçılar disiplinli, yetenekli ve cesur,” diyordu. “Onları grup halde karmaşık saldırılar düzenlerken, lojistik sorununu çözerken, yaralılarını tedavi ederken ve gözlerimin önünde ölürken gördüm. Ama kesintisiz, adrese teslim hassasiyetteki top, tank ve keskin nişancı ateşi gösteriyor ki, diğer taraftaki Başkan Beşar Esad’ın askerleri de çok disiplinli, çok cesur ve daha da önemlisi çok daha iyi silahlanmış durumda.”

Yani iki taraf da halen kazanabileceğini düşünüyor – savaş da böylelikle devam ediyor. Ancak Batı geri çekiliyor. İsyancıların desteklenmesini unutun. Korkak Obama bile generallerine karşı durdu ve onların iyi adamları/kötü adamları silahlandırmasını yasakladı. Şimdi Esad ile düşmanları arasında Yalta benzeri görüşmeler için mızıldanmalar başlayacaktır. “O denli korkunç bir kan deryası ortaya çıktı ki, Esad’a olan düşmanlığımız bile ortak insanlığa karşı ikincil olmalıdır.” Palmerson-Hague’un şablon olarak işine yaramaz mı?

Sadece birkaç hafta içinde yanılmış olduğumun ortaya çıkması riskini alarak, küçük bir de ek yapmalıyım. Geçen hafta Beyrut’ta ateşli bir Esad karşına rastladım. “Sanırım Esad kazanabilir,” dedi. Cidden.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s