İskambil Kuleler – Savar’daki binanın çöküşü

Rana_Plaza-collapse

Bangladeş tekstil sektöründeki en son insani felaket – kötü inşa edilmiş bir fabrika binası çöktü…

Kaza değil kar için cinayet

24 Nisan Salı günü sabah 9’da, Dakka’nın bir sanayi bölgesi olan Savar’da sekiz katkı bir bina çöktü. Rana Plaza binası iki dakika içinde çarpılmış metalden, makinelerden ve ezilmiş ve sıkışmış bedenlerden ibaret bir enkaz yığınına dönüştü. Binanın alt katlarında bir alışveriş merkezi, üstteki üçüncü kattan sekizinci kata ise beş tekstil fabrikası bulunuyordu. Civarda bulunanlar çökmeyi kulakları sağır eden bir deprem olarak anlatıyorlar. Felaketin tüm dehşeti hızla ortaya çıktı; binanın içinde ana olarak kadınlardan oluşan binlerce tekstil işçisinin yakınları enkaz arasında ezilmiş bedenlerini görmek ve yıkıntılardan gelen yardım çığlıklarını dinlemek için olay yerine akın ettiler.

Olay yerine ilk gelenler ana olarak o bölgede çalışanlardı, enkaz altında kalanların akrabaları, civardaki işyerlerinde veya başka vardiyalarda çalışan tekstil işçileri, çekçek sürücüleri, mağaza çalışanlar vb. Bulabildikleri her türlü aletle, enkazı kaldırmak için insan zincirleri oluşturarak ellerinden gelen en iyi şekilde hemen ümitsizce kurtulanları aramaya başladılar. Acil durum görevlileri geldiğinde, afetin korkunç boyutları ortaya çıktığı için kurtarma çalışmalarına yardım etmeye devam ettiler.

Bangladeshi garment workers help victims

Çöktüğü sırada beş fabrikadan 3120’in üzerinde işçinin binada olduğu düşünülüyordu. Birçoğu kurtarılsa da, 315 ölü ve birçoğu ağır olan 1500’ün üzerinde yaralı sayıldı ve rakamlar kesinlikle artacak. Benzer kazalarla dolu bir geçmişe sahip bu ülkede, Rana çökmesi ülkenin bugüne kadarki en kötü iş cinayeti trajedisi oldu.

Neden?

Bu katliamın arkasında, kahredici şekilde önceden öngörülebilir sebepler var; işçilerin sürekli olarak hayatlarını kaybetmesi ile etkili işyeri sağlığı ve güvenliği önlemleri arasındaki maliyet denkleminde, daima ucuz olan seçenek kazanıyor. Söz konusu kapitalistler (fabrika patronları ve Batılı giyim markaları için uluslararası alıcılar) olduğunda, bu tamamen mantıklı. Bu işte payı olan herkes, fabrika yangınlarından ve bina çökmelerinden kaynaklı iş cinayetlerinin Bangladeş’teki mevcut koşullarda kaçınılmaz olduğunu ve bu koşulların düşük ücret maliyetlerine, fiyata ve karlara büyük etkisi olduğunu biliyor. Ülke dünyanın en ucuz giyim tedarikçisi. Felaketin ayrıntıları, bu mantığın işyerinde nasıl hayata geçirildiğini gösteriyor…

Rana Plaza binası- Salı, 23 Nisan; sütunlarda, zeminlerde ve duvarlarda çatlaklar oluşması ardından yönetim işçilere fabrikalarını terk etmelerini duyurdu. (İşçilerin çalışmayı reddettiğine ve dışarı çıktığına ilişkin haberler de mevcut.) Çatlakların görünümü yerel bir TV kanalında haberlere yansımış. Binanın sahibi olan Sohel Rana, daha sonra bir mühendisin yapının güvenli olduğunu ve işçilerin ertesi gün işe dönmesi gerektiğini duyurduğunu ifade ediyor.

Çarşamba, 24 Nisan; işçiler sabah 8 vardiyası için dönüyorlar. 9 civarında ani bir sarsıntı yaşanıyor (zemin bir depremmiş gibi sallanıyor ve kulakları sağır eden bir uğultu duyuluyor) ve sekiz katlı bina iki dakika içinde çökerek ölümlere, yaralanmalara ve binlerce kişinin enkaz altında kalmasına sebep oluyor. Civarda yaşayanlar olay yerine koşuyorlar ve hemen ümitsiz kurtarma girişimlerine başlıyorlar.

Mahmudur aniden bir sarsıntı hissetti. Bir an içinde, işçi arkadaşının çığlık atarak ileri geri koştuğunu fark etti. Mahmudur’un çok kötü bir şey olduğunu anlaması biraz zaman aldı.
Diğerleri ile birlikte 20 fit ilerdeki merdivenlere yöneldiğinde, bina tıpkı bir asansörün aşağı inmesi gibi çökmeye başladı.
“Kalın enkaz bulutlarıyla karanlık her yeri yuttu. Etrafımda çığlıklar duyuyordum. Kalbim çarpmaya başladı,” dedi, beşinci hattaki Ethar Tex Ltd’de bir kalite denetimcisi olan Mahmudur.
“Belki de öleceğimi düşünerek bir sütunun yanına uzandım. İçerde diri diri yanacaktık,” dedi. Çatı yamuldu ve üç fitlik boşluk bırakacak şekilde üzerine düştü.

http://www.thedailystar.net/beta2/news/inside-the-hell/

Identifying_the_dead

Tehlikelere rağmen neden birçok işçi gönülsüz şekilde binaya geri döndü?

Sektör, işçilere belki de dünyanın en düşük ücretlerini veriyor. Birçoğu haftalarca ücretini borçlanmış durumdaymış ve geri dönmeyi reddederlerse işten atılmakla tehdit edilmişler. İşçiler işten atıldıklarında, ödenmemiş ücretlerini almaları zor oluyor. Bu, tekstil sektöründeki en yaygın anlaşmazlık kaynaklarından biri. Bazı işler ise rutin şekilde bir işgünü kaçırdığı için üç günlük ücretinden oluyordu.

Tersine, zemin kattaki alışveriş merkezinde yer alan bir yerel banka şubesinin yönetimi, güvenlik endişelerine ilişkin bir not aldı ve şubeyi boşaltarak yaralanmaları önledi.

Böylesine güvenli olmayan bir bina nasıl oldu da inşa edilebildi? Bu Bangladeş’te sık rastlanan bir durum. Gelişmekte olan genç bir sanayide yozlaşmanın/rüşvetin, yasal düzenlemelerin yetersizliğinin ve çıplak kapitalist kibrinin bir bileşimi, zayıf mimari, sudan ucuz malzeme ve uygun olmayan zeminler kullanarak bina inşa etmenin çok kolay olacağı anlamına geliyor. Başkent Dakka’da bunlardan bir sürü var. Ve Dakka bölgesi deprem konusunda çok hassas, bu yüzden istatistikî olarak muhtemel bir büyük depremin Dakka’yı vurması durumunda, Rana Plaza senaryosunun tüm şehir ölçeğinde yaşanması muhtemel (1)…

Structural_weakness

Rana Plaza’nın tarihi, Dakka gayrimenkul kâbusunun mikro düzey kovboy kapitalizmini sergiliyor. Birkaç yıl önce Rana’nın babası şehre göç etmiş ve küçük bir hardal değirmeninde çalışmış. 2003’te arazi ticaretine başlamış. Babası Rana’ya teneke bir baraka içinde ‘Rana Yağ Değirmeni’ni kuracağı küçük bir arazi vermiş. Bu arazinin arkasında büyükçe bir gölet varmış. Rana sahibini orayı kendisine satmaya ikna etmiş. Bu iki parsel arazi kötü kaderli Rana Plaza’nın yeri olmuş.

Arazi kapma kariyerinin yanında, Rana yerel politikaya da girmiş:

Rana, bir siyasal aktivist ve iktidardaki Avam Ligi’nin, üst düzey yerel liderlerinin doğrudan himayesi altındaki bir kadrosu oldu.
“Sohel Rana, Avam Ligi’nin bölgedeki kol güçlerinden biri olarak biliniyor ve gençlik çetelerinin kontrolü onda,” diyor bir başka yerel iş adamı. “Savar bölgesi sayısız çetenin kontrolündeki uyuşturucu ticareti ve çeşitli türden yasadışı faaliyetlerle bilinir. Haraç, uyuşturucu ticareti ve yasadışı arazi komisyonculuğu bu çetelerin faaliyetlerinden bazılarıdır,” diye ekliyor.
Başka yerel kaynaklar da Rana’nın Savar bölgesindeki gençliği beslediğini ve muhalefet karşıtı faaliyetleri organize ettiğini söylüyor. Esas olarak yerel yasama üyesi Murad Jong tarafından Savar’ın ticari bölgelerinde hâkimiyetinin korunması için kullanılıyor.
Rana 10 yıl içinde zenginliğe kavuşmuş. Savar’da bir başka dört katlı mağazaya ve onun yanında bir eve sahip. Dhamrai’da iki kiremit ocağı var ve yakın zamanda bölgede epeyce arazi kapmış.

http://www.thedailystar.net/beta2/news/beyond-law-all-along/

Rana 2008’de beş katlı bir bina için plan izni almış, bu da uygun şekilde bitirilmiş. İnşaat mimarlar veya mühendislerce denetlenmemiş. İnşa edilen binanın %60’ı, en başından itibaren yapının stabilitesi garanti edilerek, doldurulmuş göletten kazanılan alandı.

2010 itibariyle, Rana’nın siyasi kariyeri gelişti ve artık Avam Ligi’nin gençlik kanadı olan Juba Ligi’nin yerel organizatörüydü. Artan siyasi nüfuzu ile Plaza’ya üç kat daha ekleme konusunda (elbette plan izni veya istinat duvarları olmadan) kendini özgür hissediyordu. İşçiler bazen jeneratörler çalıştığında binanın sarsıldığını söylediler. Ancak kibirli Rana çökme yaşandığında iskambil kulesine dokuzuncu katı eklemekle meşguldü.

* * *

Workers_attack_at_BGMEA

İşçilerin tepkisi

Daha önce de belirtildiği üzere, tekstil işçileri olay yerine gelen ilk kurtarma gönüllüleri oldu. Birçoğu şehrin hastanelerine kan bağışında bulundu.

Perşembe, 25 Nisan; Dakka’nın ana sanayi bölgelerindeki yöneticiler başlarına bir şey geleceğinden korkarak birçok fabrikayı kapattılar; diğerlerinde işçiler Rana Plana kurbanlarıyla tehlikeli çalışma koşullarını protestolarında dayanışma için iş bıraktılar. Yüz binlerce işçi saatler boyunca ana yolları barikatlarla kapattı, polisle çatıştı ve fabrikaları dağıttı. İki fabrika ve sayısız mağaza ateşe verildi. 1500 kişilik daha küçük bir grup engelleri aşarak BGMEA tekstil işverenleri federasyonunun merkezini (o da yasadışı inşa edilmiş) kuşatmayı başardı, bina taşlandı, önündeki araçlar tahrip edildi.

İşçiler fabrika sahiplerinin ve Rana’nın yargılanmasını talep ediyor.

Cuma, 26 Nisan; modern kurtarma ekipmanlarının yetersizliğinden kaynaklı olarak kurtarma operasyonlarının yavaşlığı nedeniyle kurbanların yakınlarıyla polis arasında Rana Plaza’nın yanında çatışmalar çıktı. Şu ana kadar 2500 kişi kurtarıldı. Yüzlerce başka işçi şehrin diğer kısımlarında protestolara katıldı, 200 araç tahrip edildi; polis gaz bombaları ve plastik mermi ile yanıt verdi. ‘Tedbir amaçlı’ olarak, BGMEA tüm tekstil fabrikalarının hafta sonunda kapalı kalacağını açıkladı.

Bangladesh building collapse

Sonrası

Katliamdan kar kazananların tümünce (hükümet, tekstil patronları, yabancı alıcılar ve Batılı mağaza zincirleri) genel endişe, pişmanlık, başsağlığı, tazminat ve reform güvencesi ifadeleri tekrarlanacak. Tekstil patronlarının federasyonu BGMEA, bu vakanın münferit olduğunda ve işyeri güvenliğini geliştirmek için sürekli olarak önlemler alındığında yine ısrar edecek. Hükümet tüm inşaat standartlarının ve bunların uygulanmasının geliştirildiğini yineleyecek. Oysa BGMEA’nın genel merkezi, çalınmış arazi üzerine yasadışı olarak inşa edilmiş bir bina olarak plan iznini ihlalinin ve sulak alanların çevresel yıkımının bir örneği. Buna rağmen sonraki hükümetlerce hiç dokunulmamış. Ancak yakın tarihli bir karar, yıkılmasını emrediyor;

Yüksek Mahkeme, inceleme sonucunda, “Binanın yapımında büyük bir yolsuzluk” olduğunu belirtti. […] Mahkeme “Arazi zorla ele geçirilmiş,” dedi.http://bdnews24.com/business/2013/03/19/bgmea-bhaban-is-cancer-in-hatirjheel-project

Tazreen yangın felaketinin bu kadar kısa süre ardından yaşanan bu olayla birlikte (2) tekstil sektörünün alıcısı olan Batılı şirketler kendi şirket imajlarının zarar görmesini engellemek için kolları sıvadı. Tıpkı Primark gibi, tedarik zincirlerindeki güvenlik standartlarını desteklemek için kurulmuş ancak büyük ölçüde alakasız ve makyaj amaçlı ‘Etik Ticaret İnisiyatifi’ gibi kurumlara katılmak için sıraya dizilecekler. Ancak bu kurumların sınırlılıkları ve yetersizlikleri çok açık:

Rana Plaza’daki en az iki tekstil fabrikası, Avrupalı bir ticaret organizasyonu tarafından yapılan ve fabrikalardaki belirli güvenlik endişelerini gözeten ancak bulundukları binanın stabilitesini göz önünde bulundurmayan uluslararası işçi ve güvenlik standardı denetimlerinden geçmişti. (3)

Yine de hiç kimse tedarikçilere sefasını sürdükleri taban ücretleri artırmakla tehdit edecek herhangi bir talep dayatmayacak. Primark, Benetton, Wal Mart ve tüm geri kalanlar, fiyatların neden o kadar ‘rekabetçi’ olduğunu gayet iyi biliyorlar ve öyle de kalmasını istiyorlar. Son birkaç on yılın kanıtladığı üzere, bu koşulların varlığından ve bundan kar etmekten memnunlar. Fabrika sahipleri ve emlak spekülatörleri bu ölümler sebebiyle asla hüküm giymiyor. Fabrika yangınlarında ve çöken binalarda gerçekleşen binlerce yaralanma ve ölüm, yeni sezonun perakende modası ve onların süregiden karlılığı için salt bir asgari maliyet faktörü olarak kalıyor.
B_Id_379816_Rana_Plaza
NOTLAR
1) Dakka’daki birçok inşaat eskiden daha stabil olan killi topraklı alanlarda yapılırdı. Ancak şehrin hızla genişlemesi nedeniyle, yeni inşaatların çoğu yük kapasitesi çok daha az olan daha yumuşak topraklı alanlara kaydı. Yine de yasal düzenlemelerin olmadığı inşaat patlamasında, birçoğu çok katlı binlerce bina, yetersiz zemin koşulları, ikinci el malzeme ve kötü mimari ile hızla dikiliverdi.

… Richter ölçeği ile 7 şiddetindeki bir depremin Dakka’yı vurması durumunda, bu, konutların ve ticaret merkezlerinin hassas ve hatalı yapısı nedeniyle en az 131 bin insanın ölümüne neden olacak. …http://newsfrombangladesh.net/view.php?hidRecord=321603

2) Önceki makalemize bakın; http://libcom.org/news/death-trapped-burning-cage-ashulia-inferno-27112012

3) Daha önce de kanıtlandığı üzere, bilerek veya bilmeyerek, söz konusu kurumların büyük ölçüde makyaj amaçlı doğası:

Binada bulunan ve çökmede işçilerinin hayatını kaybettiği iki Bangladeş fabrikası, Adidas AG, Esprit Holdings Ltd. ve Hugo BossAG gibi 1000 Avrupalı perakendeciden oluşan bir kurum olan Brüksel merkezli Dış Ticaret Derneği’nce on yıl kadar önce kurulan İş Sosyal Uyum İnisiyatifi tarafından yapılan denetimi geçmişti.
Grup denetçilerinin inşaat mühendisi olmadığını ve kontrolleri sırasında binanın durumunu değerlendirmediğini söyledi. İnşaatın ve altyapının güvenliğini sağlamak yerel makamların denetimindeydi.
“Sosyal denetimden fazla şey beklememek çok önemli,” dedi Lorenz Berzau, BSCI’nin idari direktörü. “BSCI ve diğer inisiyatifler durumun geliştirilmesine katkıda bulunur,” dedi. “Ancak alınacak uzun bir yol var.”
http://online.wsj.com/article/SB10001424127887324474004578445991168551584.html

Kaynak:

http://libcom.org/news/house-cards-savar-building-collapse-26042013

Reklamlar

İskambil Kuleler – Savar’daki binanın çöküşü” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s