Suriye: Küresel diplomasi dansı – Pepe Escobar

9 Mayıs 2013

000_dv1469851.si

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rus meslektaşı Sergey Lavrov 7 Mayıs 2013 günü Moskova’da ortak basın toplantısında

İsrail’in Suriye’yi bombalamasının jeopolitik oyuncuların yetişkinler gibi davranmaya başlamasına yol açmış olabileceğini varsaymak cazip bir fikir.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Başkan Putin’le görüşmek için Moskova’ya inmeden önce Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile buluştu. İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi Amman’daydı ve ardından Şam’a geçti. İngiltere Başbakanı David Cameron da Soçi’de Putin’le görüşecek. Önümüzdeki hafta Katar Dışişleri Bakanı Tahran’da olacak.

Bu diplomatik dans ne anlama geliyor? Obama yönetimi açısından oyun hala aynı: Başkan’ın kendisinin de birçok kez belirttiği gibi “Esad gitmeli” ve Moskova da buna yol vermeli. Bu elbette hüsnükuruntudan ibaret; Kerry, Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la görüşmesi ardından, (çöl) rüzgârının hangi yönde estiğini fark etmiş görünüyor.

Obama’nın İsrail bombardımanı öncesi sahip olduğu seçenekleri daha önce yorumlamıştım. Obama yönetiminin uçuşa yasak bölge seçeneğini en azından şimdilik terk etmiş olabileceğini varsaymak (görece) güvenli olabilir. Obama’nın (veya Cameron ya da İsrail’in) Putin’in gözünü korkutabileceğini sanmak Alice Harikalar Diyarında mantığı.

İran açısı

Evet, mesele hep İran’dı. Koltuk generalleri (ABD Think Tank’leri olarak da bilinirler) İran’ın bölgesel etkisinin Suriye’deki NATO-KİÖ-İsrail destekli iç savaş nedeniyle azaldığı hüsnükuruntusu ile heyecanlılar. İş o kadar basit değil.

Pazartesi günü, Ankara Türkiye-Suriye sınırında askeri tatbikatlara başladı. Salihi ile Davutoğlu’nun bu konuda yakında konuşacağı kesin.

Tahran’ın mutlak kırmızıçizgisi, Esad’ın Şam’da iktidarda kalması. Şu an için, hükümetinin çökmekte olduğuna dair hiçbir kanıt olmadığı ortada.

SYRIA-IRAN-CONFLICT-POLITICS-DIPLOMACY

Suriye Başkanı Beşar el Esad (sağda), 7 Mayıs 2013 günü Suriye’nin başkenti Şam’da İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi ile görüşüyor.

Ortadoğu’yu uzaktan da olsa tanıyan herkes, özellikle de Tahran’da, Washington’un Bush-Obama arasında süreklilik arz eden Suriye’deki ajandasını bilir. Seymour Hersh’in halihazırda ayrıntılarıyla ele aldığı gibi, mezhepçiliğe odaklanmış bir böl ve yönet politikasıdır bu. Bu stratejinin en önemli maddesi elbette ki (asla kabul edilmese de) radikal İslamcıların desteği. Bu örnekte bir kez daha Reagan döneminin ‘özgürlük savaşçıları’na geri dönüyoruz.

Tahran ayrıca net bir şekilde bu sürecin Suudilerle İsrail’i nasıl yan yana getirdiğini de görüyor. Mevcut durumda, kebaptaki kırmızı domates, Rupert Murdoch’un Londra merkezli Sunday Times gazetesine sızdırılan ve İsrail, KİÖ üyeleri Suudi Arabistan ve BAE, Ürdün ve Türkiye’yi “İran’ın nükleer arzularına karşı çıkmak” üzere birleştiren yeni “Savunma Hilali”.

Dolayısıyla İran-Suriye-Hizbullah, Bağdat’taki Maliki hükümeti ile birlikte, pan Arap sokağındaki birçoklarınca direniş ekseni olarak değerlendiriliyorsa, karşı saldırı merkezi Washington; Tel Aviv ve Riyad ise kolaylıkla neokolonyalizm ekseni (belki de kuklalar ekseni?) olarak tanımlanabilir.

Katar neyin peşinde?

ABD Think Tank’lerinin Esad hükümetinin çöküşüne (veya ‘devlet dışı aktör’ konumuna düşürülmesine) dair gördüğü rüyalar, Selefi-cihatçı grupların Suriye’de avantaj sağlaması olasılığından açık şekilde kaçınıyor. Bu olursa (ki bu büyük bir olasılık), Ortaçağ zihniyetli bu grupların KİÖ petro-monarşilerine, İsrail’e ve Türkiye’ye karşı, İran’a olduklarından çok daha acımasız olabilecekleri kesin.

Salihi’nin Ürdünlülere ziyareti sırasında bunları söylediğine bahse girilebilir. Tahran’ın stratejistleri, Esad sonrası bir düzende, (mükemmel İngilizcesi sayesinde yaptığı her şey yanına kalan) Kral Playstation yönetimindeki bir polis devletinin ya başka bir Müslüman Kardeşler derebeyliğine ya da mini bir emirliğe dönüşeceğini net şekilde görüyorlar.

Ancak tüm bu karmaşa arasındaki gerçekten ilginç olan ilişki, Tahran ile hem Doha hem de Ankara arasındaki. Tahran, patolojik Şii nefretini bildiği Suudiler konusunda hiçbir şey yapılamayacağının farkında. Ancak Tahran, Katarlılar ve Türklerle radikal Sünni/Vahabi hoşgörüsüzlüğünün ve Suriye’deki cinai hiddetin onlar için ne gibi etkileri olabileceğini kesinlikle tartışabilir.

Katar ikili oynamaya devam edecek. Prens Halife el Tani Kasım’da İsrail’i ziyaret edecek; Katar kraliyet ailesi için bu bir ilk. Bu Arap dünyasındaki milyonlarca adanmış anti-Siyonist arasında pek de iyi karşılanmayacak.

ECUADOR-QATAR-CORREA-AL THANI

Prens Halife el Tani

Katar’ın daima, Doha’da yıllar geçirdikten sonra şimdi Kahire’de Uluslararası Müslüman Alimler Birliği başkanı olarak parlayan Şeyh Yusuf el Karadavi’nin amigoluğunu yapmış olduğu unutulmamalı. El Karadavi Suriye’de Esad karşıtı cihadın büyük bir destekçisi oldu.

Suriyeli milliyetçi komutanlar (evet, varlar), Katar’ı kalabalık ‘isyancı’ grupları uzaktan kontrol etmekle suçluyorlar. Doha’nın amacı: Suriye’de İslami bir devlet, başka ne? Doha’yı Washington’a sevdirecek bir ajanda değil, aynı yatakta olsalar bile; ABD onaylı Suriye Ulusal Koalisyonu (Müslüman Kardeşler etkisindeki bir oluşum), Katar’ın uzak kontrolü altında.

Absürdistan terimleriyle, bu, Suudilerin, Türkiye’nin, Ürdün’ün ve Katar’ın örtülü şekilde ‘isyancıları’ silahlandırmasına, CIA’nın da ‘danışman rolünde’ silahların laik ve ılımlı gruplara gitmesini sağlamasına yakın düşüyor.

Katar her şeyi inkar ediyor; gerçek gazeteciliğin altın kuralı resmi yalanlama olmadan hiçbir şeye inanmamaktır. Katar Başbakanı Hamid bin Cesim el Tani’ye göre, “Sadece kendimiz için bir rol aramıyoruz… Pan-Arap bir rol arayışındayız.” Katar Washington’u kafalıyor olabilir ama Şam’ı, Tahran’ı ya da Moskova’yı kafalayamadığı kesin.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s