Syriza nerede duruyor? – Baptiste Dericquebourg

Syriza kongresi

Radikal sol koalisyon Syriza birleşmiş bir parti olarak ilk konferansını bu ay düzenleyecek. Syriza, 2012 Mayıs ve Haziran seçimlerinden sonra, troykanın politikalarına karşı sol muhalefetin liderliğini aldı (1). İktidarın eşiğindeki ilerici bir politik parti olarak (2) Syriza artık Avrupa’da benzeri olmayan bir pozisyona sahip. Ancak ne olduğu muğlak atılımı (bir zafer ancak Yeni Demokrasi yüzde 2,8 daha fazla oy aldığı için aynı zamanda bir yenilgi de), artık daha geniş bir seçmen tabanı ile baş etmek ve ittifaklar aramak durumunda olduğu anlamına geliyordu. Bu acil bir gereklilikti çünkü Syriza’nın liderleri üç partili hükümetin yalnızca birkaç ay dayanabileceğini bekliyorlardı – şimdiye kadar çoktan seçim yapılmış olmalıydı.

Seçimlerin hemen ardından, Syriza’nın parlamento lideri Alexis Tsipras yaptığı açıklama ile çalkantıya sebep oldu: “Kriz günlerinde hem direniş hem de dayanışma gereklidir ancak dayanışma daha önemlidir.” Böylece partinin, ülke çapında muhtaçlara gıda, ilaç veya barınak sağlama çerçevesinde eylemi öne çıkaran “dayanışma” çizgisi ortaya çıktı. Koalisyondaki en büyük partilerden biri olan Synaspismos (Sol Hareketler ve Ekoloji Koalisyonu), ilaç bankalarının kurulmasına öncülük etti.

Yeni stratejinin birçok hedefi vardı. Syriza yeni üyelerine yapacak bir şey vermek zorundaydı. Görece daha yaşlı bir üye (özellikle de Synaspismos’ta) profiline sahip olan ve işçiler, çiftçiler veya sendikalar arasında güçlü bir varlığa sahip olmayan Syriza’nın gerçek bir militan geleneği veya tabanı yoktu. Ülkedeki üç ana sendikadan biri olan Tüm İşçiler Militan Cephesi’ni (Panergatiko Agonistiko Metopo, PAME) Yunanistan Komünist Partisi (Kommounistiko Komma Elladas, KKE) kontrol ederken diğer ikisine PASOK hakim.

“Geçtiğimiz bahara dek Syriza somut eylemlere hiç öncülük etmemişti,” diyor bir militan. “Ama eyleme geçmek istemekle bunu nasıl yapacağını bilmek iki farklı şey.” Syriza, dayanışma politikasının, “Yunanlar için” çorba dağıtımları ve “Yunan kanı” koleksiyonları düzenleyerek medyanın epeyce ilgisini toplayan neo Nazi Altın Şafak Partisi ile rekabette işe yarayacağını ve birçok taban dayanışma örgütü ile birlikte çalışmanın krizin politika dışına attığı halka ulaşmasında yardımcı olacağını umdu.

“Krizin çaresi” imajı

Ancak, dayanışmayı çatışmanın önüne geçirmek, partiye, onu PASOK’tan ayırması beklenen radikal profilden epeyce uzak bir “krizin çaresi” imajı getirdi. Parti, parlamento çoğunluğu ümidi ile, Albaylar cuntasının 1974’te çökmesi ardından ortaya çıkan orta sınıfın desteğini nasıl alacağını düşünmeye başladı. Dolayısıyla hedef profil; yaşlı, epeyce muhafazakar biriydi, ev kredisi ödüyordu, turizmle alakalı bir işi vardı, inşaat sektöründeydi veya devlet memuruydu ve mevcut kriz kötü etkilemişti ancak yine de Yunanistan’ı AB’de tutmaya son derece bağlıydı.

Altın Şafak ve Syriza ile ilgili medya yorumları “aşırı uçlar” olduğundan, koalisyon insanlara güven vermenin bir yolunu arıyordu. Tsipras, tüm grevleri açıktan destekledi ancak “radikal” gördüğü eylemlere karşı ölçülü bir yaklaşım benimsedi ve aşırı soldan ve anarşistlerden uzak durdu. Geçtiğimiz Aralık ve Ocak’ta Atina’da Villa Amalias işgaline zorla son verilmesi sırasında polis şiddetini kınamadı.

Syriza merkez solla bir ittifak olasılığını açık tutmak istiyor. Bugüne dek anketlerden hiçbiri partiye tek başına kazanma umudu vermedi, bu yüzden Tsipras bir koalisyon hükümetini güvenilir kılacak müttefiklere ihtiyaç duyuyor. Syriza koalisyonu “tüm sol” arasında birliği savunsa da aslında izole olmuş durumda. KKE, AB kurallarını ve tek para birimini kabul eden “oportünistlerle” görüşmeyi reddediyor. Sağda ise, Syriza’dan ayrılan sosyal demokratlardan oluşan Demokratik Sol (DİMAR), AB ve avronun kararlı bir savunucusu ve troykanın mutabakat anlaşmasını onaylayan hükümete katıldı (3). Bu koşullar altında oluşacak bir hükümet kendisini iş göremez halde bulabilir.

Parti yönetimi, milliyetçi sağ muhafazakar ancak kemer sıkma karşıtı bir parti olan Bağımsız Yunanlıları dahi içeren, memorandum karşıyı bir cephe oluşturarak, sol-sağ zıtlaşmasının önüne geçmek istiyor. Tsipras Mart’tan beri Syriza ve merkezinde olduğu solla (sağı dışarıda bırakmayan bir çoğunluk) bir ulusal birlik hükümeti kurmak istiyor.

‘Mücadeleler Syriza’sı’

Bu strateji koalisyon içinde güçlü bir muhalefete neden oldu. Koalisyonun solundaki kimileri bunu hemen “parlamentarizm” olarak kınadılar. Onlar, birçok insanın krizin kurbanı olduğu noktasından kalkarak seçmen tabanını genişletebilen bir “mücadeleler Syriza’sı” görmeyi tercih ediyorlardı. Sonuç olarak, son birkaç ay içinde ikili bir hareket ortaya çıktı. Koalisyon kendisini birleşmiş bir partiye dönüştürürken, muhalefet içinde bunu sağa kayış olarak algılayan bir “sol kanat” oluşuyordu. Koalisyonun, birleşik bir partinin temellerinin atıldığı geçtiğimiz Aralık’taki Yunanistan Konferansı sırasında, Synaspismos’un sol eğilimli bir kesimi ile İşçilerin Uluslararası Solu’nun (DEA) verdiği bir muhalif önerge oyların yüzde 25’ini topladı. Önerge “yalnızca soldan” oluşan bir hükümet kurulmasını, hem memorandumun hem de borçların iptaline ilişkin net bir tutumu ve “Avro için fedakarlık yok” sloganını talep ediyordu. Şu ana kadarki çoğunluk eğilimi “avro için her fedakarlık mubah değil” demek şeklindeydi.

Kıbrıs krizi ve Syriza’nın kardeş partilerinden Emekçi Halkın İlerici Partisi (Anorthotiko Komma Ergazomenou Laou, AKEL) tarafından yapılan ve troykanın taleplerine karşı avrodan ayrılmayı öneren bir anketin yayınlanması, avro yanlısı tutuma dair içerdeki eleştirileri daha da alevlendirdi. Almanya ve Avrupa Merkez Bankası’nın Yunanistan’a Syriza’nın ekonomi politikalarını Avro bölgesi içinde uygulama şansı vereceğini düşünmek giderek daha gerçek dışı bir hal alıyor. Bu azınlık muhalefet, koalisyonun önümüzdeki aylarda tek bir partiye birleşmesinin önüne geçmeyecek ancak radikal solu politik programını ve stratejisini netleştirmeye zorluyor.

Çift başlılığa ilişkin her türlü ipucu yol edilmeli. Anlatım ve hedefleri itibariyle muğlak olan başlangıçtaki uzlaşma programı, üye partilerden her birine göreli bir yorum özgürlüğü sundu. Bu ise birbirini çelen açıklamalara yol açtı ve birçok seçmenin aklını karıştırdı. 5 Aralık 2012’de Tsipras Yunan-Amerikan Ticaret Konseyi önünde memorandumun feshedilmesi gerektiğini beyan etti. Dört gün sonra, Girit vekili bir Syriza üyesi, daha fazla ayrıntı vermeksizin amacın “borç anlaşmasının yeniden müzakere edilmesi ve tek taraflı yönetilen ülke ekonomi politikalarında değişiklikler yapılması” olduğunu açıkladı (4). 17 Nisan’da Tsipras memorandumun “askıya alınmasından” söz ettiğinde, koalisyonun içinde ve dışında, onu “dil sürçmesi” nedeniyle özür dilemeye davet eden ve “feshedilmesi” isteğinin değişmediğine temin etmesini isteyen öfkeli tepkilere sebep oldu.

Aynı çelişkiler borç meselesinde de ortaya çıktı. Toplam borcun ne kadarlık kısmı uluslararası bir konferans tarafından silinecekti? Bankalara ne olacaktı? Program (parti liderlerinin muğlak olduğunu kabul ettiği ve yeni, daha ikna edici tekliflerle gelmeyi vaat ettiği) bu muğlaklığı gösteriyor. Kapitalizmin ötesine giden bir devrimci arzudan söz ederken, küçük üreticilere, çiftçilere ve esnaflara devlet desteği vererek ekonomiyi canlandıracak Keynesyen bir politikaya daha fazla benzeyen önlemler öneriyor. Stratejik önemdeki şirketlerin kamulaştırılmasını savunuyor ancak yeni özelleştirmeleri dışlamıyor, öte yandan ekolojik hedefleri çok geniş ve çok belirsiz.

Son birkaç ayda Tsipras partisini ülke dışına tanıtma ve ciddi bir politik oyuncu olarak kabul görme konusunda çok aktifti. Seyahatlerinin bazıları, örneğin Arjantin’e olanlar yurtiçinde borcun iptali yönünde ipuçları olarak değerlendirilirken, ABD ziyareti ve Alman maliye bakanı Wolfgang Schäuble ile görüşmesi endişelere sebep oldu.

Ateş altında

Syriza aynı anda hem fazla sol eğilimli hem de fazla sağ eğilimli olmakla suçlanıyor. Seçmenler, özellikle de geçtiğimiz bahar Syriza’yı desteklemiş olan kent gençliği, Syriza’nın yeni PASOK’a dönüştüğünden endişe ediyorlar. PASOK da 1981’de radikal bir programla başa gelmiş ancak programın neredeyse hiçbir amacına ulaşamamıştı. Bugün, krizin, “anne babalarının PASOK’u”na düşman olan birçok genç kurbanı, Syriza’nın dizginlemesi dolayısıyla hayal kırıklığı yaşıyorlar.

Koalisyonun yakın geçmişi, solun esas zorluklarla iktidara yaklaştıkça yüz yüze geldiğini gösteriyor. İlki, Yunanistan’ın ulusal bağımsızlığından bu kadar feragat etmiş olduğu bir bağlamda kararlı bir sol politikanın nasıl izlenebileceği. Yunanistan’ın AB ve Avrupa Merkez Bankası ile ilişkileri ve Avro bölgesi hükümetlerinin zararlarını ülke dışına ötelemek veya bankacılık sisteminde bir çöküşle baş etme konusunda sahip oldukları sınırlı yollar sebebiyle bu bağımsızlığı tekrar kazanmak zor olacak (5). Yunanistan’ın Avro bölgesinde kalmak istediğini öne sürmüş olarak (zorla veya gönüllü çıkış durumunda karşılaşacağı zorluklar sebebiyle), Syriza artık politikasının ortakları ve muhalifleri tarafından kabul görmesinin bir yolunu bulmak zorunda. Bir yol, Tsipras’ın çağrısını yaptığı güney Avrupa borç krizi üzerine uluslararası bir konferans olabilir.

İkinci zorluk ise, ulusal bağımsızlığın geri kazanılmasını sağlayacak şekilde Yunan halkını mobilize etmek. Latin Amerika’daki politik değişimler, kitlesel taban hareketlerinden epeyce fayda gördü. Peki Syriza’nın mevcut stratejisi bir seçim zaferi durumunda böylesi bir desteğe halen sahip olabilecek mi?

7.7.2013

(1) Avrupa Birliği, Uluslararası Para Fonu ve Avrupa Merkez Bankası.

(2) Bkz. Alexis Tsipras, “The Greek revival plan” (Yunanistan’ı ayağa kaldırma planı), Le Monde diplomatique, İngilizce baskı, Şubat 2013.

(3) Yunan hükümeti ile troyka arasında imzalanan borç anlaşması.

(4) Efimerida ton Syntakton (Editörlerin Gazetesi),Atina, 9 Aralık 2012.

(5) Haziran 2012’de de olduğu gibi, sadece birkaç gün içinde yabancı bankalara 17 milyar avrodan fazla para transfer edildi.

Le Monde

Reklamlar

Syriza nerede duruyor? – Baptiste Dericquebourg” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s