Pakistan’da neler oluyor? – Tarık Ali

Tahir-ul Kadri ve İmran Han

2 Eylül 2014

Karanlık koridorlardan ve politik labirentlerden yapılan bir yolculuk, Pakistan’da bugün şahit olduğumuz şeyin – Lahor ve İslamabad’daki sokak gösterileri, başbakanın evinin basılması girişimi, devlet televizyonu binasının işgali – iktidardakiler (Şerif kardeşler olarak da bilinen iki yardakçı) ile İmran Han öncülüğündeki bir muhalefet kesimi ve Şerifler ve pek çok başkası tarafından desteklenen geniş bir medreseler ağını kontrol eden Kanada merkezli ‘ılımlı’ İslamcı imam Tahir-ül Kadri’nin ortaya sürdüğü güçler arasındaki bir iktidar mücadelesinden biraz daha fazlası olduğunu gösteriyor. Örneğin Pencap valisi Muhammed Server (Blair ve Brown’ın milyoner bir ahbabı ve Glasgow’dan Yeni İşçi eski vekili), muhtemelen inancını göstermek için Kadri’nin kafilesine dahil oldu.

Kadri, demokrasinin ülkede başarısızlığa uğradığını ve çoğunluğun çektiği sıkıntıları hafifletecek reformları sağlayamayacağını söylüyor. Şiddete karşı ve grubunun şimdiki geçici ortaklarının taktiklerinden yana olmadığında ısrar ediyor. Han’ın takipçileri Kızıl Bölge’ye baskın yaparken, Kadri geride durdu. Ne tür bir politika izlediği meçhul. Şu anda mevcut demokrasiye tek ciddi alternatif ise on yıllar boyunca Pakistan’ı yönetmiş olan ve yoksulların ya da toplumun orta tabakalarının gerçekten yarar göreceği gerçek reformlar yapma becerisinden kendisi de yoksun olan ordu. Ve bir ılımlı olarak, Kadri kesinlikle bir halifeden yana değil. En azından şimdilik.

Han geçen yılki genel seçimlerde onun zaferini engelleyecek ölçüde hile yapıldığını iddia ediyor. Pakistan’da seçimler çoğu zaman tartışmasız şekilde hilelidir, ama ne kadar? Mağlup Pakistan Halkının (gerçekte Zerdari Butto’nun) Partisi, Pencap’ta neredeyse silinmesine rağmen böyle bir iddiada bulunmadı. Han da sonuçları o zaman kabul etti ve yeni başbakan Navaz Şerif ile gülümseyerek fotoğraf çektirdi. Dahası, partisi sınır eyaleti Hayber-Pahtunhva’da hükümet oluşturmayı kabul etti. Seçim o derece hileli ise, neden zamanının gelmesini bekleyerek Muhalefet Lideri olmadı ve olağan kariyerist güruhtan müteşekkil bir eyalet hükümeti kurmak yerine parlamentoda mücadele etmedi? Ben de dahil Han’ın yeni hareketinin daha iyi bir şey için politik alan yaratabileceğini düşünenler yanıldılar. Şerif kardeşlerin hemen istifa etmesini ve seçimlerin yenilenmesini talep ediyor.

Seçim zaferlerinin ardından, Şerif kardeşler eskiden nasıl davranıyorlarsa öyle devam ettiler ve ülkenin vaziyeti ile uzaktan yakından alakası olmayan, fahiş sözleşmelere sahip fantezi projeler ilan ettiler. Ülkenin gerçek vaziyeti ise şu: elektrik kesintileri hiç bu kadar berbat olmamıştı, temel tüketim mallarının fiyatı artıyor, din kaynaklı şiddet, Karaçi havaalanına yapılan ve zavallı özel güvenlik görevlilerinin yanarak hayatını kaybettiği saldırı dahil terör saldırıları bitmiyor… Şeriflerin popülaritesi hızla dibe vurdu.

Pakistan

Çadırında suratını asmış oturan hakkı yenmiş, eğitimsiz, tepkili İmran Han, seçimlerde kendisine hile yapılmamış olsaydı daha iyi sonuçlar alabileceğini düşündü. Aslında kazandığına ve Şeriflerin gitmesi gerektiğine kendi kendisini ikna etti. KP’deki hükümetinin karnesine bakarsak, ulusal ölçekte daha iyi iş çıkaracağı şüpheli. Ancak Pakistan politikasının hiçbir ciddi gözlemcisi (mevcut düzenin şiddetli eleştirmenleri dahil), seçimlerde sonucu etkileyecek ölçüde hile olduğunu düşünmüyor. Şerif kardeşler (özellikle de Pencap’ı yöneten Şahbaz), üçkağıtçılıkta usta. Gerekirse, para dolu zarfları devreye sokarlar. Ama sevin ya da sevmeyin, seçimleri kazandılar ve Beluci partileri PPP ve Cemaati İslam’ın onları devirmeyi amaçlayan kampanyaya katılmamaları da bu yüzden.

Pakistan’ın politikacıları, ordunun ülkedeki en kritik oyuncu olduğunu hiçbir zaman anlamış görünmezler. Bu, ülkenin kuruluşundan beri böyle. Zülfikar Ali Butto, dayandığı gücü abarttı ve hatalarının sonucu olarak generaller tarafından asıldı. Navaz Şerif ezici seçim zaferinin ve coşkulu Riyad desteğinin (ki Suudi petrolüne hem ordu hem de ülke derinden bağımlı) onu dokunulmaz kıldığını sandı. Son Şerif hükümetini 1999’da darbe ile deviren General Pervez Müşerref’i, Yüce Divan’da vatana ihanetle yargılayarak ve astırarak ya da müebbet hapse mahkum ettirerek ibretlik bir şekilde cezalandırmak istedi. Ordu üst komutası öfkelendi. Altı ay önce, genelkurmay başkanı General Rahil Şerif, Navaz’ı aradı ve görevi bırakmasını istedi. Görünen o ki Şerif Müşerref’e yönelik suçlamaları düşürmeyi kabul etti ve ordunun başına, selefinin ülkeyi terk etmekte özgür olduğunu söyledi.

Karargahın dışında, yeniden gün ışığına çıktığında, başbakanın meslektaşları ona hata yaptığını söylediler. Anlaşma iptal edildi. Kuvvet komutanları çıldırdı. Kelleler gidecekti. Aynı zamanda, ülkenin en popüler ve etkili haber kanalı Geo TV’nin başı, önde gelen araştırmacı gazetecilerinden birinin hayatına ISI (Pakistan istihbaratı) tarafından kastedildiğini ve söz konusu birimin sorumlusu olan generalin suikastın elebaşı olduğunu açıkladı. Karargahta yer yerinden oynadı. Medyada kimse daha önce orduya böyle artistlik yapmamıştı. Düzenleyici kuruma Geo TV’nin yayınını kesme baskısı yapıldı. Bu olay da Şerif kardeşlere karşı yöneltilen suçlamaların parçası.

Bu yüzden birçok kişi tarafından Han ve Kadri’nin başlattığı hareketin derin devlet tarafından yönetildiği düşünülüyor. Hedefinin ise Şerifleri istikrarsızlığa ve nihayetinde de istifaya zorlamak olduğuna inanılıyor. Han’ın ‘Pakistan’ın iç politikasına karıştığı’ için Suudilere çıkışması da Riyad’ın Şerif’in devrilmesine yönelik tüm girişimlere açıktan karşı çıkmasının bir sonucu. Kuvvet komutanları dün bir toplantı düzenleyerek siyasal krizi ele aldılar ve ordunun zaten ellerinde olandan – savunma ve dış politika – daha fazlası için kontrolü ele almak gibi bir planı olmadığını açıkladılar. Kardeşler zayıfladı ama yaraları ölümcül mü? Protestocu kitleler Pakistan için kalabalık sayılmaz. On binler… hiçbir yerde milyonluk yürüyüş görülmedi. Halk Han’ı çok kötü ortada bıraktı ve bu durum hileye bağlanamaz – yoksa bağlanabilir mi?

Ordu Şerifleri şımarıklıkları nedeniyle cezalandırmak ve onlara güle güle demek istiyor ama Suudiler petrol yardımını kesebilir. Şerifler gönüllü istifa etse bile, Han’ın geçici hükümetin başı olarak atanması muhtemel değil. Yeni seçimi hazırlayacak ve kendi banka hesabını dolduracak bazı teknokratlar bulunacaktır. Her senaryo denendi ve başarısız oldu.

What’s going on in Pakistan?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s