Nobel ödüllü ekonomist Stiglitz, Yunanistan krizinde Troyka’yı suçladı

MW-DN614_greece_20150608144133_MGNobel ödüllü Stiglitz, TIME’a, Yunanistan’a harcama kesintileri dayatan kuruluşların ve ülkelerin “suç işlediklerini” söyledi

Birkaç yıl önce Yunanistan henüz ekonomik bunalıma girişinin başlangıcındayken, Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz, Yunan görevlilerle kriz meselesini nasıl tartıştığını hatırlıyor. İstedikleri şey büyümeyi tetikleyecek ve istihdam yaratacak bir teşvik paketiydi ve Birleşmiş Milletler için küresel finans krizi ile nasıl başa çıkılacağı konusunda etkili bir raporu henüz yazmış olan Stiglitz, bunun ilerlemek için en iyi yol olduğu konusunda onlarla hemfikirdi. Yunanistan’ın yabancı kreditörleri, bunun yerine katı bir kemer sıkma programı empoze ettiler. Yunan ekonomisi 2010’dan bu yana %25 küçüldü. Harcama kesintileri çok büyük bir hataydı, diyor Stiglitz, ve kreditörlerin bunu kabul etmesinin zamanı geldi.

“Suç kreditörlerde”, diyor, Yunan ekonomisini 2010’da mali yardımla kurtaran finans kuruluşlarından oluşan troykayı, yani IMF, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası’nı kastederek. “Büyük bir gerilemeye sebep oldukları için bir tür cezai sorumlulukları var,” diyor Stiglitz TIME’a bir telefon mülakatında.

Stiglitz, giderek sayıları artan dünyanın en etkili ekonomistleri ile birlikte, troykayı Yunanistan’ın 300 milyar dolar tuttuğu tahmin edilen borcunu silmeye ve önceki iki Yunan hükümetinin talep ettiği teşvik parasını vermeye çağırıyor.

Stiglitz, bunu yapmamanın, Yunanistan’daki gerilemeyi (ki hâlihazırda ABD’deki Büyük Buhran’dan daha derin hale gelmiş ve daha uzun sürmüş durumda) kötüleştirmekle kalmayıp, Avrupa’nın ortak para birimi Avro’nun kredibilitesini de kötü etkileyeceğini ve küresel ekonomiye sirayet edeceğini savunuyor.

Şu ana dek Yunanistan’ın kreditörleri bu riskleri pek umursamadılar. Böyle bir sonuçtan kendilerini izole etmek için epeyce zamanları olduğundan, Avrupa bankalarının ve küresel piyasaların Yunanistan’ın Avro’dan ayrılmasından ciddi şekilde etkilenmeyeceğini son yıllarda sürekli tekrarlayıp durdular. Fakat 1997 ile 2000 arasında Dünya Bankası baş ekonomisti olarak görev yapmış olan Stiglitz, olaylar ve kuruluşlar arasında ne gibi bir bağlantı olduğunu tahmin etmenin çoğu zaman imkânsız olduğu küresel ekonomide, böyle bir güvenlik duvarının var olmadığını söylüyor. “Tüm bağlantıları bilmiyoruz,” diyor.

Örneğin Doğu Avrupa’da birçok ülke, halen büyük ölçüde Yunan bankalarına bağlılar ve bu bankalar çökerse Avrupa Birliği, küresel ekonominin geri kalanına kolayca yayılabilecek bir zincirleme mali çalkantı tepkimesi riski ile karşı karşıya. “Mali piyasalarda, sonuçların tam olarak ne olacağını kestirmeyi imkânsız hale getiren bir şeffaflık sorunu var,” diyor Stiglitz. “Bildiğini söyleyen varsa da ne dediğini bilmiyordur.”

Hafta sonunda Yunan hükümeti ile kreditörleri arasındaki görüşmeler kesilince Yunanistan’ın Avro’dan ayrılması hiç olmadığı kadar olası hale geldi. Ocak’ta kemer sıkmaya son verme vaadi ile seçilen Başbakan Alexis Tsipras, Cumartesi günü, troykanın “hakaret anlamına gelen” ve daha fazla vergi artışı ve sosyal harcama kesintisine yönelik taleplerini kabul edemeyeceğini duyurdu ve 5 Temmuz’da seçmenlerin hükümetin müzakereleri nasıl sürdüreceğine karar vereceği bir referandum yapılması çağrısında bulundu. Yunan seçmenlerin çoğunluğu troykanın yardımın devam etmesi için öne sürdüğü şartların reddi yönünde oy verirse, Yunanistan borcu konusunda iflasa zorlanabilir ve para birliğinden çıkarılabilir.

Stiglitz bu senaryoya iki olası sonuç öngörüyor ve bunların hiçbiri Avrupa Birliği için hayra alamet değil. Yunan ekonomisi Avro’dan çıktıktan sonra toparlanırsa, bu “kesinlikle Avro karşıtı politikalara güç kazandıracak” ve zor durumdaki diğer ekonomileri de ortak para biriminden ayrılıp kendi yollarına gitmeye cesaretlendirecek. Öte yandan Yunan ekonomisi Avro olmadan çöktüğü durumda da “Avrupa’nın kenarında batan bir ülke var diyecekler” diyor Stiglitz. “İşte jeopolitik o zaman nahoş hale gelecek.”

Bunun ardından Rusya ve Çin mali yardım sağlayarak Yunanistan’ın AB ile ittifakının ve dış politika kararlarının altını oyabilecek ve Stiglitz’in “içimizdeki düşman” olarak tanımladığı bir durum ortaya çıkacak. AB’nin siyasi birliğinde böylesi bir kırılmanın uzun vadeli sonuçlarını öngörmek mümkün değil ancak bunun Yunanistan’ı borçları konusunda rahatlatmanın maliyetinden çok daha pahalı olacağı muhtemel, diyor.

“Kreditörler son beş yıldır dayattıkları politikaların hatalı olduğunu kabul etmek zorundalar,” diyor Columbia Üniversitesi profesörlerinden Stiglitz. “İstedikleri şey uzun vadeli etkileri olan derin bir bunalıma yol açtı ve Avrupa’nın ve Almanya’nın kendilerini bundan sıyırmasının mümkün olmadığını düşünüyorum. Bence suçlarını kabul etmeli ve ‘Bakın, geçmiş geçmiştir. Hatalar yaptık. Şimdi nasıl devam edelim?’ demeliler.”

Stiglitz’in en makul bulduğu çözüm, Yunanistan’ın borcunun silinmesi veya en azından gelecek 10-15 yıl için ödeme gerektirmeyen bir anlaşma yapılması. O süre içinde, Yunanistan’a ekonomisini baştan ele alacak ve büyümeye yönlendirecek ek yardım verilmeli. Ancak ilk adım troykanın acı verici de olsa aşikâr olanı kabul etmesi: “Kemer sıkma işe yaramadı,” diyor Stiglitz.

TIME

Serap çevirdi

Reklamlar

Nobel ödüllü ekonomist Stiglitz, Yunanistan krizinde Troyka’yı suçladı” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s