ABD ile Türkiye anlaşması, hava üssü kullanımının ötesine geçebilir – Simon Tisdall

IŞİD konusunda ABD ile Türkiye arasındaki anlaşması, basit bir hava üssü kullanımının ötesine geçebilir – Simon Tisdall

syria_air_bases-3-0-0

Türkiye ile ABD’nin, İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı savaşta dönüm noktası olabilecek bir askeri ve güvenlik işbirliği anlaşmasına varması, koalisyonun hava saldırılarının etkisini ciddi şekilde artırabilir. Ancak ABD makamlarının oyunu değiştiren bir gelişme olarak adlandırdıkları anlaşmanın yüksek bir bedeli olabilir: Suriye ve Irak’taki çatışma, komşu Ortadoğu ülkelerine daha da yayılabilir.

Barack Obama, anlaşmayı yapmak için zamanı iyi seçti. Washington ile Ankara arasında, koalisyonun IŞİD’e karşı hava saldırılarında Türk askeri üslerinin kullanımına yönelik müzakereler aylardır sonuçsuz şekilde sürüyordu. Ardından, geçtiğimiz Pazartesi günü IŞİD’li bir intihar bombacısı Türkiye’nin Suriye sınırına yakın Suruç kasabasında 32 kişiyi öldürdü.

Recep Tayyip Erdoğan’ın üzerinde yoğun bir yanıt verme baskısı vardı. Musul’un IŞİD’in eline geçmesi ile geçtiğimiz yıl patlak veren krizden bu yana Erdoğan, Kürt ayrılıkçıların Irak ve Suriye’nin denetimsiz bölgelerindeki emellerini engellemeye daha çok odaklanmıştı. Kobane’de kuşatılan Kürt güçlerine yardım etmeyi reddetti. Türkiye aylardır IŞİD’e katılmak için sınırını geçen yabancı militanları durdurmak için de pek az şey yapıyordu.

Erdoğan’ın istihbarat servisleri, bir yandan Türkiye’nin karşısında olduğu Beşar Esad’ın Suriye rejimini daha da zayıflatmayı umarak, diğer yandan da Kürtleri zapt etmenin bir yolu olarak IŞİD’e ve diğer İslamcı gruplara örtülü destek vermekle suçlandılar.

Türkiye’nin yardım etmesine dönük talepler, Washington’un Erdoğan’ın otoriterliğine, neo-İslamcı liderlik tarzına, insan haklarına ve basın özgürlüğüne yönelik saldırılarına ve kilit önemdeki ABD müttefiki İsrail’e karşı açık düşmanlığına yönelik eleştirileri ile de birlikte, iki kat hoşnutsuzlukla karşılandı. Ancak Erdoğan, seçmenler Haziran ayındaki seçimlerde icracı bir başkanlık oluşturma girişimini geri püskürttüğünden, bugünlerde bir miktar zayıf bir profil sergiliyor.

Kamuoyu görüşlerini yanlış değerlendirmiş olan Erdoğan’ın işleri toparlaması gerekiyordu. Suruç bombalaması etraflıca düşünmeyi gerektiriyordu. Ve tam ne yapması gerektiğini düşünürken Obama mükemmel bir zamanlama ile telefon etti. Türk ve Amerikalı makamlar, iki adamın Çarşamba günü gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin “Türkiye’nin yabancı savaşçıların akışını durdurması ve Suriye ile sınırını denetim altına alması” yönünde bir mutabakatla bittiğini söylediler. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç “Bundan sonra yapılabilecek müşterek harekâtlar konusunda fikir birliğine, eylem birliğine varılmıştır” dedi.

Erdoğan sessiz kalmasına rağmen, Washington ile yeni mutabakat basitçe ABD’nin (ve İngiltere’nin) Adana’daki İncirlik hava üssünü Ağustos başından itibaren kullanmasına izin vermenin ötesine geçebilir. İncirlik koalisyon uçaklarına muazzam bir avantaj sağlayacak. Körfez’deki üslerden ve gemilerden 2000 km uçmak yerine, IŞİD’in Suriye’deki merkezi Rakka’nın 400 km uzağında olmaları, onlara çok daha yüksek bir operasyon esnekliği ve kapsamı sağlayacak.

Ancak Türkiye’den gelen haberler, anlaşmanın aynı zamanda Batman, Diyarbakır ve Malatya’dakiler de dâhil diğer Türk hava üslerinin “acil durumlarda” müttefik uçaklarınca kullanımını ve Türk hava sahasının kullanımına yönelik daha genel bir izni de kapsadığını gösteriyor. Uzundur beklemede olan bir başka ABD önerisi olan, insansız silahlı veya gözetim araçlarının Türkiye dışına uçuşu da kabul edilmiş görünüyor.

Türkiye koalisyonun üyesi olmamasına rağmen, Cuma günü görüldüğü gibi, Türk bombardıman uçakları da ilk kez doğrudan müdahil oluyorlar.

Erdoğan basitçe teslim olmadı. Obama aradığında onun da bir gereklilikler çetelesi vardı. Listesinin başında ise Suriye içinde fiiliyatta de facto bir uçuşa yasak bölge olarak işlev görecek ve koalisyon ile Türk kuvvetlerince korunacak bir tampon bölge oluşturulması bulunuyor. Mülteciler için güvenli bölge işlevi görecek hayati önemdeki bu bölgenin aynı zamanda Suriyeli Kürtlerin kontrolüne de bırakılmaması sağlanacak. Türkiye kaynaklı haberler, henüz hiçbir resmi açıklama yapılmasa da, ABD’nin bunu da sessizce kabul ettiğine işaret ediyor.

Önerilen uçuşa yasak bölge
Önerilen uçuşa yasak bölge

Hürriyet gazetesi, adını açıklamadığı resmi kaynaklara dayanarak verdiği haberde şöyle diyor:

-Türkiye-Suriye sınırının Mare-Cerablus arasındaki 90 km’lik alan uçuşa yasak güvenli bölge ilan edilecek.
– Halihazırda ÖSO ve kısmen IŞİD’in bulunduğu bölgede yasaklı alanın derinliği 40-50 km olarak düşünülüyor. Özellikle Türkiye’ye yeni bir göç dalgasını tetikleme kapasitesine sahip bu bölgenin tamamen IŞİD, El Nusra gibi radikal dinci örgütlerin eline geçmesine izin verilmeyecek.
– Bu bölgenin havadan güvenliğini (taarruz ve keşif dahil) ‘gerekli görüldüğünde’ ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin savaş uçakları sağlayacak. Yine ‘gerekli görüldüğünde’ Türk savaş uçakları da benzer görevi üstlenebilecek.
– Bunun için ‘gerekli görüldüğünde’ silah, bomba ve füze yüklü ABD ve koalisyon güçleri uçakları İncirlik Üssü ile Türkiye Hava Sahası’nı kullanabilecekler.
– Güvenli bölgenin sağlanmasında ‘gerekli görüldüğü’nde Türkiye, topçu birlikleriyle destek verebilecek.

Habere göre uçuşa yasak bölge anlaşması kapsamında Suriye rejimi jetlerinin bölgede uçuşuna izin verilmeyecek ve ihlal edenler hedef alınacak. Yine haberde ABD’nin Türk ordusunun Suriyeli Kürtlere yönelik gelecekteki olası harekâtına da göz yumacağı ima ediliyor. “Mutabakat doğrudan Suriyeli Kürtlerin PYD’sini hedef almıyor. Ancak PYD ve onun silahlı kolu YPG güçlerinin bölgenin güvenliğini ve Türkiye sınırını tehdit edici ve tehlikeye düşürecek tutum takınması (örneğin demografik yapıyı bozacak zorlayıcı tutum) halinde gereken müdahale yapılabilecek. Ancak şu anda IŞİD’e karşı savaştıklarından ABD PYD’ye karşı doğrudan tutum almayacaktır.”

Türkiye ayrıca, yabancı cihatçıların geçişini durduracak yeni sınır güvenliği önlemleri de planlıyor. Bu önlemlere gözetleme zeplinleri ve Batı Şeria tarzı tahkimatlar ve duvarlar da dâhil. Bunun karşılığında da İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin IŞİD’e katılmak için Türkiye’ye doğru yola çıkanları durdurmak adına daha fazla şey yapacağı güvencesi veriliyor.

24 Temmuz 2015 (Son güncelleme 25 Temmuz)

Serap çevirdi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s