Brexit sahte bir başkaldırı: elitlerin yardımına koşmak için işçi sınıfı kültürünü gasp ediyorlar – Paul Mason

5126The Guardian

AB’den ayrılmak, ücretlerde artış, kiralara üst sınır veya ulusal sağlık sistemi bekleme süreleri ile sınıf mevcutlarının düşmesini garanti etmez. Garanti edeceği tek şey daha fazla sağcı Tory kontrolü olacak.

Alt sınıfların sahte başkaldırılarına bayılırım. Onlarla büyüdüm. Ortaokulda sigara içme hakkı için başkaldırmıştık. 1970 ve 80’lerde tanık olduğum futbol şiddeti, toplumsal düzenin baş aşağı olduğu duygusunu yaratmıştı. Merhume Prenses Diana ile kitlesel dayanışma içinde ve dolaylı olarak ceberrut monarşi elitinin tümüne karşı, sonunda herkesle beraber buketimi çiçek yığınının üzerine bırakmıştım.

Sorun şu ki gerçek başkaldırının neye benzediğini de biliyorum. Madenci grevleri, Arap baharı, İstanbul’da 2013’teki Gezi Parkı barikat savaşları. Bu yüzden Perşembe günü tüm başkaldırıların anası varmış gibi hazırlanan insanlara, gerçek bir başkaldırı ile sahtesi arasındaki hayati farkı işaret etmek istiyorum. Gerçek olanlarına genellikle elitler öncülük etmez. Gerçek bir başkaldırıda zengin ve iktidar sahibi olanlar genellikle topukları kıçlarına vura vura tepelere doğru kaçıyor olurlar. Ne de Sun ve Daily Mail gibi gazeteler gerçek bir başkaldırıyı gaza getirme uğraşında olur.

Ama Britanya’da insanlar bu dümeni yuttu. Brexit referandumunda işçi sınıfı kültürü çalındığında – ve emekçi halkı savunması gereken parti sahte bir başkaldırı ile gerçeğini ayıracak dili veya önerileri bulamadığında – ne olduğunu gördük. Birçok işçi sınıfı topluluğunda insanlar ayrılma yönünde oy vermeye hazırlanıyor ama neoliberal elite yallah demenin bir yolu olarak değil. Ekstradan da büyük şehirli, liberal, üniversite mezunu ücretlilere biraz had bildirmek istiyorlar. Ayrılalım diye oy verecek çoğu insan, hayatlarında ilk kez, etkisi olacak bir siyasi tercih yapacağını düşünüyor.

Sizi şimdi bu koşullar altında AB’den ayrılmanın bir felaket olacağına son bir kez daha ikna etmeyi denemek istiyorum. Öncelikle sorunu anlayalım. İşçi sınıfından halk için ücretler dip noktasında. İşverenleri onlara pislik muamelesi yapıyor. Caddeleri boş dükkanlarla dolu. Büyüyüp erişkin olan çocukları ev alamıyorlar. Okullardaki sınıf mevcutları çok yüksek. Ulusal sağlık sistemi bekleme süreleri çok uzun.

“Göç konusunda endişelenmekte haklısınız” demenin makul hale gelmesinden memnunum. Ama İşçi Partisi siyasetçilerinin bunun nedenini de söylemesini isterim. İşçi sınıfından halk, özellikle de özel sektörde düşük maaşa çalışanlar, kemer sıkma, konut kıtlığı ve ücret stagnasyonu koşullarında Avrupa’dan sınırsız göçmen emeği arzının kendi yaşam standartları üzerinde olumsuz etkisi olacağından endişe ediyorlar. Bazıları için bu doğru.Kültürel etki konusunda endişelenmekte de haklılar. Büyük, çok etnili bir şehirde, bir sürü göçmeni absorbe etmek kolay. Toplumsal sermayenin kıt olduğu küçük kasabalarda ise göçmen nüfusu absorbe edilmemiş gelebiliyor. Avrupa’dan geçici göçün yapısı, gelenlerin birçoğunun oy vermediği veya oy verme hakkı olmadığı anlamına geliyor. İşgücünün ilerleme kaydettiği tek yolun oy olduğunu düşünenler için sıkıntı verici bir durum. Sistem, göç üzerinden sanki her zaman arzu ettiği işçi sınıfını yaratıyor: parçalı, yersiz yurtsuz, politikaya mesafeli, zayıf.

Ama UKIP ve Tory’lerin öncülüğünde bir Brexit, bunların hiçbirinde iyileşme sağlamayacak, aksine daha da beter hale getirecek. Brexit hareketinin öncülüğünü yapanlara bir bakın. Nigel Farage, Neil Hamilton, Boris Johnson, Michale Gove. Hayatları boyunca tek bir amaç için mücadele ettiler: işverenlere daha fazla, işçilere daha az iktidar vermek. Önde gelen çoğu Brexit savunucusu, ulusal sağlık sisteminin özelleştirilmesini istiyor. İşçi sınıfı topluluklarının ve gerçek başkaldırı kapasitesine sahip kültürlerin mahfından zevk alan tipler. Sör James Dyson, fabrikasını Malezya’ya taşıdı, İngiliz işgücünü o derece seviyordu! Konuşmalarında “elitleri” kötülüyorlar ama kendileri elit.

Perşembe günü referandumdan ayrılma kararı çıktığını farz edin. İki yıl içinde, doğu Avrupa’dan göçün çoğu duracaktır. En muhtemel sonuç ne olur? “Ucuz işgücü” konusundaki tüm o söylemlere gelirsek, Tory’ci Brexit kampından hiç kimse bunu sona erdirmeyi vaat etmedi. Gerçekte vaat ettikleri ücretlerde kesintiye gitmek ve çalışan insanları koruyan yasaları ıskartaya çıkarmak. Bu yüzden göçmen gelmese ve bir ihtimal doğu İngiltere’deki birkaç meyve çiftliği ve et paketleme işletmesi kapansa bile milyonlarca insan uzun saatlere düşük maaşlı işlerde çalışmaya devam ediyor olacak. Ama tahmin edin bunları kim yapıyor olacak? Büyük ihtimalle siz olacaksınız, şu anda AB’den ayrılma kampanyası için bayrak sallayanların ta kendisi: küçük kasabalardaki düşük vasıflı insanlar. Ve vasıfsız işçi kıtlığı olması durumunda, Brexit kampının sözcüsü durumundaki Duncan Smith ne yapılacağını biliyor. Sosyal yardım kesintileri meselesi yüzünden sonunda istifa etmeden önce, insanları tekerlekli sandalyelerinden ve hasta yataklarından kaldırıp sosyal yardımlarının kesilmesi için tasarlanmış iş değerlendirmelerine yollama konusunda kariyer yapmıştı.

Bazı insanlar referandum sonucunun AB’den ayrılma yönünde olması halinde Cameron’un düşeceği ve bir İşçi Partisi hükümetinin iktidara geleceği fantezisini kuruyorlar. Ama önümüze konmuş yeni bir seçim yok. Boris Johnson ayrılma kararı çıkarsa Cameron’u iktidarda tutmayı vaat eden bir mektubu imzaladı bile. Çünkü elit siyasetçiler bunu yapar: birbirlerine tutunurlar. Ayrılma kazanırsa, çıkış şartlarını müzakere sürecini Thatcher’dan bu yana en sağcı Tory hükümeti götürecek. Mülteciler hakkında yalan haberler basan gazeteler o vakit sonraki seçimi kazanmasını engellemek için İşçi Partisi hakkında hikayeler uyduruyor olacak.

Geçtiğimiz hafta, İşçi Partisi’nin önde gelenleri, yalnızca göçmenlerin yapabileceği düşük ücretli işler yaratılmasının önüne geçmeye yönelik önlemler alacaklarının ve serbest dolaşım meselesini AB ile en kısa zamanda yeniden müzakere konusu edeceklerinin açık ve net bir şekilde sinyalini verdiler. Açıkçası bunu çok daha önce yapmaları gerekiyordu. Temsil ettikleri insanlarla birebir temasın onları en düşük ücretlileri korumak ve yalnızca göçmenlere yönelik işe alımları sona erdirmek için serbest dolaşımın İngiltere’de güçlü tedbirlerle filtrelenmesi gerektiğini kabul etmeye itmesinden memnunum.

Birçok insan Brexit kampanyasında kısa bir an için bile olsa ilk kez kontrolü eline almış gibi hissediyor. Ama tüm mesele o “kısa” sözcüğünde. Oy verme işlemi sona erdiğinde, kontrolü ele almış olan sağcı Tory’ler olacak. UKIP’e sorun, Boris Johnson’a sorun: Brexit ücretlerde artış, kiralara üst sınır, ulusal sağlık sistemi bekleme süreleri ile sınıf mevcutlarında bir düşük getirecek mi? Ayrılma kampından bu konularda hedefler koymalarını isteyin – uzun vadeli değil, yalnızca 12-18 ay için. Yapamazlar.

Gerçek değişimi getirebilecek olan, ilerici ulusal partiler ve Yeşiller ile birlikte solun liderliğindeki bir İşçi Partisi. Bu olduğunda ise Times ve Telegraph’ın haber odalarında ne yapılacağı konusunda hiç ikircim olmayacak: onu ezmek için birlik olacaklar.

Gerçek bir başkaldırı ile sahtesi arasındaki farkı böyle anlarsınız: düşmanlarına bakarak.

Çeviri: Serap Güneş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s