Brexit’in Kısa Vadeli Makroekonomisi Üzerine Devam – Paul Krugman

krugman-new-1114-videoSixteenByNine1050.jpgÇeviri: Barış Satılmış, 2 Temmuz 2016, The New York Times

Perşembe günü Brexit’in kısa vadeli etkilerini değerlendirmiş ve talep üzerinde büyük bir olumsuz şok olacağına dair ekonomistler arasında evrensele yakın bir kabul olmasını sorgulamıştım. Brexit’çileri savunmak şöyle dursun, zeki görünmek adına mantığa aykırı düşünmeye de çalışmıyordum. Sadece standart makroekonomik modellerde ekonominin uzun vadede arz tarafı için kötü olan bir politikanın kısa vadede talep tarafını da kötü etkilemek zorunda olduğuna dair hiçbir şey söylenmemesine rağmen bu konsensüsün nereden kaynaklandığını gerçekten anlamamıştım. Ve ekonomistler arasında görülen konsensüsün analitik olmaktan çok, bir anlamda politik olmasından endişeleniyorum: “serbest ticaret iyi, Avrupa’dan ayrılmak kötü, bu nedenle tam olarak neden kötü olduğuna dair görüşlerinizde ayrıntıya girmenize gerek yok.”

Saygı duyduğum birçok ekonomistten incelikli yanıtlar aldım ve hepsi de Brexit’in tetiklediği belirsizliğin etkileri üzerine belirli görüşler sundular. Özetle şöyle: şu anda, şirketler Britanya’nın Avrupa’ya ne kadar yakından bağlı olduğunu bilmiyorlar, bu yüzden onlar için durum netleşene kadar yatırımlarını ertelemeleri mantıklı.

Bu ilginç ve savunulabilir bir görüş – temel olarak, Brexit’in belirsizliği karşısında beklemenin bir seçenek değeri oluşturduğu. Ama bununla ilgili üç sorum var.

İlk olarak, gerçekten tüm bu korkunç Brexit sonrası tahminlerin altında yatan görüş bu mu? Benim tahminimce Brexit’le ilgili haberleri ve hatta brifing makalelerini okuyan çok az insan bunu duyuyor; aldıkları fikir daha çok şu; belirsizlik = kötü şeylerin olma olasılığının artması. Yani bu görüş bu tartışmada daha önce duyduğum her şeyden çok daha incelikli ve gizli.

İkinci olarak bu görüş belirsizlik bir şekilde çözülünce yatırımlarda bir canlanma iması içermiyor mu? Yani Başbakan Farage ve Başkan Le Pen AB’nin cenazesini kaldırınca beklemek için bir neden kalmıyor ve durdurulmuş tüm yatırımlar gürüldeyerek geri gelecek, değil mi? Ama Brexit’in daraltıcı etkisinin ardından işler durulunca telafi edici bir canlanmanın geleceğini savunan birisini duymadım.

Üçüncü olarak bu görüş temelde, nasıl sonuçlanacağı bilinmeyen herhangi bir politik tartışmayla aynı etkileri önermiyor mu? Şirketler bu anlaşmaların yapılacağından emin olana dek yatırımlarını erteleme eğiliminde olduklarından, TPP (Trans Pasifik Ortaklığı) veya TTIP’in (Trans Atlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı) daraltıcı olduğunu neden söylemiyoruz? Ama kimsenin sürüncemedeki ticaret serbestisi anlaşmalarının bunaltıcı etkilerinden söz ettiğini duymadım.

Tekrarlıyorum, Brexit’i savunmaya çalışmıyorum. Ama onu kınamaya yönelik aceleciliğin entelektüel standartları düşürdüğünden endişeleniyorum.

Ve şunu da söyleyeyim, bazı (hepsi değil) mali raporlar felaket hikayeleriyle renkleniyor. Bütün olarak piyasa tepkisi bana oldukça sessiz görünüyor. Sadece hisseler değil: Avrupa tahvil alım satım farkları bir ay önce oldukları yerdeler. Doğru, küresel olarak, kurlar dikkate değer biçimde daha düşük ama o kadar yaygın biçimde tahmin edilen türde bir mali parçalanma görmüyoruz. Ama dört bir yan kargaşayla ilgili manşetlerle dolu.

Tüm bunlarla ilgili yanılıyor olabilir miyim? Elbette! Ama Brexit Makro’su üzerine konsensüsün nereden kaynaklandığını gerçekten herkes sormalı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s