Türkiye’de karşı-darbe – The New York Times Yayın Kurulu

16sat-turkey-master675

Darbe girişimi ardından Türkiye’deki demokrasi erozyonu, Türkiye vatandaşlarına büyük bedeller ödeterek ve İslam Devleti’ni ve Türkiye’nin komşusu Suriye’deki ölümleri durdurmaya dönük uluslararası çabaların önüne yeni zorluklar getirerek hız kazanacakmış gibi görünüyor.

THE NEW YORK TIMES YAYIN KURULU

16 Temmuz 2016

Ordu mensuplarının Cuma gecesi kendisine karşı bir darbe tezgahladığı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkleri darbecilere karşı çıkmaya çağırmak için telefonundaki FaceTime uygulamasından yayın yaparak gerilla medya taktiklerine başvurması ironikti. Medya üzerinde acımasız bir denetim kuran ve insan haklarını kısıtlayan Erdoğan hiç de ifade özgürlüğü dostu sayılmazdı. Yine de çağrısına binler yanıt verdi ve asi askerlere sırt çevirerek, Erdoğan altını boşaltsa da, demokrasiye halen değer verdiklerini gösterdiler.

Bu demokrasi erozyonu şimdi, Türkiye vatandaşlarına büyük bedeller ödeterek ve İslam Devleti’ni ve Türkiye’nin komşusu Suriye’deki ölümleri durdurmaya dönük uluslararası çabaların önüne yeni zorluklar getirerek hız kazanacakmış gibi görünüyor.

Son iki günkü kaotik ve kanlı olaylar düşünüldüğünde, yalnızca asi askerleri cezalandırmak için değil, Türkiye’de muhalefet adına ne kaldıysa daha da ezmek için Erdoğan’ın krizi fırsata çevirerek her zamankinden daha intikamcı ve daha kontrol takıntılı olacağına şüphe yok. “Bunun bedelini çok ağır ödeyecekler,” dedi soğuk bir şekilde. “Bu kalkışma Allah’ın bir lütfu çünkü ordumuzu temizlememize vesile olacak.”

2003’te başbakan olarak iktidara gelişinden bu yana Erdoğan, ülkesini Türkiye ve dünyada birçoklarının özlemini duyduğu bir model Müslüman demokrasisi vizyonundan uzaklaştıran, giderek daha otoriter bir lider haline geldi. Patlamaya hazır Ortadoğu, bir başka ülkenin daha – özellikle de NATO’nun doğu kanadında önemli bir kale duvarı olan ve bölgedeki en büyük orduya sahip – çözülmesini kaldıramaz. ABD, Cuma günü geç saatlerde yaptığı açıklama ile “Türkiye’nin demokratik yollardan seçilmiş sivil hükümetine ve demokratik kurumlarına kesin desteğini” ifade etti.

Türkiye ordusu, 1980’den sonra iktidarı doğrudan ele geçirmese de, laikliği korumak için darbeler düzenleyen bir geçmişe sahip. Partisi AKP köklerini İslamcılıktan alan Erdoğan ile ordu arasında uzun süredir gerilimler vardı ve bir kurum olarak orduyu zayıflatmak için metodik biçimde çalışıyordu. Ancak yakın zamanda ordu, siyaset dışında kaldığından ve Kürt ayrılıkçılara karşı acımasız bir savaş yürüttüğünden, nüfuzunu bir ölçüde geri kazanıyor gibiydi.

Erdoğan Cumartesi günü, gerçek veya hayali olsun, düşmanlarını bitirmek için hızla harekete geçti. Bir tuğgeneral dahil 3000’e yakın silahlı kuvvetler mensubunun gözaltına alındığı ve yargıdan 2745 hakimin tasfiye edildiği bildiriliyor. Erdoğan darbe girişiminden, Pennsylvania’da sürgünde yaşayan ve üç yıl önce yolları tatsız bir şekilde ayrılana dek müttefiki olan din adamı Fethullah Gülen’in takipçilerini sorumlu tuttu. Gülen’in takipçilerinin Türkiye polis ve yargısında güçlü oldukları ama ordu içindeki güçlerinin daha az olduğu biliniyordu. Dahası Gülen, grubunun web sitesi Ortak Değerler için İttifak’ta darbeyi kınadı.

Cuma gecesi ordunun içindeki bir kesimin İstanbul’daki iki köprüyü ele geçirmesiyle başlayan başkaldırı sırasında “darbeciler” ve siviller dahil tahminen 265 kişi öldürüldü. Ayaklanmada tanklar, jet uçakları ve saldırı helikopterleri kullanıldı; haberlere göre bazı kuvvetler MİT binasını ve Ankara’daki meclisi bombaladı.

Stratejik anlamda, ayaklanmanın yansımaları hissedilmeye başladı bile. Cumartesi günü Türk makamları, hayati önemdeki bir operasyon merkezi olan İncirlik hava üssünden kalkış yapan, İslam Devleti’ne karşı ABD öncülüğündeki saldırı uçuşlarını durdurdu. Erdoğan ile Türk ordusu arasındaki aşikar yarılma, Türk-Amerikan ilişkilerindeki kritik bir bağlantının idaresini daha zorlu hale getirecek. Amerikalı yetkililer, bunun Suriye’de ve İslam Devleti’nin ötesindeki diğer meselelerde işbirliğine zarar verebileceğini söylüyorlar.

Darbeye verilen tepkinin de gösterdiği gibi, Erdoğan, giderek daha fazla kutuplaşsa da, 80 milyon nüfuslu ülkesinde halktan aldığı ciddi desteği koruyor. Bu çaresiz ayaklanmanın Erdoğan’ı yüzünü muhaliflerine dönmeye teşvik edeceği umulabilir, ancak tam tersi yönde gidiyor görünüyor. Hafta sonu yaşanan isyanın ve düşmek bilmeyen siyasi tansiyonun, Türkiye demokrasisini ve onun NATO içinde ve bölgede bir istikrar unsuru olma kapasitesini zayıflatması muhtemel.

Çeviri: Serap Güneş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s