İslam Devleti Kimyasal Silah Stoklarını Nasıl Ele Geçirdi? – Harald Doornbos, Jenan Moussa

Camp Lejeune Regroups After Iraq War

17 Ağustos 2016, Foreign Policy

Cihatçılar bir Suriye askeri üssünü ele geçirdiklerinde, depolarında dünyanın en tehlikeli silahlarından bazılarını gömülü buldular. Bu özel yazı dizisinin 2. bölümünde, bir İslam Devleti üyesi bu silahların hilafetin eline nasıl düştüğünü anlatıyor.

Ebu Ahmed bize IŞİD’in, dünyanın en korkunç silahlarından bazılarını, daha kurulmasından aylar önce Suriye Başkanı Beşar el Esad’ın güçleri ile savaşın ganimeti olarak nasıl ele geçirebildiğini anlattı.

Nusra Cephesi ile IŞİD’in ayrışmasından dört ay kadar önce, Aralık 2012’de, onlarca Suriyeli cihatçı 111. Alay’a – Suriye’nin kuzeyindeki Darat İzza kasabası yakınında büyük bir askeri üs – giden bir tepeyi tırmandılar. Bu kasaba beş ay kadar önce isyancı grupların bir koalisyonu tarafından ele geçirilmişti. Ama 111. Alay tarafından 2012 yazından bu yana kuşatılmış halde, üssü Başkan Esad’a sadık askerlerden almayı hala başaramamışlardı.

Ancak kışın zorlu hava koşulları, Suriye Hava Kuvvetleri’nin hava saldırıları ile isyancıları üsten uzak tutmasını zorlaştıracak şekilde kötüleşmişti. Dahası üs çok büyüktü, neredeyse 2000 dönüme yayılıyordu ve her yönden korunması zordu.

Ama 111. Alay’daki Suriye ordusu askerleri üslerini Kasım 2012 başındaki ilk isyancı saldırısına karşı başarıyla savundular ve 18 Nusra savaşçısını öldürdüler. Ama soğuk Aralık rüzgarı isyancıların kararlılığını güçlendirmekten başka işe yaramadı. Üs bir altın madeniydi adeta: silahlar, ağır silahlar, mühimmat ve araçlar. Ve 111. Alay’ın depolarının derinliklerinde daha da değerli bir şey yatıyordu: bir kimyasal silah zulası.

Saldırı Nusra Cephesi öncülüğünde yürütülüyordu ve ana olarak Liva el İslam içindeki bir birlik olan Kataib Muhaciri eş Şam, Muhacirler Meclisi Şurası ve büyük oranda Libyalı cihatçılardan oluşan Katibet el Battar tarafından destekleniyordu. Savaşçılar üste mühimmat ve başka silahlar olduğunu biliyorlardı ama kimyasal silah olduğunu önceden bilmiyorlardı.

İsyancılar 111. Alay yakınındaki tepeleri tırmandıkça, yoğun çatışmalar koptu. “O gün, hepimiz heyecan ve intikam doluyduk,” diyor Ebu Ahmed. “Herkes ilk saldırıda şehit düşen 18 Nusra’lı kardeşin intikamını almak istiyordu. İnsanlar bağırıyordu: ‘Bu sefer fethedeceğiz!’”

Bir gün içinde, birleşik bir cihatçı gücü, Suriye ordusu saflarını bozabildi. Kısa süre içinde, 111. Alay tamamen cihatçıların kontrolüne geçti. Çok büyük silah ve mühimmat stokları, ve kendilerini de şaşırtacak şekilde, kimyasal maddeler buldular. Bunlar Ebu Ahmed’in dediğine göre esasen klor, sarin ve hardal gazı dolu varillerdi.

Bunu savaş ganimetlerinin dağıtılması izledi. Herkes bir miktar mühimmat ve silah aldı. Ama kimyasal silahlara el koyan sadece Nusra Cephesi oldu. Ebu Ahmed, el Kaide uzantısı örgütün 10 büyük kargo kamyonu getirmesini, 15 konteynıra klor ve sarin gazı yüklemesini ve bunları bilinmeyen bir yere götürmesini izledi. Hardal gazına ne olduğunu ise görmedi.

Üç ay sonra, hem Suriye hükümeti hem de isyancı gruplar Halep yakınındaki Han el Essal’de bir saldırı olduğunu bildirdiler. Uluslararası medya 16 rejim askeri ve 10 sivil olmak üzere 26 kişinin öldürüldüğünü söyledi. Hem Suriye rejimi hem de muhalefet, kimyasal silah kullanıldığını iddia etti ve her ikisi de diğer tarafı Suriye savaşındaki ilk kimyasal silah saldırılarından birini yapmakla suçladı.

Ebu Ahmed herkesin içinde ağzını kapalı tutuyordu ama özelde o ve bazı Suriyeli cihatçı yoldaşları meseleyi tartışıyorlardı. Kanıtları olmasa da, Han el Essal’de kullanılan maddenin 111. Alay’dan alınıp alınmadığını merak ediyorlardı. Ebu el Esir’e soramayacağını biliyordu. Şimdiye kadar gizli cihat hareketinin altın kurallarından birini öğrenmişti: Seni ilgilendirmiyorsa çeneni kapat.

“Bizim aramızda pek soru sorulmaz,” diyor Ebu Ahmed.

screencaps

Anonim kullanıcı sordu:

Kimyasal silah kullanmak nasıl kabul edilebilir ve İslam Devleti dışında Müslüman bir grup olmak nasıl küfür olur? Nusra Cephesi’nden ve İslami Cephe ve İhrar uş Şam gibi diğerlerinden söz ediyorum.

Cevap:

Yalnızca rejim veya başka bir grup bize karşı kimyasal silahlar kullanıyorsa kabul edilebilir?

Rejim bugünlerde sürekli kimyasal kullanıyor ve kimsenin umurunda değil ama İslam Devleti onlardan ele geçirip onlara karşı kullandığında birden çok büyük bir sorun haline geliyor?

Size karşı nasıl savaşıyorlarsa onlara öyle cevap verin.

Anonim kullanıcı sordu:

Kusura bakmayın ama kafir değilseniz neden diğer tüm gruplar İslam Devleti’ni ihanetle ve Müslüman kanı dökmekle suçluyor? Ayrıca neden İslam Devleti’ni geçenlerde Halep vilayetinde kimyasal silah kullanmakla suçluyorlar? İslam Devleti neden Libya’daki diğer gruplarla savaşıyor? Kusura bakmayın ama bütün gruplar birbirini suçluyorsa durum elbette biraz kafa karıştırıyor.

Cevap:

Hangi diğer gruplar? ÖSO ve İhvancı gruplar özgür, demokratik bir Suriye için savaşıyor?

Ya da fırıldak İslami ajandalara sahip gruplar bir şey deyip başka bir şey yapıyor?

İslam Devleti kimyasal silahlarını nerden aldı sanıyorsun? Düşmanlarımızdan ve bu yüzden bu silahları onlara karşı kullanıyoruz.

Hollandalı-Türk cihatçı Salih Yılmaz, bloğunda İslam Devleti’ne karşı yöneltilen bir eleştiriye verdiği cevapta kimyasal silahların kullanılmasını, cihatçı grubun bu kimyasal silahları düşmanlarından ele geçirdiğini söyleyerek savunuyor.

Sonraki sekiz ay boyunca mesele kapanacaktı. Nisan 2013 başında, Ebu Ahmed ve yoldaşları Ebu Bekir el Bağdadi’nin Suriye’ye genişlemesi ve yeni kurulan IŞİD ile Nusra Cephesi arasındaki gerilimlerin yükselmesi ile meşgul olacaktı. Suriye cihat aleminde karışık bir dönemdi: el Kaide uzantısı örgüt saflarında sadakati korumak için canla başla çalışırken, Nusra Cephesi içindeki birçok fraksiyon IŞİD’e katılmak için Nusra’dan ayrılıyordu. Toprak, üsler ve silahlar hiç olmadığı kadar havada uçuşuyordu.

Ama 2013 Ağustos’u ortasında, Ebu Ahmed IŞİD’in Nusra Cephesi ayrışmasından, 111. Alay’dan ele geçirilen kimyasal silahların sahibi olarak çıktığını ve şimdi bu silahları düşmanlarına karşı kullandığını düşünmesine sebep olan haberler aldı.

Ortada hiçbir sebep yokken, Ebu el Esir, Ebu Ahmed’in biat ettiği adam – ve kendisi de doğrudan Bağdadi’ye biat etmiş adam – kendi komutanlarına IŞİD’in Suriye ordusuna yönelik saldırılarda iki kez kimyasal kullandığını söyledi. Duyuru Ebu el Esir ile adamları arasındaki normal bir sohbette geldi; IŞİD komutanı hikayeyi mutlulukla ve gururla anlattı.

“Kardeşler kimyasal yüklü bir bombalı aracı, Hama’nın el Hamra köyü yakınındaki bir [Suriye ordusu] kontrol noktasına gönderdiler,” dedi Ebu el Esir, kendi merkezlerinde oturdukları bir vakit.

El Hamra Hama şehrinin yaklaşık 20 mil kuzeydoğusunda yer alıyor. Halen Suriye hükümetine bağlı güçlerin kontrolünde.

Ebu el Esir bir başka IŞİD kimyasal saldırısından daha bahsetti. “Menağ Hava Üssü yakınındaki rejim güçlerine karşı da bir kimyasal yüklü bombalı araç kullandık,” dedi. Menağ Hava Üssü Halep’in yaklaşık 20 mil kuzeyinde yer alıyor. Uzun süren bir kuşatmanın ardından, 5 Ağustos 2013’te Menağ Hava Üssü IŞİD öncülüğündeki cihatçıların eline geçti.

Ebu Ahmed yine cihatçı savaşçıların 111. Alay’ı ele geçirdiği o soğuk Aralık gününü düşündü. Bunlar o vakit üssün depolarında buldukları ile aynı kimyasal silahlar mıydı?

Aynı silahlar olsun olmasın, İslam Devleti’nin elinde hala bu silahlardan var gibi görünüyor. İki yıldan uzun süre önce, 6 Ekim 2015’te New York Times gazetesi İslam Devleti’nin kuzeydeki Marea kasabasındaki ılımlı isyancı savaşçılara karşı nasıl kimyasal silah kullandığını anlatan bir makale yayınladı. Times’e göre, grup “sülfür hardal” salan roketler ateşledi. Bu madde yaygın olarak hardal gazı olarak biliniyor.

İslam Devleti’ne katılan eski bir Hollanda ordusu askeri olan Hollandalı-Türk cihatçı Salih Yılmaz, 31 Ağustos 2015’te, şu an aktif olmayan bloğunda İslam Devleti’nin orada gerçekten de kimyasal silahlar kullandığını kabul etti. Yılmaz’a bloğunun bir okuru tarafından “Neden İslam Devleti’ni geçenlerde Halep vilayetinde kimyasal silah kullanmakla suçluyorlar?” sorusu sorulmuştu.

Yılmaz cevap olarak şöyle yazmıştı: “İslam Devleti kimyasal silahlarını nerden aldı sanıyorsun? Düşmanlarımızdan ve bu yüzden bu silahları onlara karşı kullanıyoruz.”

Birinci bölümü buradan okuyabilirsiniz.

-Serap çevirdi-

Reklamlar

İslam Devleti Kimyasal Silah Stoklarını Nasıl Ele Geçirdi? – Harald Doornbos, Jenan Moussa” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s