Kentsel mücadeleler neden önemli? Napoli örneği

Jacobinmag.com’da 20 Ağustos 2016’da yayınlanan ‘Taking Back Naples’ (Napoli’yi Geri Almak) başlığıyla yayınlanan röportajda, Napoli’den Clash City Workers Kolektifi’yle bağlantılı Je So’ Pazzo aktivistleriyle, 19 Haziran’da yapılan yerel seçimlerde neredeyse tüm sol güçlerin ve toplumsal hareketlerin desteğini alarak yüzde 65 oyla İtalya’nın 3. büyük şehri Napoli’nin yeniden belediye başkanı seçilen Luigi De Magistris ve radikalleşme süreci, şehirdeki taban örgütlenmeleri, toplumsal hareketler ve daha birçok mesele konuşuluyor. Özetleyerek çevirdik.

Jacobin

05 Ekim 2016 Çarşamba, Yeni Özgür Politika

Çeviri: Serap Şen

İtalya’nın en büyük üçüncü şehri olan Napoli’de 19 Haziran’da (seçimler iki turlu; ilk turu 5 Haziran, ikinci turu 19 Haziran) yapılan seçimde Luigi De Magistris yeniden ve bu kez yüzde 65 oyla belediye başkanı seçildi. Kendisine ‘radikal belediye başkanı’ diyorlar ama De Magistris süreç içinde radikalleşmiş. Sol eğilimli olsa da 2011’de ilk göreve geldiğinde yolsuzluk karşıtı popülist bir merkez partisi olan IdV’nin temsilcisiydi.

Başlangıçta sosyalist soldan ve aktivist gruplarından çok az destekçisi vardı ve ilk üç yılki ‘yasalcı‘ çizgisi nedeniyle ilk başta destekleyenler bile De Magistris yönetimini terk ettiler.
Dönüm noktası, De Magistris’in, insanların görevi suiistimalden hüküm giymesi veya yargılanması halinde kamu görevi icra etmesini yasaklayan Severino yasası ile bağlantılı teknik gerekçelerle görevinden alınması oldu.
De Magistris, 2014’te görevi suiistimalden hüküm giydi. Bu hüküm daha sonra temyiz edildi ve De Magistris aklandı. Ama temyiz hakkını tüketmeden önce onu görevden almaya dönük girişimler oldu. Bunun anayasaya aykırı olduğunu savundu.
De Magistris’in Renzi hükümetine (iktidardaki sosyal demokrat Demokratik Parti, özgün adıyla Partito Democratico, kısaltması PD) ve Renzi’nin temsil ettiği iktidar bloğuna toptan cephe almaya karar vermesi bu dönemde oldu. Daha da önemlisi, Napoli’de siyasi mücadele yürüten sayısız grubun faaliyetlerini tanımaya da bu sürecin ardından karar verdi.

TEPKİ OYU MU SOLUN ZAFERİ Mİ?

Bu seçim zaferi solun zaferi sayılabilir mi yoksa sırf PD’ye duyulan tepkinin sonucu mu?
Anti-Renzi (PD’li başbakan Matteo Renzi) etkisi kesinlikle var ama o da soldan bir tepki, içi boş bir ‘tepki oyu’ değil. Mesela aşırı sağcı Kuzey Ligi’nin adayı Mattro Salvini’nin başarısı anti-Renzi’ciliğe bağlanabilir ama De Magistris’inki bağlanamaz. Tepki oyu söz konusuysa bile bu, ancak farklı sınıf çıkarlarından oluşan geniş bir yelpaze için katalizör görevi gördü, daha fazlası değil.
Verilen oyların sosyolojisine gelirsek, De Magistris’e mavi yakalılar dahil birçok işçinin yanı sıra, krizin etkilerinden aşırı derecede endişeli orta sınıf kesimler de oy verdi. Bu sosyoloji, Yunanistan’daki OXI referandumuna benzer bir kompozisyon sunuyor: İşçiler, güvencesiz çalışanlar, işsizler, öğrenciler ama aynı zamanda da küçük işletme sahipleri ve yoksullaşan orta sınıflar. Dolayısıyla aldığı oy tepki değil sol oy olarak görülmeli. Sınıfsal bileşimi itibariyle heterojen ama ülkenin hakim ekonomik güçlerce götürüldüğü yöne açık bir muhalefetin ifadesi.

KURUMSAL SİYASET VE TABAN HAREKETLERİ

Napoli’nin toplumsal hareketleri, belediye başkanı ve ulusal hükümet arasında nasıl bir ilişki var?
Toplumsal hareketlerle belediye başkanının ilişkisi ilk görev döneminde hızla değişti. Başta da belirtildiği gibi, onu az çok destekleyenler bile fazla ‘yasalcı’ olduğu için ilk üç yılın sonunda onu terk etti. Ama sonra 2014’te yukarıda anlatılan süreç yaşandı ve işler tersine döndü.
De Magistris yeniden pozisyon aldı: Şehirdeki ev işgallerini tanıdı, hakim neoliberal ideolojiye uymayı reddetti, enternasyonalist tavırlar gösterdi (hem Filistin hem Kürtlerle dayanışma anlamında) ve nihayetinde de kendisini hakim iktidar bloğuna karşı bir alternatif olarak konumlandırdı. Böylelikle seçimlere neredeyse tüm Napoli solu ile toplumsal hareketlerinin açık veya örtülü desteğini alarak girdi. Belediye başkanı, şehirdeki mücadelelerle tartışma kanallarını aşamalı olarak açtı ve bir anlamda bu mücadeleler tarafından ‘kapsandı.’

TOPLUMSAL HAREKETLERİN BİLEŞİMİ

Napoli’deki en önemli toplumsal hareketler ve mücadeleler neler? İşsizler, gençlik, göçmenler çok mu önde?
Ülke genelinde benzer bir tablo söz konusu ama yine de kendine özgülükler var. Örneğin işsizler şehirde önemli bir güç. Özellikle de 1970’ler sonrasının sanayisizleşmesi düşünüldüğünde… İşsizler, İtalya’da daha önce benzeri görülmemiş örgütlenme formları itibariyle bazı özgün öğeler de sergiledi. Ayrıca mevcut durumun geçmişten bir kopuşu temsil ettiği de söylenebilir.
Carlo Giuliani’nin 2001’deki G8 protestolarında polis tarafından öldürülmesini takip eden yıllarda protestolar çok zor oldu. Kitle hareketleri olmadığından değil, daha çok G8 hareketinin daha radikal taleplerini ‘normal’ insanlara -aslında neoliberal politikalardan en çok etkilenen insanların kendisine-ulaşılabilir kılmak son derece zor olduğundan. Baskı politikaları çok etkiliydi. 2008’de ve 2010’da ciddi öğrenci eylemleri oldu ve bu hareket bugün halen aktif olan birçok örgütün doğmasını sağladı ama bu öğrenci eylemlerinin daha geniş toplum üzerindeki etkisi halen görece marjinaldi.
Bugün ise krizin ve yaşam koşullarındaki genel kötüleşmenin bir sonucu olarak -elbette şehrin çeşitli toplumsal hareketleri sayesinde de- Napoli toplumunda bazı sorunlar yeniden ilgi çekmeye başladı. Bugün Napoli’de birçok önemli mücadele veriliyor: Eskiden Bagnoli’de çelik iskelelerin tutulduğu alanın yeniden değerlendirilmesi planına karşı mücadele, birçok ev işgali çevresinde süren mücadeleler, terk edilmiş mekanların topluma yeniden kazandırılması, özelleştirmelere ve atık sisteminin kötü yönetimine ve yıkıcı çevresel sonuçlarına karşı mücadele…
Bazen bu mücadeleler hedeflerine ulaşınca dağılıyor; daha kötüsü, yenilgiye uğrayınca çözülüyorlar. Ama son birkaç yıldır, bu eylemlilik süreçlerini daha geniş veya daha birleşik bir politik platforma taşıma konusunda herkes arasında artan bir istek ve çaba söz konusu. Örneğin bir ev işgali yapılıyorsa bu sadece tek bir mekanın savunulması ile kalmıyor. Bu mekanın, yerel barınma politikası etrafında bir kolektif hareket oluşturulmasını ve barınma hakkı konusunda etkili mevzuat değişikliklerini hedefleyen bir merkez olarak kullanılması gözetiliyor.
Göçmenler öncülüğünde de birçok hareket oldu. Örneğin birkaç yıl önce lojistik işçilerinin bir eylemlilik süreci olmuştu. Bu eylemler ana olarak yasadışı veya uydurma sözleşmelerle çalıştırılan göçmenler öncülüğündeydi. En son okul reformları ile birlikte de öğrenciler bile artık isyanda. Ama bu yeni siyasi eğilimlerin potansiyellerini en iyi şekilde açığa çıkarmak, onları kalıcılaştırmak için somut çözümler sunmamız gerekiyor.

SOYLULAŞTIRMA, KENTSEL DÖNÜŞÜM, KENT HAKKI

Bagnoli’deki eski sanayi bölgesini yeniden geliştirme projesine ne diyorsunuz?
Bagnoli bölgesi için sözü edilen ‘yeniden geliştirme projesi’, gayrimenkul spekülasyonunun, kamusal mekan olabilecek bir yerin sömürülmesinin ve özelleştirilmesinin üstünü örtmek için kullanılan bir adlandırma. Bu alanlar parka, kamusal plaja, tüm yurttaşlara açık faaliyetler için kullanılan bir mekana dönüştürülebilir. Bagnoli için yeniden değerlendirme planı, kamusal mekana el konularak çitlenmesinin klasik bir örneği.
De Magistris’i desteklememizin bir sebebi de bu projede merkezi hükümete direnmiş olması. Bagnoli’nin yeniden geliştirilmesi projesini siyasi bir mesele haline getirdi ve toptan karşı çıktı.

İKİ UCU KESKİN BIÇAK: TURİZM

Turizm de Napoli’de yükselen güç sanki? Turist akışı yerel sakinlerin yaşamını zorlaştırıyor mu?
Turizm iki ucu keskin bıçak. Şehre ve işçilerine fırsatlar sağlayabileceği gibi, onları yorabilir de. ‘Venedik etkisi’ gibi turizmin yerel halkı rahatsız edecek noktaya varmaması gerek. Turizm, mekanı yurttaşlardan ve işçilerden çalıp kâr amacı için başkalarının kullanımına verebiliyor, özellikle de lüks turizm söz konusu ise. Turizm, soylulaştırmanın itici güçlerinden biri haline geliyor. Turizmin ne zaman sürdürülemez hale geldiğine halk karar vermeli. İnsanları evlerinden ve topluluklarından koparmaya başladığı zaman, kiralar uçmaya başladığı zaman ve yerel sakinler kendi mahallelerinde kendilerini yabancı gibi hissetmeye başladığı zaman, duruma el koyma zamanı gelmiş demektir.

GÖÇMEN EMEĞİ SÖMÜRÜSÜ

Dışarıdan göç ve yabancı düşmanlığı, Napoli siyasal hayatında ne ölçüde etkili ve belediye başkanı bu konuda ne diyor?
Napoli birçok göçmen topluluğunun yaşadığı bir şehir ve bunların bazıları 30 yıldan fazladır burada. Son birkaç aydır göçmenler için gezici bir hukuki yardım ekibi organize ediyoruz. Bu çalışmamız boyunca, kalışlarını yasal hale getirmeye çabalayan göçmenlerin sırtından geçinme işinin ne kadar kapsamlı olduğunu anladık. Bu göçmenlerin birçoğu -hatta neredeyse hepsi- ajanslara ve kuruluşlara normalde rutin prosedürden başka bir şey olmayan işler için fahiş meblağlar ödemek zorunda kalıyor. Bunun sebebi dil konusunda yaşadıkları zorluklar ve son derece karmaşık bürokrasiyi anlamamaları, ki bürokrasi çoğu zaman aslında bir baskı aracı zaten.
Bu ajansların en onursuz olanları, yalnızca müşterilerinin sorunlarını çözememekle kalmıyor; bazen, ya yetersizliklerinin ya da sırf kâr hırslarının sonucu olarak, onlar için daha bile büyük sorunlar yaratıyor, bazen tüm bir ailenin yasadışı kalır hale gelmesine neden oluyorlar.

MAFYA VS. ‘KABADAYILIK’

Napoli siyasi ve ekonomik yaşamında mafyanın (Camorra) rolü ne?
En korktuğumuz mafya türü, resmi politika ve hükümet çevrelerinde iş gören, siyasi aktörleri yönlendirerek ve iktidardaki partiler, özellikle de sağcı olanlar üzerindeki etkisini kullanarak kendi gündemlerini dayatmayı becerenler. Camorra derken sözünü ettiğimiz esasen bu. Yasadışı çalışma ve işçileri sömüren suç örgütleri ise farklı bir mesele. Bu bizim eski sınıf perspektifinden bakmayı tercih ettiğimiz bir konu.
Burada, proletaryadan veya alt-proletaryadan, yasal, yarı yasal ve yasadışı şekilde emeğini ücret karşılığı satan insanlar var. Tek farkla: Sınıf bilinci seviyesinde, bu durumda ‘patron’, bir şiddet ve suç dünyası ile bağlantılı.
Bugün bu soruna müdahale edemiyoruz. Ancak solun güçlü olduğu yıllarda, özellikle de parlamento dışı solda ve işsizleri temsil eden hareketlerde, bu ‘dünya’nın bazı kesimlerine ulaşmak ve onları mücadeleye katmak mümkün olabiliyordu.

SÖYLEMDE RADİKAL, EYLEMDE SOSYAL DEMOKRAT MI?

De Magistris yönetimi ‘radikal’ referans noktalarına (Zapatistalar, Podemos gibi) sahip olup pratikte daha geleneksel bir sosyal demokrat çizgi mi izliyor?
Pratik programı, otuz yıl öncesinin değil daha çok yirminci yüzyıl başının sosyal demokrasi programına benziyor. De Magistris’in devrimci olduğunu düşünmüyoruz, Napoli’de veya başka yerde bu tür bir devrimci süreç olduğunu da. Daha ziyade, radikal sol yönetimler seçmiş olan şehirlerin, bir anlamda, ulusal hükümetlerle ve hatta belki de AB makamları ile, bazı kuralları yeniden müzakere etme konusunda bir emsal yarattığını düşünüyoruz.
Belediye başkanının radikalleşmesinde, yurttaşların ve aktivistlerin mücadelesi etkili oldu. Biz de dahil birçok farklı grubun ve hareketin çıtayı yükseltmesi ve siyasi olgunlaşması sonucu oldu. Eylemlerimiz sonucunda, bazı siyasi güçler daha fazla radikalleşmek zorunda kaldı, çünkü şehrin kavgaya hazır olduğu gerçeğini görmezden gelmek imkansızlaşmıştı.
Mücadele sürekli, kalıcı ve kurumsal hale gelebilirse; şahsa dayanmayan, kişiselleşmemiş, ulusal çapta bir hareket inşa etmek mümkün olabilirse; o zaman mevcut koşullara somut alternatifler sunma olasılığımız gerçekten olabilir. Şimdilik gördüğümüz, radikalizmin sosyal demokrasiden öncülüğü devralması. Bunun sebebi bir yönüyle son derece gerici bir momentten geçmekte olmamız, diğer yönüyle de mücadelelere katılan yoldaşların ve örgütlerin müdahalesi ile bir dizi dönüşümün başarılması.
De Magistris’e verilen oylar, ‘post-ideolojik’ popülist partilerin, biri çıkıp da iddiasını doğru düzgün bir siyasi çerçevede ifade ettiğinde nasıl balon gibi sönüp gittiğinin kanıtı.

İDEOLOJİ -HALA- ALAKALI!

Roma ve Turin’deki gücüne rağmen Beş Yıldız Hareketi Napoli’de pek tutunamamış gibi. Bunun sebebi nedir?
De Magistris, Beş Yıldız Hareketi’nden epey oy çaldı çünkü esasen onların siyasal alanını işgal ediyor. Ve bir de üstüne avantajı var: Bir ideolojisi olduğu için daha fazla şey sunabiliyor. De Magistris’e verilen oylar, ‘post-ideolojik’ popülist partilerin, biri çıkıp da iddiasını daha geniş ve daha kesin şekillendirilmiş bir siyasi çerçevede ifade ettiğinde nasıl balon gibi sönüp gittiğinin bir kanıtı. Daha kapsamlı ve siyasi bir projeye dayanmak gerektiğini gösteriyor. Bu, sırf ‘ideolojiye ihtiyaç duyduğumuz’ için değil bizce, fikirlerimize net yön kazandıran şey ideoloji olduğu için; kendimizi algılama ve kendimizi tanımlama şeklimiz bu.

KUŞAKLAR ARASI BAĞ

Napoli PD liderleri De Magistris’e karşı işadamı Gianni Lettieri için oy istedi. Komünist Parti’nin eski üyeleri ve destekçileri (ki çoğu 1990’lar ve 2000’ler arası PD’ye akmıştı) de Lettieri’yi mi tuttu?
Bu soruyu cevaplarken seçim günü organize ettiğimiz ‘halk denetimi’ inisiyatifinden bahsetmek yerinde olur. Pek çok aktivist ve sıradan yurttaş ile birlikte (Oy ve Ötesi ya da HDP’nin sandık görevlileri organizasyonu gibi, ç.n.), ne yazık ki Napoli’de çok yaygın olan seçim yolsuzluklarını gözlemlemek ve rapor etmek için oy verme merkezlerinde bir izleme programı yürüttük. İktidar bloku tarafından, yasak olmasına rağmen büyük bir rahatlıkla propaganda yapıldığını gördük. Müdahale ettik; bazen yasadışı bir şekilde, hatta güç kullanılarak dışarı atıldık.
Ama öte yandan, birçok sıradan yurttaşın da teşekkürünü aldık, buna kendilerini eski yoldaşlar ve İtalyan Komünist Partisi’nin (PCI) destekçisi olarak tanıtan birçok yaşlı insan da dahil. Bizi geçmişi hatırlatan bir umut ışığı olarak gördüklerini söylediler.
PCI’nin politikalarını paylaşmamak için birçok sebebimiz var. Ama öte yandan zamanında halkı bizden çok daha iyi örgütlemiş ve harekete geçirmiş olduklarını da kabul ediyoruz, bunu tekrar başarmalıyız. Seçmenlerin bu dönemi yaşamış kesimlerini de katmamız lazım harekete.
Genç kuşak arasında katılım arzusu uyandırıyoruz ama aynı zamanda eski kuşaklarla da ilişkiyi yeniden kurmamız gerekiyor. Eski kuşağın kinizmden ve hayal kırıklığından koparılması gerekiyor. Bu kuşakta bizim için çok değerli olabilecek muazzam bir anı, deneyim ve yetenek birikimi var.
Barınma mücadelesi, ortak alanların savunulması, Bagnoli için verilen mücadele, kimi önemli stratejik sektörleri ilgilendiren çok çeşitli işyeri mücadeleleri (sanayide Alenia ve hizmet sektöründe Almaviva hemen sayabileceğimiz ikisi)… bu mücadeleler şehrin geniş bir kesimine ulaşmayı başarabildi ve ulaştığında karşılaştığı dinlemeye istekli insanlardı.

SEÇİM SİYASETİ

De Magistris, ‘İtalyan Podemosu’nu kuracağını söylüyor. Napoli’de olup bitenler ile Avrupa’da Barselona gibi deneyimler arasında benzerlik kurulabilir mi ve Napoli deneyimi ulusal ölçeğe yayılabilir mi?
Aslında bu dönemin esas meselesinin tam da bu olduğunu düşünüyoruz. Örneğin sonbaharda Renzi tarafından önerilen anayasal reformlar için referanduma gidilecek. Bu reformlara karşı çıkılması çok önemli, yalnızca mevcut hükümeti olabildiğince sarsmak için değil, aynı zamanda, tartışma alanı açmak ve insanların bu reformların demokrasimize vereceği zarar konusunda bilinçlenmesini sağlamak için.
Bu gibi meydan okumalar ülke çapında tekrarlanmalı, tek bir şehirle sınırlı kalmamalı. De Magistris’in Napoli için daha fazla özerklik istemesi bunun bir aracı ve belki de Barselona deneyiminden farkı da bu. Ancak bu reform süreçleri, başka Avrupa ülkelerini de ilgilendiriyor. Dolayısıyla Avrupa çapında benzer bir yolu izleyen diğer şehirlerle bağlantı kurmak faydalı olabilecek bir şeyse, neden olmasın? Bizim için kritik olan bu taleplerin ulusal seviyede genelleştirilmesi ve bu yüzden bunu en önemli görevlerimizden biri sayıyoruz.

Röportajı yapılan kolektifin Facebook sayfası:

Web sitesi: http://jesopazzo.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s