1500’lerden bu yana sömürgeci Hıristiyanlığa meydan okuyan Afrikalı feministler

1022
“İsa Petros’a kristal şişeler suretinde ruhlar verirken”

theguardian.com

Bir Afrikalı kadına dair bilinen en eski biyografi ilk kez İngilizceye tercüme edildi – Alison Flood

Afrikalı bir kadına dair kitap uzunluğunda ve bilinen en eski biyografi – Etiyopyalı Azize Walatta Petros’un yaşamını anlatan bir 17. yüzyıl metni – ilk kez İngilizceye tercüme edildi.

Alatta Petros 1592-1642 yılları arasında yaşamış bir dini liderdi. Asil bir kadın iken, Cizvitlerin Etiyopyalı Hıristiyanları Roma Katolikliğine döndürme misyonuna karşı verilen mücadeleye liderlik etmek amacıyla kocasını terk etti. Bu sebeple Etiyopyalı Ortodoks Täwaḥədo Kilisesi onu azize ilan etti.

Walatta Petros’un hikayesi, ölümü ardından 1672’de müritleri tarafından Gəˁəz dilinde yazılı. Princeton Üniversitesi profesörü çevirmen ve editör Wendy Laura Belcher, biyografiye Samuel Johnson’ın tercümesi A Voyage to Abyssinia üzerinde çalışırken ulaştı. “Johnson’ın, metindeki güçlü asil Etiyopyalı kadınlardan büyülendiğini gördüm,” diyor Belcher. “Bu hayranlıkla ilgili olarak [bir batılının hayranlığı, ç.n.] Etiyopyalı bir rahiple konuşuyordum. Bana bazıları Etiyopya kilisesinde azize olan ve haklarında hagiografiler yazılan kadınlara Etiyopya’da da hayranlık duyanlar olduğunu söyledi.”

Belcher, gün yüzüne çıkan bu tarihsel olgunun ne denli heyecan verici olduğunu on yıl sonra bugün halen hatırlıyor: “Nasıl yani? Güçlü Afrikalı kadınlar hakkında Afrikalılar tarafından bir Afrika dilinde yazılmış biyografiler mi? Ve bu konuda Avrupa ve Afrika metinlerini eşleştirebiliyor olmak? Bu paha biçilmez çalışmayı İngilizceye tercüme etmeden içimin rahat etmeyeceğini ta o zamandan biliyordum.”

Belcher, Walatta Petros’un biyografisini tercüme edebilmek için önce Etiyopyalı rahiple, sonra da tercüman Michael Kleiner’la birlikte çalışarak Gəˁəz dilini öğrendi. “Bir biyografi olarak insani ilgi ile dolu, erken dönem modern Afrikalı kadınların yaşamına dair sıra dışı bir anlatım; capcanlı diyaloglar, kalp sızısı ve zaferle dolu. Birçokları sömürgecilik öncesi Afrika kadını konusunda onların kendi cümleleri ile hayatlarında ilk kez bir şey öğrenmiş olacak,” diyor.

1385
“Petros Waldeba ıssızında bir pınardan su getirirken”

Belcher, üzerinde çalıştığı metnin, 1970’lerin İtalyanca baskısının dayandığı el yazmasından “sansürlendiğini” söylediği bir unsura – Aşağı Sahra Afrika’sında kadınlar arasındaki eşcinsel arzuya – dair bilinen en eski anlatımı içerdiğini keşfetti.

Belcher kitabın önsözünde, Kleiner ile birlikte hikâyeyi İtalyanca baskısından tercüme ederken, bazı rahibeler birbirlerini itip kaktığı için kıkırdayan topluluk üyeleri hakkında kafa karıştıran bir anekdot” ile karşılaştıklarını yazmış. Kleiner el yazmasının “orijinali sansürlemek için belki de bilinçlice yapılmış ya da sadece kazara eksikli bir kopya olduğundan şüphelenmiş” ve “rahibelerin itişip kakışmasının kavga değil de flört olabileceği” yorumunu getirmiş.

Kleiner ve Belcher, Etiyopyalı alimlere danışıp orijinal el yazmalarının dijital kopyalarına baktıktan sonra, sansürsüz el yazmasının kendi yorumlarını doğruladığını görmüşler ve o satırı Petros’un “bazı genç rahibelerin kadın kadına birbirlerine sürtünüp zevklendiklerini” gördüğü şeklinde tercüme etmişler.

“Afrikalı kadınların diğer kadınları arzuladığının ifade edildiği bildiğimiz en eski anekdot bu,” diyor Belcher.

1314
“Petros fırtınaya kapılan bir keşişi mucizevi şekilde kurtarırken”

Akademisyen ayrıca, Walatta Petros ile rahibe arkadaşı Eheta Kristos arasında, birbirleri ile ilk karşılaşmalarını “esrik” olarak nitelediği ilişkiye de dikkat çekiyor. Metin “ikisinin de kalbi aşkla doldu, birbirlerine olan aşk, … birbirlerini tüm hayatları boyunca tanıyan insanlar gibiydiler.” Walatta Petros ve Kristos, “karşılıklı bir aşk ile birlikte yaşadılar, ruh ve beden gibi. O günden sonra ikili ayrılmadı, ne çalkantı ve eziyette ne de sükunette, ancak ölüm ayırabildi onları.”

“İki kadının hayat boyu süren derin ve romantik bir ilişki içinde olduğuna kuşku yok,” diyor Belcher.

Bir yönüyle Walatta Petros’un “dini bekarlığa sıkı sıkıya bağlılığı” nedeniyle onları lezbiyen olarak tanımlamanın “anakronik” olduğunu söylemiş Guardian’a.

“Azize ile ilgili yorumlarım, onun Eheta Kristos ile ilişkisine dair yorumlarım birçok Etiyopyalının keyfini kaçırdı,” diyor. “Bu rahatsızlık bir yönüyle derdimi anlamamaktan kaynaklanıyor. Ben onun samimi, dini bekarlığa bağlı ama aynı zamanda diğer kadınlara arzu duyan bir rahibe olduğunu ve Eheta Kristos ile ömür boyu süren bir ilişkisi olduğunu düşünüyorum.”

Serap çevirdi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s