Darbe sonrası baskı kampanyası Kürtlerin inşa ettiği toplumsal cinsiyet eşitliğini tehdit ediyor – Rod Nordland

07kurdishwomen1-master768

nytimes.com

Kürt gerilla birlikleri dahi cinsiyet eşitliği temelinde örgütleniyor: Kadınlar mücadelede erkeklerle aynı rolleri üstleniyor ve PKK’nin en önemli birliklerinden birini bir kadın komuta ediyor.

Ancak Kürt yaşamının bu yönü bugün büyük bir problemle karşı karşıya, en azından Türkiye’de: Temmuz’daki başarısız darbe girişimi ardından Türk hükümetinin başlattığı baskı kampanyası, Kürtler tarafından inşa edilmiş olan bu toplumsal cinsiyet eşitliği ortamını tehdit ediyor.

PKK Türk devleti, Avrupa ve ABD nazarında bir terör örgütü olabilir ancak kadın haklarını uzun süredir siyasi platformunun merkezi bir öğesi haline getirmiş durumda. Ve bu, Türkiye’nin doğusundaki Kürt yoğunluklu bölgelerde ana akım yasal siyasi partilerin de benimsediği bir tutum. Bu bölgede PKK felsefesi geniş bir popülerliğe sahip. HDP genel seçimlerde mecliste 50 sandalye, kardeş parti DBP ise yerel seçimlerde 103 belediye kazandı.

Ancak Kasım başında Türk hükümeti, kadın ve erkek eş başkanlar dahil vekillerinden onunu tutuklayarak meclisin üçüncü büyük partisi olan, altı milyon oy almış HDP’ye yönelik bir baskı kampanyası başlattı.

Bu baskı kampanyası Kürt illerinde eş başkanları tutuklayıp yerlerine kayyum atayarak devam etti. Şimdiye dek HDP’li 103 belediyeden 40’ına kayyum atanmış durumda. Kayyumların icraatlarından ilki eş başkanlığı kaldırmak, kadın merkezlerini kapatmak ve aile içi şiddet vakalarında kocanın maaşının kadına verilmesi uygulamasını iptal etmek oluyor.

“Bu baskı kampanyası kadınları hedefliyor ve kadın örgütlerini kapatıyor,” diyor Diyarbakır vekili Feleknas Uca. “Kadın özgürlüğüne bir darbe bu. ‘Gidin, üç çocuk yapın’ gibi açıklamalar yaptılar.”

Toplumsal cinsiyet eşitliğine dönük haklar açısından Türkiye’nin doğusundaki Kürt bölgelerinde yaşanan dönüşüm on yıldan daha uzun bir tarihe sahip ancak HDP’nin genel seçimlerdeki başarısı ardından son birkaç yılda daha da hız kazandı. HDP Kürt haklarını öne çıkarması ile tanınan bir parti olsa da etnik Türkleri de kapsıyor. HDP felsefesi, büyük oranda lideri Abdullah Öcalan’ın daha erken aşamalarından itibaren savaş alanında bile kadın erkek eşitliğini benimseyen PKK ideolojisinden geliyor.

Bu nedenle Türkiye ve Batı’daki birçok sol görüşlü kadın açısından PKK, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda diğer devrimci grupların aksine ilkelerini yalnızca savaş alanında değil ev içinde de pratiğe geçirmeyi başarmış kahraman bir şampiyon olarak görülüyor.

Ve bu, ataerkilliğin geleneksel olarak güçlü olduğu, çok eşliliğin yaygın yaşandığı, namus cinayetlerinin meşru görüldüğü ve kız çocuklarının babalarıyla aynı masaya oturmasına izin verilmediği bir toplumda gerçekleşti. Hamile kadınların kamusal alanlara çıkmasına izin verilmez ve yüksek sesle gülmeleri hoş görülmezdi.

HDP’nin ilk icraatlarından biri çok eşli erkeklerin partide ve partili belediyelerde hiçbir mevkide görev alamayacağını hükme bağlamak oldu. Aile içi şiddetten hüküm giyen kocalar da partiden ihraç edilecekti. Ama en büyük yeniliklerden biri her seviyede eş başkanlığın tesis edilmesi ve kadınları ilgilendiren meselelerde söz ve karar hakkının kadınlarda olması oldu oldu.

“Bunun nasıl bir dönüşüm yarattığını hayal edemezsiniz,” diyor Adana milletvekili Meral Danış Bektaş.

Toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu Kürt evlerine ve aile yaşamına kadar ulaştı. Birçok siyasi hareket eşit hakları benimser görünür ancak bu erkeklerin bulaşık yıkamaya başlaması anlamına gelmez pek.

Kürt gazeteci Sedat Yılmaz, tutum değişikliğinin laftan fazlası olduğunu söylüyor. Üniversiteden evine dönüp annesi ile birlikte bulaşık yıkamaya başladığında, bir gün amcası gelmiş ve “seni üniversiteye erkek olasın diye gönderdik,” demiş.

“Annem onunla aynı fikirdeymiş gibi davrandı ama aslında durumdan memnun olduğu aşikardı,” diyor Yılmaz.

“Ev yaşamında her şeyin eşit olduğunu söyleyemem,” diyor Beştaş. “Ama kadınlar artık rahatça ‘ben mutfağa giriyorsam sen de gireceksin’ diyebiliyorlar.” Ve eve ekmek getiren kadın ise, ev işlerini erkeğin üstlenmesi bekleniyor; bunu yapmazsa kadın gidip kadın merkezinde resmi şikâyette bulunabiliyor.

“Evde babam artık her şeyi bana danışıyor,” diyor 26 yaşındaki uluslararası ilişkiler öğrencisi Pelin Üçeş. “Siyaset konuşuyoruz ve onunla her konuda açıktan tartışabiliyorum. Ailem artık daha güçlü olmamı istiyor. Bana ‘git ehliyet al, hareket özgürlüğün olsun’ diyorlar.”

Dar giysiler ve yüksek topuklu ayakkabılar giyen, makyaj yapan Üçeş, devrimci tipolojisine pek de uymuyor.

Diyarbakır’daki bir kafede iki arkadaşıyla otururken Kürt kadın gerillalarla ilgili savaş hikayeleri okuyor – “En iyi keskin nişancılar kadınlar,” diyor. Her biri aynı şekilde giyinmiş üç arkadaş, bir yandan sohbet ederken bir yandan da kaşkol ve kazak örüyorlar. “Ordumuzda kadın gerillalar var,” diyor arkadaşlarından biri. “Türklerde yok.”

Kürt kadın gerillalar üstüne iki kitap yazmış olan Arzu Demir, Kürt ordu birliklerinde kadınların üstlendiği rolün genel olarak eşit haklar mücadelesinin önünü açmada en önemli etken olduğunu söylüyor.

“Güçlerini örgütlü ve silahlı olmalarından alıyorlar,” diyor. “Kadınların köle olduğunu düşünen erkekler her zaman var ama kadınlar silahlı bir güç olduğunda erkekler onlardan korkuyor.”

İki kitabı da Türkiye’de yasaklanan Demir bu kitaplar nedeniyle yargılanıyor. Ama kitaplar tekrar baskı yapmış ve Türkiye’nin batısındaki Türkler tarafından bile çok okunanlar arasında.

Dicle Üniversitesi’nde hukuk profesörü olan ve PKK’yi eleştiren Vahap Coşkun, Kürt partilerinin kadın hakları konusundaki tavrının Kürt bölgelerinin ötesinde bir etki yarattığını teslim ediyor.

“Türkiye’nin batısında diğer siyasi partiler de daha fazla kadın aday göstermeye başladı,” diyor. “Kadınların siyasal hayattaki etkisinin yanı sıra toplumsal yaşamdaki görünürlüğünü de arttırdı.”

Ülke çapında örgütlü diğer hiçbir partide eşit temsil kotası olmasa da muhafazakâr, İslamcı iktidar partisi AKP’de bile kadın siyasi adaylar büyük oranda artmış.

Milletvekili Beştaş, Türk hükümetinin OHAL koşulları altında Kürt kadınlarının elde ettiği somut kazanımları geri almaya devam edeceğini öngörüyor. Ancak tutumları tersine çevirmenin çok daha zor olacağını söylüyor. “Bu baskıların ilkelerimizi değiştirmeye gücü yetmez.”

Serap çevirdi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s