İdlib’deki El Kaide hakimiyeti gizli çekim görüntülerle belgelendi

Screen Shot 2017-05-20 at 23.45.33

Arapça yayın yapan Dubai merkezli Al Aan televizyonu muhabiri Jenan Moussa, 15-16 Mayıs gecesi sosyal medya platformu Twitter’dan, Suriye’nin Nusra (El Kaide) kontrolündeki İdlib vilayetinde kimliklerini gizli tuttuğu üç haber kaynağının cep telefonlarıyla yaptığı gizli görüntü kayıtlarına dayanan bir video-haber paylaştı. Video-haberde, Suriye’de cihatçıların kontrolündeki bölgelerden sıkça görmeye alışkın olduğumuz kadın düşmanı ideolojinin göstergesi duvar yazıları ve billboardların yanı sıra önemli bir detay daha var: Türk devletinin Nusra ile ortak bir kontrol noktası oluşturmuş olması. Türkiye’nin Nusra da dahil El Kaide bağlantılı gruplarla ilişkisi, bu grupların isim değiştirerek uluslararası planda terör listelerinden kurtulmaya çalışması ve ABD’nin Suriye eski büyükelçisi Robert Ford’un 11 Mayıs tarihli tuhaf yazısı* gündemdeyken, Moussa’nın video-haberi sahadaki gerçekleri yerinden anlatması açısından önemli.

Moussa, video-haberi Twitter’daki hesabından şöyle özetlemiş:

1/SON DAKİKA: İdlib, Suriye’ye 3 GİZLİ kaynağımı gönderdim. EL KAİDE BÖLGEYİ ETKİLİ BİR ŞEKİLDE KONTROL EDİYOR GİBİ GÖRÜNÜYOR. @akhbar’daki videomu izleyin:

“Bunlar İdlib’in içinden gizlice çekilmiş sansürsüz görüntüler. Gizli çekim yaparak Nusra Cephesi kontrol noktalarından geçtik. İdlib vilayetinde bulunan El Kaide yanlısı Çinli ve Orta Asyalı cihatçıları özellikle kayda aldık. İzlemekte olduğunuz, savaş alanında operasyon halinde olan bir Özbek birliğinin çok özel görüntüleri. Birliğin merkezi İdlib şehrinde ve Nusra ile yan yana savaşıyorlar. İdlib’in birçok yerinde duvarlar kökten dinci sloganlarla dolu. Diğer yerlerde El Kaide bayrağı dalgalanıyor. El Kaide lideri Ayman El Zevahiri’nin sözlerine bile denk gelebiliyorsunuz. İşte daha önce hiç görmediğiniz haliyle İdlib.”

2/ Bu İdlib haberi tamamen 3 gizli haber kaynağımın cep telefonları ile kayda alındı. Hayatlarını ortaya koydular. Lütfen izleyin.

3/ Şu ana kadar dünya İdlib HAKKINDA konuştu. Ama benim haberim İdlib’in İÇİNDEN, gizli haber kaynaklarımın sahadaki gerçekliği gösteren inanılmaz videoları dahil.

4/ Arapça bilmiyorsanız işte size İdlib duvarlarından bazı sloganlar:

1- “Demokrasi Batı’nın dinidir,”

2- “Şiiler İslam’ın düşmanıdır,”

3- Zevahiri’nin sözleri.

7/ İdlib Suriye’ye 3 GİZLİ haber kaynağı gönderdim. Aşağıda @akhbar’ın bunu neden yaptığını anlatacağım. Haberin tamamını buradan izleyebilirsiniz>

“Gazeteci olarak İdlib vilayetine girmek neredeyse imkânsız. Muhabirler ya kaçırılıyor ya da öldürülüyor veya başlarına ikisi de geliyor. Öte yandan muhalif aktivistler de tehlike içinde yaşıyorlar ve silahlı kökten dinci grupların sürekli tehdidi altındalar. Bu yüzden tek bir seçenek kalıyor geriye: İçeride gerçekten ne olup bittiğini öğrenmek için gizli bir şekilde İdlib’e gitmek. Kaynaklarımızdan üçü –ki üçü de muhalif– İdlib’e bu tehlikeli yolculuğu yapmayı kabul etti. Birazdan izleyeceğiniz görüntülerin tümü gizlice kayda alındı. Çekimler bazen bulanık ama size İdlib içindeki durumun gerçek bir tablosunu mümkün olduğunca verecekler. Kaynaklarımız 3 ay boyunca İdlib içinde seyahat ettiler. Gizlice bir kasabadan diğerine, bir köyden ötekine giderken video kayıtları yaptılar. Risk büyüktü: Cep telefonuyla gizlice kayıt yaparken yakalanmak, öldürülmek anlamına gelebilirdi. Ama her şeye rağmen Suriye’deki El Kaide bağlantılı grup Nusra Cephesi’nin birçok kontrol noktasından geçmeyi başardılar.”

8/ Gizli haber kaynaklarım Nusra’ya yakalanmaktan çok korkuyorlardı. Her kayıtlarından sonra Türkiye sınırına yakın bir yere gittiler.

9/ Orada Türk cep telefonu sinyali yakalayabilirlerse internete bağlandılar ve bana video kayıtlarını gönderdiler. Bana ulaştırdıktan sonra kayıtları telefonlarından sildiler.

10/ İdlib’de Nusra kafasına estiği gibi cep telefonunuzu alabiliyor. Fotoğraflara, videolara, bağlantılara bakıyorlar. Kaynaklarımın en çok korktuğu şey buydu.

11/ İdlib’ten sloganlara devam:

  • “Kadınlar üreme organından ibarettir, tırnakları bile.”

  • “Demokrasi şirk koşmaktır.”

https://twitter.com/jenanmoussa/status/864416416451231745

12/ Her yer Nusra billboardlarıyla dolu. Bu gördüğünüz halka Avrupa’ya gitmemesini öğütlüyor: “Hesaplaşma günü geldiğinde üstünde ne olsun istiyorsun? Can yeleği mi yoksa askeri yelek mi?”

“Yalnızca Nusra kontrol noktalarını filme almakla kalmadık, grubun farklı reklamlarını da kaydettik. Örneğin Darkuş kasabası yakınında, büyük bir Nusra billboardu, Suriyelileri botlarla Yunanistan’a ve ardından Avrupa’nın geri kalanına gitmek üzere ayrılmak yerine ülkede kalmaya ikna etmeye çalışan bir slogan taşıyordu. Billboardda şöyle yazıyordu: Hesaplaşma günü geldiğinde üstünde ne olsun istiyorsun? Can yeleği mi yoksa askeri yelek mi?”

13/ İdlib ile dış dünya arasında resmi olarak sadece bir adet sınır geçişi noktası var. Ama gizli kaynaklarım İdlib’e Türkiye tarafından oluşturulmuş bir başka geçiş noktası daha kaydettiler.

“İdlib resmi olarak dış dünya ile sadece bir sınır geçişine sahip: Bab el-Hava’da Türkiye ile olan sınır geçiş noktası. Fakat kaynaklarımız ikinci bir sınır geçiş noktası keşfettiler ve filme aldılar. Bu geçiş noktası, Ahrar uş-Şam ve diğer birkaç grubun üyelerinin aileleri ile birlikte geçişi için özel olarak oluşturulmuş. Bu sınır geçişini kullanmak için bir izin almak için, Türkiye içindeki bir mülteci kampında kayıtlı olmanız gerekiyor. İzin alan insanlar Türkiye’den minibüslerle Suriye sınırına götürülüyor. Türk sınır kasabası Güveççi’ye gelmeden önce, Türk ordusu geçiş yapan herkesi kontrol ediyor. Ondan sonra insanlar sınırda inşa edilmiş duvardaki bir geçiş kapısından Suriye’nin Khirbet el-Couz kasabasına geçiyor.”

14/ Kafrenbel’de bile artık pankartlar şu imzayı taşıyor: “Şam ülkesinde El Kaide.” Sadece Maraat Nouman’da nüfus Nusra’ya direnme cüreti göstermiş.

“İdlib’in içi. Vilayet Nusra yanlısı sloganlarla kaplı. El Kaide açıktan övülüyor. İdlib’in duvarlarını yüzlerce, belki de binlerce slogan kaplıyor. Tümü kökten dinci içeriğe sahip ve burada kontrolün kimin elinde olduğunu gösteriyor. Uzun süredir, ılımlı muhaliflerin kontrolünde olduğu düşünülen Kafrenbel’de bile, duvarlar el Kaide sloganlarıyla kaplı. Sadece Maraat Nouman kasabasında Nusra karşıtı protestolar gördük. Maraat Nouman’daki protesto haricinde, kaynaklarımızın Nusra karşıtı direnişe dair bulabildiği tek iz, Cisr eş-Şuğur kırsalındaki bir kasabada Nusra’nın yıkılmasını isteyen bu yazılamaydı.”

15/ Bu önemli. İdlib’te kimin hâkim olduğunu anlamak için, kaynaklarımdan 3 ana güzergahta geçtikleri tüm kontrol noktalarını saymalarını istedim.

“Size farklı farklı grupların gücünü rakamlarla açıklamak için bir dizi harita hazırladım. Bu İdlib’in bir haritası. Kaynaklarım seyahatlerinde bir dizi kontrol noktasından geçerek üç ana yol güzergâhı izlediler. Birinci güzergah Türk sınırındaki Bab el-Hava’da başlıyor ve Cisr eş-Şuğur şehrine kadar devam ediyor. Güzergahtaki bu kontrol noktalarını aklınızda tutun. Ağırlıklı olarak gördüğümüz kırmızı renkli kontrol noktaları Nusra’ya ait. Bu yol güzergahında kaynaklarımız yeşil ile gösterilen, Ahrar’a ait iki kontrol noktasından ve açık mavi ile gösterilen, Türkistan İslam Partisi’ne ait üç kontrol noktasından geçti. Koyu mavi renktekiler Ceyş’ül Fetih’e ait iki kontrol noktasını gösteriyor. Bu güzergahta ÖSO’ya ait hiç kontrol noktası yoktu. Kaynaklarımızın izlediği, Bab el-Hava’dan Han Şeyhun kentine kadar olan ikinci güzergahta, yine kırmızı renk ile gösterilen Nusra kontrol noktalarının hâkim olduğu görülüyor. Bunu Ahrar’a ait yeşil renkteki kontrol noktaları ve ÖSO’ya ait, turuncu renk ile gösterilen sadece bir kontrol noktası izliyor. İzlediğimiz üçüncü ve son güzergâh Maarat el-Nouman’dan Cisr eş-Şuğur’a kadardı. Kırmızı renkteki Nusra kontrol noktaları yine ağırlıklı, onu Ahrar kontrolündeki yeşil renkle gösterilmiş kontrol noktaları ve Ceyş’ül Fetih için bir, ÖSO için de bir kontrol noktası izliyor. Bununla şunu göstermek istiyorum: Bu üç ana güzergahtaki toplam 38 kontrol noktasından 21’i Nusra’ya ve 6’sı Nusra müttefiklerine ait: Türkistan İslami Partisi ve Ceyş’ül Fetih. Ahrar’a ait 10, ÖSO’ya ait ise sadece 2 kontrol noktası var.”

16/ Nusra’nın “El Okab” denilen, adı çıkmış bir hapishanesi var. İlk kez, bu hapishaneyi idare edenlerin isimlerini ve fotoğraflarını veriyoruz.

“Kaynaklarımız mahkumların Nusra tarafından bir hapishaneden diğerine nasıl nakledildiğini gördüler. Adi suçlular din polisine ve şeriat mahkemelerine gidiyorlar. Siyasi mahkumlar ise ‘El Okab’ olarak bilinen ve Kafrenbel yakınlarında bulunan gizli bir yeraltı hapishanesinde tutuluyorlar. El Okab Nusra’nın idaresindeki çok sert bir hapishane. Burada tutulanlar ya Özgür Suriye Ordusu üyesi, rejim destekçisi ya da koalisyon ajanı veya IŞİD destekçisi olduğundan şüphelenilenler. Eski mahkumlar bu Nusra hapishanesinde işkencenin yaygın olduğunu teyit ettiler ve Nusra Cephesi’nin Hama’daki başı olan Ebu Yusuf Helfaya’nın hapishanenin sorumlularından biri olduğunu söylediler. Hapishanenin müdürü, Soran’dan 17 yaşındaki Ebu Khadija. Tüm bunların başında Ebu İslam Mutaba’a var. Soyadı ‘takip’ anlamına geliyor çünkü Nusra takip bürosunun üyesi. Gerçek adı Yusuf el-Ömer ve doğrudan en tepedeki Emir Ebu Muhammed el Jolani’ye rapor veriyor.”

17/ İdlib’de Ahrar uş-Şam ile Nusra arasındaki ilişki çoğunlukla iyi. Kaynaklarım 3 Ahrar kitabı aldı, bir tanesi Ahrar’ın kadın köleliği üzerine görüşleri üzerine:

“El Okab hapishanesinden çok uzak olmayan bir yerde Ahrar uş-Şam bir kontrol noktası kurmuş. Nusra ile Ahrar uş-Şam arasındaki ilişkiler çoğunlukla iyi. Örneğin kaynaklarımız Tunus’tan silahlı Nusra savaşçılarının Ahrar uş-Şam kontrolündeki Malas köyünü ziyaret ettiğini görmüş. Ziyaretin sebebi kasabadaki ünlü bir dükkandan dondurma almak. Keyfi yerindeki savaşçılar dükkanın sahibine Suriye’de cihat etmekten mutlu olduklarını ve Nusra ve Ahrar kontrolündeki bölgeler arasında hiç sorun olmadan serbestçe gidip gelebildiklerini söylüyorlar. Kaynaklarımız, Nusra ile bağlantılı Türkistan İslami Partisi kampında askeri eğitim almış Suriyeli adamlarla da tanıştılar. Nusra ile Ahrar uş-Şam arasındaki işbirliğinin çok iyi olduğunu söylüyorlar. O kadar iyi ki Türkistanlıların kamplarındaki Suriyeli savaşçılar Ahrar uş-Şam tarafından yayınlanan bu kitapları okuyormuş. Kitaplar Türkiye’de basılmış. Konulardan biri kadın köleler meselesi. ‘Kadın ister Ehl-i Kitap, ister Fars, isterse Arap olsun, köleşleştirmek caizdir,’ diyor, ‘ve Cihat Emiri bu işteki çıkarı dikkate almalıdır çünkü kölelik yalan yanlış kötü propagandaya yol açabilir, özellikle de zayıflık dönemlerinde.'”

18/ İdlib’deki kaynaklarım ayrıca, Nusra’nın ÖSO destekçileri ile Hıristiyanların evlerini işaretlediğini, onların mallarına el koyduğunu ve mahsullerini açık artırma ile sattığını gösteren görüntüler de kaydettiler.

“Cebel ez-Zaviye’de, bölgeden sürülen Özgür Suriye Ordusu üyelerine ait mülklere el konuldu. Jdaide’de, Ahrar uş-Şam evlerini terk eden Hıristiyanların evlerini rakamlarla işaretledi ve el koydu. Nusra da aynısını yapıyor. Yakubiye kasabasında Nusra’nın emlak komitesi Hıristiyanların evlerini numaralandırdı ve el koydu. El konulan evler genellikle yabancı savaşçılara veya komutanlara veriliyor. Yaşılar hariç birçok Hıristiyan bölgeden kaçtı. Şimdi Yakubiye’nin duvarlarında Levant’ta El Kaide imzalı sloganlar var. Nusra Yakubiye’de bir cami açtı. Hıristiyan azınlıktan gitmeyip kalan yaşlı insanları çekmek için caminin adını İsa Efendimizin Camisi koydular. Yanına da Meryem Ana Kuran kursu açtılar. Komşu Kuneya kasabasında da aynısını tekrarladılar. 2013’e kadar orada bir Meryem Ana heykeli vardı ama IŞİD tarafından bu bölgeyi kontrol ettikleri dönemde yıkıldı. Şimdi Meryem Ana heykelinin yerinde siyah bir Nusra bayrağı var. Nusra Cephesi bir cami kapısına bildiri asmış. Bildiride çoğu kaçan Hıristiyanlara ait olan tarlaların açık artırma ile satışını duyuruyorlar. Azınlıkların mahsulleri en yüksek teklifi verene satılıyor. Kârı Nusra’ya kalıyor.”

19/ İdlib gerçeğinin hiç haberleştirilmeyen bir parçası: 10 bin ila 20 bin Çinli cihatçı (Uygurlar) ile aile üyeleri İdlib’e taşındılar ve Nusra’ya katıldılar.

“Ama kaynaklarımıza göre içlerinde en çok yıkıma uğramış şehir Cisr eş-Şuğur. İslamcı asiler bu kasabayı rejim güçlerinden Nisan 2015’te ele geçirdiler. Evler tamamen yıkılmış, binaların çoğu gitmiş. Sokaklar bomboş. Burası bir hayalet kasaba. Cisr eş-Şuğur askeri olarak tamamen Türkistanlıların, Çinli Uygurluların ve Orta Asyalı kökten dincilerin elinde. Kendi ülkelerinden Suriye’ye cihat için geldiler. Türkistan İslami Partisi Nusra Cephesi ile bağlantılı. Burada ilk kez, kaynaklarımız şehrin hemen dışındaki bir Türkistanlı sığınağını görüntülemeyi başardılar. Tıpkı Ahrar ve Nusra gibi, Türkistanlılar da muhaliflerinin evlerini numaralandırmışlar. Bu Suriye gayrimenkullerine şimdi yabancı Uygurlu savaşçılar tarafından el konuluyor. Şehrin dışında, Türkistanlılar kendi askeri kamplarını inşa etmişler, Cisr eş-Şuğur kırsalında yer alan bu kamp örneğin. Korkutucu bir güç olarak görülen Türkistanlılar, yalnızca şehirde değil Cisr eş-Şuğur kırsalındaki birçok köyde de konuşlanmış durumdalar. Kaynaklarımız Türkistanlı savaşçılarının sayısının, aileleri ile birlikte 10 ila 20 bin arasında olduğunu tahmin ediyorlar. Türkistanlıların liderinin adı İbrahim Mansur, halen Suriye’ye gidip geliyor. Onu İdlib vilayetinde gören tanıklar var. Türkistanlıların kamplarında eğitim gören Suriyeli savaşçılar, bize onların Afgan Taliban’ının liderine bağlılık yemini ettiğini söylediler.”

20/ İdlib’de kimliğimizi gizleyerek, Çinli Uygurlu cihatçıların aileleri ile birlikte yaşadığı özel bölgelere girmeyi başardık. Bu bölgeden ilk kez görüntü alınabiliyor.

“Türkistanlıların yoğun olduğu Cisr eş-Şuğur işte böyle bir yer. Kadınlar tamamen kapalı. Bir savaşçı, eşi arkasında scooter sürüyor. Kaynaklarımız, Türkiye sınırı yakınında yer alan etrafı çevrili özel Türkistanlılar bölgesi El Zambaki’ye girmeyi bile başardılar. Bu bölgeyi filme almak veya oraya girmek yasak çünkü büyük bir hapishanesi var. Burada yaşayanlar özellikle Uygurlu savaşçılar, Çin’den eşleri ve çocukları ile birlikte gelmişler. Scooter’larla geziyorlar, her zaman silah taşıyorlar. Sloganları duvarlara yazılı, çocukları sokaklarda oynuyor ve çatılarda ve bahçelerde elektrik için güneş enerjisi panelleri var.”

21/ Benden bu kadar. Umarım ilginizi çekmiştir. Belgeselin tamamını buradan izleyebilirsiniz:

(*) Fehim Taştekin’in “Suriye muhalefetinin örgütlenmesi ve silahlandırılmasının mimarlarından” dediği ABD’nin eski Şam Büyükelçisi Robert Ford, Trump yönetiminin YPG’ye ağır silahlar vermesi ve Rakka operasyonunu onlarla birlikte yürütme kararı almasını eleştirdiği yazısında, YPG’nin demokratik olmadığına dair belki de yüzüncü kez dile getirilen fakat her seferinde çürütüldüğü için artık ciddiye alınmayan iddiaları bir kez daha sıraladıktan sonra şöyle diyor:

“Dahası, grubun cinsiyet eşitliğine yaptığı vurgu ve kendi siyasal gündemini dayatma inadı, IŞİD’in fiili başkenti Rakka’nın ve ABD’nin şu an zayıflamış olan IŞİD’den ele geçirilmesine yardım ettiği Arap çoğunluklu diğer kasabaların gelecekteki yönetimi açısından sorunlara yol açacak.

“Leyla Muhammed örneğini düşünün. Kendisi, Türkiye-Suriye sınırındaki Tel Abyad kasabasından bir PYD üyesi ve kadın hakları aktivisti. Bir sohbette, üst düzey bir Amerikan yetkili, onun Suriye’deki kadınların kurtuluşuna olan adanmışlığını ne kadar takdir ettiğini söyledi. Rakka’daki bazı Arap toplum önderlerinin itirazlarına rağmen, PYD ve YPG hakimiyetindeki Suriye Demokratik Güçleri (IŞİD’e karşı ABD destekli YPG operasyonları için bir örtmece), Muhammed’i IŞİD gittikten sonra Rakka’yı yönetecek olan konseyin eşbaşkanı olarak açıkladı.

Fakat Rakka, birçok topluluğun kabile bağlarını koruduğu, Fırat nehrinden doğudaki Irak’a doğru Suriye çölüne uzanan muhafazakâr—Şam, Humus ve Halep’ten bile daha muhafazakâr—bir Arap şehri olarak biliniyor.”

Serap çevirdi, haberleştirdi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s