Brexit, DUP, kara para ve bir Suudi prensi arasındaki bağlantı ne? – Fintan O’Toole

image

DUP’ye yapılan yüklü bir bağışın öyküsü, John le Carré romanını aratmıyor. Ama seçmene kurgu değil gerçek lazım.

Kuzey İrlanda normal bir demokrasi olsaydı, tüm seçim kampanyası tek bir soruya odaklanırdı: Demokratik Birlik Partisi İngiltere’nin AB’den çıkışını destekleyerek birleşik bir İrlanda davasını ileriye taşımaya nasıl hizmet ediyor? Daha spesifik olarak: kara para bu sıra dışı kararda nasıl bir rol oynadı? Bu öykü, bir John Le Carré romanının tüm öğelerine sahip ama bu adada demokrasiye kurgu değil hakikat lazım.

Kısaca özetlemek gerekirse: Geçtiğimiz Haziran’daki Brexit referandumundan iki gün önce, Londra ve diğer İngiliz şehirlerinde çıkan Metro adlı ücretsiz gazete, okurları Brexit yönünde oy kullanmaya çağıran dört sayfalık parlak bir propaganda eki ile birlikte dağıtıldı. Metro’nun Kuzey İrlanda’da dağıtımı olmamasına rağmen, parası tuhaf şekilde DUP tarafından ödenmişti. O dönem DUP, reklamın kaça mal olduğunu veya paranın nereden geldiğini söylemeyi reddetti.

O zamandan bu yana Metro’nun bu ekinin maliyetinin £282,000 (€330,000) gibi çok yüksek bir rakam olduğunu öğrendik – İrlanda siyasi tarihindeki en yüksek tek kalem kampanya gideri. Bağlamı vermek açısından, DUP’nin bir önceki ay yapılan meclis seçimleri için kendi kampanyasına £90,000 (€106,000) kadar harcadığını belirtelim. Ama hepsi bundan ibaret değil: DUP sonunda bu harcamanın çok daha büyük bir bağışın parçası olduğunu kabul etti. Gizemli bir organizasyon olan Anayasal Araştırma Konseyi’nin yaptığı £425,622 (€530,000) tutarındaki bağış.

Gizem

Gizem Brexit oylamasını etkilemek isteyen birinin bunu neden DUP üzerinden yapmaya çalışacağında değil. Ne yazık ki, Kuzey İrlanda’da Birleşik Krallık’taki gibi büyük bağışlarının kaynağının açıklanması zorunlu değil. Gizem daha ziyade, bu paranın kaynağının kim olduğu ve kimliklerinin gizli tutulmasının neden bu kadar önemli olduğu.

Anayasal Araştırma Konseyi’nin başında, görünüşe göre hali vakti o kadar da iyi olmayan bir İskoç muhafazakâr aktivist olan Richard Cook bulunuyor. Hiçbir hukuki statüsü, üyelik listesi veya kamuya açık varlığı yok bu organizasyonun ve Cook’un etrafa saçacak bir milyon avrosu olduğuna inanmak için de bir sebep yok. Ama DUP paranın esas kaynağını açıklama konusunda göze batacak şekilde ketum oldu. openDemocracy web sitesinden Peter Geoghegan ve Adam Ramsay mevzuyu biraz kurcaladılar ve ulaştıkları sonuç ortada dönen bir dolap olduğu.

Buldukları şey, Richard Cook’un, Suudi istihbarat örgütünün eski bir direktörü olan Suudi Kraliyet ailesinin çok üst düzey ve güçlü bir üyesi ile eskiye giden bir ilişkisi olduğu. Cook, Nisan 2013’te Prens Nawwaf bin Abdulaziz Al Saud ile birlikte Five Star Investments adında bir şirket kurmuş. Adresi Cidde’deki kraliyet sarayı olarak verilen Prens, şirketin ilk tescilinde hisselerin yüzde 75’inin sahibi olarak görülüyor. Diğer yüzde 20, adresini Wiltshire olarak bildiren Peter Haestrup adlı Danimarka vatandaşı bir adama ait ki onun çok renkli geçmişine burada yer darlığı sebebiyle girmiyoruz.

Rastgele bir yatırımcı değil

2015’te ölen Prens Nawwaf, öyle rastgele bir yatırımcı değildi. Suudilerin maliye bakanı, hükümet sözcüsü ve diplomatik arabulucusu, sonra da istihbaratın başı olmuş. Oğlu Muhammed bin Nawwaf’ta ilişki daha da ileri gidiyor, kendisi 2005’ten bu yana Suudilerin Birleşik Krallık ve İrlanda büyükelçisi. Five Star 2013’te kurulduğunda, Prens Nawwaf 80 yaşındaydı, felç geçirmiş ve tekerlekli sandalyedeydi. Çok önemsiz ve hiç tanınmayan bir İskoç muhafazakâr aktivist ile iş yapması gerçekten çok dikkat çekici. Ama bu işin ne olduğuna dair de hiçbir fikrimiz yok. Five Star asla hesap bildirimi yapmamış. Ağustos 2014’te Edinburgh’daki Şirketler Bürosu kaydını sileceği uyarısını yapmış ve şirket gerçekten de Aralık’ta feshedilmiş.

DUP’ye £425,622 ödeyen adamın böylesine üst düzey Suudi bağlantıları olması tamamen tesadüf olabilir. Gerçekten bilmiyoruz. Şu anki Suudi büyükelçisinin, babasının Richard Cook ile bağlantısı konusunda herhangi bir bilgisi olup olmadığını da bilmiyoruz. Ama önemli olan şu: DUP iki konuda da bilgisi olmadığını iddia ediyor ve bu en hafif deyimle umarsızlık, en kötüsü yasadışı.

Arlene Foster, geçtiğimiz Şubat ayında BBC’ye gizemli bağışçının partiye ne kadar verdiğini bile bilmediğini söyledi. Ardından parti, gelen baskılar sonucu miktarı açıkladı ama bağışı Cook’un Anayasal Araştırma Konseyi’ne atfetmenin yeterli olduğu ve insanların soru sormayı bırakması konusunda ısrar etti. Daha sonra Mart başında Jeffrey Donaldson openDemocracy’ye DUP’nin paranın gerçek kaynağını bilmesi gerekmediğini söyledi.

Bu doğru değil. Birleşik Krallık seçim komisyonu bu konuda net: “Kaynağı belirlenemiyorsa £500 üzerinde bağış kabul edilemez.” Gerçek bağışçının Birleşik Krallık’taki siyasi bir kampanyaya para yatırmaya hakkı olduğunu ispat etme konusunda DUP’nin yasal bir yükümlülüğü var. Bunu yapamıyorsa, £425,622’luk bağışı geri ödemeli. Bunu yapmadığına göre, gerçek kaynağın, örneğin yabancı bir hükümet olmadığını (ki öyle olsa yasadışı olurdu) bildiğini farz etmek zorundayız.

DUP Kuzey İrlanda’ya zarar verdi ve korumak için var olduğu birliği tehlikeye attı. Kara paranın bu çılgın karar üzerinde ne kadar etkisi olmuştur? Kendisine saygısı olan her seçmen bunu bilmek isteyecektir.

Çeviri: Serap Şen

Irish Times

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s