AB göç zirvesinde neler oldu? – Billy Perrigo

eu_migration_summit_merkel_macron.jpg

Geçtiğimiz Cuma sabahı, gözlerinden uyku akan Avrupalı liderler, Brüksel’deki önemli bir toplantıdan kıta çapında bir göç krizini savuşturduklarını iddia ederek çıktılar.

Yapılan anlaşma, Avrupa Birliği’nin göç politikası konusunda aylardır yükselmekte olan tansiyondan sonra geldi. Güney Avrupa devletleri uzun süredir sahillerine ulaşmakta olan göçmen akınından orantısız şekilde etkilendiklerini hissederken birçok Orta ve Doğu Avrupa ülkesi, göçmenleri üye devletler arasında paylaşarak bu yükü hafifletecek olan her türden yeniden yerleştirme politikasına ateşli bir şekilde karşı çıkıyordu.

Bir anlaşmaya varılması, Haziran ayında Merkel’i Almanya’ya gelen göçmen sayısını azaltmanın bir yolunu bulamazsa başbakanlıktan etmekle tehdit eden iç koalisyon ortaklarının baskısı altındaki Alman Şansölye Angela Merkel için zorunluydu. Merkel anlaşmanın “iyi bir işaret” olduğunu söyledi ancak “daha yapılacak çok işimiz var” da demek zorunda kaldı.

Cuma sabahı Fransız Başkan Emmanuel Macron “İnsanlar dün bir anlaşmaya varılmasının kesinlikle imkânsız olduğunu düşünüyordu,” dedi. “Ama bir uzlaşı noktası bulduk. Ve hep birlikte Avrupa’nın işbirliği için çalışmaya ve işbirliğine dayalı bir yaklaşım sergilemeye karar verdik.”

Ancak anlaşmanın detayları liderlerin Cuma günü sarf ettiği başarı sözlerini maalesef karşılamıyor. Anlaşmaya dair bildiklerimiz üzerinden aşağıda neler içerdiğini ve içermediğini ele aldık.

‘İkincil’ göç konusundaki kuralların sıkılaştırılması

Merkel’in koalisyon ortağıyla sıkıntılarının en tepesinde, diğer Avrupa ülkelerinde kaydolduktan sonra Almanya’ya gelen göçmenler, yani “ikincil” göç meselesi var. Anlaşmanın nihai metninde AB üye ülkelerinin bu tür hareketleri durdurmak için “gereken tüm tedbirleri” alması gerektiği belirtiliyor.

Bu kurallar göçmenlerin mülteci veya sığınmacı statüsü aldıktan sonra (ki genellikle bir Akdeniz ülkesinde oluyor bu) yerleşmek için istedikleri AB ülkesini seçebilmesinin önüne geçecek. Avrupa’daki bir milyonun üzerinde göçmen için, nihai varış noktası, vatandaşların, Merkel’i baskı altında bırakarak giderek artan şekilde göçmen karşıtı partilere yüzünü döndüğü Almanya.

Fakat anlaşmada devletlerin ikincil göçü engellemek için ne gibi tedbirler alacağına dair bilgi yok. Merkel bu tedbirlerin nasıl uygulanacağına karar vermek için diğer AB ülkeleriyle ikili anlaşmalar yapmak zorunda – büyük olasılıkla Cuma sabahı varılandan çok daha alengirli olacak anlaşmalar.

Merkel açısından bunun anlamı, ülkesindeki sorunları aşıp aşamayacağının hala henüz yapılmamış bu anlaşmalara dayanıyor olması. Buna rağmen AB bütçesinin başındakiler ve Merkel’in müttefiki Günther Oettinger, Cuma günkü anlaşmanın “gerçek bir dönüm noktası” olduğunu ilan ettiler.

Göçmenler için ‘kontrollü merkezler’ kurulması

Anlaşma, AB içinde, geçerli sığınma taleplerine sahip göçmenler ile Avrupa’ya yasadışı yollardan gelenleri ayırmak için “hızlı ve güvenli şekilde işlem yapılmasını” sağlayacak merkezler kurulması yönünde bir taahhüt de içeriyor.

Ancak Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin yaptığı sert pazarlıklar sonucunda, söz konusu merkezlerin “gönüllü” olması konusunda uzlaşıldı. Yani hem bu merkezleri topraklarında barındırıp barındırmamak hem de AB’de kalması uygun görülen göçmenleri alıp almamak devletlerin takdirine bağlı.

Bu, Almanya’nın ayakta tutmaya çalıştığı, daha çok Avusturya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Polonya gibi Orta ve Doğu Avrupalı üye devletler tarafından zaten dört bir yandan kırpılmış mülteci kota sistemine yeni bir darbe oldu.

Ancak anlaşmada bu gibi merkezlerin nerede olacağına veya mülteci statüsüne uygun görülenleri kabul etme “gönüllü” kararlarının nasıl verileceğine dair hiçbir gösterge yok. Ama Cuma günü Fransa Başkanı Macron, merkezlerin göçmenlerin genellikle AB’ye ilk girdiği İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde kurulacağını söyledi.

Gece bir noktada İtalya’ya daha fazla destek verilmezse her türlü anlaşmayı veto etmekle tehdit eden İtalyan Başbakan Giuseppe Conte, “Biz tatmin olduk,” dedi. “Uzun bir pazarlık oldu ama bugünden itibaren İtalya artık yalnız değil.”

Merkezleri AB dışında kurma konusunda fikir jimnastiği

Anlaşma aynı zamanda, Akdeniz’de böylesine çok ölüme yıl açan yasadışı insan kaçakçılığı faaliyetleriyle mücadele etmek için, AB dışındaki ülkelerde – büyük olasılıkla da Kuzey Afrika’da – “bölgesel tahliye platformları” kurulması fikrine gönderme yapıyor. Bu tür merkezler AB sığınma başvurularını AB toprakları dışında işleyerek, anlaşmadaki ifadeyle, “tehlikeli yolculuklara girişme niyetini” ortadan kaldıracak.

Ancak Haziran ayı başında üst düzey yetkililer henüz hiçbir Kuzey Afrika ülkesinin bu gibi merkezleri topraklarında barındırmayı kabul etmediğini söylemişti.

Kaynak: http://time.com/5326429/eu-migration-deal-breakthrough-summit-brussels-merkel/

Çeviri: Serap Şen

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s