Hollanda’da parti bölen “Türk kuruluşları” tartışması – Servaas van der Laan

diyanet.jpg

ISN kuruluşun faaliyetlerini ayrıntısıyla inceleyebileceğiniz kapsamlı bir yıllık raporunu çevrimiçi sunuyor ama bunda finans meselesinden hiç bahsedilmiyor. Diyanet Ankara tarafından finanse ve kontrol edilmesine rağmen, birçok yerel cami derneği belediyelerden mali yardım alıyor. Örneğin PVV Gelderland’ın bir raporuna göre, Barneveld’deki Ulu Camii 103.000 avro yardım almış. Ama Diyanet bu kamusal paraya ne olduğu konusunda da şeffaf olamıyor.

2014 yılı sonlarında, PvdA içinde iki Türk Hollandalı milletvekili ile partinin geri kalanı arasında Hollanda’daki Türk kuruluşları konusunda bir tartışma yaşandı. Söz konusu bu kuruluşlar hangileri ve tam olarak ne yapıyorlar?

25 Eylül’de, Sosyal İlişkiler Bakanı Lodewijk Asscher (PvdA) Temsilciler Meclisine Hollanda’daki dört büyük Türk kuruluşu ile hareketinin faaliyetlerinin incelenmesi konusundaki memnuniyetsizliğini bildiren bir mektup gönderdi.

“Şeffaf değiller”

Bu kuruluşlar Süleymancı hareket, Millî Görüş Hareketi, Diyanet ve Fethullah Gülen cemaati. Asscher’e göre bu örgütlenmeler faaliyetleri konusunda yeterince şeffaf değiller. Bakan bu dört kuruluşun Türk Hollandalıların topluma katılımı konusunda olumlu bir rolü olsa da, bu katılımın esasen Hollanda’da Türk-İslamcı kimliği desteklemek ve güçlendirmek amaçlı olduğunu söylüyor. Bakan ayrıca Türk hükümetinin bu kuruluşlar üzerinde yüksek bir etkiye sahip olduğu izleniminde. Asscher bu nedenle önümüzdeki beş yıl boyunca bu kuruluşların yakın takip altında tutulacağını ve gerekirse yardımlarının kesileceğini söylüyor.

Peki ya Asscher’in kendi partisinden arkadaşları olan, tercihli Türk oyları sayesinde Temsilciler Meclisine giren Selçuk Öztürk ve Tunahan Kuzu’nun itirazı ne? haber.nl web sitesinde bakandan yana hoşnutsuzluklarını şöyle açıklıyorlar: “Din özgürlüğü anayasanın temel ilkelerinden biri,” diyor vekiller. İkiliye göre bu kuruluşlar yasalara uygun faaliyet yürütüyorlar. Ve yeterince şeffaf değilseler Asscher bunu kuruluşlarla çözmeli, siyasete alet etmemeli. Bu konu nasıl bağlandı bilmiyoruz peki ama, bu kuruluşlar hakkında ne biliyoruz?

Süleymancılar

Süleymancılar Türk Müslümanları içindeki en eski hareket ve İslami Merkez Vakfı (SICN) çatısı altında toplanıyorlar. Kuruluş adını 1959’da ölen ve laik Türkiye’de İslam eğitimini sürdürmek için mücadele veren din adamı Süleyman Hilmi Tunahan’dan alıyor. Hareketin şu anki lideri İstanbul’da yaşıyor, Köln’deki kolu Avrupa’daki tüm Süleymancılar için koordinasyon merkezi.

Kuruluş İslam’ın Sünni koluna dayanan muhafazakâr bir yaşam tarzı sürdürüyor. Siyasi faaliyetlere uzak ve Türk kimliği konusunda hiçbir gündemi yok. Ana faaliyeti din eğitimi. Faaliyetler bağışlarla ve sempatizanların ve üyelerin katkısıyla sürdürülüyor. 70’lerden bu yana kuruluş sayısız ibadethane açtı. Yerel kolları devletten birçok yardım alıyor, örneğin emlak vergisinde indirim gibi. Bu bazen usulsüzlüklere neden oluyor çünkü vakıf yıllık raporlarını kamuya açmıyor, paranın nerden gelip neye harcandığını bulmak neredeyse imkânsız. Bu şeffaflık sorunu Bakan Asscher’in temel rahatsızlıklarından biri.

Ulaştığımız Süleymancı hareketin sözcüsü şeriat yerine laik bir devleti tercih ettiklerini söyledi.

Diyanet Vakfı

Diyanet ya da Hollanda İslam Vakfı (ISN), 143 bağlı cami derneği ile Hollanda’daki açık ara en geniş Türk-İslamcı örgütlenme. Kuruluş Ankara’daki Türk hükümetine doğrudan bağlı. Diyanet Türkiye’de Başbakanlığa bağlı. Vakıf İslam’ın resmi Türk versiyonunu hayata geçiriyor. ISN camilerindeki imamlar Türkiye’de eğitim alıyor ve Ankara’dan maaş alıyorlar.

Süleymancı hareket gibi Diyanet de hayatını kaybeden üyelerin cenaze işlemlerini hallediyor. ISN ayrıca Mekke’ye hacları organize ediyor ve vakıf cami inşasında çok aktif. Dörtlüden biri olan bu kuruluş en Türkiye odaklı olanı ve esasen Türkiye ile bağları güçlendirme amaçlı faaliyetler örgütlüyor. Bu ise Bakan Asscher’in görmek istediğinin tam zıddı. İşçi Partisi bu kuruluşların Türkiye ile bağları güçlendirmek yerine “köprüler kurmaya” (Hollanda toplumu ile) odaklanmasını istiyor.

ISN kuruluşun faaliyetlerini ayrıntısıyla inceleyebileceğiniz kapsamlı bir yıllık raporunu çevrimiçi sunuyor ama bunda finans meselesinden hiç bahsedilmiyor. Diyanet Ankara tarafından finanse ve kontrol edilmesine rağmen, birçok yerel cami derneği belediyelerden mali yardım alıyor. Örneğin PVV Gelderland’ın bir raporuna göre, Barneveld’deki Ulu Camii 103.000 avro yardım almış. Ama Diyanet bu kamusal paraya ne olduğu konusunda da şeffaf olamıyor.

Diyanet’ten bir sözcü, kuruluşun laik bir devleti dini bir devlete tercih edip etmediğini söyleyemeyeceğini belirtti.

Millî Görüş

Millî Görüş Türkiye’de kurulmuş, net şekilde Türk milliyetçisi ve İslamcı bir gündeme sahip, siyasi bir hareket ve bir tür moral dirilişi hedefliyor Bakan Asscher’in hazırlattığı rapora göre. Hareket ilk başlarda Batı karşıtıydı ve toplumu parlamenter araçları kullanarak İslamileştirmeyi amaçlıyordu.

Doksanlardan itibaren kuruluş daha pragmatikleşti ve Batı ülkelerindeki Müslümanların çıkarlarına odaklandı. Sık sık Müslüman Kardeşlerle benzerlik kurulan hareket, Müslümanların Batı toplumlarının parçası olarak tanınmasını istiyor ve kendi kimliklerini muhafaza etmenin bir demokraside anayasal hak olduğunu savunuyor. Hollanda kolu toplam 34 yerel kuruluşu olan iki ülke çapında şubeden oluşuyor. Başkan ve başkan yardımcısı Köln’deki Millî Görüş Islamic Gemeinde tarafından atanıyor.

Yerel kuruluşlar belediyelerden birçok yardım alıyor. Örneğin meclise verilen bir soru önergesinde Millî Görüş’le bağlantılı bir gençlik merkezinin Amsterdam belediyesinden geçen yıl 21.725,50 avro aldığı belirtiliyor. Merkez yıllık raporunu kamuya açtı ama belge Allah’a hitap ediyordu. Bu epey tartışmaya sebep oldu.

Bir Millî Görüş sözcüsü, laik mi yoksa dini bir devlet mi tercih ediyorsunuz sorusundan rahatsız oldu ve bu “anlamsız soruya” cevap vermeyi reddetti.

Gülen hareketi

İslamcı vaiz Fethullah Gülen’in takipçileri uluslararası olarak Gülen hareketinde örgütleniyorlar. Seksenlerden beri bu kuruluş Türkiye’de zenginleşen bir orta sınıfın arkasında kendi eğitim kurumlarını ve medyasını kullanarak gizlenen önemli bir güç haline geldi. Destekçiler açık bir şekilde Türkiye’de devletin liberalleşmesini ve demokratikleşmesini savunuyorlar.

Recep Tayyip Erdoğan rejimi Türkiye’de Gülen destekçileri ile çatışma içinde olduğundan, kuruluş esasen yabancı ülkelere odaklanıyor. Hollanda’da hareket ana olarak burada doğan ve uzun süredir burada yaşayan yüksek eğitimli insanlardan oluşuyor. Hareket diyaloga ve sivil toplumun güçlendirilmesine odaklanıyor. Bu ise çocuklara ülke çapındaki yüzden fazla merkezde başka şeylerin yanı sıra Gülen’in öğretilerini benimseterek yapılıyor. “Gülen okulları” tartışma konusu çünkü eğitim teftiş kurulunun denetimi dışında çalışıyorlar.

Hareketin gizli ve kötü niyetli amaçlarına dair iddialar Hollanda’da hiç kanıtlanamadı. Her şekilde PVV, başka şeylerin yanı sıra, tüm yardımların kesilmesini ve Hollanda’daki tüm Gülen şubelerinin kapatılmasını istiyor. Gülenci kuruluşlar için de paranın nerden geldiği ve neye harcandığı konusunda şeffaflık söz konusu değil. Çok yüksek yardımlar aldıkları tahmin ediliyor.

Ulaştığımız sözcü, şeriat yerine laik bir devlet tercih ettiklerini söyledi.

Kaynak: https://www.elsevierweekblad.nl/politiek/article/2014/11/dit-zijn-de-turkse-organisaties-waar-pvda-ruzie-om-begon-1643889W/

Çeviri: Eser Karacan

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s