Bağışıklık pasaportlarının kötü bir fikir olmasının on nedeni – Natalie Kofler ve Françoise Baylis

Women in Beijing display a health QR code on their phones as a security guard takes their temperature with a remote sensor

Hareket özgürlüğüne biyoloji temelinde kısıtlama getirmek özgürlüğe, hakkaniyete ve kamu sağlığına karşı bir tehdittir.

Bir işe girmenin, ev ya da kredi almanın, kan testinizin sonucuna bağlı olduğunu hayal edin. Belirli antikorlardan yoksunsanız evinize hapsoluyor ve toplumdan dışlanıyorsunuz.

21 Mayıs 2020

Bu daha önce yaşandı. Sarıhummaya bağışıklık, on dokuzuncu yüzyılın büyük bir kısmında, Louisiana Eyaleti’nin New Orleans Kenti’nde, insanları “intibak etmiş” (yani sarıhumma geçirip hayatta kalmış) olanlar ve “intibak etmemiş” (yani sarıhummaya yakalanmamış) olanlar diye böldü.1 Bağışıklığın olmaması insanların kimle evlenebileceğini, nerede çalışabileceklerini ve köleliğe zorlananlar için “kaç para edeceklerini” belirledi. Varsayılan bağışıklık, siyasi ve iktisadi gücü, zengin seçkinlerin elinde yoğunlaştırdı ve beyaz üstünlüğünü savunmak için bir silah olarak araçsallaştırıldı.

Devletler COVID-19 pandemisinin iktisadi felaketini engellemek için “bağışıklık pasaportlarını” devreye sokarlarsa, bizim distopik geleceğimiz de benzer bir şey olabilir. Fikir, iyileşenlere ve SARS-CoV-2’ye – hastalığa neden olan koronavirüs – karşı antikor testinden pozitif çıkanlara bu tür sertifikaların verilebileceği. Yetkililer bağışıklığı olduğu varsayılanlar için kısıtlamaları kaldırabilecek; onların çalışmaya, sosyalleşmeye ve seyahate geri dönmesine izin verebilecek. Bu fikirde öylesine çok sorun var ki nereden başlasak bilemiyoruz.

24 Nisan’da, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bunların [pasaport verilen insanların bağışıklığının] doğruluğu kesin şekilde bilinemeyeceği için bağışıklık pasaportları fikrine karşı uyardı. DSÖ “insanların COVID-19’dan iyileştiğine ve antikorların ikinci bir enfeksiyona karşı koruma sağladığına dair kanıt bulunmamaktadır” (bakınız, go.nature.com/3cutjqz) dedi. Buna rağmen fikir ABD’de, Almanya’da, Birleşik Krallık’ta ve diğer ülkelerde hala gündemi işgal ediyor.

Çin, insanların hareketlerini sınırlamak için, sanal sağlık denetimlerini, temas takibini ve dijital QR kodlarını zaten devreye sokmuştu. Antikor test sonuçları bu sistemle kolayca birleştirilebilirdi. Ve Şili, bir miktar dil oyunu yaparak, hastalıktan iyileşen insanlar için üç ay geçerliliği olan “tıbbi serbestlik sertifikaları” çıkarmayı amaçladığını söyledi.2

Bize göre, biyoloji temelinde bireyin özgürlüklerini sınırlandıran herhangi bir belge, insan haklarını kısıtlamak, ayrımcılığı arttırmak ve kamu sağlığını – korumaktan ziyade – tehdit etmenin zeminini hazırlayacaktır. Burada bağışıklık pasaportlarına neden izin verilmeyeceğine, verilemeyeceğine ve verilmemesi gerektiğine dair on neden sunuyoruz.

On Neden

Dört devasa pratik sorun ve altı etik itiraz noktası ile, karşımızda tek bir çok kötü fikir var.

COVID-19 bağışıklığı bir gizemdir: Yakın geçmişte elde edilen veriler3 iyileşen hastaların büyük çoğunluğunun SARS-CoV-2’ye karşı bazı antikorlar ürettiğine işaret ediyor. Ama biliminsanları herkesin gelecekte korunma sağlayacak kadar antikor üretip üretmediğini, güvenli seviyenin ne olduğunu ya da bağışıklığın ne kadar süreceğini bilmiyor. Ağır akut solunum yetersizliği sendromuna (SARS) ve Ortadoğu solunum yetersizliği sendromuna (MERS) neden olanlar gibi yakından ilişkili virüslere bağışıklık tepkileri üzerine temellenen hâlihazırdaki tahminler, iyileşen bireylerin yeni enfeksiyondan bir ila iki yıl için korunabileceğini gösteriyor. Ama SARS-CoV-2 bağışıklığı soğuk algınlığında görüleni taklit edecek olursa korunma süresi daha kısa olabilir.

Seroloji testleri güvenilir değil: Kandaki SARS-CoV-2 antikorlarını ölçmeye yönelik testler, virüsün yaygınlığını ve yayılımını değerlendirmek için değerli bir araç olabilir. Ama bu testler nitelik ve verimlilik açısından fazlasıyla farklılık göstermektedir. Bu durum, DSÖ’nün ve ABD Gıda ve İlaç Yönetimi eski yetkilisi Scott Gottlieb’in, bu testlerin bireyin sağlığının ya da bağışıklık durumunun değerlendirilmesinde kullanımına karşı uyarıda bulunmasına neden olmuştu. Şu an kullanımdaki birkaç test yeterince isabetli sonuç veriyor; bu da onların en az %99 özgüllüğe [specificity] ve hassasiyete sahipmiş gibi teyit edildiği anlamına geliyor. Ama eldeki ilk veriler, bu testlerin büyük çoğunluğunun güvenilir olmadığını gösteriyor.4 Düşük özgüllük, bu testlerin, SARS-CoV-2’ye özgü antikorların dışında kalan başka antikorları ölçtüğü anlamına geliyor. Bu hatalı pozitifliğe ve insanların bağışık olmadıkları halde bağışıklığa sahip olduklarını düşünmelerine neden oluyor. Düşük hassasiyet şu anlama geliyor: Bir kişinin isabetli bir şekilde ölçülebilmesi için, kanında yüksek yoğunlukta SARS-CoV-2 antikoru olması gerekiyor. Yani az antikora sahip insanlar hatalı negatif çıkması ve sonuç olarak da potansiyel olarak bağışıklığa sahip insanların yanlış bir biçimde bağışık değil olarak etiketlenmesi mümkün.

Yapılması gereken test miktarı pratik değil: Ulusal bağışıklık sertifikasyon programı için on ila yüz milyonlarca seroloji testi gerekli olabilir. Örneğin Almanya yaklaşık 84 milyonluk nüfusa sahiptir; her yurttaşın COVID-19 bağışıklık durumunu en az iki kez doğrulamak için en az 168 milyon seroloji testine gereksinim duyulabilir. Kişi başı en az iki test gerekiyor çünkü test sonucu negatif olan herhangi biri daha sonra enfekte olabilir ve bağışıklığa sahip olarak belgelenmek için yeniden test edilmesi gerekecektir. En az yıllık bazda tekrarlanan testler, süregiden bağışıklığı güvencelemek için zorunlu olabilir. Haziran’dan itibaren Alman hükümeti, İsviçre şirketi Roche Pharmaceuticals’tan – yasakoyucular tarafından onaylanan bir SARS-CoV-2 seroloji testinin önde gelen tedarikçisi – ayda 5 milyon seroloji testini alacaktır. Bu Alman nüfusunun her ay sadece %6’sının test edilmesine izin verecektir.

Bağışıklık pasaportları sağlık çalışanlarıyla sınırlı tutulmuş olsa bile, gerekli test sayısı hala olanaksız olabilir. Örneğin ABD bu tür testlerden 16 milyondan fazlasına gereksinecektir. Makalenin yazıldığı sırada ABD Hastalık Denetim ve Önleme Merkezleri ile ABD kamu sağlığı laboratuvarları SARS-CoV-2 için 12 milyondan fazla (toplam ABD nüfusunun yüzde üçü; bakınız, go.nature.com/2wemdd2) tanı testi gerçekleştirdi. Yüksek test oranına sahip bir ülke olan Güney Kore bile 20 Mayıs itibarıyla nüfusunun sadece %1,5’inin testini başarabildi (bakınız, go.nature.com/2aztfvp).

Ekonomiyi ayağa kaldırmak için çok az sayıda hayatta kalan: COVID-19’dan iyileştiği bilinen bireylerin oranı farklı ülkelerde büyük çeşitlilik gösterir. Almanya ve ABD’den gelen raporlar, bazı bölgelerde iyileşme oranının %14 ila %30 arasında olabileceğini ileri sürer. Örneğin, marketlerde ve kamusal mekânlarda 3000 kişinin rastlantısal olarak test edildiği New York Eyaleti’nde, test edilenlerin %14,9’u COVID-19’a karşı antikorlara sahiptir (bakınız, go.nature.com/2waaku9). Ama bunlar istisnaymış gibi görünmektedir. DSÖ, Nisan ayındaki bir basın toplantısında, dünya nüfusunun sadece %2-3’ünün virüsten iyileştiğini tahmin etti.

Hastalığın yaygınlık derecesinin düşüklüğü sınırlı test kapasitesiyle bir araya geldiğinde, fazlasıyla güvenilmez olan testleri belirtmeye bile gerek yok, herhangi bir nüfusun sadece küçük bir oranının çalışmaya elverişli olarak belgelenebileceği anlamına gelir. Örneğin, ABD’deki doğrulanmış vakaların halihazırdaki sayısı baz alındığında nüfusun sadece %0,43’ü belgelenebilecektir. Bu oranlar ekonomi ve güvenlik için önemsizdir. Bir kafenin çalışanlarının sadece küçük bir oranı bağışıklık sahibi olarak belgelenirse, risk olmaksızın açılamaz ve müşterilerine hizmet veremez. Bir dükkâna, müşterilerinin sadece küçük bir oranının girmesi izin verilirse dükkân kâr edemez.

İzleme mahremiyeti aşındırır: Bağışıklık pasaportlarının ana fikri hareketi denetlemektir. Bu nedenle bağışıklığın belgelenmesi için herhangi bir strateji kimlik saptama ve izlemenin bir sistemini içermelidir. Kâğıt belgeleme sahteciliğe açıktır. Akıllı telefon uygulamalarıyla bütünleştirilmiş elektronik belgeleme sahteciliğe daha dirençlidir ve temas takibi, bağışıklık durumunun yeniden test edilmesi ve güncellenmesi için daha verimlidir.

Ama elektronik belgeler mahremiyet için daha ciddi riskler sunar5: Bazı Çin eyaletlerinde, akıllı telefonlardaki QR kodları, COVID-19 sağlık durumu temelinde kamu alanlarına girişi denetim altında tutar. Bununla beraber bu uygulamalar COVID-19 bilgisinden daha fazlasını –buna, kişinin konumu, seyahat geçmişi, kiminle temas ettiği ve beden ısısından yakın zamanda soğuk algınlığına yakalanıp yakalanmadığına uzanan diğer sağlık bilgileri dâhildir- raporlar. Tayvan da doğrudan polis karakollarıyla bağlantılı uyarı sistemleriyle bu akıllı telefon uygulamalarını kullanır. BK, ABD ve diğer birçok ülke birçok uygulama seçeneğini sınamaktadır. Bununla beraber uygulamanın COVID-19’un geri çekilmesiyle birlikte geri çekileceğinin hiçbir garantisi yoktur. Çin QR kod izleme sisteminin unsurlarının, pandemi sona erdikten sonra da yerinde kalmasının olası olduğunu ilan etti.

Marjinalleştirilmiş gruplar daha fazla ince eleyip sık dokumayla yüzleşecektir. Gözetimin artmasıyla, ırksal, cinsel, dini ya da diğer azınlık gruplarına yönelik profilleme ve potansiyel zarar verme yüksek riskine sahip kolluk etkinliği de artar. Pandemi sırasında Çin, tüm Afrika kökenlilerin virüs için test edilmesini zorlayarak, mukimleri ırksal temelde profillemekle suçlandı. Dünyanın diğer kısımlarında Asya kökenli insanlar radikalleşmiş önyargıların mızraklarıyla [spike, yazarlar koronavirüsün hücreye tutunmak için kullandığı, çivi benzeri sivri çıkıntılarına gönderme yapmaktadır-ç.n.] yüzleşti.

Bu pandemiden önce, ABD’deki durdur-ve-ara yasaları renkli insanları orantısız bir biçimde zaten etkiliyordu. 2019’da New York Kenti’nde durdurulan ve aranan insanların %88’i Afrika kökenli ABD’li ya da Latin Amerikalıydı (go.nature.com/2jntjym). Ve pandemi sırasında kolluk, azınlık gruplarını hedef almaya devam eder. Mart ortasıyla Mayıs başı arasında New York Eyaleti’nin Brooklyn Kenti’nde sosyal mesafelenme yasalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 40 kişiden 35’i siyahiydi.6

Bu sayılar endişe vericidir ama COVID-19 bağışıklığı için izleme ve kolluk etkinliği gizli motiflerle kullanılacak olursa çok daha endişe verici olacaktır. Örneğin “dijital kapatma”, COVID-19’un yayılımını asgariye indirmek için bireylerin cezaevlerinden serbest bırakıldığı ve ardından dijital ayak bileklikleriyle izlendiği ABD, Brezilya, İran gibi ülkelerde hâlihazırda artmıştı. Renkli insanların ırksal olarak mahallelerle ayrıldığı ve orantısız bir biçimde kapatıldığı ABD’de, dijital kapatma belirli toplulukların geniş kesimlerini izlemek için kullanılabilir. Risk, dijital izleme göçmenlik durumuyla bağlantılandırılırsa çok daha yüksek olabilir.

Adil olmayan erişim: Testlerin kıtlığı durumunda birçoklarının testlere erişimi olmayacaktır. Şu ana kadarki deneyim, zengin ve güçlülerin, yoksul ve savunmasızlara göre, test elde etmesinin daha olası olduğunu akla getirir. Tabakalaştırılmış sağlık sisteminde bu eşitsizlikler çok daha keskin bir biçimde hissedilir. Örneğin Mart başında profesyonel spor takımları, teknoloji şirketlerinin yöneticileri ve sinema ünlüleri test elde ederken, düzinelerce ABD eyaleti günde 20 testten daha azını uyguladı (bakınız, https://covidtracking.com/data). Acilen işe geri dönmek zorunda olan insanların –başlarının üzerinde bir çatıyı ve sofralarında yiyeceği koruması gereken işçilerin- bir antikor testi elde etmek için mücadele etmek zorunda olması olasıdır. Okula geri dönmeden önce çocukların test edilmesi düşük öncelikli olabilir; emekli yaşlıların ve bedensel, zihinsel ya da bilişsel sağlık sorunları olanların da…

Toplumsal tabakalaşma: İnsanları COVID-19 durumları temelinde etiketlemek “sahip olan”ları ve “sahip olmayan”ları – bağışıklık ayrıcalıklı ve bağışıklıktan yoksun – bölen yeni bir ölçüt yaratabilir. Bu tür bir etiketleme ücretsiz, herkesin erişimine açık bir aşının olmadığı bir durumda özellikle endişe vericidir. Bir aşı erişilebilir hale gelirse, insanlar aşılanmayı ve bağışıklığın belgelenmesine katılmayı seçebilir. Aşı olmaksızın tabakalaşma, şansa, paraya ve kişisel koşullara dayanabilir. Çalışmayı, konserleri, müzeleri, dini hizmetleri, lokantaları, oy kullanma alanlarını ve hatta sağlık merkezlerini COVID-19’dan hayatta kalanlarla sınırlandırmak, toplumun çoğunluğuna zarar verebilir ve onları haklarından yoksun bırakabilir.

Toplumsal ve mali eşitsizlikler büyüyebilir: Örneğin hastalanma riski olan işçilerden kaçınmak isteyen işverenler, hâlihazırda hastalanmış çalışanlarına ayrıcalık tanıyabilir ve tercihen “doğrulanmış” bağışıklığı olanları işe alabilir.

Bağışıklık pasaportları ülkeler arasındaki bölünmeleri de ateşleyebilir. Bağışıklık pasaport sistemini uygulayamayan ya da istemeyen ülkelerden bireyler, bunu şart koşan ülkelere seyahat etmekten men edilebilir. HIV’li insanlar, -Rusya, Mısır ve Singapur gibi- cinsel ve toplumsal cinsiyet azınlıklarının haklarına tecavüz eden yasaları olan ülkelere girme, oralarda yaşama ve çalışma kısıtlamalarına tabidir.

Ayrımcılığın yeni biçimi: Bağışıklık belgelendirmesi için platformlar, zihinsel sağlık verileri ve genetik test sonuçları gibi kişisel sağlık verilerini içerecek şekilde kolayca genişletilebilir. Günümüzün bağışıklık pasaportları geleceğin her şeyi kapsayan biyolojik pasaportlarına dönüşebilir. Bunlar, işverenler, sigorta şirketleri, kolluk görevlileri ve diğerleri kendi çıkarları için özel sağlık bilgilerine erişebilirse ayrımcılık için yeni bir riski devreye sokabilir. Örneğin son birkaç yıldır, kliniklerin, araştırmacıların, sigortacıların, işverenlerin ve kolluk görevlilerinin bu yöndeki talepleri yükseldikçe, bu tür endişeler, genetik bilgilere kimin erişmesi gerektiği üzerine tartışmalarda kataloglandı.7

Kamu sağlığına yönelik tehditler: Bağışıklık pasaportları kötü niyetli amaçlar yaratabilir. Belirli toplumsal ve iktisadi haklar ve özgürlüklere erişim sadece COVID-19’u atlatan insanlara tanınırsa, bağışıklık pasaportları sağlıklı, bağışıklığı olmayan insanları – kendilerini ve başkalarını riske sokarak – gönüllü olarak enfeksiyonu aramaya teşvik edebilir.8 Bir bağışıklık pasaportu ücretli çalışmanın tek yolu olursa iktisadi zorluklar bu dürtüyü güçlendirebilir. Bireyler yasadışı yollarla, rüşvet vererek, bireyler arası nakil ya da sahtecilikle, belgeleri elde edebilir. Bunlar, bağışıklığa sahip olduğunu iddia eden insanlar virüsü yaymaya devam edebileceğinden sağlık için daha fazla tehdit yaratabilir. Krizler, İkinci Dünya Savaşı sırasında Britanya’daki gıda karnelerinin, güçlü bir yeraltı alışveriş sisteminin ortaya çıkmasına neden olmasında olduğu gibi, kötü niyetli ticareti besleme eğilimindedir.

Sonraki Adımlar

Liberteryanizmde köklenen etik kavramsallaştırmaları kullanarak bireylere odaklanan stratejiler kamu sağlığı misyonuyla çelişir.9 Bunlar, dikkatin, uluslararası işbirliğinin mali olarak desteklenmesi, verimli kamu sağlığı önlemlerinin uygulanması ve gelir eşitsizliğinin telafi edilmesi gibi herkesin yararına olan eylemlerden uzaklaştırır. Kuzey Amerika’da (ve diğer yerlerde) yapısal eşitsizlikler nedeniyle COVID-19’dan renkli insanlar, beyazlara göre daha yüksek oranlarda ölmektedir ve virüs First Nations [ABD’de yaşayan yerli halklar-ç.n.] bölgelerinde yaşayanları orantısız bir biçimde etkilemektedir. Başarı dayanışmaya, hepimizin aynı gemide olduğunun hakiki bir kavranışına bağlıdır. Bireysel özerkliği temel alan bir etik, bir kamu sağlığı krizi sırasında aşırı derecede uygunsuzdur; esas amaç ortak iyinin teşvik edilmesi olmalıdır.

Devletlerin ve iş dünyasının, ellerindeki zamanı, yetenekleri ve parayı, bağışıklık pasaportları yerine iki şeye yatırmaları gerektiği ileri sürüyoruz.

İlki, Singapur ve Yeni Zelanda’dan Guernsey ve Hanoi’ye dek iyi işleyen, pandemi hasarını sınırlandırmanın sınanmış ve hakiki formülleridir: test yapma, iz sürme ve yalıtma. Sağlık durumu, kişisel veri ve konum anonimleştirilmelidir. Bireylerin kendi hareketleri hakkında seçim yapmasını güçlendiren uygulamalar önceliklendirilmelidir.

İkincisi SARS-CoV-2 için bir aşının geliştirilmesi, üretimi ve dünya çapında dağıtımıdır. Bir aşıya herkesin, zamanında, ücretsiz erişimi olanaklı hale gelirse, belirli etkinliklere katılım için aşı belgelendirmesinin zorunlu kılınması ahlaki olarak kabul edilebilir hale gelebilir. Ama bir aşıya erişim herhangi bir biçimde sınırlandırılırsa, diğer aşıların kavranması üzerine yazının doğruladığı üzere , vurguladığımız bazı eşitsizlikler hala geçerli olabilir.10

Özgürlük, adalet ve kamu sağlığına yönelik tehditler, biyolojik veriler üzerinden toplumu ayrıştırmak için tasarlanmış herhangi bir platforma içkindir. Toplumsal adalete bağlılık tüm siyasalara ve uygulamalara rehberlik etmelidir.

Nature 581, 379-381 (2020)

doi: 10.1038/d41586-020-01451-0
Referanslar

  1. Olivarius, K. Am. Hist. Rev. 124, 425–455 (2019).
  2. Fraser, B. Lancet 395, 1473 (2020).
  3. Wajnberg, A. et al. Preprint at medRxiv https://doi.org/10.1101/2020.04.30.20085613 (2020).
  4. Whitman, J. D. et al. Preprint at medRxiv https://doi.org/10.1101/2020.04.25.20074856 (2020).
  5. Ienca, M. & Vayena, E. Nature Med. 26, 463–464 (2020).
  6. Southall, A. The New York Times (7 May 2020).
  7. Clayton, E. W., Evans, B. J., Hazel, J. W. & Rothstein, M. A. J. Law Biosci. 6, 1–36 (2019).
  8. Phelan, A. L. Lancet https://doi.org/10.1016/S0140-6736(20)31034-5 (2020).
  9. Baylis, F., Kenny, N. P. & Sherwin, S. Public Health Ethics 1, 196–209 (2008).
  10. Bocquier, A., Ward, J., Raude, J., Peretti-Watel, P. & Verger, P. Expert Rev. Vaccines 16, 1107–1118 (2017).

Çeviren: S. Erdem Türközü

Kaynak: https://www.nature.com/articles/d41586-020-01451-0

Bağışıklık pasaportlarının kötü bir fikir olmasının on nedeni – Natalie Kofler ve Françoise Baylis” üzerine bir düşünce

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s