Erdoğan’ın Arap şakşakçıları – Nervana Mahmoud

Screen Shot 2018-07-20 at 04.00.52.png“Kocaman bir kalbin var, bize lütuflar ve iyilikler yağdırıyorsun. Senin bilgeliğinde huşu içindeyiz, çünkü medeniyetimizin aynasısın.”

Arap fanların Türk Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’a komedi derecesinde tutkulu övgülerini ne zaman okusam, İngiliz müzikali “My Fair Lady”nin klasik Mısır uyarlamasındaki bu satırlar aklıma geliyor. Erdoğan onlar için peygamber gibi, eşsiz bir lider ve iyi bir baba. Muvaffak olması için gece gündüz dua ediyorlar, onu rüyalarında görüyorlar Continue reading “Erdoğan’ın Arap şakşakçıları – Nervana Mahmoud”

Reklamlar

Pannekoek’in Örgütlenme Üzerine’sine John Holloway’in Önsözü

9781453716274-us-300.jpg

Genellikle Lenin’in “Ultra-Sol” rakibi olarak görülen Anton Pannekoek (1873-1960), 1920’lerin sonlarında ve 1930’larda Konsey Komünizmi hareketinin ileri gelen teorisyenlerinden biriydi. Burada yeniden yayınlanan makale ilk olarak 1938’de Amerikan Konsey Komünistlerinin teorik dergisi Yaşayan Marksizm’de J. Harper müstear adıyla yayınlandı.

Konsey komünistleri işçi sınıfı örgütlenmesinin bir biçimi olarak partiyi reddediyordu. Çoğu, Üçüncü Enternasyonal ile 1921’deki Üçüncü Kongresi’nde yollarını ayıran Alman Komünist İşçi Partisi’nin (KAPD) üyeleriydi. Bu nedenle sadece Stalinizm’i değil, Leninizm’i de reddederek, Continue reading “Pannekoek’in Örgütlenme Üzerine’sine John Holloway’in Önsözü”

“Hollanda hükümeti Türk dini kuruluşlarıyla fazla içli dışlı oldu”

Screen Shot 2018-07-13 at 02.41.50

Göçmen arka planından gelen bazı Hollandalılar kendi kendilerini izole ediyorlar, kendilerini ayrıştırıyorlar. Türk toplumu örneğinde, kendini ayrıştırma çoğu zaman Erdoğan’ın uzun kolu ile tetikleniyor ve destekleniyor.

 

Hollanda’nın De Kanttekening gazetesinden Hakan Büyük’ün Bente Becker ile röportajı

3 Temmuz 2018 Continue reading ““Hollanda hükümeti Türk dini kuruluşlarıyla fazla içli dışlı oldu””

Hollanda’da parti bölen “Türk kuruluşları” tartışması – Servaas van der Laan

diyanet.jpg

ISN kuruluşun faaliyetlerini ayrıntısıyla inceleyebileceğiniz kapsamlı bir yıllık raporunu çevrimiçi sunuyor ama bunda finans meselesinden hiç bahsedilmiyor. Diyanet Ankara tarafından finanse ve kontrol edilmesine rağmen, birçok yerel cami derneği belediyelerden mali yardım alıyor. Örneğin PVV Gelderland’ın bir raporuna göre, Barneveld’deki Ulu Camii 103.000 avro yardım almış. Ama Diyanet bu kamusal paraya ne olduğu konusunda da şeffaf olamıyor.

2014 yılı sonlarında, PvdA içinde iki Türk Hollandalı milletvekili ile partinin geri kalanı arasında Hollanda’daki Türk kuruluşları konusunda bir tartışma yaşandı. Söz konusu bu kuruluşlar hangileri ve tam olarak ne yapıyorlar? Continue reading “Hollanda’da parti bölen “Türk kuruluşları” tartışması – Servaas van der Laan”

Kapitalizm Bilimi Tahrip Ediyor – Meagan Day

baflr23_frank_walts_630.pngÜniversite kapitalizmden önce de vardı ve kârın değil hakikat ve bilginin peşine düşerek kapitalist piyasanın buyruklarına boyun eğmeyi reddedebildiği zamanlar oldu. Ancak kapitalizm yutabildiği her şeyi yutar ve egemenliğini genişlettikçe, modern üniversitenin, Ellen Meiksins Wood’un “kapitalist piyasanın buyrukları – rekabet, birikim, kâr maksimizasyonu ve artan emek üretkenliği zorunlulukları” dediği şeye giderek daha fazla boyun eğer hale gelmesi şaşırtıcı değil. Continue reading “Kapitalizm Bilimi Tahrip Ediyor – Meagan Day”

İnsanlık tüm yabanıl memelilerin %83’ünü, bitkilerin ise yarısını yok etti

Jana Sepehr ve Joe McCarthy

3162821.large.jpg

Dünya üzerinde kalan tüm kuşların %70’i kümes tavukları ve diğer çiftlik kuşları.

Dünya gezegeninde insanlar aslında çok küçük bir tür.

Ulusal Bilimler Akademisi’nin raporuna göre 7,6 milyar insanın ağırlığı, dünyanın biyokütlesinin yalnızca %0,01’ini oluşturuyor.

Aynı rapora göre bakteriler tüm biyokütlenin %13’ünü, bitkiler %83’ünü ve diğer tüm yaşam formları toplam ağırlığın %5’ini oluşturuyor. Continue reading “İnsanlık tüm yabanıl memelilerin %83’ünü, bitkilerin ise yarısını yok etti”

AB göç zirvesinde neler oldu? – Billy Perrigo

eu_migration_summit_merkel_macron.jpg

Geçtiğimiz Cuma sabahı, gözlerinden uyku akan Avrupalı liderler, Brüksel’deki önemli bir toplantıdan kıta çapında bir göç krizini savuşturduklarını iddia ederek çıktılar.

Yapılan anlaşma, Avrupa Birliği’nin göç politikası konusunda aylardır yükselmekte olan tansiyondan sonra geldi. Güney Avrupa devletleri uzun süredir sahillerine ulaşmakta olan göçmen akınından orantısız şekilde etkilendiklerini hissederken birçok Orta ve Doğu Avrupa ülkesi, göçmenleri üye devletler arasında paylaşarak bu yükü hafifletecek olan her türden yeniden yerleştirme politikasına ateşli bir şekilde karşı çıkıyordu. Continue reading “AB göç zirvesinde neler oldu? – Billy Perrigo”

Avrupa’nın muhafazakâr partileri aşırı sağa çekiyor

cdu.jpg

İtalya’da göçmenler için kamplar oluşturulmasına yönelik son karar kimseyi sevindirmemeli çünkü bu tür kampların ne kadar kötü koşullara sahip olduğu önceki deneyimlerle sabit. İtalyan organize suç örgütlerinin mevcut kampların idaresine karışması ve göçmenleri ve mültecileri düşük ücretli tarımsal işlerde ve seks işçiliği ağlarıyla sömürmesi ana kaygılar. Geçtiğimiz yıl, mafya tipi bir örgüt olan Calabrian ‘Ndrangheta’nın üyeleri*, 10 yıldan fazla süredir Isola Capo Rizzuto’daki bir kampı “işlettikleri” ortaya çıkınca tutuklanmıştı. Resmî açıklamalara göre, grup kampa ayrılan 100 milyon euroluk AB yardımlarının üçte birini cebe indirmiş. Continue reading “Avrupa’nın muhafazakâr partileri aşırı sağa çekiyor”

Yeni sağın yükselişi: zenginlerin ve kriminallerin çifte isyanı – Nils Gilman

gilman1

Postmodern devlet, biri diğerinin fesatlığını pekiştiren zenginler ile suçluların kuşatması altında…

Küresel siyasal düzene dahil devletler, bugün çifte bir isyanla yüz yüze: biri aşağıdan, diğeri yukarıdan. Aşağıdan geleni, haklarından mahrum bırakılmışların, kendilerini küresel ekonominin gölgesinde güçlendirmek ve zenginleştirmek amacıyla sisteme bir yandan direnç geliştirip diğer yandan dahil olarak devletlerin etrafından dolandıkları, birbiriyle bağlantılı bir dizi kriminal isyan: yönetim kurumlarının boşluklarını, istisnalarını ve başarısızlıklarını istismar ederek küresel ticaret imparatorlukları kuran uyuşturucu kartelleri, insan kaçakçıları, bilgisayar korsanları, dolandırıcılar, silah tacirleri… Bu imparatorluklar daha sonra elde ettikleri bu kaynakları görevdeki siyasi aktörleri yolsuzluğa bulaştırmak, nüfuzları altına almak veya otoritelerini yok saymak için kullanıyorlar. Continue reading “Yeni sağın yükselişi: zenginlerin ve kriminallerin çifte isyanı – Nils Gilman”

Yerel Yönetimcilik: İkarus’çu bir uyarı – Kate Shea Baird

assembly.jpg

“Bookchin’den Öcalan’a kadar önde gelen yerel yönetim kuramcıları, yerel yönetimci değerlerin ve pratiklerin bölgesel etkisini genişletmenin bir yolu olarak, bir tür demokratik konfederalizm ya da ağlar şeklinde örgütlenmiş yerel yönetimler fikrini savundular. Bookchin konfederalizmi şöyle tanımlıyordu: ‘topluluklar ve bölgeler arasında var olması gereken bağımsızlığın devamlılığını sağlamanın bir yoludur; [konfederalizm] bu karşılıklı bağımlılığı yerel kontrol ilkesinden vazgeçmeksizin demokratikleştirmenin bir yoludur.’ Bu felsefeye göre, yerel yönetimcilerin yapacağı en iyi şey, deneyimlerini başka kasaba ve kentlerle paylaşarak ve yerel yönetimler seviyesinde işbirliğini ve alışverişi artırarak, hareketlerini yatay şekilde büyütmektir. Bu modelin en gelişmiş versiyonunu bugün Kürdistan’da bulabiliriz ama Polonya ve İtalya’daki kent hareketlerinin yanı sıra Santa Fe çapında Ciudad Futura (Rosario) tarafından da geliştirilmektedir.

Continue reading “Yerel Yönetimcilik: İkarus’çu bir uyarı – Kate Shea Baird”