Karl Marx’ın etkisi: bir karşıolgusal analiz – Branko Milanovic

marx200

Karl Marx’ın iki yüzüncü doğum günü vesilesiyle Marx’ın sayısız eserine ve yaşamına adanmış birçok konferans düzenleniyor. Ben de Hayfa’da bunlardan birine katılıyorum. Bunlara bir de Marx’ın eserlerini ve etkisini ele alan incelemeleri (Peter Singer birkaç gün önce bir tanesini yayınladı), yaşamı üzerine yeni kitapları, Genç Marx üzerine bir filmi ekleyin, liste uzayıp gidiyor. Continue reading “Karl Marx’ın etkisi: bir karşıolgusal analiz – Branko Milanovic”

Reklamlar

Yeni Borç Sömürgeleri: finans, emperyalizm ve mülksüzleştirme siyaseti – Jerome Roos (ROAR Magazine)

Imperialism-940x480

Viewpoint Magazine’in emperyalizm konulu yeni sayısına uzun bir makaleyle katkı yapan ROAR Magazine editörü Jerome Roos’un yazısından bir bölüm

Borcu kökenleri itibariyle değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz. Borcun kökenleri sömürgeciliğin kökenlerinden yükselir. Bize borç verenler aynı zamanda bizi sömürgeleştirenlerdir. Bir zamanlar ülkelerimizi ve ekonomilerimizi yönetmiş olanlardır.

– Thomas Sankara (1987)

Tanrı bizi borçtan kurtardı ve buna şükretmeliyiz.

– Simón Bolívar (1825) Continue reading “Yeni Borç Sömürgeleri: finans, emperyalizm ve mülksüzleştirme siyaseti – Jerome Roos (ROAR Magazine)”

Otarşi* tek yol haline geldiğinde – Branko Milanovic

EGAwMc9B6UCgDIWuMgx4mw

Rusya’ya yönelik en son ve açık ara en ciddi yaptırımlar, konuya dair değerlendirmelerde şu ana değin pek ilgi görmemiş iki meseleyi çok açık şekilde gösteriyor: İlki modern devletin olağan dışı gücü. İkincisi, güçlü devletler birinin piyasalara, teknolojiye ve sermayeye erişimini sınırlandıran yaptırımlar empoze ettiğinde, kalan tek seçeneğin otarşi haline gelmesi.

İkisini de sırayla ele alacağım. Continue reading “Otarşi* tek yol haline geldiğinde – Branko Milanovic”

Dezenformasyondan hiper-enformasyona – Rachel Adams

Screen Shot 2018-05-04 at 19.07.29

Baudrillard yalan haber çağının gelişini öngörmüş müydü?

Jean Baudrillard (1929-2007), savaş sonrası Fransız filozofları arasında en sık alıntı yapılanı değil. Yine de Baudrillard’ın post-modern topluma dair radikal, nihilist, kahince felsefi eleştirisi ve özellikle de daha iyi bilinen ‘hiper gerçeklik’ konseptinden doğmuş olan ‘hiper-enformasyon toplumu’ fikri, günümüzün yalan haber iklimini anlamak için şaşırtıcı ölçüde uygun. Continue reading “Dezenformasyondan hiper-enformasyona – Rachel Adams”

Marx ve sosyoloji – G.M. Tamás

Neden sosyolojik meselelerin cevabı Marx’çı teoride ve Marx’çı teorik meselelerin cevabı sosyolojide olamaz?

Max Weber General Economic History (1919-20) eserinde, kapitalizmin gündelik insan ihtiyaçlarını karşılayan kapsamlı bir sistem olarak Batı’ya özgü olduğunu, ön koşullarının tüm büyük işletmeler açısından bir norm olarak rasyonel sermaye hesaplaması (mutat olarak çift girişli muhasebe) olduğunu ve özellikle de: 1. tüm üretim araçlarının bağımsız özel işletmeler arasında serbest şekilde elden çıkarılabilen mülk olarak dağıtılması gerektiğini; 2. kast (Stände) farkları gibi “irrasyonel” kısıtlamaların olmadığı bir serbest piyasa gerektiğini; 3. üretim, ticaret ve nakliye açısından rasyonel, yani her yönüyle hesaplanabilir, mekanize teknolojinin mantığına da ihtiyaç olduğunu; 4. öngörülebilir ve şeffaf bir rasyonel hukuk sistemi olması gerektiğini; ve 5. özgür emeğin yani işgüçlerini satmaya yasal olarak hak sahibi olan ve aynı zamanda ekonomik kaygıların zorunlu kılmasıyla onu piyasada satmak zorunda olan kişilerin olması gerektiğini saptadı. Continue reading “Marx ve sosyoloji – G.M. Tamás”

Toronto saldırganının selamladığı kadın düşmanı ‘incel’ grubunun kısa tarihi

Mack Lamoureux (VICE)

Screen Shot 2018-04-25 at 12.20.17.png

Toronto’da Pazartesi günü beyaz bir minibüsü yayaların üzerine sürerek 10 kişiyi öldüren ve 14 kişiyi yaralayan Alek Minassian adlı saldırgan pek çok soruya neden oldu ve Facebook’ta saldırıyı gerçekleştirmeden hemen önce yaptığı paylaşım kafa karışıklığını daha da artırdı.

Pazartesi günü öğleden sonra 1.30’da kiralık bir beyaz minibüs Toronto’nun kuzeyindeki Yonge Ave ve Finch üzerinde yüksek hızda gazlayıp kimi zaman frene basıp ters yönde sürerek yaklaşık yedi dakika boyunca yayalara çarptı. Minassian kısa süre içinde yakalandı ve birinci dereceden 10 cinayet ve 13 cinayete teşebbüs suçlamasıyla yargılanacak. Continue reading “Toronto saldırganının selamladığı kadın düşmanı ‘incel’ grubunun kısa tarihi”

Modern erkekliğin krizi – Pankaj Mishra

2600.jpg

Bu kriz ne zaman başladı ve neden küresel? Age of Anger: A History of the Present kitabını yazarken, modern dünyanın bitip tükenmez bir krizin pençesinde olduğunu düşünmeye başladım. Bu kriz, insanlık tarihindeki en radikal değişimlerle birlikte 19. yüzyılda başlamıştı. Tarım ve kır toplumlarının yerini oynak bir sosyoekonomik düzenin alışı, yeni cinsel ve ırksal işbölümleriyle katı bir şekilde organize edilmesi üzerinden gerçekleşti. Ve kriz bugün evrensel çünkü modernleşen batı Avrupa ve Amerika’dan boy veren kısıtlayıcı bir toplumsal cinsiyet normları ağı dünyanın en uzak köşelerini dahi kapsar hale geldi.

Continue reading “Modern erkekliğin krizi – Pankaj Mishra”

Yeni sömürgeci yapılar altında faaliyet gösteren bir yardım endüstrisi hiçbir şeye çözüm değil – Lynne Jones

4346412952_4cbedca385_z

İngiltere’de Oxfam çalışanlarının Çad ve Haiti’de yardım ediyor olması gereken insanları seks ticaretine alet ettiğinin ortaya çıkması üzerine uluslararası yardım kuruluşlarının faaliyetleri mercek altına alınmıştı. Tartışma yeni değil; yardım paralarını nasıl harcadıklarından insan ticaretine varan suçlara karışmalarına dek, bu kuruluşlar daha önce de eleştiriliyordu ama son olay, kadınlara yönelik cinsel şiddet ve istismarın hiç olmadığı kadar görünür olduğu #BenDe kampanyası gibi bir etki yarattı. Yazar Lynne Jones, kendi deneyimlerinden yola çıkarak “uluslararası yardım” mitinin yaldızlarını söküyor ve sömürgeci önyargılardan ve yapılardan ayrı bir alternatif öneriyor. Continue reading “Yeni sömürgeci yapılar altında faaliyet gösteren bir yardım endüstrisi hiçbir şeye çözüm değil – Lynne Jones”

Robert Fisk’in Hatalar Komedisi – Brian Whitaker

Robert Fisk’in Hatalar Komedisi – Brian Whitaker

British Journalist Robert FiskKıdemli Orta Doğu muhabiri Robert Fisk, bir seferinde gazeteci olmaya özenenlere şu tavsiyeyi vermişti:

“Eğer bir muhabir olmak istiyorsanız, yazmanıza izin verecek bir editörle bağlantı kurmalısınız. Size güvenmeli ve siz de hata yapmadığınızdan emin olmalısınız.”

Biraz “dediğimi yap, yaptığımı yapma” durumu olsa da iyi bir tavsiyeydi. Fisk’in makalelerine katılmıyor veya onları abartılı buluyor olsanız da hataları tespit edilerek keyif alınabilir.

View original post 629 kelime daha

Kürt Açmazı – Edward Hunt

Kürt Açmazı – Edward Hunt

16646117126_bf399e7ed2_kKürt YPJ (Kadın Savunma Birlikleri) savaşçıları, 2015. Kurdishstruggle

Kürt YPJ (Kadın Savunma Birlikleri) savaşçıları, 2015. Kurdishstruggle

Orta Doğu’daki en gelecek vaat eden demokratik deneyiminin hayatta kalmasına izin verilecek mi? Yanıt, giderek artan bir şekilde Trump yönetiminin jeopolitik heveslerine bağımlı hale geliyor.

IŞİD’e karşı savaş boyunca ABD’li askeri yetkililer, defalarca Suriye’deki Kürtlerin önderliğindeki milisleri savaş alanındaki mücadeleleri için övdüler.

İslam Devleti’ne (IŞİD) Karşı Özel Operasyonlar’ın komutanı olan Tümgeneral James Jarrad, geçen sene coşkulu bir şekilde “Yılmaz bir iradeleri var. Korkusuz savaşçı ve kusursuz lider ve oldukça inanılmaz taktisyenler oldular” dedi.

View original post 1.479 kelime daha