Suudi Arabistan ve İsrail’in El Cezire’ye karşı neden birleştiğini merak ediyorsanız işte cevabı – Robert Fisk

may-saudi

Filistinliler için bir devlet talep eden onurlu İsrailliler hala var; krallıklarının üzerine kurulu olduğu gözü dönmüş Vahabiliğe karşı çıkan iyi eğitimli Suudiler var; ne İran’ın onların düşmanı ne de Suudi Arabistan’ın dostları olduğuna inanan milyonlarca Amerikalı var. Ama bugün sorun, hem Doğuda hem de Batıda hükümetlerimiz, dostlarımız değil.

Theresa May Suudilerin zoruna gitmesin diye bir raporu sümenaltı ettirdi bile. Biz de hala Ortadoğu’da neden savaşıyoruz diye merak ediyoruz.

Hem Suudiler hem de İsrailliler kapatılmasını istiyorsa El Cezire bir şeyi doğru yapıyor olmalı. İdamcı Suudiler ile işgalci İsraillileri yan yana getirebilmek, ne de olsa başarı sayılır.

Ama bu konuda fazla romantikleşmeyin. Paraya para demeyen Suudilerin hastalandıklarında İsrail’in en iyi hastanelerinde tedavi olmak için özel uçaklarıyla Tel Aviv’e uçtukları biliniyor. Suudi ve İsrailli savaş jetleri havalandığında, Sünnileri değil Şiileri – birincisi Yemen’de, ikincisi Suriye’de – bombalayacaklarından emin olabilirsiniz. Continue reading “Suudi Arabistan ve İsrail’in El Cezire’ye karşı neden birleştiğini merak ediyorsanız işte cevabı – Robert Fisk”

Reklamlar

Otonom sağlık: Exarcheia’da sağlık hizmetlerinin öz-örgütlenmesi – Julius Gavroche

Picture1

Hastalığın hangi insanı bulacağını bilmek, insanın hangi hastalığa sahip olduğunu bilmekten çok daha önemlidir – Hipokrat

Devrim gündelik hayatta, yaşamın birçok alanında kolektif varoluşu yalnızca mümkün değil aynı zamanda ücretsiz hale getiren otonom, öz-yönetimli toplumsal ilişkilerin kurucu direnişinde başlar.

Unicorn Riot medya kolektifinden Atina’nın Exarcheia mahallesinde sağlık hizmetlerinin öz-örgütlenmesi üzerine bir haber…

Yunanistan: ADYE, Exarcheia’nın Öz-örgütlenen Ücretsiz Sağlık Kliniği

3 Temmuz 2017

Atina, Yunanistan – ABD’de iki büyük siyasi partinin “herkesin sağlık sigortasına sahip olmamasını en iyi nasıl sağlarız” yarışı ile sağlık hizmetleri tartışması şiddetlenirken, Unicorn Riot muhabirleri, 2010 kurtarma paketi ile dayatılan kemer sıkma tedbirleri nedeniyle kısılan sağlık harcamaları sonucunda sağlık hizmetlerinin yıkıma uğradığı Yunanistan’ı ziyaret ettiler. Continue reading “Otonom sağlık: Exarcheia’da sağlık hizmetlerinin öz-örgütlenmesi – Julius Gavroche”

İngiltere’nin sözde “onur sistemi” o kadar yoz ki, Zimbabwe’de olsa utandırırdı – Yasmin Alibhai-Brown

_75507668_kmbuw367

İngiliz onur sisteminin adil, açık ve şeffaf olmak gibi medeni değerlere dayandığı fikrinin altı boş

9 Ekim 1962’de bağımsızlığını kazanana kadar bir İngiliz protektorası olan Uganda’da doğup büyüdüm. Birleşik Krallık bayrağı indi ama İngilizlerin birçoğu kaldı. Onlardan biri de tarih öğretmenim Bay Clarke’tı. Eski anavatanı nasıl da överdi: “Çocuklar, Britanya’da güçler ayrılığı var. Yolsuz politikacılar veya yolsuzluk yok, rüşvet yok, birinin işini görmek yok, devlet tertemiz. Şimdi imparatorluğun eski topraklarında yolsuzluk alıp başını gidecek.” Son dediğinde haklı aslında. Yiyicilik ve sahtekarlık bu ülkelerin neredeyse tümünü sardı. Nesillerce ‘özgür’ insan acımasızca aldatıldı. Ancak diğer Avrupalılar gibi Bay Clarke da, yolsuzluğun ve etik sorunların beyazlarda görülmediğine inanmak gibi tedavisiz bir yanılgıdan mustarip. Continue reading “İngiltere’nin sözde “onur sistemi” o kadar yoz ki, Zimbabwe’de olsa utandırırdı – Yasmin Alibhai-Brown”

Bağnaz demokrasiler mi, çok partili kleptokrasiler mi? – Branko Milanovic

Tepedeki adamlar (Erdoğan ve oğlu; Putin, Rotenberg ve diğer oligarklar), tıpkı Mobutu gibi, pastadan en büyük payı alıyorlar ama her şeyden önce, paranın çeşitli fraksiyonlar arasında bölüştürülmesinde hakem vazifesi görüyorlar.

35318

Özgür Politika

“Bağnaz demokrasi” kavramını sanırım ilk kez Ferit Zekeriya kullandı. Yeni nesil Doğu Avrupalı reformcuların sabık poster çocuğu olan ama daha sonra kendine yeni bir sayfa açan Macaristan Başbakanı Viktor Orban tarafından onur nişanı olarak kullanıldı. Daha güncel olarak ise bu kavram, Türkiye’de Erdoğan’ın ya da Rusya’da Putin’inki gibi rejimleri adlandırmak ve açıklamak için popülerlik kazanmış durumda. Venezüella da aynı kategoriye sokulabilir belki.

“Bağnaz demokrasiden” kasıt, serbest seçimler, az-çok özgür veya en azından farklı görüşlere yer veren bir medya, toplanma özgürlüğü vb. olması anlamında demokratik olduğu ama rejimin bağnaz “değerler” benimsediği. Erdoğan, İslam’ın insan haklarından önce geldiğine, Orban “Hıristiyan medeniyetine,” Putin “Rus maneviyatına,” Maduro ise “Bolivarcı devrime” inanıyor. Continue reading “Bağnaz demokrasiler mi, çok partili kleptokrasiler mi? – Branko Milanovic”

Via Campesina 7. konferansı sonuçlandı: Bask Ülkesi Deklarasyonu

Via Campesina 7. konferansı sonuçlandı: Bask Ülkesi Deklerasyonu

Halklarımızı besliyoruz, hareketimizi dünyayı değiştirmek için inşa ediyoruz”

Bask Ülkesi, 16-24 Temmuz 2017

Kendi ülke ve bölgelerimizdeki örgütlerimizi ve hareketlerimizi temsil eden La Via Campesina delegeleri olarak 16-24 Temmuz tarihleri arasında Euskal Herria’da (Bask Ülkesi) 7. Uluslararası Konferansı’mızı gerçekleştirmek üzere toplandık. Euskal Herria kendine ait bir dili olan, dayanışmanın, mücadelenin ve direnişin çok güzel topraklarıdır. Köylülerin ve balıkçıların iyi gıda üretme geleneği burada güçlü bir şekilde devam ediyor. Biz köylüler, kır işçileri, topraksızlar, yerli halklar, göçerler, kıyı balıkçıları, köylü kadınlar ve kırda çalışan diğer kesimler olarak, halklarımızı beslediğimizi ve dünyayı değiştirmek için hareketimizi inşa ettiğimizi deklare ediyoruz. Continue reading “Via Campesina 7. konferansı sonuçlandı: Bask Ülkesi Deklarasyonu”

Tehdit, göz korkutma ve davalarla bezdirme: Tütün endüstrisinin Afrika pazarı için kirli savaşı – Sarah Boseley

87856

British American Tobacco, Philip Morris International ve diğer çokuluslu tütün şirketleri, ölümcül ürünleri için gözlerini ‘büyüyen bir pazar’ olarak gördükleri Afrika’ya dikmiş durumda. Tütün şirketleri Afrika’daki ülkelerin en büyük önlenebilir ölüm sebebi olan tütün kullanımını azaltmaya dönük etkili önlemler almasını engellemek için göz korkutma taktikleri kullanıyorlar.

Guardian gazetesinden bir araştırmacı, British American Tobacco (BAT) ve diğer çokuluslu tütün firmalarının, Batılı ülkelerde milyonlarca insanın yaşamını kurtaran sağlık koruma tedbirlerini iptal etmelerini veya sulandırmalarını isteyerek Afrika’daki en az sekiz ülkede hükümetleri tehdit ettiğini ortaya çıkardı. Continue reading “Tehdit, göz korkutma ve davalarla bezdirme: Tütün endüstrisinin Afrika pazarı için kirli savaşı – Sarah Boseley”

Silvia Federici ile söyleşi: Yeniden üretim krizi ve yeni “yasadışı” proletaryanın doğuşu – Francesca Coin

silvia1

70’lerde, fabrikalardaki birikim sürecinin kadınların bedeninde başladığına işaret ederek ev işini ilk eleştirenlerden biri olmuştunuz. Sonraki yıllarda ne değişti?

Ücretsiz emek patlama yaşadı. O zamanlar özel olarak ev işi diye gördüğümüz şey artık tüm topluma nüfuz etmiş durumda. Aslında, kapitalizmin tarihine bakarsak, karşılığı ödenmeyen emeğin çok yaygın olduğunu görürüz. Köleliği, yeniden üretim emeğini, yarı kölelik koşullarındaki tarım işçiliğini (campesinos’dan peones’e) düşünürsek, ücretli emeğin gerçekten istisna olduğunu görebiliriz. Karşılığı ödenmeyen iş bugün hem geleneksel formlarında hem de yeni formlarda büyümeye devam ediyor çünkü artık ücretli işe erişebilmek için insanların en azından bir miktar ücretsiz iş yapması gerekiyor. Continue reading “Silvia Federici ile söyleşi: Yeniden üretim krizi ve yeni “yasadışı” proletaryanın doğuşu – Francesca Coin”

Alzheimer hastalığı tip 3 diyabet olabilir

alzheimers.jpgAlzheimer’ın diyabetik bir hastalık olduğu görüşü, on yıla yakındır tıp çevrelerinde giderek daha fazla ağırlık kazanıyordu. Biriken kanıtlar o kadar güçlü ki birçok uzman artık Alzheimer’ı tip 3 diyabet olarak adlandırmakta sakınca görmüyor.

Bu şaşırtıcı gelmemeli. İnsülin sadece vücudun somatik hücrelerine glikoz alımı sinyali vermiyor; aynı zamanda beynin glikoz alımını da yönetiyor. Ve beyne enerji veren şey glikoz. Beynin birincil enerji molekülü. Continue reading “Alzheimer hastalığı tip 3 diyabet olabilir”

Günümüz Türkiye’sinde binlerce yıl önce bir “kafatası kültü” yaşamış olabilir

144011_web.jpg
Göbekli Tepe kazı alanında çıkarılan bir sütun

MARIA GALLUCCI – (mashable.com)

Alman antropologlardan oluşan bir ekibin yeni bir çalışmada bildirdiğine göre, Göbekli Tepe arkeolojik alanında bulunan derin şekilde oyulmuş üç kafatası, insanların, muhtemelen ölüleri onurlandırma veya ölen düşmanların güçlerini kendilerine geçirme amaçlı bir ritüelin parçası olarak kemiklerin şeklini değiştirdiğini gösteriyor.

Kafatası tarikatları, MÖ 10.000 civarında başlayan Neolitik dönem sırasında yaygındı. Dünya çapındaki başka kazılarda, boya veya alçı ile kaplı veya anlaşılması güç işaretler taşıyan kafatasları bulundu. Bazı modern Pasifik Adası kültürlerinde, kafatasları halen yaşayanlarla ölüler arasında bir bağlantıyı temsil ediyorlar. Continue reading “Günümüz Türkiye’sinde binlerce yıl önce bir “kafatası kültü” yaşamış olabilir”

Yoksulluk çocukların beyin gelişimini olumsuz etkiliyor – Mike Mariani

DEUETaWUQAA1-t4.jpg_large

Araştırma, hane geliri ile frontal lob, temporal lob ve beyin çıkıntısındaki gri maddenin hacmi arasında güçlü bağlar olduğunu ortaya çıkarmış: Yoksulluk sınırının (2015’te dört kişilik bir aile için 24.250 dolar) altındaki ailelerin çocuklarında, bu kritik bölgelerde yüzde 8 ila 10 daha az gri madde var. Ve aileleri birazcık daha iyi durumda olan çocuklar (yoksulluk sınırının bir buçuk katı gelire sahip olanlar) gelişimsel normdan yüzde 3 ila 4 daha az gri maddeye sahip. Bu yoksul ailelerde ebeveynlerden birçoğunun yüksek eğitimli olması, bu çocuklarının mustarip olduğu “geriliklerin” yoksulluğun doğrudan sonucu olduğunu gösteriyor.

Dr. Kimberly Noble’ın Columbia Üniversitesi’ndeki laboratuvarı, parlak renkleri, antropomorfik hayvan motifi ve denizcilik temalı bulmaca oyunu matıyla tipik bir kreşe benziyor. Çift taraflı büyük bir aynanın ardından çocukları gözlemleyen bilişsel nörolog ekibi hariç tabi. “Neurocognition, Early Experience, and Development Lab” (NEED Lab, Türkçesi Sinirsel İdrak, Erken Deneyim ve Gelişim Laboratuvarı) yoksulluğun genç beyinleri nasıl etkilediği üzerine en gelişmiş imkanlarla sürdürülen araştırmanın merkezi ve Noble ve meslektaşlarının yoksulluk içinde büyümenin bir çocuğun beyin gelişimini engelleyebildiğini kısa süre içinde kesin olarak nasıl kanıtlayabilecek olduklarını öğrenmek için buradayım. Continue reading “Yoksulluk çocukların beyin gelişimini olumsuz etkiliyor – Mike Mariani”