Bisikletli ulaşımda cinsiyet neden önemlidir? – Clarissa Cunha Linke

Boulevard Rio Branco e entorno do VLT no Centro do Rio de Janeiro.
Boulevard Rio Branco, Rio de Janeiro. Foto: S Aguiar

Çeviri: bisikletgundemi

Kaynak

Hollanda’da geçirdiğim beş gün içinde, bütün hayatım boyunca gördüğümden daha fazla hamile ve yaşlı kadının bisiklet sürdüğünü gördüm. Ve anladım ki, kadınların kentsel ulaşıma erişiminde ortam çok önemli.

Hollanda’da geçirdiğim beş gün içinde, bütün hayatım boyunca gördüğümden daha fazla hamile ve yaşlı kadının bisiklet sürdüğünü gördüm. Ve anladım ki, kadınların kentsel ulaşıma erişiminde ortam çok önemli. Hollanda caddeleri güvenli ve bisiklet sürmeye uygun tasarlanmış, kamusal mekânlar ferah ve davetkâr, her türden ulaşım seçeneği mevcut. Fakat maalesef bütün bunlar sadece Hollanda’da yaşanıyor, dünyanın başka yerlerinde durum hiç böyle değil. Latin Amerika’da kadınlar, altyapısı kalitesiz toplu ulaşım ağlarında her gün saatlerini harcıyorlar. Büyük çoğunluğu bunu istiyor olmasına rağmen çok azı bisiklet sürebiliyor. Elbette onlar da tıpkı Hollanda’da olduğu gibi bisiklet sürmekten hoşlanıyor ve bisikleti günlük ulaşım ihtiyaçlarını karşılamanın iyi bir aracı olarak görüyorlar. Sorun bisiklet sürmenin kendisinde değil zaten, sürülecek ortamda. Mekânsal bakımdan ayrışmış şehirlerde yaşıyoruz ve mülk edinmenin yaşamaktan daha kıymetli olduğu gettolarda toplaşıyoruz. Hız kavramı verimlilik ile aynı anlama geliyor hâlâ, erkekler hep öne geçiyor, kadınlar hep geride kalıyor. Sözün kısası, şehirlerimiz sanki kadınlara engel olmak üzere inşa edilmiş, onlar için güvenli, erişilebilir ve canlı mekânlar olsun diye değil. Continue reading “Bisikletli ulaşımda cinsiyet neden önemlidir? – Clarissa Cunha Linke”

Reklamlar

Trump’ı destekleyenler onun yolsuzluklarına neden inanmıyor? – Peter Beinart

U.S. President Donald Trump acknowledges supporters during a Make America Great Again rally at the Civic Center in Charleston

Cohen’in itirafı Cumhuriyetçilerin Trump’ın hukuku ihlal etmediğini iddia etmesini zorlaştırabilir. Ama bunun gerçekten bir önemi yok. Birçok Cumhuriyetçi için, Trump “temiz” kalmayı, hatta yolsuzluk karşıtı olmayı sürdürecek. Çünkü asıl korktukları şey Amerikan hukukunun yozlaşması değil; Amerika’nın geleneksel kimliğinin “yozlaşması.” Ve bu tür yozlaşma, yani Cristhian Rivera’da cisimleşen türde bir yozlaşma açısından, Trump sorun değil çözümü temsil ediyor.

Çarşamba sabahı, FoxNews.com haber sitesinin manşeti, Michael Cohen’in, Donald Trump’ın kendisine metreslerine sus parası vererek kampanya finansmanı yasalarını ihlal etme talimatı verdiğini itiraf etmesi değildi. Iowa’lı beyaz bir kadın olan Mollie Tibbetts’in, yasadışı bir göçmen olduğu iddia edilen Cristhian Rivera tarafından öldürülmesiydi. Continue reading “Trump’ı destekleyenler onun yolsuzluklarına neden inanmıyor? – Peter Beinart”

Women’s Voices Matter’dan Yeşiller Partisi’ne* açık mektup (veya sosyalist bir örgütün kadın dışlayıcı olmamak için yapması gerekenler)**

* İngiltere ve Galler

** Alternatif başlık Dünyadan Çeviri tarafından eklendi

Screen Shot 2018-09-02 at 00.59.09.png
David Challenor

Sayın Yeşiller Partisi Üyesi/Yetkilisi/Temsilcisi,

Women’s Voices Matter’dan açık mektup

Bu yıl Şubat ayında aşağıdaki metni yazdım ve sonra Yeşiller Partisi LGBTIQA+ Twitter hesabının derlediği ve tweet’lediği meşum “TERF BLOKLAMA” listesi yalnızca özel erişime açık bir linke dönüştü. Bu yüzden aşağıdaki epostayı göndermemeye karar verdim.

Ardından AC tarafından yazılmış ‘Eşit Fırsatlar’ manifestosuna rast geldim. Bu metin tehlikeli şekilde kadın düşmanı ve kadınları siliyor, özellikle de lezbiyenleri ve biseksüel kadınları.

Bilmenizi isterim ki, son birkaç gündür David Challenor’ın çocuk cinsel istismarına ilişkin ana akım medyanın ilgisi ile ortaya çıkarılan son derece rahatsız edici iddialardan aylar önce yazılmış olan bu epostanın, Aimee Challenor’ın babası tarafından işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin mevcut medya ilgisi ile kesinlikle hiçbir ilişkisi yoktur. Continue reading “Women’s Voices Matter’dan Yeşiller Partisi’ne* açık mektup (veya sosyalist bir örgütün kadın dışlayıcı olmamak için yapması gerekenler)**”

Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi Türkiye Raporu

Screen Shot 2018-03-29 at 21.16.38

Avrupa Konseyi

İşkenceyi Önleme Komitesi CPT/Inf (2018) 11

Avrupa İşkencenin ve Gayriinsani ya da Küçültücü Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT) tarafından 28-29 Nisan 2016’da Türkiye’ye düzenlenen ziyaret üzerine Türk Hükümetine rapor

İngilizce rapor

Türk hükümeti bu raporun ve yanıtının yayınlanmasını talep etmiştir. Hükümetin yanıtı CPT/Inf (2018) 12 sayılı belgede verilmiştir.

Strasburg, 20 Mart 2018 Continue reading “Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi Türkiye Raporu”

Yeşiller Partisi* David Challenor meselesinde hatalarını kabul etmeli – Olivia Palmer

(*) İngiltere ve Galler

resim
Yeşiller Partisi’ne Hoş Geldiniz / Departman Listesi / Kadın Olmayanlar / LGBTQIVYZ / Haberimiz Yoktu / Meclis Seçim Danışmanları / Kızların Hakları (Olmasa da Olur) / La La La La Duymuyoruz ki – Vay be, neredeyse her şeyi düşünmüşler – Tabi tabi, malum şey hariç

Anti-feminist bir lobici olan David Challenor, LGBTIQ+ Yeşiller grubunun diğer üyeleriyle birlikte, son birkaç yılı feministlere karşı başarılı bir göz korkutma ve nefret kampanyası yürüterek geçirdi.

Kaynak

On yaşında bir kız çocuğunun Yeşiller Partisi aktivisti David [Baloo] Challenor tarafından tecavüz ve işkenceye maruz bırakılmasına dair iğrenç ötesi olayı duyduğumdan bu yana kendime gelebilmiş değilim. Aklım bu iğrenç suçların kurbanında. Failin mahkemede suçunu kabul etmemesine, bu zavallı çocuğu kendisine karşı ifade vermek için korkunç süreci anlatmak üzere duruşmaya katılmak zorunda bırakmasına özellikle delirdim. Continue reading “Yeşiller Partisi* David Challenor meselesinde hatalarını kabul etmeli – Olivia Palmer”

Hareketimize Ne Oldu? – Connor Kelly

Gelin buna neyse o diyelim: Bu saçmalık. Sekter bir saçmalık. Sansür. Bu bir cadı avı (“TERF” avı) ve üzgünüm ama eğer tek başına bu olay bile sizi LGBT hareketinin gidişatı konusunda bir tartışma yapılması gerektiğine ikna etmiyorsa, kafanızı o kadar açmışsınızdır ki, beyniniz düşmüş demektir.

Connor Kelly
KB İngiltere’den Yazar ve Müzisyen
24 Ağustos 2018
Hareketimize Ne Oldu?
Toplumsal Cinsiyet Meselesi Üzerine Makale No.1

untitled.png
Hakikat Bakanlığı? (Trans-aktivistler tarafından Adalet Bakanlığı binasının ön cephesine yansıtılmış “Bizden sonra tekrarla: Trans kadınlar kadındır” ifadesi)

Trans kadınlar kadındır kadındır kadındır kadındır kadındır…… Continue reading “Hareketimize Ne Oldu? – Connor Kelly”

Trans aktivizmle ilk karşı karşıya gelişim ve bu deneyimden öğrendiklerim – Jonathan Best

Hepimizi bekleyen görevin şu olduğunu düşünüyorum: trans haklarını ve özgürlüğünü, doğuştan kadınların cinsiyet temelli hak ve korumalarından ödün vermeden geliştirmek. Bu, herkesin, tercih ettiği (saygılı) terminoloji ile, dilediği şeyi eleştirel şekilde tartışma özgürlüğüne sahip olduğu karşılıklı bir saygı atmosferinde yapılmalı. Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet meseleleri kimsenin özel mülkiyetinde değil. Bu ideal durumdan şu an çok ama çok uzağız.

womenstairs

2005’te Manchester’ın Queer Up North Festivalinin sanat yönetmeni olmuştum. QUN, 1992 ve 2011 arasında her yıl Manchester’da kesintisiz gerçekleştirildi ve edebiyat, film, müzik ve tartışmanın yanı sıra cinsellik ve toplumsal cinsiyeti merkezine alan bozguncu, provokatif bir geleneğe sahipti. Lea DeLaria, Ursula Martinez, Mojisola Adebayo, Mx Justin Vivian Bond, Taylor Mac ve Sandra Bernhard gibi sanatçılar ve müzisyenler çıkıyordu. Edmund White, Patrick Gale, Armistead Maupin, Sarah Waters ve Val MacDiarmid dahil bir sürü yazar konuşmacı olarak katılıyordu. Linda Bellos, Julie Bindel, B Ruby Rich ve Billy Bragg dahil çok geniş çeşitlilikte konuşmacılar davet ediyorduk. Çizgi dışı ve ilham verici bir etkinlikler karışımıydı. En önemlisi de, sanatçıların, yazarların, müzisyenlerin ve kitlenin… herkesin kendisi olmakta özgür olduğu bir yerdi. Continue reading “Trans aktivizmle ilk karşı karşıya gelişim ve bu deneyimden öğrendiklerim – Jonathan Best”

İktidarlara karşı zırhlanmak: Sınıflarötesi bir mücadelede depresyonun yeri* – E. Şaşmaz

isp_psi(*) 3 Kasım 2015’te fraksiyon.org’da yayınlanan yazının kısmen güncellenmiş halidir.

“Ancak depresyona karşı savaşta yenilirseniz bir pesimiste dönüşürsünüz!” – Cioran

Psikolojik tanıların hem bireysel hem de toplumsal düzlemde sisteme ait döngülerin devamında nasıl kullanıldığı, psikolojik yaftalama (etiketleme) süreçlerinin diğer bütün ötekileştirme süreçleri gibi iktidarı her gün yeniden üretmekten başka bir işe yaramadığı artık biraz daha bilinir. Bundan 10 sene öncesine kadar bu yaftalamanın bir parçası olan psikolojik sıkıntılardan depresyonun durumu ise son yıllarda biraz daha farklılaştı. İlginç bir sınıflararası geçişkenlik örneği yaşanıyor depresyonda: Pres işçisi “depresyondaymışım, ondan böyle isteksizmişim, dinlenmeye ihtiyacım varmış, uyku ilacı yazdılar” diye “makul” bir açıklama getirebiliyor durumuna; cebindeki karttan başka güvencesi olmayan plaza çalışanıysa “uygun fiyatlı bir terapiste ihtiyacım var, bu ilaçla çözülecek iş değil” diyebiliyor. Continue reading “İktidarlara karşı zırhlanmak: Sınıflarötesi bir mücadelede depresyonun yeri* – E. Şaşmaz”

Mizojini gökkuşağının altında yok olmuyor – Sarah Ditum

gettyimages-993422080

Modern toplumsal cinsiyet politikalarını tartışırken “alış artık” sözünden daha karmaşık her şey geri kafalılık, şiddet ve hatta – en aşırı uçta – soykırım suçlamasıyla karşılaşıyor. (Birinin doğuştan gelen* toplumsal cinsiyet kimliğini tanımamanın onun insanlığını inkâr etmekle aynı şey olduğu ve dolayısıyla intihara sebep olabileceği şeklinde bir akıl yürütme.)

LGBT kampanya grubu Stonewall’un, bu yıl Londra’da 7 Temmuz’da düzenlenen Onur yürüyüşüne yönelik sert bir açıklaması oldu. Yürüyüşün “fazla beyaz” olduğunu söyledi Stonewall; bu yıl katılmayacaktı. Continue reading “Mizojini gökkuşağının altında yok olmuyor – Sarah Ditum”