Sol ayak sürümeye devam ederken neo-faşizm yaklaşıyor – Yanis Varoufakis

Bizi solu bölmekle suçlayan yoldaşlara mesajımız açık: seçimlere girmemizin tek sebebi, bir değişim programı üzerinde anlaşamayacak kadar bölünmüş olmanız. Kendi başımıza seçime girerek, yollarımızın, Avrupalıların günümüzün postmodern 1930’larını sona erdirebilecek kadar geniş kitleler halinde benimseyebileceği ortak bir programda birleşmesinin zeminini hazırlamayı umuyoruz.

Kaynak: The Independent

25 Mayıs 2019

Üç yıldan fazla zaman önce, 9 Şubat 2016’da, bin kadarımız Berlin şehir merkezinde, ilerici tiyatro oyunları sergilemek için bizzat işçiler tarafından inşa edilmiş muazzam bir tiyatroda bir araya geldik. O gece, DiEM25 veya Avrupa’da Demokrasi Hareketi 2025 (Democracy in Europe Movement 2025) adı altında Avrupacı, ulusötesi, ilerici, demokratik bir hareket kurduk.

Okumaya devam et “Sol ayak sürümeye devam ederken neo-faşizm yaklaşıyor – Yanis Varoufakis”
Reklamlar

‘Hakikat sonrası’ yanıltmacası – Rune Møller Stahl

Brexit ve Trump’ın zaferi, liberal medyayı bir aptallık yıldırımı gibi çarptı. Seçmenler, nasıl olmuştu da, bunca yorumcunun, ayık kalem erbabının ve hakikat anlatıcısının uyarılarını görmezden gelebilmişti? Neredeyse ağız birliği etmişçesine, şu cevabı verdiler: Hakikat sonrası siyaset ile karakterize olan bir çağda yaşıyoruz. Forbes ve New York Times gibi büyük medya kuruluşlarının itelediği bu “hakikat sonrası” tespiti, yakın zamanda Oxford sözlüklerine de yılın yeni sözcüğü olarak girdi. Huffington Post’ta yayınlanan “Hakikat Sonrası Ulusu” başlıklı bir yorum yazısı, kısa ve öz bir şekilde şu fikri dile getiriyordu: “Geleceğimizin en büyük sorunu siyasi değil; ekonomik değil; rasyonel bile değil. Hakikat karşısında kurgunun savaşı.”

Okumaya devam et “‘Hakikat sonrası’ yanıltmacası – Rune Møller Stahl”

Sarı yelekli protestocuların merkeze isyanı iyi niyetli ama sol popülizmleri Fransız siyasetini değiştirmeyecek – Slavoj Zizek

“Kahrolsun devlet, polis ve faşistler.”

Fransa’da sarı yeleklilerin protestoları beşinci haftasına girdi. Büyükşehir alanlarının dışında, toplu ulaşımın olmadığı bölgelerde yaşayan ve çalışanları olumsuz etkileyen, akaryakıta yönelik yeni bir çevre vergisine karşı yaygın hoşnutsuzluklardan doğan bir taban hareketi olarak başladılar. Hareket haftalar içinde Fransa’nın AB’den çıkması, daha düşük vergiler, daha yüksek emeklilik maaşı ve sıradan Fransız vatandaşlarının harcama gücünün iyileştirilmesi de dahil birçok talebi içerecek şekilde büyüdü.

Okumaya devam et “Sarı yelekli protestocuların merkeze isyanı iyi niyetli ama sol popülizmleri Fransız siyasetini değiştirmeyecek – Slavoj Zizek”

İsveç seçimlerinde mesele aşırı sağın yükselişi değil, parçalılık – Itay Lotem

isvec-secimleri

Aşırı sağcı İsveç Demokratları desteği arttırıyor ama aynısı onların en ateşli muhalifleri için de geçerli.

İsveç seçimleri yaklaşırken, gazeteciler, bariz şekilde neo-Nazi köklere sahip bir partinin nasıl olup da ülkenin ikinci büyük partisi haline gelebildiğini anlamak için Stockholm’e akıyorlar.

Ancak yapacakları haberler o kadar belli ki. Tıpkı 2016’dan bu yana yapılan diğer tüm Avrupa seçimlerinde olduğu gibi, aşırı sağın yükseldiğini yazacaklar ve yalan yazıyor da olmayacaklar. Ama yine de meselenin özünü anlamamış/anlatmamış olacaklar. Okumaya devam et “İsveç seçimlerinde mesele aşırı sağın yükselişi değil, parçalılık – Itay Lotem”

İsveç’te aşırı sağın yükselişi: “Göçmen karşıtlığı değil ekonomi etkili”

isvecsecim

İsveç’te aşırı sağ İsveç Demokratları partisinin yükselişini, bu partinin aday ve seçmenlerini kapsamlı veriler üzerinden inceleyerek anlamaya çalışan araştırmacılar Ernesto Dal Bó, Frederico Finan, Olle Folke, Torsten Persson ve Johanna Rickne, esas tetikleyicinin ekonomik şoklar olduğunu, göçmen karşıtlığının ise ekonomik bağlam içinde dolaylı etkili olduğunu ortaya çıkardılar. İsveç’te Pazar günü gerçekleşen ve aşırı sağ partinin beklendiği gibi büyük bir çıkış yakalamadığı seçimlerden hemen önce, Ağustos 2018’de yayınlanan çalışma “Economic Losers and Political Winners: Sweden’s Radical Right” (Ekonomide Kaybedenler ve Siyasette Kazananlar: İsveç’in Radikal Sağı) başlığını taşıyor. Çalışmanın giriş bölümünü aşağıda özetledik:

Okumaya devam et “İsveç’te aşırı sağın yükselişi: “Göçmen karşıtlığı değil ekonomi etkili””

Mültecileri ‘parlak fikirlerden’ neden korumalıyız? – Heaven Crawley

Top-1-percent.jpg

Altta yatan daha genel toplumsal, ekonomik ve siyasi süreçleri anlamaksızın zorunlu ve diğer biçimlerde göçü anlamak imkânsız

“Mülteci krizi” adı verilen şey Avrupa’da siyaset ve medyada tartışma gündemini işgal etmeye devam ederken, bazı akademisyenlerin sorunu “çözmek” için öne sürdükleri yollar beni giderek daha fazla kaygılandırmaya başladı.

Bunlardan sonuncusu “Refugia” (Mülteci Ülkesi). Oxford Üniversitesi’nden iki akademisyenin düşünüp taşınıp bulduğu bu fikir, mültecilerin varlıklarının siyasi olarak bu denli problemli hale geldiği toplumlardan izole biçimde içinde yaşayıp çalışacakları özerk bölgeler kurulmasını öngörüyor. Bu bölgelerin konumu ve buralarda yaşayan insanların sayısı ise, yerinden edilenlerin şu anda yüzde 85’inin yaşadığı küresel güneydeki ülkeler ile zengin ülkeler arasında bir pazarlığa ve müzakereye bağlı olacak. Okumaya devam et “Mültecileri ‘parlak fikirlerden’ neden korumalıyız? – Heaven Crawley”

AB göç zirvesinde neler oldu? – Billy Perrigo

eu_migration_summit_merkel_macron.jpg

Geçtiğimiz Cuma sabahı, gözlerinden uyku akan Avrupalı liderler, Brüksel’deki önemli bir toplantıdan kıta çapında bir göç krizini savuşturduklarını iddia ederek çıktılar.

Yapılan anlaşma, Avrupa Birliği’nin göç politikası konusunda aylardır yükselmekte olan tansiyondan sonra geldi. Güney Avrupa devletleri uzun süredir sahillerine ulaşmakta olan göçmen akınından orantısız şekilde etkilendiklerini hissederken birçok Orta ve Doğu Avrupa ülkesi, göçmenleri üye devletler arasında paylaşarak bu yükü hafifletecek olan her türden yeniden yerleştirme politikasına ateşli bir şekilde karşı çıkıyordu. Okumaya devam et “AB göç zirvesinde neler oldu? – Billy Perrigo”

İtalya’nın bugüne kadar yerel seviyede kalmış aşırı sağı artık siyasetin ana unsurlarından biri – RACHEL DONADIO

lead_960

Roma’da sol grup ve partilerin İtalya’da aşırı sağın bariz yükselişini protesto amacıyla antifaşist bir gösteri düzenlediği aynı gün, Milan katedrali önündeki meydan İtalya’nın Kuzey Ligi [Lega Nord, bundan sonra “Lig”] partisinin lideri Matteo Salvini’nin enerjik destekçileriyle doluydu. Parti en çok yabancı düşmanlığı ve avrodan çıkma fikri ile flört etmesiyle biliniyor ve lideri Salvini, [geçtiğimiz] Pazar günü yapılacak İtalya ulusal seçimlerinde İtalya sağının lideri olmak için yorulmak bilmez şekilde kampanya yapıyor. Okumaya devam et “İtalya’nın bugüne kadar yerel seviyede kalmış aşırı sağı artık siyasetin ana unsurlarından biri – RACHEL DONADIO”

Hayali Ortaklıklar: Osmanlı Bir Arada Varoluş “Geleneği”nin İcadı – Naumovič ve Hayden

Screen Shot 2018-02-20 at 16.56.41

Ulus devletlerin yükselişi öncesinde Balkanların ortak mirasının barışçıl bir arada varoluş olduğu fikri, yapılan güçlü eleştirilere rağmen literatürün büyük kısmına hâkim olagelmiş, bölgeye atfedilen içsel şiddete dair Oryantalist varsayımların ters yüz edilmiş bir hali.

American Anthropologist, Cilt 115, Sayı 2, Haziran 2013. Sergi inceleme yazısı

Cross-Media Project: A Balkan Tale [Çapraz-Medya Projesi: Bir Balkan Masalı]. Christina Koulouri, ekip lideri. Goethe Institute, 2012. Fotoğraf sergisi ve kataloğu ile belgesel film The Silent Balkans: A Hundred Years since the Balkan Wars [Sessiz Balkanlar: Balkan Savaşlarının Yüz Yıl Ardından] (Andreas Apostolidis, dir.). Okumaya devam et “Hayali Ortaklıklar: Osmanlı Bir Arada Varoluş “Geleneği”nin İcadı – Naumovič ve Hayden”

Avusturya seçimleri: Huzurlarınızda “AB yanlısı” aşırı sağ – Mehreen Khan

645x344-austrias-new-coalition-government-rules-out-eu-referendum-1513444096614

AB’nin sessizce aşırı sağa kayışını, başka hiçbir ülke Avusturya kadar özlü biçimde örnekleyemez

2000’de, neo-Nazi gruplarla tarihsel bağları olan aşırıcı sağcı Özgürlük Partisi (FPÖ), küçük koalisyon ortağı olarak Avusturya hükümetine girmişti. Brüksel, bu duruma, daha önce benzeri görülmedik bir yanıt vermişti. Viyana, o zamanki ateşli AB karşıtı ve yabancı düşmanı başkan Jörg Haider’in politikalarını protesto etmek amacıyla ülkeyi 12 ay boyunca diplomatik karantinaya alan sembolik bir AB yaptırımına maruz kalmıştı.

Zamanın Belçika dışişleri bakanı ve şu anki başbakan Charles Michel’in babası olan Louis Michel, “Ne pahasına olursa olsun Avusturya’yı AB içinde tutmamız gerektiğini söylemek fazla basitleştirici. Avusturya’sız bir Avrupa pekâlâ mümkün,” demişti.

FPÖ şimdi yeniden hükümette. Yeni lideri Heinz-Christian Strache, 31 yaşındaki başbakan Sebastian Kurz’un muhafazakar partisi ile yapılan ittifakta başbakan yardımcısı oluyor ve FPÖ üç kilit bakanlığı alıyor: içişleri, dışişleri ve savunma. Okumaya devam et “Avusturya seçimleri: Huzurlarınızda “AB yanlısı” aşırı sağ – Mehreen Khan”