Trump’ın Suriye saldırısına kimse sevinmemeli – Eugene Robinson

170406_WS_Trump-Syria.jpg.CROP.promovar-mediumlarge

The Washington Post

Çeviri: Yakov Petroviç

Birleşik Devletler Suriye’nin korkunç iç savaşının bir parçası oldu. Ölümcül askeri güçle müdahale eden Trump yönetimi ne yaptığını veya neden yaptığını bildiğine dair bir işaret vermiyor.

Dışişleri Bakanı Rex Tillerson saçma bir şekilde hiçbir şeyin değişmediğini savunmaya çalıştı. Yanılıyor. Elli dokuz seyir füzesi bir politika değişimidir. Peki bu yönetimin stratejik vizyonu nedir? Bundan elde edilmek istenen sonuç nedir? Oraya nasıl gelinecek? Ve ondan sonra ne olacak? Okumaya devam et “Trump’ın Suriye saldırısına kimse sevinmemeli – Eugene Robinson”

Erdoğan’ın Batı’nın sessizliğini satın alarak demokrasiyi terk etme planı tamamlanmak üzere – Elliot Ackerman

TURKEY-NETHERLANDS-POLITICS-ERDOGAN

foreignpolicy.com

Türkiye 16 Nisan’da anayasa referandumuna giderken, muhalif HDP’nin eşbaşkanı Selahattin Demirtaş halen tutuklu. Sesi iyice kısıldığından kendisini öyküler yazmaya vermiş. Adı “Halep Ezmesi” olan son öyküsünde anlatıcı, “Ölüm gerçekten sıradan ve normal bir şeydi de acaba biz mi abarttık onu ve olağanüstü bir hale getirdik” diye derin düşüncelere dalıyor. Türkiye’nin yaklaşan referandumunu anlamak için, 2015’deki son genel seçimleri ve Demirtaş’ın dediği gibi, şiddetin sıradanlaştığı sonraki iki yılı anlamak gerekiyor. Okumaya devam et “Erdoğan’ın Batı’nın sessizliğini satın alarak demokrasiyi terk etme planı tamamlanmak üzere – Elliot Ackerman”

Yeter bu kadar IŞİD, biraz da sağcı Hıristiyan teröristlerden bahsedelim – Randa Morris

domestic-terrorists

Çeviren: Yakov Petroviç

27 Kasım 2015 günü 57 yaşındaki beyaz erkek Robert Lewis Dear, Colorado Springs’de Planlı Ebeveynlik Kliniğinde on iki kişiyi vurdu. Birisi polis memuru üç kişi öldü.

Bir AK-47 tüfek ve sayısı belirlenemeyen patlayıcılarla silahlanmış olan Dear’ın politik ve dini inançları onu Colorado toplumunu şiddetle terörize etmeye ve bu arada mümkün olduğunca çok insanı öldürmeye ve yaralamaya itti.

Beş saat süren saldırısı sırasında Dear Colorado Springs’i İŞİD’li teröristleri bile kıskandıracak bir savaş alanına çevirdi. Okumaya devam et “Yeter bu kadar IŞİD, biraz da sağcı Hıristiyan teröristlerden bahsedelim – Randa Morris”

Trump’ın güvenli bölgeleri: sorular ve sızan ilk bilgiler

syria_safezones

Çevirenin notu: Trump başkanlık kampanyası sırasında Suriye’de (ve Yemen’de) güvenli bölgeler oluşturulması konusunu pek çok kez dile getirdi ancak buna dair somut bir plan açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan ilk somut bilgi Trump’ın Suudi Kralı ile yaptığı görüşmede güvenli bölgeleri gündeme getirmiş olması. İsrail istihbaratına (MOSSAD) yakınlığı ile bilinen debkafile sitesi ise Suriye özelinde çok daha geniş kapsamlı ve sahada işleri derinlemesine değiştireceğini iddia ettiği bir anlaşmadan söz ediyor. Aşağıdaki ilk çeviri, en azından somut olarak bir “güvenli bölge”nin ne gerektiğini anlamayı sağlıyor, ikincisi ise söz konusu debkafile haberi.

blogs.cfr.org, Micah Zenko, 30 Ocak 2017

Dün Beyaz Saray Başkan Donald Trump ile Suudi Arabistan Kralı Salman Abdülaziz el Suud arasındaki bir telefon görüşmesinin kaydını yayınladı. Açıklamada dikkat çekici bilgiler vardı: “Kral, süregiden çatışmalarda yerinden olmuş birçok mülteciye yardım edilmesine yönelik diğer fikirleri desteklemenin yanı sıra, Başkan’ın Suriye ve Yemen’deki güvenli bölgeleri desteklemesi talebini de kabul etti.” Okumaya devam et “Trump’ın güvenli bölgeleri: sorular ve sızan ilk bilgiler”

Sol ve Suriye: “Daha çok ağlamalısın!” – Fredrik deBoer

halep-in-sesini-dunyaya-duyuran-bana-alabed-2-9085469_o

Sol beyhude tartışmaların yabancısı değil ama Suriye konusundaki, keskinlik ve kafa karışıklığı konusunda seviye atlayan benzersiz bir bileşime sahip.

Suriye tartışmasında, müdahale karşıtı sola acayip öfke duyan ama kendisi de müdahale yanlısı olmayan, sesi epey yüksek çıkan bir grup beni şaşırtmaya devam ediyor. Current Affairs’te bu konu üzerine ilk makalemi (1) yazdığımdan beri sürekli onlar hakkında bir şeyler okuyorum. Ortalama solcuların Beşar Esad’a ve Vladimir Putin’e yeterince karşı olmadığından eminler ama kendileri de gerçekte ne olmasını istediklerine dair, ortalama solcularındakinden farklı olan tutarlı bir görüş ifade edemiyorlar. Okumaya devam et “Sol ve Suriye: “Daha çok ağlamalısın!” – Fredrik deBoer”

ABD’de Rojava tarzı antifaşist mahalle meclisleri oluşturulması çağrısı

web1_161205-sea-news-neighborhoodactioncouncils_2-1200x800
Seattle sakinleri 4 Aralık günü Trump’ın seçilmesi ardından toplantıda

Trump’ın başkan seçilmesi ardından Amerikan solu yükselen faşizme karşı neler yapabileceğini tartışırken, ABD’de anarşistler tarafından Rojava’dan da esinlenilerek örgütlenmeye başlanan mahalle meclisleri konusunda 19 Aralık 2016 tarihli İngilizce bir reddit gönderisinin çevirisi.

Seattle ve Portland’daki en az iki koalisyon, İmparatorluğa karşı güçlü bir direniş altyapısı inşa etmek üzere merkeze uzak banliyölerle birlikte mahallelerde doğrudan demokratik meclisler ve şehir genelinde sözcü konseyler örgütlemeye başladılar.

PDX: https://portlandassembly.com/ SEA: https://www.neighborhoodaction.info/

Her ikisi de açık bir şekilde komünalist ve anarşist görüşlere dayanıyorlar ve diğerlerinin yanı sıra Rojava devriminden ilham alıyorlar. Elbette hiçbiri mükemmel değil. Portland şimdiye kadar radikal altkültür balonuna sıkışık kaldı ve toplumun daha geneline yayılmak için yardıma ihtiyacı var ama politikaları somut. Seattle ise çok daha geniş desteğe sahip ama yapı ve teorik zemin konusunda zayıf ve biraz da liberal/ilerici sorunu var (ittifak politikasından uzaklaşması gerekiyor), ancak şans verirseniz daha radikal eğilimlere açık insanlar.

İki hareket de örgütlenme dostu anarşistlerin ve her çizgiden antiotoriter solcuların mahalle meclislerine katılmasına ve ortamı daha radikal (ve aslında daha etkili) yönde dönüştürmesine ihtiyaç duruyorlar. Henüz örgütlenmedikleri bir şehirdeyseniz iki web sitesinde de iletişim bilgileri ve benimseyebileceğiniz örgütlenme kaynakları mevcut.

Başka şehirlerde de buna benzer örgütlenmeler duyan oldu mu?

http://www.seattleweekly.com/news/seattleites-form-neighborhood-groups-to-resist-trump/

Nobel Ödüllü Ekonomist Stiglitz: Eşitsizlik kendiliğinden ortaya çıkmadı, yaratıldı

Inequality

Çeviri: Barış Satılmış

Amerikan eşitsizliği kendiliğinden ortaya çıkmadı, yaratıldı. Piyasa güçleri de rol oynadılar bunda ama tek başına değillerdi. Şunu herkes görüyor olmalı: ekonominin yasaları evrenseldir ama büyüyen eşitsizliğimiz–özellikle en üstteki yüzde 1’in ele geçirdiği tutarlar–kesinlikle bir Amerikan “başarısı.” Her türlü ölçüyü kaçırmış bu eşitsizlik, artık bir şeylerin değişeceği umudunu getirmiyor, tersine, durum daha da kötüye gidecek gibi. Bu sonuçları ortaya çıkaran güçler daha da pekişiyor.

Amerika’nın şu anki eşitsizlik düzeyi olağan dışı. Diğer ülkelerle ve hatta Birleşik Devletlerde eskiden olanla karşılaştırıldığında, olağan dışı biçimde büyük ve yine olağan dışı bir hızla büyüyor. Eşitsizlikteki değişimi izlemenin çimlerin büyümesini izlemeye benzediği söylenirdi: değişimi kısa süre içinde gözlemlemek zordu. Ama bu artık doğru değil. Okumaya devam et “Nobel Ödüllü Ekonomist Stiglitz: Eşitsizlik kendiliğinden ortaya çıkmadı, yaratıldı”

Krize giden uzun yol – Nicole M. Aschoff (Jacobinmag)

jacobin_issue22_images-aschoff-e1469030299589

jacobinmag.com

Çeviren: Serap Şen

Amerikan işçileri sınıf savaşını kaybediyorlar. Özel sektörde sendika üyeliği oranları tek haneli rakamlarda ve bu çeyrekte işe alımlar 2010’dakinden bu yana en kötü seviyesinde. Düşük işsizlik oranı, işsizlerin iş bulduklarının değil, iş aramayı bıraktıklarının bir işareti. Ve zenginler kolay yoldan para kazanmaya devam ederken, saatlik ve haftalık reel ücretler 1970’lerden bu yana düşmekte.

Bir süre önce yapılan bir Merkez Bankası anketi, Amerikalıların yarısının, hesapta olmayan 400 dolarlık ekstra bir masrafla karşılaşması halinde dilenmek, borç almak veya çalmak zorunda kalacağını ortaya çıkardı. Yakın zamanda yapılan bir Pew anketinde katılımcıların üçte ikisinin bir sonraki neslin mali açıdan daha kötü durumda olacağına inandığını ortaya çıktı. Tüketici güvenini ölçen bir diğer anket ise katılımcıların yalnızca dörtte birinin iş imkânı olduğuna inandığını gösterdi. Okumaya devam et “Krize giden uzun yol – Nicole M. Aschoff (Jacobinmag)”

Brexit ve Trump sonrası: Durdurulamaz bir yıkım mı geliyor? – Tobias Stone

black_death
La Peste di Firenze

Çeviren: Barış Satılmış

Bu yazıyı belki de, sırf tarihte bunun geldiğini gören tek insan olarak anılabilmek için yazıyorum.

Görünüşe göre insanların epey düzenli aralıklarda kendi başlarına bela ettikleri o aptal dönemlerden birine daha giriyoruz. Burada bilgiye dayalı görüşlerimi sunuyorum, doğru da çıkabilirler yanlış da. Derdim tartışmaya katkı sağlamak ve daha geniş bir diyalogun parçası olmak.

Alanım arkeoloji, dolayısıyla tarih ve antropoloji arka planım da var. Bu benim büyük tarihsel izleklere bakmama neden oluyor. Teorime göre insanların tarih perspektifleri ebeveynleri ve onların ebeveynlerinin anlattıklarıyla, yani son 50-100 yılla sınırlı. Bunun ötesine geçmek için okumalı, araştırmalı ve tarih anlatımında yaygın olan propagandayı ayırt etmeyi öğrenmeliyiz. Üniversitede bir konu üzerine en az iki veya üç karşıt fikri kıyaslamazsam makalem kabul edilmezdi. Olayların tek yanlı bir anlatımını öğreti olarak kabul etmek, Britanya akademisinin çekirdeğini oluşturan karşılaştırmalı analitik araştırma yönteminde tutunamaz. (Diğer sistemler adına konuşamam ama bu bakımdan kesinlikle hepsi benzer değil.) Okumaya devam et “Brexit ve Trump sonrası: Durdurulamaz bir yıkım mı geliyor? – Tobias Stone”

Trump üzerine yedi tez – Adaner Usmani (Jacobin)

rustbelt_2000x1124_0

Çeviren: Barış Satılmış

Korku tellalı, ırkçı, yırtıcı bir İslamafobik Beyaz Saray’a girdi. İşte bazı düşünceler.

Donald Trump’un seçilmesinin ne anlama geldiği – ve gelmediği – üzerine yedi tez.

Sol Trump’ın tabanını defterden silerse bizim de bir cevabımız olmaz. Ülkedeki beyaz olmayan tüm sosyalistleri toplasak, dişe dokunur bir toplam etmek bir yana, bir futbol stadyumunu bile doldurmaz. Ana olarak üniversitelerde ve/veya demokratların kalesi olan eyaletlerde yaşıyoruz. Örgütlenmek sayıca ikiye katlanmak dışında bir anlama gelmiyorsa başımız belada demektir.

1.

Korku tellalı, ırkçı, yırtıcı bir İslamafobik Beyaz Saraya girdi. Donald Trump’a dair ilk düşüncelerimi Central Park 5’inden biri olan Yusuf Salam dinleyerek oluşturdum. Donald Trump onun mirasını linç edilmeleri için kullandı. Yakında dünyanın en güçlü adamı olacak. Başka söze gerek yok.

2.

Ancak solcular hep çeşitli yöntemlerle dünyayı değiştirmeye çalışıyorlar; önce şunu anlayalım. Haber ağım örgütlenme gerekliliği üzerine uyarılarla ilgili. Kesinlikle. Ama organize olmak için bu bozgundan doğru dersleri çıkarmalıyız. Ve doğru dersleri çıkarmak için doğru açıklamalara ihtiyacımız var. Okumaya devam et “Trump üzerine yedi tez – Adaner Usmani (Jacobin)”