Büyük İklim Raporu 2040 Kadar Yakın Bir Tarihte Güçlü bir Kriz Riski Tanımlıyor – Coral Davenport

iklim

Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliği üzerine bilimsel paneli tarafından hazırlanan bir rapor, iklim değişikliğinin yakın sonuçlarına dair daha önce düşünülenden çok daha vahim bir tablo ortaya çıkarıyor ve zararı önlemenin dünya ekonomisini “tarihte benzeri görülmemiş” bir hız ve ölçekte dönüştürmeyi gerektirdiğini söylüyor.

Birleşmiş Milletler tarafından dünya liderlerine rehberlik etmek üzere toplanan bir grup bilim insanından oluşan Hükumetler Arası İklim Değişikliği Paneli tarafından geçtiğimiz Pazartesi günü yayınlanan rapor, 2040 kadar erken bir tarihte (yani sadece 12 sene sonra, küresel nüfusun çoğunluğunun ömrü içinde olan bir dönem) gıda kıtlıklarının ve orman yangınlarının daha da kötüleştiği ve mercan resiflerinin kitlesel şekilde öldüğü bir dünya anlatıyor. Continue reading “Büyük İklim Raporu 2040 Kadar Yakın Bir Tarihte Güçlü bir Kriz Riski Tanımlıyor – Coral Davenport”

Reklamlar

19. yüzyıl New York’unda toplu ulaşımda ayrımcılığa karşı mücadele veren bir kadın: Elizabeth Jennings

19. yüzyıl New York’unda toplu ulaşımda ayrımcılığa karşı mücadele veren bir kadın: Elizabeth Jennings

Nicole Javorsky, 3 Ekim 2018.

Kaynak: The Woman Who Fought Transit Segregation In 19th-Century New York

Çeviren: bisikletgundemi

Rosa Parks’tan önce Elizabeth Jennings vardı.

Montgomery, Alabama’da otobüsün arka tarafına geçmeyi reddeden Rosa Parks’tan yüz yıl önce New York City’de Elizabeth Jennings Graham toplu ulaşımda ırksal ayrımcılığa karşı çıkmştı. 16 Temmuz 1854 günü Manhattan’da Jennings (1860’ta evlendikten sonra adına Graham eklendi) kiliseye  yetişmek için koştururken, sadece beyazlara tahsis edilmiş tramvaya binmek istedi. Kondüktör ona siyahi yolcuları tramvaya almadıklarını söyledi. Tramvaydan zorla indirildi ve polis tarafından itelenirken yaralandı. Continue reading “19. yüzyıl New York’unda toplu ulaşımda ayrımcılığa karşı mücadele veren bir kadın: Elizabeth Jennings”

Trump’ı destekleyenler onun yolsuzluklarına neden inanmıyor? – Peter Beinart

U.S. President Donald Trump acknowledges supporters during a Make America Great Again rally at the Civic Center in Charleston

Cohen’in itirafı Cumhuriyetçilerin Trump’ın hukuku ihlal etmediğini iddia etmesini zorlaştırabilir. Ama bunun gerçekten bir önemi yok. Birçok Cumhuriyetçi için, Trump “temiz” kalmayı, hatta yolsuzluk karşıtı olmayı sürdürecek. Çünkü asıl korktukları şey Amerikan hukukunun yozlaşması değil; Amerika’nın geleneksel kimliğinin “yozlaşması.” Ve bu tür yozlaşma, yani Cristhian Rivera’da cisimleşen türde bir yozlaşma açısından, Trump sorun değil çözümü temsil ediyor.

Çarşamba sabahı, FoxNews.com haber sitesinin manşeti, Michael Cohen’in, Donald Trump’ın kendisine metreslerine sus parası vererek kampanya finansmanı yasalarını ihlal etme talimatı verdiğini itiraf etmesi değildi. Iowa’lı beyaz bir kadın olan Mollie Tibbetts’in, yasadışı bir göçmen olduğu iddia edilen Cristhian Rivera tarafından öldürülmesiydi. Continue reading “Trump’ı destekleyenler onun yolsuzluklarına neden inanmıyor? – Peter Beinart”

Otarşi* tek yol haline geldiğinde – Branko Milanovic

EGAwMc9B6UCgDIWuMgx4mw

Rusya’ya yönelik en son ve açık ara en ciddi yaptırımlar, konuya dair değerlendirmelerde şu ana değin pek ilgi görmemiş iki meseleyi çok açık şekilde gösteriyor: İlki modern devletin olağan dışı gücü. İkincisi, güçlü devletler birinin piyasalara, teknolojiye ve sermayeye erişimini sınırlandıran yaptırımlar empoze ettiğinde, kalan tek seçeneğin otarşi haline gelmesi.

İkisini de sırayla ele alacağım. Continue reading “Otarşi* tek yol haline geldiğinde – Branko Milanovic”

Jinekolojinin Annelerini Hatırlamak – Ayah Nuriddin

Thom-Painting-of-J-Marion-Sims-with-Anarcha-Pearson-Museum-Southern-Illinois-University

Deirdre Cooper Owens’tan Medical Bondage: Race, Gender, and the Origins of American Gynecology (Tıbbi Esaret: Irk, Toplumsal Cinsiyet ve Amerikan Jinekolojisinin Kökenleri) kitabı üzerine

İç savaş öncesi dönem hekimi James Marion Sims, bir süredir epeyce gecikmiş bir tepkinin hedefinde. Charlottesville’deki beyaz üstünlükçü yürüyüşlerin ardından, Konfederasyon dönemine pozitif gönderme yapan anıtların yıkılması için çabalar ülke çapına yayılmıştı ve bu çabalar James Marion Sims’in heykellerini de içeriyordu. Sims, vezikovajinal fistül[1] onarımı için başarılı bir teknik geliştirmesiyle biliniyor ancak bu tekniği geliştirirken Anarcha, Betsey ve Lucy adındaki üç köle kadın üzerinde acı verici cerrahi deneyler yapmış. Birçokları için Sims bilimsel ırkçılığın ve tıbbi adaletsizliğin sembolü durumunda. Ama Sims iç savaş öncesi dönem tıbbında bu konuda yalnız veya tek değil. Continue reading “Jinekolojinin Annelerini Hatırlamak – Ayah Nuriddin”

Washington’ın Efrin aritmetiği – Seth J. Frantzman

Türkiye destekli Suriyeli muhaliflerin Suriye’nin kuzeybatısındaki Efrin şehrini istila ettiği gün çekilen fotoğraflardan hangisi daha sembolik, karar vermek güç. Kürtler Efrin’den kaçarken Arap ve Türk güçleri yerel yönetim binasına Türk bayrağı astılar ve Kürtlerin mitolojik kahramanı Kawa’nın heykelini devirdiler.

Elinde kılıç benzeri devasa bir bıçakla tekbir getiren bir adamın fotoğrafı en çarpıcı olanı gibi. Türkiye ile müttefiki Suriyeli muhalif güçlerin düzenlediği iki aylık Efrin operasyonunun en önemli sonucunun ne olduğunu söylemek zor ama bu çatışmanın arka planı şu sekiz maddede özetlenebilir: Continue reading “Washington’ın Efrin aritmetiği – Seth J. Frantzman”

Afrin Restleşmesi: Türkiye’nin Suriye Kürtlerine saldırısı ülkenin en demokratik ve çoğulcu gücünü tehdit ediyor – Meredith Tax

DUHZ0t0W0AEc9BP

Bu şartlar altında bir tampon bölge Türkiye’nin güvenlik kaygılarını ortadan kaldırmaya zaten yetmeyecektir. Aslında, kendi Kürtlerini bir varoluş tehdidi yerine haklara sahip vatandaşlar olarak görmeyi istemediği müddetçe Türkiye’nin güvenlik kaygılarını hiçbir şey gideremez. Burada, siyasi amaçlarla körüklenip istismar edilen derin irrasyonel fobiler içindeki bir Erich Fromm ülkesi ile karşı karşıyayız.

Geçtiğimiz hafta Türkiye, IŞİD’e karşı mücadele devam ederken bile bu saldırıyı provoke edecek hiçbir şey yapmamış olan Suriye’deki Kürt kantonu Afrin’e karşı hava kuvvetlerini kullanarak Suriye savaşında yeni bir cephe açmış, Türkiye’nin ABD ile halihazırda hassas olan ilişkilerini daha da tehlikeye atmış ve cihatçıların Kürtlere saldırısına yeşil ışık yakmış oldu. Continue reading “Afrin Restleşmesi: Türkiye’nin Suriye Kürtlerine saldırısı ülkenin en demokratik ve çoğulcu gücünü tehdit ediyor – Meredith Tax”

ABD ulusal güvenlik danışmanı: Katar ve Türkiye radikal ideolojinin yeni sponsorları – Joyce Karam

trump_national_security_advisor_50566

General HR McMaster, Katar ve Türkiye’nin aşırılıkçı ideolojiye sponsorluk yapma ve fon sağlama konusundaki “yeni rollerini” eleştirdi.

ABD ulusal güvenlik danışmanı General HR McMaster, Salı günü yaptığı açıklamada, Katar ve Türkiye’nin aşırılıkçı ideolojiye sponsorluk yapma ve fon sağlama konusundaki “yeni rollerini” eleştirdi ve Türkiye’nin Batı ile artan sorunlarını Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yükselişine bağladı.

Washington’daki Policy Exchange kuruluşunun ev sahipliğini yaptığı etkinlikte Britanyalı mevkidaşı Mark Sidwell ile basın önüne çıkan McMaster, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni ulusal güvenlik stratejisini Pazartesi günü açıklayacağını duyurdu.

Stratejinin ABD açısından hayati dört stratejik çıkara dayalı olacağını ekleyerek bunları şöyle sıraladı:

  1. ABD anayurdunun ve yurttaşlarının korunması
  2. Amerikan refahının geliştirilmesi
  3. Barışın güç ile korunması
  4. Amerikan nüfuzunun artırılması

Continue reading “ABD ulusal güvenlik danışmanı: Katar ve Türkiye radikal ideolojinin yeni sponsorları – Joyce Karam”

Faşizm geri mi dönüyor? – Cihan Aksan ve Jon Bailes

1_jVdkqtWB-BpzRZsoaIlzDA

Bu metin ilk olarak State of Nature’da, çeşitli düşünürlerden tek bir soruya yanıtlar istenen aylık “Bir Soru” dizisinin parçası olarak yayınlandı. Bu ayki – “Faşizm geri mi dönüyor?” – sorusu, Chiara Bottici, Neil Faulkner, Rose Sydney Parfitt, Tim Jacoby, Charlie Post, Yannis Stavrakakis, William I. Robinson, Laurence Davis, Elena Loizidou, Cenk Saraçoğlu, Eva Nanopoulos, Chip Berlet, Stephen Hopgood ve Jessica Northey tarafından yanıtlandı.

Bu yanıtların birinci bölümü şöyle:

Bir hukuk insanından, faşizmin şu an güvence gördüğümüz ve kanıksadığımız normatif sistemin DNA’sında yer alıyor olabileceği önermesini duymak ters gelebilir. Ne de olsa hukuk, eşit haklara ve saldırmamaya olan vurgusu ile, Nazi Almanya’sında, Faşist İtalya’da ve müttefiklerinde sistematik olarak ihlal edildi ve genellikle aşırı sağ yükseliş karşısında en önemli silahımız olarak görülüyor. Ancak unutmamalıyız ki, [faşizmin yükseldiği] iki savaş arası dönem öyle kendiliğinden ortaya çıkmadı. Tam aksine, faşizm, zalim genişlemeciliği ve Sosyal Darwinci mantığı ile (ki o zamanlar tamamen “yasal”dı), 500 yıllık Avrupa sömürgeciliğinde vardı ve sonrasında kendine [Avrupa’ya] döndü.

Continue reading “Faşizm geri mi dönüyor? – Cihan Aksan ve Jon Bailes”

Türkiye’nin hamleleri, NATO’da elini güçlendirme amaçlı ve taktiksel

er

Prof. Entessar, Türkiye’nin geçtiğimiz aylardaki hamlelerinin, NATO’dan çekilme değil NATO içinde elini güçlendirme amaçlı taktiksel hamleler olarak görülmesi gerektiğini söylüyor.

Türkiye ve NATO arasındaki gerilimler, özellikle Norveç’teki NATO tatbikatında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kurucu lider Atatürk’ün posterlerinin düşmanlar tablosuna yerleştirilmesi ardından artmıştı. Continue reading “Türkiye’nin hamleleri, NATO’da elini güçlendirme amaçlı ve taktiksel”