İspanyol demokrasisi vs. Katalan bağımsızlık referandumu – Carlos Delclós

03delclos-master768.jpgKatalunya’da İspanya’dan bağımsızlığın oylanacağı yasaklanmış referandumdan yansıyan şiddet görüntüleri uzun süre akıllarda kalacak. İspanyol Başbakan Mariano Rajoy’un bırakacağı miras, artık polislerin seçim sandıklarına el koyduğu, seçmenlere karşı göz yaşartıcı gaz kullandığı ve yaşlı kadınları coplarla dövdüğü fotoğraf ve videoları içeriyor.

Bu baskıya rağmen Pazar günü Katalunya’daki seçmenlerin yüzde 90’ı – iki milyondan fazla insan – İspanya’dan ayrılma yönünde oy kullandı. Başbakan Rajoy krizi yatıştırmak yerine bağımsızlık hareketinin kararlılığını güçlendirdi ve ülkeyi daha da kutuplaştırdı. Continue reading “İspanyol demokrasisi vs. Katalan bağımsızlık referandumu – Carlos Delclós”

Reklamlar

Katalan referandumuna sokaktan üç (anarşist) perspektif

header

1 Ekim Pazar günü Katalan hükümeti, İspanyol hükümetinin tüm karşı çıkışlarına rağmen Katalunya’nın İspanya’dan bağımsızlığı üzerine bir referandum düzenledi. Katalan seçmenlerle İspanyol polisi arasında Katalunya’nın dört bir yanında çatışmalar yaşandı. Ufukta rakip siyasetçiler ve belki de rakip devletler arasında bir hesaplaşma belirirken, 3 Ekim için bir genel grev çağrısı yapıldı. Bu durum karmaşık zorluklar içeriyor: Anarşistler, milliyetçiliği, demokrasiyi veya yeni bir Katalan devletini ve onun polisini meşrulaştırmadan, polis saldırısına karşı Katalan bağımsızlık yanlıları ile nasıl dayanışma gösterebilir? Katalunya’daki birçok anarşistle görüştük ve Katalan anarşistlerinin bu meselelere nasıl yaklaştığını göstermek için aşağıdaki üç röportajı tercüme ettik. (CrimethInc. Ex-Workers Collective) Continue reading “Katalan referandumuna sokaktan üç (anarşist) perspektif”

Katalanlar yalnız değil. Dünyanın dört bir yanında kendi kendilerini yönetmek isteyen halklar var – Neal Ascherson

Yeni Özgür Politika

Bu işin sonu Katalunya için kötü bitebilir. Kendi fikri bitmiş görünen Madrid’deki İspanyol hükümeti, tavsiye almak için atalarının Kastilya ruhuna dönmüş gibi. Kastilyalı atalar ise şöyle diyor: “Zırhlarınızı kuşanın, baltalı kargılarınızı keskinleştirin ve bu sonradan görmelere Krallığımızda efendi kimmiş gösterin.” Önü alınamazsa, günden güne ilerleyen gelişmeler, General Jaruzelski’nin 1981’de Polonya’da yaptığına doğru gidiyor: Ramblas’da (Barselona’nın en merkezi caddesi) tanklar, medyanın sansürlenmesi, 10.000 “ayrılıkçının” hapse atılması. Ve neredeyse kaçınılmaz olarak da, bir miktar “şehit” kanı. Yani bir Avrupa trajedisi.

SPAIN-CATALONIA-POLITICS-JUSTICE-DEMONSTRATION

Madrid’deki merkezi hükümet ve Katalunya özerk yönetimi kafa kafaya çarpışma yolunda: Katalanlar referandumun yapılacağını söylüyor, Madrid ise yaptırtmamakta kararlı Continue reading “Katalanlar yalnız değil. Dünyanın dört bir yanında kendi kendilerini yönetmek isteyen halklar var – Neal Ascherson”

Erdoğan’ın Batı’nın sessizliğini satın alarak demokrasiyi terk etme planı tamamlanmak üzere – Elliot Ackerman

TURKEY-NETHERLANDS-POLITICS-ERDOGAN

foreignpolicy.com

Türkiye 16 Nisan’da anayasa referandumuna giderken, muhalif HDP’nin eşbaşkanı Selahattin Demirtaş halen tutuklu. Sesi iyice kısıldığından kendisini öyküler yazmaya vermiş. Adı “Halep Ezmesi” olan son öyküsünde anlatıcı, “Ölüm gerçekten sıradan ve normal bir şeydi de acaba biz mi abarttık onu ve olağanüstü bir hale getirdik” diye derin düşüncelere dalıyor. Türkiye’nin yaklaşan referandumunu anlamak için, 2015’deki son genel seçimleri ve Demirtaş’ın dediği gibi, şiddetin sıradanlaştığı sonraki iki yılı anlamak gerekiyor. Continue reading “Erdoğan’ın Batı’nın sessizliğini satın alarak demokrasiyi terk etme planı tamamlanmak üzere – Elliot Ackerman”

Milliyetçiliği yenmek için Avrupa’nın ‘New Deal’a ihtiyacı var – Yanis Varoufakis

nordic-resistance

İsveçli Neo-Nazi grup Nordiska Motståndsrörelsen, Trump’ın ABD başkanı seçilmesini kutlamak için tarihinin en büyük yürüyüşünü gerçekleştirdi.

Diğer Avrupalılar buhranın pençesindeyken hiçbir Avrupa ulusu müreffeh kalmayı sürdüremez

(Project Syndicate) ― “Neye mal olacağını umursamıyorum. Ülkemizi geri alacağız!” Geçtiğimiz Haziran’daki Brexit referandumundan bu yana İngiltere boyunca bu gururlu mesaj duyuluyor. Ve kıta boyunca yankı bulan bir talep bu. Yakın zamana dek, Avrupa’yı “kurtarmaya” dönük herhangi bir öneri, uygulanabilirliğine dair kuşkularla birlikte olsa bile, sempatiyle karşılanıyordu. Bugün ise kuşkuculuk Avrupa’nın kurtarılmaya değer olup olmadığına kadar varmış durumda.

Avrupa fikri; inkâr, isyan ve yanıltmacadan müteşekkil bir güç tarafından geriye çekiliyor. Avrupa Birliği düzeninin, AB’nin ekonomik mimarisinin hiçbir şekilde 2008 bankacılık krizinden çıkabilecek şekilde tasarlanmadığını inkârı, Avrupa projesinin meşruiyetini ortadan kaldıran deflasyonist güçlere sebep oldu. Deflasyona karşı öngörülebilir tepki, Avrupa karşıtı partilerin kıta boyunca isyanı oldu. Ve bunların en kaygı vericisi, düzenin milliyetçi dalganın önünü “layt-federasyon”un kesebileceği yanıltmacası ile yanıt vermesi. Continue reading “Milliyetçiliği yenmek için Avrupa’nın ‘New Deal’a ihtiyacı var – Yanis Varoufakis”

Kentsel mücadeleler neden önemli? Napoli örneği

Jacobinmag.com’da 20 Ağustos 2016’da yayınlanan ‘Taking Back Naples’ (Napoli’yi Geri Almak) başlığıyla yayınlanan röportajda, Napoli’den Clash City Workers Kolektifi’yle bağlantılı Je So’ Pazzo aktivistleriyle, 19 Haziran’da yapılan yerel seçimlerde neredeyse tüm sol güçlerin ve toplumsal hareketlerin desteğini alarak yüzde 65 oyla İtalya’nın 3. büyük şehri Napoli’nin yeniden belediye başkanı seçilen Luigi De Magistris ve radikalleşme süreci, şehirdeki taban örgütlenmeleri, toplumsal hareketler ve daha birçok mesele konuşuluyor. Özetleyerek çevirdik.

Jacobin

05 Ekim 2016 Çarşamba, Yeni Özgür Politika

Çeviri: Serap Şen

İtalya’nın en büyük üçüncü şehri olan Napoli’de 19 Haziran’da (seçimler iki turlu; ilk turu 5 Haziran, ikinci turu 19 Haziran) yapılan seçimde Luigi De Magistris yeniden ve bu kez yüzde 65 oyla belediye başkanı seçildi. Kendisine ‘radikal belediye başkanı’ diyorlar ama De Magistris süreç içinde radikalleşmiş. Sol eğilimli olsa da 2011’de ilk göreve geldiğinde yolsuzluk karşıtı popülist bir merkez partisi olan IdV’nin temsilcisiydi.

Continue reading “Kentsel mücadeleler neden önemli? Napoli örneği”

Macaristan’ın mülteci referandumu aslında Avrupa’nın geleceği üzerine – Molly O’Toole

Hungarian Prime Minister Orban delivers a speech during an election rally of ruling Fidesz party in Budapest

foreignpolicy.com

Viktor Orban’ın Merkel karşıtı Haçlı seferi asla AB çapında etkili olamaz ama belki de esas mesele bu: parçalı bir Avrupa.

Bu Pazar Macarlar, çoğu gözlemcinin garip ve hatta düpedüz anlamsız bulduğu bir referanduma gidiyorlar. Başbakan Viktor Orban’ın sağcı hükümeti şu soruyu soruyor: “Avrupa Birliği’nin, Macar olmayanların Macaristan’a zorunlu iskanını Macar parlamentosunun onayı olmasa bile dayatabilmesini istiyor musunuz?” Hayır cevabının çoğunluk elde etmesi bekleniyor. Ama böyle bir sonuç, AB üye devletleri tarafından sığınmacıların yerleştirilmesi konusunda alınan Eylül 2015 kararını geriye çeviremez, Macaristan’ın kendi içinde de hiçbir doğrudan hukuki sonuç doğuramaz. Continue reading “Macaristan’ın mülteci referandumu aslında Avrupa’nın geleceği üzerine – Molly O’Toole”

Olivier Roy ile röportaj: “Radikalizm başarısız entegrasyonun sonucu değil”

dschihadisten.jpg

en.qantara.de

Brüksel saldırılarının ardından Olivier Roy, İslam’ı terörle ilişkilendirme aceleciliğine karşı uyarıyor. İslam üzerine araştırmalar yapan Roy, Michaela Wiegel’e verdiği röportajda cihatçılıkla ilgili esas sorunu açıklıyor.

Bay Roy, terörizm ile Avrupalı göçmen toplumlarının başarısız entegrasyonu arasında bir bağlantı görüyor musunuz?

Olivier Roy: İslami radikalleşmenin entegrasyonun başarısız olmasının sonucu olduğunu düşünmüyorum. Bu yalnızca görünürdeki sorun. Cihat bayrağını sallayan gençlerden çoğu gayet entegre olmuş kişiler. Fransızca, İngilizce ve Almanca konuşuyorlar. İslam Devleti (IŞİD), genç Fransız ve Belçikalılar hiç Arapça bilmediği için sırf Fransızca konuşulan bir müfreze kurdu. Sorun kültürel entegrasyon sorunu değil. Toplumlarından kopsalar bile Avrupalı cihatçılar çok Batılı bir modele bağlı olmayı sürdürüyorlar. İslami geleneğe hiç de uymayan nihilist bir model. Birçok durumda filmlerden ve videolardan gördükleri şiddet estetiğine kapılmış oluyorlar. Bu anlamda Columbine Lisesi katliamında gördüğümüz öğrencilere veya toplu katliamcı Anders Behring Breivik’e daha çok benziyorlar. Continue reading “Olivier Roy ile röportaj: “Radikalizm başarısız entegrasyonun sonucu değil””

Brexit sonrası Avrupa solu – Yanis Varoufakis

varoufakis-berlin-diem25

jacobinmag.com

5 Eylül 2016

Yunanistan eski maliye bakanı Yanis Varoufakis eleştirileri yanıtlıyor ve DiEM25’in Avrupa Birliği içinden direniş planını anlatıyor.

Sadece on bir ayda, Yunan “Oxi”si ve Brexit hem Avrupa Birliği’ni hem de Avrupa solunu salladı. AB’nin otoritercilik ile ekonomik başarısızlığının karışımından illallah getirmiş Avrupa solunun bir kesimi şimdi, kıta çapında AB’den çıkış referandumları için sol desteği harekete geçirecek bir “AB ile yolları ayırma” çağrısı yapıyor. Analizleri kısaca “Lexit” (ç.n. Left Leave, “Sol Çıkış”) olarak biliniyor.

Avrupa’da Uluslar Ötesi Demokrasi Hareketi DiEM25, Lexit mantığını Avrupa’nın ilericileri için alternatif bir ajanda lehine reddediyor. Kuşkusuz ki sol, Avrupa Birliği’nin, karar alma sürecini depolitize eden pratiğine tüm enerjisi ve hayal gücü ile karşı çıkmalı. Aslında bu görev diğer Avrupalı demokratlara, yani Yeşillere ve liberallere de düşüyor. Bu oluşumlar kendilerini sol olarak görmeyebilir ama Brüksel’in yetkisiz otoriterliğine direnme görevimizi onlar da paylaşıyor.

Mesele ilerici güçlerin AB müessesesi ve mevcut uygulamalarla mücadele edip etmemesi değil. Mesele bu mücadelenin hangi bağlamda, hangi kapsayıcı politik anlatı dahilinde gerçekleştirileceği. Bu konuda üç seçenek öne çıkıyor: Continue reading “Brexit sonrası Avrupa solu – Yanis Varoufakis”

İhtiyacımız olan yeni politika için bir model var; İspanya’da – Owen Jones

3500.jpg

Britanya’da sağcı Brexitçilerin ve İspanya’da Podemos’un temsil ettiği vizyonlar Avrupa çapında savaş halinde. Britanya, ana mesajı göçmenlere karşı düşmanlık olan bir kampanyanın sonucu olarak AB’den ayrılırsa bu tüm Avrupa’da zaten yükselen göçmenlik karşıtı hareketleri cesaretlendirecek.

The Guardian

Çeviri: Barış Satılmış

Podemos günah keçileri yaratmadan radikal görüşlerin desteğini kazanmayı bildi. Birleşik Krallık’taki ilericiler de aynısını yapmanın yolunu bulmalı.

Bütün Avrupa’da lambalar sönmüyor olabilir ama titreşiyorlar*. Kıta, rakip güçler tarafından farklı yönlere çekiştiriliyor ve kimin başarılı olacağı net değil. Bu hafta gerçekleşecek muhtemelen tarihsel önemdeki iki olay kıtanın geleceğini belirleyecek.

Perşembe günü, bağnazlığa batmış ve göçmenleri günah keçisi yapan bir kampanyanın sonucu olarak Britanya Avrupa Birliği’nden ayrılmayı seçen ilk ülke olabilir. Ve Pazar günü İspanya Aralık ayında yapılan ve bir sonuca varmayan seçimi tekrarlayacak. Yeni gelen Unidos Podemos Partisi kesintilere karşı çıkıyor, İspanya ve Avrupa’nın demokratikleşmesini savunan bir zeminde ve milyonlarca İspanyol’un desteğini alıyor. Oylar Avrupa’nın geleceğine dair rakip vizyonları vurguluyor. Continue reading “İhtiyacımız olan yeni politika için bir model var; İspanya’da – Owen Jones”