Östrojen hipotezi: Hormonlara kulak vermek – Lisa Miller

Şizofren erkeklerin ilk psikotik epizotlarını neden kadınlara nazaran bu kadar erken yaşadığını merak eden Britanyalı üç psikiyatr, 1990’ların başında Londra’nın kalabalık bir mahallesinde doktor muayenehaneleri ve hastanelerden topladıkları 20 senelik tanı kayıtlarını incelediler ve hayret verici bir sonuca ulaştılar: 45 yaş sonrasında, ilk atak şizofreninin gösterilebilir bir “ikinci zirvesi” vardı. Ve bu hastalar ağırlıklı olarak kadındı.

İkinci zirvenin keşfedilmesinden bu yana 20 yıl geçti ama bu olgu psikiyatri müessesesinde neredeyse tamamen görünmez olmayı sürdürüyor ve durum genel doktorlar arasında daha bile karanlık. Dolayısıyla, kadınların ilk ruhsal çöküntülerini neden hayatlarının daha geç bir aşamasında yaşadıklarına bir açıklama da getirilemiyor ve bu olgu (hayatlarının daha geç, menopozla ilişkili belirli bir döneminde yaşıyor olmaları), en iyi nasıl tedavi edileceklerini bulmak için dikkate alınmıyor. Onun yerine, orta yaşta aniden psikotik hale gelen kadınlara, bakan doktorun genellikle pek de umursamadığını gösteren tanılar konuyor ve kadınlar erkekler üzerindeki klinik deneylerde test edilmiş güçlü antipsikotiklerle tedavi edilmeye çalışılıyor. Rahatsızlıkları sınıflandırılmamış ve akıl sağlığının sınırlarında yaşayan bu kadınlar, tıbbın kendileri karşısındaki cevapsızlığı ile daha da yabancılaştırılıyorlar.

Okumaya devam et “Östrojen hipotezi: Hormonlara kulak vermek – Lisa Miller”
Reklamlar

Julian Norman Lordlar Kamarasında

Toplumsal cinsiyet kimliği doğuştansa, o zaman, dişi cinsine iliştirilen ve bizim toplumsal cinsiyet adını verdiğimiz ve tarihsel olarak kadınları ezmeye hizmet etmiş olan kültürel normlar arıza değil, doğadaki bir tasarım özelliğidir. Kadınların küresel ve tarihsel olarak ezilmişliğini kendilerinde doğuştan olan bir şeye atfetmek isteyen bir felsefenin sonu – bu ister rahim gezdirmek, ister frenoloji, isterse evrimsel psikoloji olsun – kadınlar için hiçbir zaman iyi bitmemiştir. Bu perspektiften hukuki düzenlemeler yaparken, son derece ağırdan almalıyız.

6b1dc5fd846d5d3fbcd9e8e244b19e62_0.jpg

Julian Norman insan hakları konusunda uzman bir avukat. Bu metin 10 Ekim 2018 tarihinde Lordlar Kamarasındaki bir toplantıda yaptığı konuşmaya ait.

womansplaceuk.org

12 Ekim 2018

[Toplumsal] Cinsiyetin Tanınması Kanunu’nun (“GRA”) arka planında, BK hükümetinin, onu yasada bir kadın olarak tanımamasının İHAS’nin 8. Maddesinin ihlali olduğu iddiasıyla, BK hükümetini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne veren Christine Goodwin’in davası vardı. Eril [male] partneriyle evlenememesi, eşitsiz emeklilik yaşının yol açtığı zorluklar ve her göstermek zorunda kaldığında trans olduğunu açığa çıkaran, kendisini eril olarak gösteren doğum sertifikasının yol açtığı sıkıntılar dahil ayrımcılıktan mustaripti.

Okumaya devam et “Julian Norman Lordlar Kamarasında”

Britanyalı kadınlar Cinsiyetin Tanınması Kanununda yapılması öngörülen değişikliği tartışıyor: Michele Moore

 
Geldiğiniz için teşekkürler…

Bu sefer gerçekten sözümü sakınmayacağım çünkü cinsiyet kimliğinin kişi beyanına dayanmasının (self identification of gender) çocuklar ve gençler üzerindeki olası etkileri konusunda çok ama çok endişeliyim. Bunun olağan dışı ölçüde tehlikeli olduğunu düşünüyorum ve tüm salona da bu tehlike duygusunu bulaştırmak istiyorum. Bu, tartışmanın son derece zor olduğu bir konu. 30 yıldan uzun süre boyunca kapsayıcı eğitim konusunda çalıştım. İster cinsiyet, engellilik, yoksulluk, ister ırk veya toplumsal cinsiyetlerini nasıl ifade etmek istedikleri olsun… her kimlikten her çocuğun nasıl kapsanabileceği üzerine konuştum. Ama kendisini trans olarak tanımlayan çocuklarla ilgili ne olup bittiği konusunda özenli bir tartışma yürütülmesi için açıktan bir çağrı yaptığımdan bu yana, yaptığım her işte kesintisiz şekilde saldırıya uğruyorum; dışlayıcı bir TERF, bir transfobik olarak adlandırılıyorum, nefret körüklemekle suçlanıyorum. Gerçekten de kariyerimi bitirmeyi ve beni susturmayı amaçlayan sayısız örgütlü kampanyanın hedefindeyim. Bu yüzden bunun olmaması için çalışmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Okumaya devam et “Britanyalı kadınlar Cinsiyetin Tanınması Kanununda yapılması öngörülen değişikliği tartışıyor: Michele Moore”

Dr. Asia Ferrin’e yanıtım – Kathleen Stock

Screen Shot 2018-09-22 at 01.15.55

medium.com, 15 Eylül 2018

Ferrin benimle ‘siyahların beyazlara tehlike arz ettiğini’ savunan bir beyaz arasında benzerlik kuruyor. Diyor ki: “Bu varsayımları içeren bir konuşmanın birçok siyahın kendisini kötü hissetmesine ve bu sebeple bu varsayımları içeren konuşmaları susturmak istemesine neden olması şaşırtıcı olmazdı.” Şahsen ben bütün bir halkın sivil haklar mücadelesi ile trans kadınların dişilere özel alanlara girme hakkı mücadelesi arasında böyle analojiler kurmaktan uzak durmayı tercih ederim. Bunun yerine esas ‘beyazlar siyahlara karşı tehlike arz ediyor’ iddiasından gidelim.

Dr. Asia Ferrin, Amerikan Felsefe Derneği’nin bloğunda bu hafta yayınlanan bir gönderide, toplumsal cinsiyet ve cinsiyet* konusunda nasıl daha ‘açık,’ ‘saygılı’ ve ‘kanıta dayalı’ tartışmalar yürütüleceğini, okurlara bunu şahsen benim nasıl yanlış yaptığımı göstererek öğretmeye çalışmış. Bu betimleyici sözcükleri [açık, saygılı ve kanıta dayalı], benim de birlikte çalıştığım bir örgüt olan Woman’s Place UK ve onların ‘5 talebinden’ alıyor ama benim tarafımdan benimsendiklerinde, bu taleplerin ifade ettikleri şey anlamına gelip gelmediğinden kuşku duyulması gerektiğini düşündüğü kesin. Blog gönderisine bakılırsa, Ferrin’in, tartışma şeklimden benim ya kafası karışık olduğumu ya kendi kendimi kandırdığımı ya da düpedüz kötü niyetli olduğumu çıkardığını söylersem yanlış olmaz sanırım. Bu gönderi onunkine bir yanıt. Okumaya devam et “Dr. Asia Ferrin’e yanıtım – Kathleen Stock”

A Woman’s Place UK için konuşma notlarım – Kathleen Stock

Screen Shot 2018-09-09 at 04.27.36.png

“Kendi örneğimden genellersek, toplumsal utandırma bana göre, bu meseleye eleştirel katkı sunmak isteyen akademisyenleri susturmak için kullanılan en güçlü silahlardan biri. Bilhassa, bu türden tepkilerin benim gibi kadınları bilinçli bir şekilde hedef aldığını düşünüyorum çünkü bizlerin, utanmaya özellikle yatkın olacak şekilde toplumsallaştığımız varsayılıyor. Kadınların konuşmasını durdurmak isteyen insanlar, bunu başarmak için, utandırmayı bir silah olarak kullanacaklardır.”

Okumaya devam et “A Woman’s Place UK için konuşma notlarım – Kathleen Stock”

Hareketimize Ne Oldu? – Connor Kelly

Gelin buna neyse o diyelim: Bu saçmalık. Sekter bir saçmalık. Sansür. Bu bir cadı avı (“TERF” avı) ve üzgünüm ama eğer tek başına bu olay bile sizi LGBT hareketinin gidişatı konusunda bir tartışma yapılması gerektiğine ikna etmiyorsa, kafanızı o kadar açmışsınızdır ki, beyniniz düşmüş demektir.

Connor Kelly
KB İngiltere’den Yazar ve Müzisyen
24 Ağustos 2018
Hareketimize Ne Oldu?
Toplumsal Cinsiyet Meselesi Üzerine Makale No.1

untitled.png
Hakikat Bakanlığı? (Trans-aktivistler tarafından Adalet Bakanlığı binasının ön cephesine yansıtılmış “Bizden sonra tekrarla: Trans kadınlar kadındır” ifadesi)

Trans kadınlar kadındır kadındır kadındır kadındır kadındır…… Okumaya devam et “Hareketimize Ne Oldu? – Connor Kelly”