Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)

Rojava_FI-1920x700

Özgür Politika

roarmag.org

“Birkaç yıl önce komünlere katılmak isteyip istemediğimizi sormak için insanlar evimize ilk geldiğinde onları taşla kovalamıştım,” diye gülüyor Büşra. Rojava’nın Tirbespiye’sinden, iki çocuk sahibi genç bir kadın olan Büşra, son derece muhafazakâr bir dini mezhebe mensup. Daha önce evden yalnız ayrılmasına hiç izin verilmezmiş ve gözleri dışında her yeri kapalı gezermiş.

“Artık kendi toplumumu aktif olarak şekillendiriyorum,” diyor gururla ve ışıl ışıl gülümseyerek. “İnsanlar sosyal meselelerin çözümünde yardım istemek için bana geliyorlar. Ama o zamanlar bana sorsaydınız, ‘konsey’ ne demek veya insanlar meclislerde ne yapar onu bile söyleyemezdim.”

Bugün dünyanın dört bir yanında insanlar varoluşlarına yeniden anlam kazandırmak, insan yaratıcılığının kendisini özgürlük olarak ifade etme arzusunu yansıtmak için alternatif özerk örgütlenme formlarına başvuruyorlar. Bu kolektifler, komünler, kooperatifler ve taban örgütlenmesi hareketleri; kapitalizmin, patriarkanın ve devletin saldırılarına karşı halkın özsavunma mekanizmaları olarak karakterize edilebilirler. Okumaya devam et “Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)”

Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)

the-anarchists-vs-the-islamic-state-2-9a2d3cb5-6010-4aba-aedd-5438c1ad3df3

Rolling Stone

Yeni Özgür Politika

İlk muharebesine katılacağı sabah, Brace Belden soğuğa uygun giyinmemişti ve seyahat ishalinden halsiz düşmüştü. Dahil olduğu Kürt milis birliği Suriye’de Rakka’nın 30 mil uzağındaki IŞİD cephe hattında kamp kurmuştu. Savaşçılar, tütün haricindeki tek konforları olan çayın kaynadığı kamp ateşinin etrafında dikiliyorlardı. “Hayatımda hiç o kadar pis olmamıştım,” diyor Belden. Yola çıkma vakitleri geldiğinde Kalaşnikofuna şarjörünü taktı ve zırhı hurda metal ve betondan, tank ve kamyon parçaları bir araya getirilerek yapılmış eğreti muharebe aracına tırmandı. Belden, paslı kabinin içinde bir selfie çekti ve “Bu ucube taksi kokuyor be” yazısıyla paylaştı.

Milislerin geri kalanı minivanlara, çöp arabalarına ve buldozerlere doluşup IŞİD’in güneyde üç yıldan uzun süredir elinde tuttuğu bölgeye doğru yola çıktılar. Belden, kalkan tozun görüşü engellediği kuru arazide, çölden Kürt birliğine doğru hızla gelen patlayıcı yüklü bir aracı fark ettiğinde makineli tüfeğin başındaydı. O daha ateş etme fırsatı bulmadan bir Amerikan savaş uçağı gökyüzünde belirdi ve aracın olduğu yerde, millerce genişlikte alanı sarsan bir patlama oldu. Okumaya devam et “Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)”

Türkiye İslam Devleti’nin ikmal hatlarını kesebilir. Peki, neden yapmıyor? – David Graeber

2835

Çeviri: Barış Satılmış

Batılı liderler, Erdoğan’ın Suriye ve Türkiye’de Kürtlere yönelik saldırılarına son vererek ve sahada IŞİD’e karşı savaşmalarına izin vermesi çağrısında bulunarak İslam Devleti’ni yok edebilirlerdi.

Paris’teki ölümcül saldırıların ardından Batılı devletlerin liderlerinin bu gibi durumlarda her zaman yaptıklarını yapmalarını bekleyebiliriz: Buna neden olanlara karşı tam ve kesintisiz bir savaş ilan etmek. Bunda aslında ciddi değiller. İslam Devleti’nin köklerini kurutacak ve yok edecek araçlara birkaç yıldır sahipler ama kullanmayı reddettiler. Aslında tüm dünya Antalya’daki G20 zirvesinde liderlerin amansız bir azimle açıklamalar yapmasını izlerken, yine bu aynı liderler, hiç lafı edilmeyen politik, ekonomik ve hatta askeri desteği ile IŞİD’in Paris’teki vahşeti ve Ortadoğu’daki sayısız vahşet serisini gerçekleştirme becerisine katkıda bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile hoşça vakit geçiriyorlar. Okumaya devam et “Türkiye İslam Devleti’nin ikmal hatlarını kesebilir. Peki, neden yapmıyor? – David Graeber”

Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler – CrimethInc. Ex-Workers’ Collective

zaferbarikati1370

Yazı, imzasız olarak (kolektif adına) CrimethInc. Ex-Workers’ Collective sitesinde yayınlanmıştır.

Yakın tarihe dek Batı’da pek az kişi, Kürtlerin devrimci tarihlerini bilmek bir yana adlarını bile ancak duymuştu. Irak ve Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı verdikleri savaşla tüm bakışların üzerine çevrildiği Kürtler, hem ana akım yaygın medyanın hem de dünya çapında radikaller ile devrimcilerin epey dikkatini celp etti. Okumaya devam et “Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler – CrimethInc. Ex-Workers’ Collective”

Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (3)

son

Yazı, imzasız olarak (kolektif adına) CrimethInc. Ex-Workers’ Collective sitesinde yayınlanmıştır.

Birinci bölüm

İkinci bölüm

Çeviri: Serap Güneş

Savaşçılar

Rojava’da Kürtlerin yönetimi ele alması sorunsuz gerçekleşse de balayı kısa sürdü. 10 Haziran 2014’te, Musul’dan büyük miktarda askeri mühimmat ele geçiren IŞİD, Irak ve Suriye’de kuzeye doğru zorlamaya başladı. IŞİD’in ilerleyişi ile birlikte katliam, kölelik, yerinden etme ve tecavüz haberleri de gelmeye başladı. Bir buçuk ay sonra Ağustos’ta IŞİD, binlerce insanı katledeceği ve 50.000’i susuz ve yiyeceksiz dağlarda sıkışıp kalan 290.000 kadar insanı yerinden edeceği Sincar Dağları yakınındaki Kürtçe konuşan bir gayri Müslüm toplum olan Ezidi nüfusun bulunduğu bölgeye ulaştı. IŞİD, birçok animist yöne sahip İslam öncesi bir inanışa ait olan ve yüzlerce yıldır şeytana tapanlar denilerek zulüm gören (tarihleri boyunca yetmişin üzerinde katliama maruz kalmış) bu nüfusu haritadan silmeye özellikle istekli görünüyordu. Irak Kürdistanı Bölgesel Hükümeti peşmerge güçleri ile müdahalede hızlı davranamadı. Bunun aksine PKK, Irak-İran sınırındaki Kandil’de bulunan ana üslerinden hızla harekete geçti. Ezidilerin imdadına yetişip nüfusu özsavunma konusunda eğiten PKK, Barzani ve onun KDP’since yönetilen bölgede prestij ve güven kazandı. Bölgesel Kürt güçleri ile olan gerilimlere rağmen, sosyal medyada dolaşan tüm o IŞİD hikayeleri ve görüntüleri, bir zamanlar birbirinden ayrı olan Kürtleri birleştirme noktasında etkili oldu ve PKK/YPG güçleri, bu misyonda kolay olmayan bir ittifakla KDP ile birlikte davrandı. Okumaya devam et “Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (3)”

Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (2)

ydgh1370

Yazı, imzasız olarak (kolektif adına) CrimethInc. Ex-Workers’ Collective sitesinde yayınlanmıştır.

Birinci bölüm için tıklayın

Gezi

Gezi Direnişi, Türkiye Cumhuriyeti’nin gördüğü, Kürt olmayan nüfusu tarafından kalkışılmış en büyük ve en şiddetli toplumsal hareketti. İstanbul’un merkezindeki bir parkta başlayan inşaat projesine karşı mücadelenin kıvılcımını çaktığı bir hareket, Erdoğan’a ve onun neoliberal politikalarına karşı ülke çapında topyekûn bir başkaldırıya dönüştü. Gezi Direnişi’nde Kürtler de vardı, özellikle de milliyetçi olmayan devrimci bir içerik kazanacak şekilde olgunlaştıktan sonra. Ancak Türkiye tarihinde ilk kez, Kürtler bir ayaklanmanın başrolünde değildiler. Okumaya devam et “Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (2)”

Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (1)

zaferbarikati1370

Yazı, imzasız olarak (kolektif adına) CrimethInc. Ex-Workers’ Collective sitesinde yayınlanmıştır.

Çeviri: Serap Güneş

Yakın tarihe dek Batı’da pek az kişi, Kürtlerin devrimci tarihlerini bilmek bir yana adlarını bile ancak duymuştu. Irak ve Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı verdikleri savaşla tüm bakışların üzerine çevrildiği Kürtler, hem ana akım yaygın medyanın hem de dünya çapında radikaller ile devrimcilerin epey dikkatini celp etti. Okumaya devam et “Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (1)”

Türkiye ve Kürtler: Muhtemel bir Uzlaşma – Immanuel Wallerstein

kurdsÇeviren: Serap Güneş

Şu anda Türkiye devleti ile Kürdistan İşçi Partisi (PKK) arasında, en azından Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923’te kuruluşundan bu yana devam eden çetin bir çatışmayı sona erdirecek gerçek bir uzlaşma olasılığı var gibi görünüyor.

Mesele en başından beri son derece basitti. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışı sonrası, Mustafa Kemal (Atatürk) liderliğindeki bir grup Türk milliyetçisi iktidarı ele geçirdi ve sınırları Anadolu ve Trakya olarak bilinen seküler bir cumhuriyet kurdu. İktidara yeni gelmiş birçok milliyetçi gibi, bu grup da ideolojisi itibariyle Jakoben idi. Bir Türk cumhuriyeti ve temel olarak yalnızca Türkler için bir cumhuriyet kurdular. Okumaya devam et “Türkiye ve Kürtler: Muhtemel bir Uzlaşma – Immanuel Wallerstein”

Ivana Hoffman bir feminist, bir sosyalist ve bir savaşçıydı. Ve IŞİD ondan korkuyordu – Owen Jones

Ivana Hoffman
Asi bir duruş ve özgürlüğü tatmış bir bakış… Yabancı savaşçının yüzüne kazınmış ifade bu. 19 yaşındaki Ivana Hoffman, Almanya’dan elbette IŞİD ile savaşmak için değil, Kürtlerin mücadelesine katılmak için ayrılmıştı.

Çeviren: Serap Güneş

IŞİD’e karşı savaşan devrimci Kürtler neden desteğimizi hak ediyor?

IŞİD’ın Suriye’den püskürtülmesine yardım eden Ivana Hoffman gibi radikal feministler, uluslararası sol için muazzam bir gurur kaynağı olmalı

Asi bir duruş ve özgürlüğü tatmış bir bakış… Yabancı savaşçının yüzüne kazınmış ifade bu. 19 yaşındaki Ivana Hoffman, Almanya’dan elbette IŞİD ile savaşmak için değil, Kürtlerin mücadelesine katılmak için ayrılmıştı.

Yaygın şekilde dolaşımda olan fotoğrafta, sembolik orak çekiç ambleminin önünde duruyor. Hoffman, bir komünistti, kendi sözleriyle, “devrimi savunmak” için savaşıyordu. Unutulan şey, kuzey Suriye’deki büyük savaşın basitçe IŞİD barbarlığına karşı bir savunma mücadelesi olmayıp aynı zamanda kendi başına bir devrim olduğu ve Hoffman gibilerin solun kahramanları olduğu. Okumaya devam et “Ivana Hoffman bir feminist, bir sosyalist ve bir savaşçıydı. Ve IŞİD ondan korkuyordu – Owen Jones”

Anarşizm ve Demokratik Konfederalizm Arasındaki Köprüler (I) – Bruno Lima Rocha

daf

Çeviren: Sarp Solakoğlu

Giriş: Parti Modelini ve Misyonunu Tartışmak – 1

Kobane’nin IŞİD tarafından kuşatılmasından beri Kürt solu ve özellikle de Rojava modeli toplumsal örgütlenme, birçok örgüt, aktivist, ağ ve konuyla ilgilenen akademisyen tarafından takip edildi ve üzerinde çalışıldı. Batı (ve tabii Batı dışı) anarşist gelenek ile demokratik konfederalizm arasındaki benzerlikleri göstermeyi (ve kanıtlamayı) amaçlayan kısa makalelerden oluşan bir seri üretme amacıyla KurdishQuestion.com adresiyle işbirliği yapmaya karar verdim. Üzerine yoğunlaştığım çalışma alanlarımdan birisi siyaset teorisi (ve radikal siyaset teorisi) olduğu için her iki akımdaki paralellikleri göstermeye ve her iki akımı da birbirine aşina kılmaya yardım edebileceğimi düşünüyorum. İşe yarayacağını umut ediyorum ve her türlü eleştiriye de açığım. Okumaya devam et “Anarşizm ve Demokratik Konfederalizm Arasındaki Köprüler (I) – Bruno Lima Rocha”