G. M. Tamás: İnsanlığın devamı, kapitalizm karşısında dengeleyici bir gücün ortaya çıkmasına bağlı

Miklos-Tamas-Gaspar-Press-SZO

Jaroslav Fiala, G. M. Tamás ile kapitalizmin vahşiliğini, Orbán Macaristan’ını ve Avrupa sisteminin başarısızlığını konuştu.

Jaroslav Fiala: Avrupa tehlikeli bir dönemden geçiyor: Avro bölgesinde kriz, terör saldırıları, aşırı sağın yükselişi vb… Liberal demokrasi tehlikede mi?

G. M. Tamás: Kimse liberal demokrasinin kimilerini özgürleştirip bazı kulluk türlerini ortadan kaldırdığını inkâr edemez. Ama mevcut sistem artık bir dizi çelişki ve çıkmaz içinde. Liberal demokrasi çok ciddi bir kriz yaşıyor ve bu, sosyalizmin “ölümüyle” de aynı döneme denk geldi. Liberal demokrasinin gerekli koşulu, işçi hareketinin mevcudiyeti idi. Sosyal demokrasinin, iç barış ve istikrar karşılığında bazı devrimci taleplerinden vazgeçip burjuva devletinin bir parçası olduğu bir uzlaşmanın sonucuydu liberal demokrasi. Bu uzlaşmada alt sınıflar temsil ediliyordu. Proletaryası için ayrıcalıkları, sendikaları, sosyal demokrat ve komünist partileri ile Batılı refah devletleri içindeki sınıflar arası iç denge ve reforme edilmiş ve sınırlandırılmış kapitalizm ile Sovyet bloğu arasındaki uluslararası denge, 1945 ile 1989 arasında bugün bizim “liberal demokrasi” dediğimiz şeye yol açmıştı. Batı Avrupa’daki çalışma yasaları ve cinsiyet eşitliği ve aile hukuku ile ilgili yasalar, 1920’lerden itibaren Sovyet ve sosyalist yasal çerçeveyi izledi. Son hukuk tarihi araştırmaları bunu gösteriyor. Continue reading “G. M. Tamás: İnsanlığın devamı, kapitalizm karşısında dengeleyici bir gücün ortaya çıkmasına bağlı”

Reklamlar

Bob Crow Tugayı ile röportaj – Politika

650x344-1473523032779

Yeni Özgür Politika  – Birinci Bölüm

Tuğçe M. Yılmaz’ın röportajı

Bob Crow Tugayı (The Bob Crow Brigade) hareketiniz nasıl ortaya çıktı? Bölgede özgürlük mücadelesi açısından nasıl bir önemi var?

Tabûra Azadî ya Înternasyonal’in (IFB) çağrısına yanıt verdik ve birbirimizle eğitim sürecinde tanıştık. Belirli bir dönemde IFB’ye katılmış İngiliz, İskoç ve İrlandalılar olduğumuzu söyleyebiliriz. Farklı bir hareket değiliz, dünyanın benzer parçalarından (Birleşik Krallık ve İrlanda) sosyalistleriz.

Bildiğimiz kadarıyla Bob Crow Tugayı heterojen bir yapıya sahip. Tugayınız nasıl insanlardan oluşuyor?

 İrlanda, İngiltere, İskoçya ve sonrasında da Kanada ve Amerika’dan 20-35 yaş arası işçiler ve işsizler. Özel bir yapımız yok, hepimiz IFB ve dolayısıyla YPG üyesiyiz. Onların yapısını ve talimatlarını izliyoruz. Epeycemiz şu an TevDem’in bir kolu olan devrimin sivil kanadı Saziya Yekîtî û Piştgiriya Gelan (SYPG) ile birlikte çalışıyor. Continue reading “Bob Crow Tugayı ile röportaj – Politika”

Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)

the-anarchists-vs-the-islamic-state-2-9a2d3cb5-6010-4aba-aedd-5438c1ad3df3

Rolling Stone

Yeni Özgür Politika

İlk muharebesine katılacağı sabah, Brace Belden soğuğa uygun giyinmemişti ve seyahat ishalinden halsiz düşmüştü. Dahil olduğu Kürt milis birliği Suriye’de Rakka’nın 30 mil uzağındaki IŞİD cephe hattında kamp kurmuştu. Savaşçılar, tütün haricindeki tek konforları olan çayın kaynadığı kamp ateşinin etrafında dikiliyorlardı. “Hayatımda hiç o kadar pis olmamıştım,” diyor Belden. Yola çıkma vakitleri geldiğinde Kalaşnikofuna şarjörünü taktı ve zırhı hurda metal ve betondan, tank ve kamyon parçaları bir araya getirilerek yapılmış eğreti muharebe aracına tırmandı. Belden, paslı kabinin içinde bir selfie çekti ve “Bu ucube taksi kokuyor be” yazısıyla paylaştı.

Milislerin geri kalanı minivanlara, çöp arabalarına ve buldozerlere doluşup IŞİD’in güneyde üç yıldan uzun süredir elinde tuttuğu bölgeye doğru yola çıktılar. Belden, kalkan tozun görüşü engellediği kuru arazide, çölden Kürt birliğine doğru hızla gelen patlayıcı yüklü bir aracı fark ettiğinde makineli tüfeğin başındaydı. O daha ateş etme fırsatı bulmadan bir Amerikan savaş uçağı gökyüzünde belirdi ve aracın olduğu yerde, millerce genişlikte alanı sarsan bir patlama oldu. Continue reading “Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)”

ABD’de Rojava tarzı antifaşist mahalle meclisleri oluşturulması çağrısı

web1_161205-sea-news-neighborhoodactioncouncils_2-1200x800
Seattle sakinleri 4 Aralık günü Trump’ın seçilmesi ardından toplantıda

Trump’ın başkan seçilmesi ardından Amerikan solu yükselen faşizme karşı neler yapabileceğini tartışırken, ABD’de anarşistler tarafından Rojava’dan da esinlenilerek örgütlenmeye başlanan mahalle meclisleri konusunda 19 Aralık 2016 tarihli İngilizce bir reddit gönderisinin çevirisi.

Seattle ve Portland’daki en az iki koalisyon, İmparatorluğa karşı güçlü bir direniş altyapısı inşa etmek üzere merkeze uzak banliyölerle birlikte mahallelerde doğrudan demokratik meclisler ve şehir genelinde sözcü konseyler örgütlemeye başladılar.

PDX: https://portlandassembly.com/ SEA: https://www.neighborhoodaction.info/

Her ikisi de açık bir şekilde komünalist ve anarşist görüşlere dayanıyorlar ve diğerlerinin yanı sıra Rojava devriminden ilham alıyorlar. Elbette hiçbiri mükemmel değil. Portland şimdiye kadar radikal altkültür balonuna sıkışık kaldı ve toplumun daha geneline yayılmak için yardıma ihtiyacı var ama politikaları somut. Seattle ise çok daha geniş desteğe sahip ama yapı ve teorik zemin konusunda zayıf ve biraz da liberal/ilerici sorunu var (ittifak politikasından uzaklaşması gerekiyor), ancak şans verirseniz daha radikal eğilimlere açık insanlar.

İki hareket de örgütlenme dostu anarşistlerin ve her çizgiden antiotoriter solcuların mahalle meclislerine katılmasına ve ortamı daha radikal (ve aslında daha etkili) yönde dönüştürmesine ihtiyaç duruyorlar. Henüz örgütlenmedikleri bir şehirdeyseniz iki web sitesinde de iletişim bilgileri ve benimseyebileceğiniz örgütlenme kaynakları mevcut.

Başka şehirlerde de buna benzer örgütlenmeler duyan oldu mu?

http://www.seattleweekly.com/news/seattleites-form-neighborhood-groups-to-resist-trump/

Küba’nın tıp alanındaki başarısı ambargocu ABD’yi utandırıyor – Seumas Milne

illustration-for-cubas-gl-012

Fidel Castro’nun ölümü ardından bu onurlu ülkeyi karalamak için bilindik klişelerin yeniden ortalığa dökülmesine karşı, Ebola salgınının henüz kontrol altına alınmaya çalışıldığı 2014 Aralık ayında yayınlanan ve Küba’nın sağlık alanındaki göz alıcı sicilini değerlendiren bir yazıyı çevirdik.

theguardian.com

Batı Afrika’yı kasıp kavuran Ebola salgınının uluslararası acil durum ilan edilmesinden bu yana geçen dört ayda, Küba doğrudan tıbbi destekle salgınla mücadelede dünyaya liderlik ediyor. ABD ve Britanya binlerce asker gönderdi ve diğer ülkelerle birlikte yardım sözü verdi ama henüz ortada somut bir şey yok. Ancak Dünya Sağlık Örgütü’nün de vurguladığı gibi, en acil ihtiyaç, sağlık çalışanları konusunda. Sadece 11 milyonluk nüfusu ve kişi başına 6000 dolarlık geliriyle Karayip adası bu çağrıya daha yapılmadan yanıt verdi. Karayip, Ebola ile mücadelede en büyük doktor ve hemşire ekibini gönderen ilk ülke oldu: sahada şu anda 256 personel var, 200 gönüllü de yolda. Continue reading “Küba’nın tıp alanındaki başarısı ambargocu ABD’yi utandırıyor – Seumas Milne”

YPG komutanı Cihan Kendal ile röportaj

rop.jpg

weareplanc.org

Bu röportaj Ağustos 2016’da şu anda Rojava’da olan bir uluslararası YPG gönüllüsü ile yapıldı.

Çeviri: Serap Şen

Giderek artan sayıda uluslararası gönüllü, IŞİD’e karşı mücadelelerinde Suriye Kürt Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) katılıyor. Gönüllülerin geldiği sayısız ülkedeki yasal durumları net olmasa da, yüzlercesi Kürt mücadelesine katıldılar. Şu anda, Rojava devrimi daha kurumsal hale geliyor (Temmuz’da dördüncü yıldönümünü kutladı) ve enternasyonal dayanışma giderek artıyor, uluslararası gönüllülerin katılım süreci düzenlendi ve artık ‘YPG Enternasyonal’ denilecek bir yapıda merkezileştirildi. Yeni kurulmuş enternasyonal eğitim merkezinde, elinde çay ve sigarayla süngerden sade bir minderde oturan komutan Cihan Kendal, Avrupa ve Amerika’dan yeni gelen katılımcılar yan sınıfta ders yaparken bana bu yapının misyonunu anlattı.

“Bu, YPG’nin hem kadınlara hem de erkeklere açık resmi bir projesi. Uluslararası gönüllülerle olan çalışmamıza; demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü ve elbette antikapitalist ideolojik görüşlerimiz temelinde, yeni, daha bilinçli, siyasi bir yön verme çabası.”

Bu çerçevenin, Muhafazakar bir meclis adayı olarak çalışma yürütmüş olan Birleşik Krallık’ın en tanınmış gönüllüsü açısından ne anlama geldiğini merak ettim.

YPG-E’yi (YPG Enternasyonal) oluştururken son 18 ayı gözden geçirdik. Gelen bazı insanların farklı sebeplerle doğru kişiler olmadıklarını gördük. Bazıları faşistti, bazıları sadece öldürmek için geliyordu ve bazıları da YPG’deki profillerini şahsi çıkarları için kullanarak ün kazanmak için. Bunları istemiyoruz, mücadelemizde bu insanlara ihtiyacımız yok. Continue reading “YPG komutanı Cihan Kendal ile röportaj”

Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler – CrimethInc. Ex-Workers’ Collective

zaferbarikati1370

Yazı, imzasız olarak (kolektif adına) CrimethInc. Ex-Workers’ Collective sitesinde yayınlanmıştır.

Yakın tarihe dek Batı’da pek az kişi, Kürtlerin devrimci tarihlerini bilmek bir yana adlarını bile ancak duymuştu. Irak ve Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı verdikleri savaşla tüm bakışların üzerine çevrildiği Kürtler, hem ana akım yaygın medyanın hem de dünya çapında radikaller ile devrimcilerin epey dikkatini celp etti. Continue reading “Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler – CrimethInc. Ex-Workers’ Collective”

SYRIZA: HDP’nin Parlamento Seçimlerindeki Büyük Başarısını Kutluyoruz!

syrhdpSYRIZA, Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem arz eden gelişmeleri büyük bir ilgiyle izlemekte ve Türkiye’deki siyasi istikrar ve demokrasinin, hem iki ülke ilişkileri hem de bölge açısından özel öneminin altını çizmek istemektedir.

Bu vesileyle, HDP’nin Türkiye’de dün (7 Haziran) gerçekleştirilen parlamento seçimlerindeki başarısını da kutluyoruz.

Türkiye halkı, tercihini giderek artan şekilde farklılıkları, insan haklarını, inançlar ve kişisel yaşam konusundaki çeşitliliği destekleme, ve otoriterlikten ve kökene, dile, cinsiyete ve dine dayalı ayrımcılıktan uzak bir toplum inşa etme yönünde kullanmakta.

Milliyetçi parti MHP’nin oy oranındaki artış bir endişe kaynağı olarak görülebilir ve çağımızın anlaşmazlıklarına vurgu yapabilir ancak HDP’nin TBMM’ye bu dinamik girişinin, demokrasiyi derinleştirmeye, milliyetçilikle ve her türden köktencilikle mücadeleye yardımcı olacağından, barış sürecini derinleştireceğinden ve sol ve demokrat güçlerin Akdeniz ve Avrupa’da bir bütün olarak mevcut yükselişini güçlendireceğinden eminiz.

Atina, 8 Haziran 2015
SYRIZA Basın Merkezi

Serap çevirdi

Syriza’dan Kobane için kutlama ve dayanışma mesajı

kobane

Sevgili mücadele kardeşlerimiz,

Geride bıraktığımız aylar boyunca karanlığa karşı bize ışık oldunuz.

Korkuya karşı umut oldunuz.

Karabasana karşı hayal oldunuz.

IŞİD terörüne karşı verdiğiniz yiğit savaş ve eşi görülmemiş mücadeleniz, tarihin en büyük onur ve direniş hikâyelerinden biri. Rojava ve Kobane’nin yiğit Kürt savaşçıları, cesur erkek ve kadınları; bizlere, tüm şartlar aleyhimize olduğunda bile asla teslim olmamamız gerektiğini öğrettiniz.

İnşa ettiğiniz toplumun tüm değerlerinden; özgürlük, demokrasi ve adaletten nefret eden IŞİD canilerine karşı mücadelenin sembolü oldunuz. Sizler, tüm insanlık adına bir görev üstlendiniz. Sadece askeri açıdan muzaffer olmadınız. Politik olarak da zafer kazandınız. Günden güne, onurunuz, yoldaşlığınız ve özgürlüğe olan tutkunuz, füzelerin, kurşunların ve silahların üzerinde yükseldi.

Muazzam zaferinizi selamlıyoruz. Bizler, Yunan halkı olarak, bir sonraki büyük mücadelenizde, yani şehrinizi, evlerinizi, toplumunuzu ve yaşamlarınızı yeniden inşa etme mücadelesinde, sizlerle omuz omuza olacağız.

Sevgili kardeşlerimiz, her zaman Hikmet’in sözlerini hatırlayın: “Yani, nasıl ve nerede olursak olalım, hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak”