AB göç zirvesinde neler oldu? – Billy Perrigo

eu_migration_summit_merkel_macron.jpg

Geçtiğimiz Cuma sabahı, gözlerinden uyku akan Avrupalı liderler, Brüksel’deki önemli bir toplantıdan kıta çapında bir göç krizini savuşturduklarını iddia ederek çıktılar.

Yapılan anlaşma, Avrupa Birliği’nin göç politikası konusunda aylardır yükselmekte olan tansiyondan sonra geldi. Güney Avrupa devletleri uzun süredir sahillerine ulaşmakta olan göçmen akınından orantısız şekilde etkilendiklerini hissederken birçok Orta ve Doğu Avrupa ülkesi, göçmenleri üye devletler arasında paylaşarak bu yükü hafifletecek olan her türden yeniden yerleştirme politikasına ateşli bir şekilde karşı çıkıyordu. Continue reading “AB göç zirvesinde neler oldu? – Billy Perrigo”

Reklamlar

Sosyal medya çağında otoriter kapitalizm – Christian Fuchs

maxpixel-freegreatpicture-com-america-trump-united-states-politics-president-1573999-e1515528972100

Otoriter milliyetçilik ve ırkçılık, Avusturya’nın Jörg Haider’inden ABD’nin Donald Trump’ına kadar ciddiye alınmak için fazla karikatür görünen insanların sunduğu eğlence kılığında anaakım siyasete girdi. Christian Fuchs, otoriter kapitalizmin zaman tünelinize nasıl sızdığını ve başarı kazandığını inceliyor.

1986-2000 arası Avusturya Özgürlük Partisi’nin lideri olan Jörg Haider, göçmen karşıtı sloganların, eğlence usulü siyasetin, genç ve dinamik bir çehreye sahip olmasının yanı sıra, muhaliflerle dalga geçmesinin ve espriler yapmasının yardımıyla partisinin oy oranını 1986’daki %9,7’den 1999’daki %26,9’a getirmişti. Kitlelerin ilgisini çekip satışları artırmak suretiyle hem medya Haider’e hem de Haider medyaya yardım ediyordu. Haider yeni sağın otoriter liderlerinin prototipiydi. Bugün artık hayatta değil (2008’de bir trafik kazasında öldü) ve sağ otoriterlik yeni bir evreye ulaştı. Ruth Wodak’ın ‘Haiderleşme’ dediği şey, hâkim siyasi model haline geldi. Continue reading “Sosyal medya çağında otoriter kapitalizm – Christian Fuchs”

İtalya seçimleri, neo-faşistlerin başarısızlığı: Forza Nuova ve CasaPound çıkış yakalayamadı

113552109-3df94563-f772-4a40-96c6-902800789701.jpg

Saldırgan seçim kampanyasına rağmen iki aşırı sağ oluşum %3 eşiğinin çok altında kaldı (%1’i ancak aştı): Her ikisi de di Salvini’nin Lega’sı (Lig) tarafından yutuldu.

PAOLO BERIZZI

Yeni, ulusalcı ve (AB karşısında) egemenlik yanlısı Lega tarafından yutuldular. Seçim kampanyası sırasında kullanılan ve yakın dönemde haberlerde yer alan şiddet ve tehdit edici ton cezalandırıldı. Güç gösterileri ve nostaljik sloganlarla geçen beş ayın ardından şimdi oy oranlarını konuşma zamanı: neo-faşist partiler çıkış yakalayamadı ve %3 eşiğinin çok altında kaldılar. CasaPound Italia (CPI) %0,9, Forza Nuova (“İtalya İtalyanlarındır” listesiyle ve İtalyan bayrağıyla birlikte) %0,37 oy aldı. Telefon rehberinden alınmış yüzdeler. Veya ANPI başkanı Carla Nespolo’nun deyişiyle “konu dışı.” Continue reading “İtalya seçimleri, neo-faşistlerin başarısızlığı: Forza Nuova ve CasaPound çıkış yakalayamadı”

İtalya’nın bugüne kadar yerel seviyede kalmış aşırı sağı artık siyasetin ana unsurlarından biri – RACHEL DONADIO

lead_960

Roma’da sol grup ve partilerin İtalya’da aşırı sağın bariz yükselişini protesto amacıyla antifaşist bir gösteri düzenlediği aynı gün, Milan katedrali önündeki meydan İtalya’nın Kuzey Ligi [Lega Nord, bundan sonra “Lig”] partisinin lideri Matteo Salvini’nin enerjik destekçileriyle doluydu. Parti en çok yabancı düşmanlığı ve avrodan çıkma fikri ile flört etmesiyle biliniyor ve lideri Salvini, [geçtiğimiz] Pazar günü yapılacak İtalya ulusal seçimlerinde İtalya sağının lideri olmak için yorulmak bilmez şekilde kampanya yapıyor. Continue reading “İtalya’nın bugüne kadar yerel seviyede kalmış aşırı sağı artık siyasetin ana unsurlarından biri – RACHEL DONADIO”

Faşizm geri mi dönüyor (II) – Cihan Aksan & Jon Bailes

Auschwitz_-_znak_Halt-Stój

Laurence Davis

İrlanda College Cork Üniversitesi, Government and Politics’te öğretim görevlisi, Anarchism and Utopianism (Manchester University Press, 2014) ve The New Utopian Politics of Ursula K. Le Guin’s The Dispossessed (Lexington Books, 2005) kitaplarının editörlerinden. Manchester University Press Contemporary Anarchist Studies (Çağdaş Anarşist Çalışmalar) kitap serisinin editörü.

İkinci Dünya Savaşı’ndan yetmiş iki yıl sonra, faşizmin hayaleti yeniden kürenin üzerinde. Bunun nedeni ve bu konuda neler yapabileceğimiz sormamız gereken önemli sorular.

Tarih bize faşizmin, ciddi kapitalist kriz dönemlerinde, sosyoekonomik konumunu kaybetme korku ve endişesini, toplumun “doğal” hiyerarşilerini tekrar onaylamak ve ulusun yeniden doğuşunu sağlamak için sertçe bastırılması gereken, kolayca günah keçisi haline getirilebilir “dış” gruplara yönelterek zafer kazandığını gösteriyor. Mussolini ve Hitler kendi dönemlerindeki ekonomik ve siyasal krizleri nasıl kullandıysa, çağdaş faşizmler de, neoliberalizmin ve pazar küreselleşmesinin yarattığı enkazdan yükselen derin ve ırklandırılmış popüler öfkeden faydalanma peşinde. Continue reading “Faşizm geri mi dönüyor (II) – Cihan Aksan & Jon Bailes”

Avusturya seçimleri: Huzurlarınızda “AB yanlısı” aşırı sağ – Mehreen Khan

645x344-austrias-new-coalition-government-rules-out-eu-referendum-1513444096614

AB’nin sessizce aşırı sağa kayışını, başka hiçbir ülke Avusturya kadar özlü biçimde örnekleyemez

2000’de, neo-Nazi gruplarla tarihsel bağları olan aşırıcı sağcı Özgürlük Partisi (FPÖ), küçük koalisyon ortağı olarak Avusturya hükümetine girmişti. Brüksel, bu duruma, daha önce benzeri görülmedik bir yanıt vermişti. Viyana, o zamanki ateşli AB karşıtı ve yabancı düşmanı başkan Jörg Haider’in politikalarını protesto etmek amacıyla ülkeyi 12 ay boyunca diplomatik karantinaya alan sembolik bir AB yaptırımına maruz kalmıştı.

Zamanın Belçika dışişleri bakanı ve şu anki başbakan Charles Michel’in babası olan Louis Michel, “Ne pahasına olursa olsun Avusturya’yı AB içinde tutmamız gerektiğini söylemek fazla basitleştirici. Avusturya’sız bir Avrupa pekâlâ mümkün,” demişti.

FPÖ şimdi yeniden hükümette. Yeni lideri Heinz-Christian Strache, 31 yaşındaki başbakan Sebastian Kurz’un muhafazakar partisi ile yapılan ittifakta başbakan yardımcısı oluyor ve FPÖ üç kilit bakanlığı alıyor: içişleri, dışişleri ve savunma. Continue reading “Avusturya seçimleri: Huzurlarınızda “AB yanlısı” aşırı sağ – Mehreen Khan”

Faşizm geri mi dönüyor? – Cihan Aksan ve Jon Bailes

1_jVdkqtWB-BpzRZsoaIlzDA

Bu metin ilk olarak State of Nature’da, çeşitli düşünürlerden tek bir soruya yanıtlar istenen aylık “Bir Soru” dizisinin parçası olarak yayınlandı. Bu ayki – “Faşizm geri mi dönüyor?” – sorusu, Chiara Bottici, Neil Faulkner, Rose Sydney Parfitt, Tim Jacoby, Charlie Post, Yannis Stavrakakis, William I. Robinson, Laurence Davis, Elena Loizidou, Cenk Saraçoğlu, Eva Nanopoulos, Chip Berlet, Stephen Hopgood ve Jessica Northey tarafından yanıtlandı.

Bu yanıtların birinci bölümü şöyle:

Bir hukuk insanından, faşizmin şu an güvence gördüğümüz ve kanıksadığımız normatif sistemin DNA’sında yer alıyor olabileceği önermesini duymak ters gelebilir. Ne de olsa hukuk, eşit haklara ve saldırmamaya olan vurgusu ile, Nazi Almanya’sında, Faşist İtalya’da ve müttefiklerinde sistematik olarak ihlal edildi ve genellikle aşırı sağ yükseliş karşısında en önemli silahımız olarak görülüyor. Ancak unutmamalıyız ki, [faşizmin yükseldiği] iki savaş arası dönem öyle kendiliğinden ortaya çıkmadı. Tam aksine, faşizm, zalim genişlemeciliği ve Sosyal Darwinci mantığı ile (ki o zamanlar tamamen “yasal”dı), 500 yıllık Avrupa sömürgeciliğinde vardı ve sonrasında kendine [Avrupa’ya] döndü.

Continue reading “Faşizm geri mi dönüyor? – Cihan Aksan ve Jon Bailes”

İyi polis, kötü polis: Ukrayna’da devlet ve aşırı sağ ittifak halinde – A. Liasheva & M. Khokhlovich

3

Nisan ayı sonunda, Stanislav Serhienko’ya yönelik gaddarca saldırı Ukrayna ve uluslararası planda dikkatleri çekti. Solcu aktivist ve öğrenci, evinin önünde güpegündüz pusuya düşürüldü. Kimliği belirsiz iki saldırganın dövüp bıçakladığı Serhienko hastaneye kaldırılıp ameliyata alındı.

Serhienko hem Rusya destekli ayrılıkçıları hem de ülkenin doğusundaki savaşta aşırı sağcı paramiliter gruplarla ittifak yapan Ukrayna ordusunu kamuoyu önünde eleştirmişti. Ulusal Hafıza Enstitüsü ve başındaki Volodymyr Viatrovych başta olmak üzere Ukrayna devletinin milliyetçi gündemine karşı da sesini yükseltmişti. Continue reading “İyi polis, kötü polis: Ukrayna’da devlet ve aşırı sağ ittifak halinde – A. Liasheva & M. Khokhlovich”

Immanuel Wallerstein: Direniş? Evet! Neden ve Nasıl?

https://dunyadanceviri.files.wordpress.com/2017/03/f5f13-immanuel-wallerstein.jpg?w=1142&h=696
“Modernite çöküyor. Gerçek mücadele yerini neyin alacağı üzerine.”

iwallerstein.com

500 yıla yakındır içinde yaşamakta olduğumuz kapitalist dünya sisteminden iki muhtemel sistemden birine tarihi bir yapısal geçiş sürecinin ortasındayız: Ya kapitalizmin en berbat özelliklerini (hiyerarşi, sömürü ve kutuplaşma) koruyan ama kapitalist olmayan bir sisteme ya da onun zıddı olan, görece demokratik ve eşitlikçi bir sisteme. Buna, Davos ruhu ile Porto Alegre ruhu arasındaki mücadele diyorum.

Kaotik ve kafa karıştıran bir geçiş süreci yaşıyoruz. Bunun kolektif stratejimiz açısından iki etkisi var. Kısa vadede (diyelim ki üç yıl), kısa vadede yaşadığımızı aklımızdan çıkarmamalıyız. Hepimiz hayatta kalmayı umuyoruz. Hepimizin yemeğe ve başımızı sokacak yere ihtiyacı var. Güç kazanmak isteyen her hareketin, acı çekenlerin acılarını en aza indirecek her yolu deneyerek, insanların hayatta kalmasına yardım etmesi gerekiyor.

Fakat orta vadede (diyelim ki 20-40 yıl), acıları azaltmak hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Davos’un ruhunu temsil edenlerle mücadelemize konsantre olmak zorundayız. Bunun hiçbir geri adımı yok. Kapitalizmin inşa edilebilecek hiçbir “reforme edilmiş” versiyonu yok.

Bu yüzden Direniş’in “nasıl”ı çok net. Kolektif olarak ne olup bittiği konusunda daha net olmamız, daha kesin ahlaki tercihler yapmamız ve daha akıllıca politik stratejiler belirlememiz gerekiyor. Bunların bir birleşimini ortaya çıkarmalıyız. Başka bir dünyanın mümkün olduğunu biliyoruz, evet, ama bu “başka” dünyanın kaçınılmaz olmadığının, alternatiflerden sadece biri olduğunun da bilincinde olmalıyız. Continue reading “Immanuel Wallerstein: Direniş? Evet! Neden ve Nasıl?”

Milliyetçiliği yenmek için Avrupa’nın ‘New Deal’a ihtiyacı var – Yanis Varoufakis

nordic-resistance

İsveçli Neo-Nazi grup Nordiska Motståndsrörelsen, Trump’ın ABD başkanı seçilmesini kutlamak için tarihinin en büyük yürüyüşünü gerçekleştirdi.

Diğer Avrupalılar buhranın pençesindeyken hiçbir Avrupa ulusu müreffeh kalmayı sürdüremez

(Project Syndicate) ― “Neye mal olacağını umursamıyorum. Ülkemizi geri alacağız!” Geçtiğimiz Haziran’daki Brexit referandumundan bu yana İngiltere boyunca bu gururlu mesaj duyuluyor. Ve kıta boyunca yankı bulan bir talep bu. Yakın zamana dek, Avrupa’yı “kurtarmaya” dönük herhangi bir öneri, uygulanabilirliğine dair kuşkularla birlikte olsa bile, sempatiyle karşılanıyordu. Bugün ise kuşkuculuk Avrupa’nın kurtarılmaya değer olup olmadığına kadar varmış durumda.

Avrupa fikri; inkâr, isyan ve yanıltmacadan müteşekkil bir güç tarafından geriye çekiliyor. Avrupa Birliği düzeninin, AB’nin ekonomik mimarisinin hiçbir şekilde 2008 bankacılık krizinden çıkabilecek şekilde tasarlanmadığını inkârı, Avrupa projesinin meşruiyetini ortadan kaldıran deflasyonist güçlere sebep oldu. Deflasyona karşı öngörülebilir tepki, Avrupa karşıtı partilerin kıta boyunca isyanı oldu. Ve bunların en kaygı vericisi, düzenin milliyetçi dalganın önünü “layt-federasyon”un kesebileceği yanıltmacası ile yanıt vermesi. Continue reading “Milliyetçiliği yenmek için Avrupa’nın ‘New Deal’a ihtiyacı var – Yanis Varoufakis”