İsveç’te aşırı sağın yükselişi: “Göçmen karşıtlığı değil ekonomi etkili”

isvecsecim

İsveç’te aşırı sağ İsveç Demokratları partisinin yükselişini, bu partinin aday ve seçmenlerini kapsamlı veriler üzerinden inceleyerek anlamaya çalışan araştırmacılar Ernesto Dal Bó, Frederico Finan, Olle Folke, Torsten Persson ve Johanna Rickne, esas tetikleyicinin ekonomik şoklar olduğunu, göçmen karşıtlığının ise ekonomik bağlam içinde dolaylı etkili olduğunu ortaya çıkardılar. İsveç’te Pazar günü gerçekleşen ve aşırı sağ partinin beklendiği gibi büyük bir çıkış yakalamadığı seçimlerden hemen önce, Ağustos 2018’de yayınlanan çalışma “Economic Losers and Political Winners: Sweden’s Radical Right” (Ekonomide Kaybedenler ve Siyasette Kazananlar: İsveç’in Radikal Sağı) başlığını taşıyor. Çalışmanın giriş bölümünü aşağıda özetledik:

Continue reading “İsveç’te aşırı sağın yükselişi: “Göçmen karşıtlığı değil ekonomi etkili””

Reklamlar

Trump’ı destekleyenler onun yolsuzluklarına neden inanmıyor? – Peter Beinart

U.S. President Donald Trump acknowledges supporters during a Make America Great Again rally at the Civic Center in Charleston

Cohen’in itirafı Cumhuriyetçilerin Trump’ın hukuku ihlal etmediğini iddia etmesini zorlaştırabilir. Ama bunun gerçekten bir önemi yok. Birçok Cumhuriyetçi için, Trump “temiz” kalmayı, hatta yolsuzluk karşıtı olmayı sürdürecek. Çünkü asıl korktukları şey Amerikan hukukunun yozlaşması değil; Amerika’nın geleneksel kimliğinin “yozlaşması.” Ve bu tür yozlaşma, yani Cristhian Rivera’da cisimleşen türde bir yozlaşma açısından, Trump sorun değil çözümü temsil ediyor.

Çarşamba sabahı, FoxNews.com haber sitesinin manşeti, Michael Cohen’in, Donald Trump’ın kendisine metreslerine sus parası vererek kampanya finansmanı yasalarını ihlal etme talimatı verdiğini itiraf etmesi değildi. Iowa’lı beyaz bir kadın olan Mollie Tibbetts’in, yasadışı bir göçmen olduğu iddia edilen Cristhian Rivera tarafından öldürülmesiydi. Continue reading “Trump’ı destekleyenler onun yolsuzluklarına neden inanmıyor? – Peter Beinart”

AB göç zirvesinde neler oldu? – Billy Perrigo

eu_migration_summit_merkel_macron.jpg

Geçtiğimiz Cuma sabahı, gözlerinden uyku akan Avrupalı liderler, Brüksel’deki önemli bir toplantıdan kıta çapında bir göç krizini savuşturduklarını iddia ederek çıktılar.

Yapılan anlaşma, Avrupa Birliği’nin göç politikası konusunda aylardır yükselmekte olan tansiyondan sonra geldi. Güney Avrupa devletleri uzun süredir sahillerine ulaşmakta olan göçmen akınından orantısız şekilde etkilendiklerini hissederken birçok Orta ve Doğu Avrupa ülkesi, göçmenleri üye devletler arasında paylaşarak bu yükü hafifletecek olan her türden yeniden yerleştirme politikasına ateşli bir şekilde karşı çıkıyordu. Continue reading “AB göç zirvesinde neler oldu? – Billy Perrigo”

Sosyal medya çağında otoriter kapitalizm – Christian Fuchs

maxpixel-freegreatpicture-com-america-trump-united-states-politics-president-1573999-e1515528972100

Otoriter milliyetçilik ve ırkçılık, Avusturya’nın Jörg Haider’inden ABD’nin Donald Trump’ına kadar ciddiye alınmak için fazla karikatür görünen insanların sunduğu eğlence kılığında anaakım siyasete girdi. Christian Fuchs, otoriter kapitalizmin zaman tünelinize nasıl sızdığını ve başarı kazandığını inceliyor.

1986-2000 arası Avusturya Özgürlük Partisi’nin lideri olan Jörg Haider, göçmen karşıtı sloganların, eğlence usulü siyasetin, genç ve dinamik bir çehreye sahip olmasının yanı sıra, muhaliflerle dalga geçmesinin ve espriler yapmasının yardımıyla partisinin oy oranını 1986’daki %9,7’den 1999’daki %26,9’a getirmişti. Kitlelerin ilgisini çekip satışları artırmak suretiyle hem medya Haider’e hem de Haider medyaya yardım ediyordu. Haider yeni sağın otoriter liderlerinin prototipiydi. Bugün artık hayatta değil (2008’de bir trafik kazasında öldü) ve sağ otoriterlik yeni bir evreye ulaştı. Ruth Wodak’ın ‘Haiderleşme’ dediği şey, hâkim siyasi model haline geldi. Continue reading “Sosyal medya çağında otoriter kapitalizm – Christian Fuchs”

İtalya seçimleri, neo-faşistlerin başarısızlığı: Forza Nuova ve CasaPound çıkış yakalayamadı

113552109-3df94563-f772-4a40-96c6-902800789701.jpg

Saldırgan seçim kampanyasına rağmen iki aşırı sağ oluşum %3 eşiğinin çok altında kaldı (%1’i ancak aştı): Her ikisi de di Salvini’nin Lega’sı (Lig) tarafından yutuldu.

PAOLO BERIZZI

Yeni, ulusalcı ve (AB karşısında) egemenlik yanlısı Lega tarafından yutuldular. Seçim kampanyası sırasında kullanılan ve yakın dönemde haberlerde yer alan şiddet ve tehdit edici ton cezalandırıldı. Güç gösterileri ve nostaljik sloganlarla geçen beş ayın ardından şimdi oy oranlarını konuşma zamanı: neo-faşist partiler çıkış yakalayamadı ve %3 eşiğinin çok altında kaldılar. CasaPound Italia (CPI) %0,9, Forza Nuova (“İtalya İtalyanlarındır” listesiyle ve İtalyan bayrağıyla birlikte) %0,37 oy aldı. Telefon rehberinden alınmış yüzdeler. Veya ANPI başkanı Carla Nespolo’nun deyişiyle “konu dışı.” Continue reading “İtalya seçimleri, neo-faşistlerin başarısızlığı: Forza Nuova ve CasaPound çıkış yakalayamadı”

İtalya’nın bugüne kadar yerel seviyede kalmış aşırı sağı artık siyasetin ana unsurlarından biri – RACHEL DONADIO

lead_960

Roma’da sol grup ve partilerin İtalya’da aşırı sağın bariz yükselişini protesto amacıyla antifaşist bir gösteri düzenlediği aynı gün, Milan katedrali önündeki meydan İtalya’nın Kuzey Ligi [Lega Nord, bundan sonra “Lig”] partisinin lideri Matteo Salvini’nin enerjik destekçileriyle doluydu. Parti en çok yabancı düşmanlığı ve avrodan çıkma fikri ile flört etmesiyle biliniyor ve lideri Salvini, [geçtiğimiz] Pazar günü yapılacak İtalya ulusal seçimlerinde İtalya sağının lideri olmak için yorulmak bilmez şekilde kampanya yapıyor. Continue reading “İtalya’nın bugüne kadar yerel seviyede kalmış aşırı sağı artık siyasetin ana unsurlarından biri – RACHEL DONADIO”

Faşizm geri mi dönüyor (II) – Cihan Aksan & Jon Bailes

Auschwitz_-_znak_Halt-Stój

Laurence Davis

İrlanda College Cork Üniversitesi, Government and Politics’te öğretim görevlisi, Anarchism and Utopianism (Manchester University Press, 2014) ve The New Utopian Politics of Ursula K. Le Guin’s The Dispossessed (Lexington Books, 2005) kitaplarının editörlerinden. Manchester University Press Contemporary Anarchist Studies (Çağdaş Anarşist Çalışmalar) kitap serisinin editörü.

İkinci Dünya Savaşı’ndan yetmiş iki yıl sonra, faşizmin hayaleti yeniden kürenin üzerinde. Bunun nedeni ve bu konuda neler yapabileceğimiz sormamız gereken önemli sorular.

Tarih bize faşizmin, ciddi kapitalist kriz dönemlerinde, sosyoekonomik konumunu kaybetme korku ve endişesini, toplumun “doğal” hiyerarşilerini tekrar onaylamak ve ulusun yeniden doğuşunu sağlamak için sertçe bastırılması gereken, kolayca günah keçisi haline getirilebilir “dış” gruplara yönelterek zafer kazandığını gösteriyor. Mussolini ve Hitler kendi dönemlerindeki ekonomik ve siyasal krizleri nasıl kullandıysa, çağdaş faşizmler de, neoliberalizmin ve pazar küreselleşmesinin yarattığı enkazdan yükselen derin ve ırklandırılmış popüler öfkeden faydalanma peşinde. Continue reading “Faşizm geri mi dönüyor (II) – Cihan Aksan & Jon Bailes”

Avusturya seçimleri: Huzurlarınızda “AB yanlısı” aşırı sağ – Mehreen Khan

645x344-austrias-new-coalition-government-rules-out-eu-referendum-1513444096614

AB’nin sessizce aşırı sağa kayışını, başka hiçbir ülke Avusturya kadar özlü biçimde örnekleyemez

2000’de, neo-Nazi gruplarla tarihsel bağları olan aşırıcı sağcı Özgürlük Partisi (FPÖ), küçük koalisyon ortağı olarak Avusturya hükümetine girmişti. Brüksel, bu duruma, daha önce benzeri görülmedik bir yanıt vermişti. Viyana, o zamanki ateşli AB karşıtı ve yabancı düşmanı başkan Jörg Haider’in politikalarını protesto etmek amacıyla ülkeyi 12 ay boyunca diplomatik karantinaya alan sembolik bir AB yaptırımına maruz kalmıştı.

Zamanın Belçika dışişleri bakanı ve şu anki başbakan Charles Michel’in babası olan Louis Michel, “Ne pahasına olursa olsun Avusturya’yı AB içinde tutmamız gerektiğini söylemek fazla basitleştirici. Avusturya’sız bir Avrupa pekâlâ mümkün,” demişti.

FPÖ şimdi yeniden hükümette. Yeni lideri Heinz-Christian Strache, 31 yaşındaki başbakan Sebastian Kurz’un muhafazakar partisi ile yapılan ittifakta başbakan yardımcısı oluyor ve FPÖ üç kilit bakanlığı alıyor: içişleri, dışişleri ve savunma. Continue reading “Avusturya seçimleri: Huzurlarınızda “AB yanlısı” aşırı sağ – Mehreen Khan”

Faşizm geri mi dönüyor? – Cihan Aksan ve Jon Bailes

1_jVdkqtWB-BpzRZsoaIlzDA

Bu metin ilk olarak State of Nature’da, çeşitli düşünürlerden tek bir soruya yanıtlar istenen aylık “Bir Soru” dizisinin parçası olarak yayınlandı. Bu ayki – “Faşizm geri mi dönüyor?” – sorusu, Chiara Bottici, Neil Faulkner, Rose Sydney Parfitt, Tim Jacoby, Charlie Post, Yannis Stavrakakis, William I. Robinson, Laurence Davis, Elena Loizidou, Cenk Saraçoğlu, Eva Nanopoulos, Chip Berlet, Stephen Hopgood ve Jessica Northey tarafından yanıtlandı.

Bu yanıtların birinci bölümü şöyle:

Bir hukuk insanından, faşizmin şu an güvence gördüğümüz ve kanıksadığımız normatif sistemin DNA’sında yer alıyor olabileceği önermesini duymak ters gelebilir. Ne de olsa hukuk, eşit haklara ve saldırmamaya olan vurgusu ile, Nazi Almanya’sında, Faşist İtalya’da ve müttefiklerinde sistematik olarak ihlal edildi ve genellikle aşırı sağ yükseliş karşısında en önemli silahımız olarak görülüyor. Ancak unutmamalıyız ki, [faşizmin yükseldiği] iki savaş arası dönem öyle kendiliğinden ortaya çıkmadı. Tam aksine, faşizm, zalim genişlemeciliği ve Sosyal Darwinci mantığı ile (ki o zamanlar tamamen “yasal”dı), 500 yıllık Avrupa sömürgeciliğinde vardı ve sonrasında kendine [Avrupa’ya] döndü.

Continue reading “Faşizm geri mi dönüyor? – Cihan Aksan ve Jon Bailes”

İyi polis, kötü polis: Ukrayna’da devlet ve aşırı sağ ittifak halinde – A. Liasheva & M. Khokhlovich

3

Nisan ayı sonunda, Stanislav Serhienko’ya yönelik gaddarca saldırı Ukrayna ve uluslararası planda dikkatleri çekti. Solcu aktivist ve öğrenci, evinin önünde güpegündüz pusuya düşürüldü. Kimliği belirsiz iki saldırganın dövüp bıçakladığı Serhienko hastaneye kaldırılıp ameliyata alındı.

Serhienko hem Rusya destekli ayrılıkçıları hem de ülkenin doğusundaki savaşta aşırı sağcı paramiliter gruplarla ittifak yapan Ukrayna ordusunu kamuoyu önünde eleştirmişti. Ulusal Hafıza Enstitüsü ve başındaki Volodymyr Viatrovych başta olmak üzere Ukrayna devletinin milliyetçi gündemine karşı da sesini yükseltmişti. Continue reading “İyi polis, kötü polis: Ukrayna’da devlet ve aşırı sağ ittifak halinde – A. Liasheva & M. Khokhlovich”