Trans tartışması ve ifade özgürlüğü üzerine*

*LRB, 14 Temmuz 2016 sayısı, Okur Mektupları bölümü, Jacqueline Rose’a Beatrix Campbell ve Moira Dustin’in yanıtı

Trans

‘Transseksüel olsaydım, eminim ki [Germaine] Greer’i bulunduğum hiçbir platformda istemezdim,’ yazmış Jacqueline Rose (LRB, 5 Mayıs). Ama transseksüel değil ve kamusal platformlar ona veya transseksüellere ya da başka herhangi birilerine ait değil: bu alanlar, kolektif biz’e ait – yani kamuoyuna. Kamuoyu platformları, dostlar arası muhabbet yeri değildir. Kamuoyu platformları, kamuoyu olarak insanları duyduğumuz, huzurlarında bulunduğumuz, onları dinlediğimiz, onlardan öğrendiğimiz, hesap sorduğumuz bir forum içinde, kamusal iletişime katıldığımız, siyaset yaptığımız bir forum içinde var olurlar.

Okumaya devam et “Trans tartışması ve ifade özgürlüğü üzerine*”
Reklamlar

Yasaklanmış Söylem: “Toplumsal Cinsiyet”in Feminist Eleştirisinin Susturulması

Beş ülkeden 37 radikal feministin açık bildirisi

12 Ağustos 2013

Aşağıda imzası bulunan, 1960’ların radikal feministleri ile hâlihazırdaki aktivistler olarak bizler, bir süredir, kadınların ezilmişliğinden fayda sağlayanlar olarak erkeklerin ve eril egemenlik sisteminin adını anmaktan kaçınan “toplumsal cinsiyet kuramı”nın akademideki ve anaakım medyadaki yükselişinden endişeliyiz.

Okumaya devam et “Yasaklanmış Söylem: “Toplumsal Cinsiyet”in Feminist Eleştirisinin Susturulması”

“Kuir Kuram”ı Ciddiye Almamamın Beş Sebebi – Stephen O. Murray

Pacific Sociological Association’ın San Diego, California’daki 1997 yılı toplantısında, American Gay (University of Chicago Press, 1996) kitabı üzerine bir “yazar, eleştirmenleriyle buluşuyor” oturumunda sunuldu.

Homoseksüelliğin illa ki muhalif bir şey olmadığının ayırdına vardığımda büyük hayal kırıklığına uğramıştım. Gerçekten de, homoseksüellerin epeycesi heteronormatif. Ve bu sadece “gizli homoseksüelleri” kapsayan bir şey değil kesinlikle. Daha az saygın gördükleri toplumsal cinsiyet ve cinsellik biçimlerinin bastırılmasından yana olan açıktan lezbiyen ve gey bir sürü insan var…

Okumaya devam et ““Kuir Kuram”ı Ciddiye Almamamın Beş Sebebi – Stephen O. Murray”

“İndirgemeci Cesur Yeni Dünya:” Andrea Dworkin’in Acı Verici Güncelliği

“İndirgemeci Cesur Yeni Dünya:” Andrea Dworkin’in Acı Verici Güncelliği

1987’de yayınlanan Intercourse, o güne kadarki en tartışma yaratan kitabı oldu. “Her cinsel ilişki tecavüzdür” şeklindeki gelenekselleşmiş özeti, analizini büyük ölçüde aşırı basitleştirmektedir. (Dworkin’in gerçek sözleri şöyle: “Toplumun tecavüz saydığı şey değildir ama, toplumun – kabul etmeye zorlandığında – tahakküm saydığı şeydir.” Kitabın 1995’teki ikinci baskısının önsözünde, üçüncü dalga feminizmin, “kadınların seksi ya sevdiği ya da sevmediği bu indirgemeci cesur yeni dünyası” olarak gördüğü şeyden, daha fazla nüans talep eder. Kendi acımasız sesinde, eylemi “işbirlikçiliğe” benzetse de, cinsel ilişki meselesine dair lügatin artmasını savunur, azalmasını değil. Daha sonraki bir özel baskıda, daha ılımlı bir vizyon sunar: “başka, daha derin, daha uzun ve belki de daha şehvetli bir sevişmenin parçası olarak, (varsayımsal) eşitlerin girdiği birçok cinsel eylemden biri olarak cinsel ilişki.” Onun daha tartışmalı ahkamlarını, bu önerme ile telafi edemez miyiz? Vizyonu o kadar mı iflah olmaz görünüyor?

WENDY VOGEL

Okumaya devam et ““İndirgemeci Cesur Yeni Dünya:” Andrea Dworkin’in Acı Verici Güncelliği”

Nancy Fraser ile mülakat: ‘Yüklen’ demenin başkalarına ‘yüklenmek’ anlamına geldiği bir feminizm* – Gary Gutting

Gary Gutting: Kısa bir süre önce şunları söylediğiniz bir yazı yazdınız: “Bir feminist olarak kadınların kurtuluşu için verdiğim mücadelede, daha iyi – daha eşlikçi, adil ve özgür – bir dünya inşa ettiğimi varsaymışımdır hep. Fakat son zamanlarda, cinsiyetçilik eleştirimizin, yeni eşitsizlik ve sömürü biçimlerine meşruiyet sağlamak için kullanılmaya başladığından endişe etmeye başladım.” Bu satırları yazarken aklınızda ne vardı, açar mısınız?

Nancy Fraser: Benim feminizmim Yeni Sol’dan doğdu ve hala o dönemin düşüncesinin rengini taşıyor. Benim açımdan feminizm, kadınların bireysel olarak mevcut toplumsal hiyerarşiler dahilinde iktidar ve ayrıcalık konumlarına gelmesi değil, bu hiyerarşilerin kendisinin ortadan kaldırılması meselesi.

Okumaya devam et “Nancy Fraser ile mülakat: ‘Yüklen’ demenin başkalarına ‘yüklenmek’ anlamına geldiği bir feminizm* – Gary Gutting”

Seks işinde mesele seks değil – Molly Crabapple

Kitap tanıtımı: Revolting Prostitutes: The Fight for Sex Workers’ Rights. Molly Smith ve Juno Mac. Verso, 278 sayfa*

Molly Crabapple, seks işinin suç olmaktan çıkarılması talebiyle New York’ta düzenlenen bir eylemi resmetmiş. Şubat 2019

Kadınları ilgilendiren diğer birçok meselede olduğu gibi, seks işi konusundaki tartışmalar da seks işinin kendisinin “alçaltıcı” mı yoksa “güçlendirici” mi olduğu sorusuna saplanıp kalıyor çoğu zaman. Mac ve Smith bu ikilemi en baştan reddediyor. “Bu kitap—ve günümüzün sol seks işçisi hareketinin perspektifi—seks işinden keyif almakla ilgili değil,” diyorlar. Otonomi, saygı, güvenlik ve daha iyi ücret hakketmek için, işçiler illa ki iyi zaman geçirdikleri bir iş yapmak zorunda değiller. Margaret Thatcher’la mücadele eden İngiliz kömür madencilerinin, kömür ocaklarının eğlenceli olduğunu iddia ettikleri söylenemez. “Seks işi iyi bir şey mi?” sorusunun “Seks işçilerinin hakları olmalı mı?” sorusu ile çok az alakası var. Ama bu bariz gerçek, “seks” kısmına takılıp kalan ve seks işçilerini beyinsiz sürtükler veya kendileri adına konuşamayacak kurbanlar olarak resmeden yazarlar tarafından çoğu zaman göz ardı ediliyor. “Seks işçileri seksle ilişkilendiriliyor ve seksle ilişkilendirilmek görmezden gelinebilir olmak demek,” diyor Mac ve Smith.

Okumaya devam et “Seks işinde mesele seks değil – Molly Crabapple”

Röportaj: Radikal feministlere yönelik saldırılar Arjantin’e ulaştı

Raquel Rosario Sanchez, Feministas Radicales Independientes de Argentina’nın (FRIA, Arjantin Bağımsız Radikal Feministler) üyesi Maira ve Ana ile görüştü. Şubat ayında Ni Una Menos tarafından örgütlenen bir toplantıda, Ana eril bir trans aktivist tarafından saldırıya uğramıştı.

Okumaya devam et “Röportaj: Radikal feministlere yönelik saldırılar Arjantin’e ulaştı”

Kapsayıcılık adına kadına yönelik ayrımcılık – Vancouver Kadın Sığınağı

1. 14 Mart 2019’da, adil olmayan ve problemli bir sürecin sonunda, Vancouver Şehir Konseyi, kamusal eğitim çalışmalarımızı desteklemek için bize verilen yıllık mali desteği sonlandırma yönünde oy kullandı.

2. Vancouver Şehir Konseyi’nin kararı, bizi, temel hizmetlerimizden bazılarını yalnızca dişi doğmuş kadınlara sunma yönündeki uygulamamızı değiştirmeye zorlamayı amaçlıyor. Kurumumuzun eşitlik arayışındaki bir grup olarak statüsü ve dişi olan kadınlara hizmet verme hakkı, 2003’te British Columbia Yüksek Mahkemesi tarafından, 2005’te British Columbia Temyiz Mahkemesi tarafından ve 2007’de Kanada Yüksek Mahkemesi tarafından yeniden teyit edilmişti.

Okumaya devam et “Kapsayıcılık adına kadına yönelik ayrımcılık – Vancouver Kadın Sığınağı”

Kesişimsellik ne değildir? – Holly Lawford-Smith

22 Ocak 2019

[Görsel: radicalwomen.org].

Son zamanlarda ana akım feminist aktivizmi takip ettiyseniz, feminizmin her yerde herkes için bir hareket olduğunu düşünmeniz işten bile değil. Bu pozisyonu almaya yol açan hata aslında biraz ilginç. ‘Kesişimsellik’ fikrinin yanlış anlaşılmasından kaynaklanıyor. “Feminizmin kesişimsel değilse, palavradır” popüler bir feminist slogan. Bir süre önce üniversitede bu sloganı taşıyan bir afiş görüp öyle rahatsız oldum ki, üstüne “Feminizmin başka kadınlara nasıl feministlik yapılacağını söylemeyi içeriyorsa, palavradır” yazdım. Bir hafta geçmesine rağmen öfkem geçmeyince gidip indirdim afişi. Üzgünüm, pişman değilim!

Okumaya devam et “Kesişimsellik ne değildir? – Holly Lawford-Smith”

“Seks işi” neoliberal bir kavram – Stan Goff

Batılı eril mitleri olan sözleşmeci köken mitlerinde, yetişkin beyaz erkek olmayan hiçbir siyasal özne yoktur. Kocanın reis olduğu çekirdek aile özel alanı, kadın ve çocukların kamusal bakıştan ve siyasetten gizlenebildiği yerdir. Rousseau bunları, kendi köken mitinde, kamusal-özel ayrımını açıkça cinsiyetli bir şekilde vurgulayarak cinsiyetle ilişkili “ön toplumsal ilişkiler” olarak kabul etmiştir. “Kadınların eğitimi,” diye yazmıştır, “daima erkeklerinkine bağlı olmalıdır. Bizi memnun etmek, bize faydalı olmak, bizi kendilerine sevdirmek ve saydırmak, bize akıl vermek, bizi avutmak, yaşamlarımızı kolay ve makbul kılmak… kadınların görevi daima bunlardır ve çocukken onlara öğretilmesi gereken budur.”

Benim gibi DSA (Democratic Socialists of America) üyesi Angel Castillo’nun Democratic Left’teki yazısına cevap

“Fuhuş üzerine liberal feminist perspektifler, politika ve akademik tartışmaları, fuhşu seçen kadınların haklarını koruma ihtiyacına odakladı.”

— Cheryl Nelson Butler

“Kanun, tüm o haşmetli eşitliği içinde, yoksulların yanı sıra zenginlerin de sokaklarda dilenmesini, ekmek çalmasını ve köprü altında uyumasını yasaklar.”

— Anatole France

Okumaya devam et ““Seks işi” neoliberal bir kavram – Stan Goff”