Dr. Asia Ferrin’e yanıtım – Kathleen Stock

Screen Shot 2018-09-22 at 01.15.55

medium.com, 15 Eylül 2018

Ferrin benimle ‘siyahların beyazlara tehlike arz ettiğini’ savunan bir beyaz arasında benzerlik kuruyor. Diyor ki: “Bu varsayımları içeren bir konuşmanın birçok siyahın kendisini kötü hissetmesine ve bu sebeple bu varsayımları içeren konuşmaları susturmak istemesine neden olması şaşırtıcı olmazdı.” Şahsen ben bütün bir halkın sivil haklar mücadelesi ile trans kadınların dişilere özel alanlara girme hakkı mücadelesi arasında böyle analojiler kurmaktan uzak durmayı tercih ederim. Bunun yerine esas ‘beyazlar siyahlara karşı tehlike arz ediyor’ iddiasından gidelim.

Dr. Asia Ferrin, Amerikan Felsefe Derneği’nin bloğunda bu hafta yayınlanan bir gönderide, toplumsal cinsiyet ve cinsiyet* konusunda nasıl daha ‘açık,’ ‘saygılı’ ve ‘kanıta dayalı’ tartışmalar yürütüleceğini, okurlara bunu şahsen benim nasıl yanlış yaptığımı göstererek öğretmeye çalışmış. Bu betimleyici sözcükleri [açık, saygılı ve kanıta dayalı], benim de birlikte çalıştığım bir örgüt olan Woman’s Place UK ve onların ‘5 talebinden’ alıyor ama benim tarafımdan benimsendiklerinde, bu taleplerin ifade ettikleri şey anlamına gelip gelmediğinden kuşku duyulması gerektiğini düşündüğü kesin. Blog gönderisine bakılırsa, Ferrin’in, tartışma şeklimden benim ya kafası karışık olduğumu ya kendi kendimi kandırdığımı ya da düpedüz kötü niyetli olduğumu çıkardığını söylersem yanlış olmaz sanırım. Bu gönderi onunkine bir yanıt. Continue reading “Dr. Asia Ferrin’e yanıtım – Kathleen Stock”

Reklamlar

Rojava’dan Mapuçe’ye

PİLAR VİLLANUEVA *

22149518641_03c243490e_z.jpg

Özgür Politika

  • Mapuçe halkı, Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesinden aldığı ilhamla, çeşitli Şilili gruplarla birlikte Şili ve Wallmapu Bölgesi Kürdistan’la Dayanışma Komitesi’ni kurdu.
  • Bu komite, Kürt mücadelesi ile ilgili bilgileri yaygınlaştırmak için bir iletişim platformu ve onların örgütlenme modelini Şili ve Mapuçe bölgelerine taşımak için faaliyet yürütüyor.
  • Jineoloji kavramı Şili ve Arjantin’de özellikle ilgi çekici. Komitenin üyesi Lua Montiel, “batılı ve kolonyal feminizmi aşmamıza ve kadın mücadelelerinin yeni bir deneyimini öğrenmemize yardımcı oluyor” diyor.

Continue reading “Rojava’dan Mapuçe’ye”

A Woman’s Place UK için konuşma notlarım – Kathleen Stock

Screen Shot 2018-09-09 at 04.27.36.png

“Kendi örneğimden genellersek, toplumsal utandırma bana göre, bu meseleye eleştirel katkı sunmak isteyen akademisyenleri susturmak için kullanılan en güçlü silahlardan biri. Bilhassa, bu türden tepkilerin benim gibi kadınları bilinçli bir şekilde hedef aldığını düşünüyorum çünkü bizlerin, utanmaya özellikle yatkın olacak şekilde toplumsallaştığımız varsayılıyor. Kadınların konuşmasını durdurmak isteyen insanlar, bunu başarmak için, utandırmayı bir silah olarak kullanacaklardır.”

Continue reading “A Woman’s Place UK için konuşma notlarım – Kathleen Stock”

Seks işçilerinin ihtiyacı bir sendika ve işlerinin suç olmaktan çıkarılması, feministlerin acıması değil – Ana Lopes ve Callum Macrae

sex-workers-protest-India.jpg

Seks sektörü söz konusuyla, toplumsal reformcular ahlakçılara dönüşüyorlar ve belirli feminist akımlar cozutuyor. Bu tavrın arkasına sıralanan gerekçeler çelişkilerle dolu. Genellikle, her gün mağduriyet ve şiddetle yüz yüze olan fahişelerin neler çektiğinin anlatımıyla başlıyor, sektörü belirleyen şeyin bu istismar olduğunu söyleyerek bitiriyor ve fahişelerin sendika kurmasına izin vermenin bunu meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramayacağını iddia ediyor. Yani sömürü ne kadar büyükse, bir sendika için o kadar az meşruiyet oluyor. Tam bir saçmalık.

Geçtiğimiz yıl Paula’ya genelev işlettiği için dava açtıklarında, 450 yıllık bir yasaya başvurmak zorunda kaldılar. Sırf bu bile her şeyi anlatıyor.

Paula’ya gerçekten kime kızgın olduğu sorulsa, ona ceza veren ahmak hukukçu değil, bu gazeteyi okuyan türde insanlar aslında: “Açık görüşlü olduğunu düşünen insanlar var, ırkçılığı, cinsiyetçiliği kabul etmeyen, homofobik olduğunu düşünmeyen. Her kesime açık olduklarını düşünmeyi seviyorlar ama aslında değiller. Bir izm’leri var ama fahişeliğe kafayı takık, fahişe-izm.” Continue reading “Seks işçilerinin ihtiyacı bir sendika ve işlerinin suç olmaktan çıkarılması, feministlerin acıması değil – Ana Lopes ve Callum Macrae”

Women’s Voices Matter’dan Yeşiller Partisi’ne* açık mektup (veya sosyalist bir örgütün kadın dışlayıcı olmamak için yapması gerekenler)**

* İngiltere ve Galler

** Alternatif başlık Dünyadan Çeviri tarafından eklendi

Screen Shot 2018-09-02 at 00.59.09.png
David Challenor

Sayın Yeşiller Partisi Üyesi/Yetkilisi/Temsilcisi,

Women’s Voices Matter’dan açık mektup

Bu yıl Şubat ayında aşağıdaki metni yazdım ve sonra Yeşiller Partisi LGBTIQA+ Twitter hesabının derlediği ve tweet’lediği meşum “TERF BLOKLAMA” listesi yalnızca özel erişime açık bir linke dönüştü. Bu yüzden aşağıdaki epostayı göndermemeye karar verdim.

Ardından AC tarafından yazılmış ‘Eşit Fırsatlar’ manifestosuna rast geldim. Bu metin tehlikeli şekilde kadın düşmanı ve kadınları siliyor, özellikle de lezbiyenleri ve biseksüel kadınları.

Bilmenizi isterim ki, son birkaç gündür David Challenor’ın çocuk cinsel istismarına ilişkin ana akım medyanın ilgisi ile ortaya çıkarılan son derece rahatsız edici iddialardan aylar önce yazılmış olan bu epostanın, Aimee Challenor’ın babası tarafından işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin mevcut medya ilgisi ile kesinlikle hiçbir ilişkisi yoktur. Continue reading “Women’s Voices Matter’dan Yeşiller Partisi’ne* açık mektup (veya sosyalist bir örgütün kadın dışlayıcı olmamak için yapması gerekenler)**”

Yeşiller Partisi* David Challenor meselesinde hatalarını kabul etmeli – Olivia Palmer

(*) İngiltere ve Galler

resim
Yeşiller Partisi’ne Hoş Geldiniz / Departman Listesi / Kadın Olmayanlar / LGBTQIVYZ / Haberimiz Yoktu / Meclis Seçim Danışmanları / Kızların Hakları (Olmasa da Olur) / La La La La Duymuyoruz ki – Vay be, neredeyse her şeyi düşünmüşler – Tabi tabi, malum şey hariç

Anti-feminist bir lobici olan David Challenor, LGBTIQ+ Yeşiller grubunun diğer üyeleriyle birlikte, son birkaç yılı feministlere karşı başarılı bir göz korkutma ve nefret kampanyası yürüterek geçirdi.

Kaynak

On yaşında bir kız çocuğunun Yeşiller Partisi aktivisti David [Baloo] Challenor tarafından tecavüz ve işkenceye maruz bırakılmasına dair iğrenç ötesi olayı duyduğumdan bu yana kendime gelebilmiş değilim. Aklım bu iğrenç suçların kurbanında. Failin mahkemede suçunu kabul etmemesine, bu zavallı çocuğu kendisine karşı ifade vermek için korkunç süreci anlatmak üzere duruşmaya katılmak zorunda bırakmasına özellikle delirdim. Continue reading “Yeşiller Partisi* David Challenor meselesinde hatalarını kabul etmeli – Olivia Palmer”

Hareketimize Ne Oldu? – Connor Kelly

Gelin buna neyse o diyelim: Bu saçmalık. Sekter bir saçmalık. Sansür. Bu bir cadı avı (“TERF” avı) ve üzgünüm ama eğer tek başına bu olay bile sizi LGBT hareketinin gidişatı konusunda bir tartışma yapılması gerektiğine ikna etmiyorsa, kafanızı o kadar açmışsınızdır ki, beyniniz düşmüş demektir.

Connor Kelly
KB İngiltere’den Yazar ve Müzisyen
24 Ağustos 2018
Hareketimize Ne Oldu?
Toplumsal Cinsiyet Meselesi Üzerine Makale No.1

untitled.png
Hakikat Bakanlığı? (Trans-aktivistler tarafından Adalet Bakanlığı binasının ön cephesine yansıtılmış “Bizden sonra tekrarla: Trans kadınlar kadındır” ifadesi)

Trans kadınlar kadındır kadındır kadındır kadındır kadındır…… Continue reading “Hareketimize Ne Oldu? – Connor Kelly”

Trans aktivizmle ilk karşı karşıya gelişim ve bu deneyimden öğrendiklerim – Jonathan Best

Hepimizi bekleyen görevin şu olduğunu düşünüyorum: trans haklarını ve özgürlüğünü, doğuştan kadınların cinsiyet temelli hak ve korumalarından ödün vermeden geliştirmek. Bu, herkesin, tercih ettiği (saygılı) terminoloji ile, dilediği şeyi eleştirel şekilde tartışma özgürlüğüne sahip olduğu karşılıklı bir saygı atmosferinde yapılmalı. Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet meseleleri kimsenin özel mülkiyetinde değil. Bu ideal durumdan şu an çok ama çok uzağız.

womenstairs

2005’te Manchester’ın Queer Up North Festivalinin sanat yönetmeni olmuştum. QUN, 1992 ve 2011 arasında her yıl Manchester’da kesintisiz gerçekleştirildi ve edebiyat, film, müzik ve tartışmanın yanı sıra cinsellik ve toplumsal cinsiyeti merkezine alan bozguncu, provokatif bir geleneğe sahipti. Lea DeLaria, Ursula Martinez, Mojisola Adebayo, Mx Justin Vivian Bond, Taylor Mac ve Sandra Bernhard gibi sanatçılar ve müzisyenler çıkıyordu. Edmund White, Patrick Gale, Armistead Maupin, Sarah Waters ve Val MacDiarmid dahil bir sürü yazar konuşmacı olarak katılıyordu. Linda Bellos, Julie Bindel, B Ruby Rich ve Billy Bragg dahil çok geniş çeşitlilikte konuşmacılar davet ediyorduk. Çizgi dışı ve ilham verici bir etkinlikler karışımıydı. En önemlisi de, sanatçıların, yazarların, müzisyenlerin ve kitlenin… herkesin kendisi olmakta özgür olduğu bir yerdi. Continue reading “Trans aktivizmle ilk karşı karşıya gelişim ve bu deneyimden öğrendiklerim – Jonathan Best”

Mizojini gökkuşağının altında yok olmuyor – Sarah Ditum

gettyimages-993422080

Modern toplumsal cinsiyet politikalarını tartışırken “alış artık” sözünden daha karmaşık her şey geri kafalılık, şiddet ve hatta – en aşırı uçta – soykırım suçlamasıyla karşılaşıyor. (Birinin doğuştan gelen* toplumsal cinsiyet kimliğini tanımamanın onun insanlığını inkâr etmekle aynı şey olduğu ve dolayısıyla intihara sebep olabileceği şeklinde bir akıl yürütme.)

LGBT kampanya grubu Stonewall’un, bu yıl Londra’da 7 Temmuz’da düzenlenen Onur yürüyüşüne yönelik sert bir açıklaması oldu. Yürüyüşün “fazla beyaz” olduğunu söyledi Stonewall; bu yıl katılmayacaktı. Continue reading “Mizojini gökkuşağının altında yok olmuyor – Sarah Ditum”

Açıklamaya bir yanıt – Elizabeth Hungerford

Women-Only2.jpg

“Trans Kapsayıcı Feminizmden ve Kadıncılıktan bir Açıklama”ya Toplumsal Cinsiyet Eleştirel bir Yanıt

19 Eylül 2013

Bu benim FeministsFightingTransphobia.wordpress.com sitesinde yayınlanan gerici ve yanlış yönlendirilmiş “Trans Kapsayıcı Feminizmden ve Kadıncılıktan bir Açıklama”ya (Açıklama) yanıtımdır.

Sanırım hepimiz şunu kabul edebiliriz; insanların gerçek yaşamları teorik soyutlamalardan daha önemlidir—“kimliğe” ilişkin olanlardan da. Tam da bu yüzden, feministler olarak, en nihayetinde kadınların ezilmesine yol açan cinsiyet-ve-toplumsal cinsiyet-atamasının (sex-and-gender-assignment) toplumsal mekaniği dahil, kadınların yaşamının yaşanan gerçekliklerinin ve maddi koşullarının kabulünü talep ediyoruz. Ama bunun da ötesinde, Açıklamada gerçekten de korkutucu sayıda yanlış temsil, tutarsızlık ve mantık hatası var. Birçoğunu aşağıda ele alacağım. Continue reading “Açıklamaya bir yanıt – Elizabeth Hungerford”