Toronto saldırganının selamladığı kadın düşmanı ‘incel’ grubunun kısa tarihi

Mack Lamoureux (VICE)

Screen Shot 2018-04-25 at 12.20.17.png

Toronto’da Pazartesi günü beyaz bir minibüsü yayaların üzerine sürerek 10 kişiyi öldüren ve 14 kişiyi yaralayan Alek Minassian adlı saldırgan pek çok soruya neden oldu ve Facebook’ta saldırıyı gerçekleştirmeden hemen önce yaptığı paylaşım kafa karışıklığını daha da artırdı.

Pazartesi günü öğleden sonra 1.30’da kiralık bir beyaz minibüs Toronto’nun kuzeyindeki Yonge Ave ve Finch üzerinde yüksek hızda gazlayıp kimi zaman frene basıp ters yönde sürerek yaklaşık yedi dakika boyunca yayalara çarptı. Minassian kısa süre içinde yakalandı ve birinci dereceden 10 cinayet ve 13 cinayete teşebbüs suçlamasıyla yargılanacak. Continue reading “Toronto saldırganının selamladığı kadın düşmanı ‘incel’ grubunun kısa tarihi”

Reklamlar

Modern erkekliğin krizi – Pankaj Mishra

2600.jpg

Bu kriz ne zaman başladı ve neden küresel? Age of Anger: A History of the Present kitabını yazarken, modern dünyanın bitip tükenmez bir krizin pençesinde olduğunu düşünmeye başladım. Bu kriz, insanlık tarihindeki en radikal değişimlerle birlikte 19. yüzyılda başlamıştı. Tarım ve kır toplumlarının yerini oynak bir sosyoekonomik düzenin alışı, yeni cinsel ve ırksal işbölümleriyle katı bir şekilde organize edilmesi üzerinden gerçekleşti. Ve kriz bugün evrensel çünkü modernleşen batı Avrupa ve Amerika’dan boy veren kısıtlayıcı bir toplumsal cinsiyet normları ağı dünyanın en uzak köşelerini dahi kapsar hale geldi.

Continue reading “Modern erkekliğin krizi – Pankaj Mishra”

Jinekolojinin Annelerini Hatırlamak – Ayah Nuriddin

Thom-Painting-of-J-Marion-Sims-with-Anarcha-Pearson-Museum-Southern-Illinois-University

Deirdre Cooper Owens’tan Medical Bondage: Race, Gender, and the Origins of American Gynecology (Tıbbi Esaret: Irk, Toplumsal Cinsiyet ve Amerikan Jinekolojisinin Kökenleri) kitabı üzerine

İç savaş öncesi dönem hekimi James Marion Sims, bir süredir epeyce gecikmiş bir tepkinin hedefinde. Charlottesville’deki beyaz üstünlükçü yürüyüşlerin ardından, Konfederasyon dönemine pozitif gönderme yapan anıtların yıkılması için çabalar ülke çapına yayılmıştı ve bu çabalar James Marion Sims’in heykellerini de içeriyordu. Sims, vezikovajinal fistül[1] onarımı için başarılı bir teknik geliştirmesiyle biliniyor ancak bu tekniği geliştirirken Anarcha, Betsey ve Lucy adındaki üç köle kadın üzerinde acı verici cerrahi deneyler yapmış. Birçokları için Sims bilimsel ırkçılığın ve tıbbi adaletsizliğin sembolü durumunda. Ama Sims iç savaş öncesi dönem tıbbında bu konuda yalnız veya tek değil. Continue reading “Jinekolojinin Annelerini Hatırlamak – Ayah Nuriddin”

Kadınlar Grevi mi? Daha yeni başlıyoruz patriyarka! – Camille Barbagallo

STRAJK_IN_FB-04-1.png

Kadınlar grevi müthiş basit bir konsept. Ve aynı zamanda çok hayati.

Grevdeyiz çünkü dünyanın dört bir yanında kadınların çoğunluğu için yaşam ve çalışma koşulları artık kırılma noktasına geldi.

Ücretlerimiz o kadar düşük ki kiramızı zor ödüyoruz, gıda fiyatları aldı başını gitti, çocuk büyütmenin masrafına maaş dayanmıyor. İşyerinde ve sokakta cinsel tacize maruz bırakılıyoruz ve cinsel şiddet o kadar yaygınlaştı ki, neredeyse artık tecavüz, dayak veya tacizin olmaması haber olacak. Continue reading “Kadınlar Grevi mi? Daha yeni başlıyoruz patriyarka! – Camille Barbagallo”

Kadınların bedeni üzerine bir savaş: Finans, toprak ve şiddet (1) – Verónica Gago

louise-bourgeois_-10am-is-when-you-come-to-me1-1

Louise Bourgeois, ‘10 am is When You Come to Me’ (Saat 10’dur bana gelişin)

Bizi neden öldürüyorlar? Kadın ölümlerindeki yükselişi (ki yüzde 80’den fazlası eski aşıklar, erkek arkadaşlar veya kocalar elinden oluyor) ne zaman bir savaş olarak niteleyebiliriz?[1] İki simetrik tarafın karşı karşıya gelmesi anlamında bir savaş olmadığı açık.  Açık kurallara sahip bir çatışma da değil. Özellikle de şu an, en azından Arjantin’de, Mart’taki Uluslararası Kadınlar Grevi’ni takiben, geçtiğimiz yılın Nisan ayından bu yana keskin bir artışla günde bir kadının ölümü ile ilgili olduğundan, bu antagonizmanın ölçeğini ve karakterini kavramsallaştırmak kesinlikle gerekiyor. Savaşı spesifik bir ekonomi türü olarak önermek, bugün ekonomi eleştirisini oluşturan kesişen epistemolojilere bağlılığın parçası. Continue reading “Kadınların bedeni üzerine bir savaş: Finans, toprak ve şiddet (1) – Verónica Gago”

Eğitim Grevleri Kadın Grevleridir – Sara Farris

3083

Erkeklerin hâlâ profesörlük pozisyonlarının %75’ini kapladığı bir sektörde, İngiltere’deki okutmanların ve öğretim görevlilerinin çoğunluğunun kadın olduğunu belirtmek gerek. Üstelik, yaşlı bakımı üzerine çalışan uzmanların çok iyi bildiği gibi, emeklilik maaşının kesilmesi ve emeklilik yaşının uzatılması özellikle kadınları etkiler. Tüm dünyada, emekli kadınlar emekli erkeklerden daha az gelire sahiptir. Yalnız AB’de “yaşlı kadınlar arasındaki yoksulluk oranı erkeklerden %37 daha fazladır.” Dahası, kadınlar – annelik izni ve çocuk bakımında aldıkları orantısız sorumluluk nedeniyle – kariyerlerine daha fazla ara vermektedirler ve erkeklerden daha uzun yaşadıklarından yaşlılık dönemleri daha fazla bakım gerektirir.

2018 yılının en önemli emek mücadelelerinden ikisi, ABD’deki Uluslararası Kadınlar Grevi eylem komitesinin tüm kadınlara – ücretsiz olarak yaptıkları toplumsal yeniden üretim işleri özellikle dahil olmak üzere – iş durdurma ve sokağa çıkma çağrısında bulunduğu 8 Mart’ta hala devam ediyor olabilir [ediyor, ÇN]. Continue reading “Eğitim Grevleri Kadın Grevleridir – Sara Farris”

Köprüler inşa etmek – Jenny Roberts

510

Kadın alanları ile transseksüel beklentiler arasındaki çatışma zor bir mesele olmaya devam ediyor; özellikle de ‘yeni kadınların’ bazıları erkek gibi davrandığında.

Jenny Roberts bu konuda bir çözüm sunuyor.

“Saygı öğrenilemez, satın alınamaz ya da elde edilemez; saygı ancak kazanılabilir.” Anonim

İster bir kadın barınağı, tecavüz-kriz merkezi isterse kadınlara özel bir sosyal mekân olsun… ülkenin dört bir yanındaki kadın grupları, giderek zorlaşan bir tartışma ile karşı karşıya: erkekten kadına geçiş yapmış transseksüelleri kabul edip etmeme meselesi.

Anlaşılabilir şekilde, birçok lezbiyenin şerhleri var ve bazıları buna tamamen karşı. O, ne de olsa kadın olduğunda ısrar ederek eşit muamele talep eden eski bir erkek. Gayet tabii olarak, grup dinamikleri ile ilgili korkular söz konusu. Bazı üyelerin hassasiyetleri ile ve belki de – dürüst olacaksak eğer – transseksüelin, varlığı uygun olmayan veya rahatsızlık veren bir yabancı olduğu duygusu ile ilgili korkular. Continue reading “Köprüler inşa etmek – Jenny Roberts”

Lezbiyenliği lezbiyenler tanımladığında – Elizabeth Hungerford

The Handmaid's Tale

Dişi üreme sistemlerinin fiziksel sonuçları, “toplumsal cinsiyet kimliği” edindirilince ortadan kalkmaz. Feministler bu yasal korumalar için meşakkatli mücadeleler verdiler: doğum kontrolü, kürtaj, emzirme yasaları, gebeliğin sigorta kapsamına alınması, işyeri korumaları, gebelik için kısa süreli işgöremezlik… Dolayısıyla dişi “fiziksel özelliklerinin” ve bunlara karşılık gelen üreme sistemlerinin “anlamlı, değişmez bir cinsiyet kategorisi” oluşturduğu yüzde yüz KESİN.

27 Mart 2012

Sahtefeminist (fauxfeminist) Avory Faucette şöyle demiş:

Vulvaları penislere (fiziksel tercih) ve kadınları erkeklere (toplumsal cinsiyet tercihi) tercih edenleri kesinlikle anlıyorum… Benim söylemek istediğim şey, insanın bu iki şeyin otomatik olarak bir arada olduğunu veya bunlardan birini tercih etmeyi diğerinin izlediğini zannetmemesi gerektiği. Şayet bir lezbiyen cis-kadınlarla yatmayı tercih ediyorsa, o zaman, bir lezbiyen olduğunu söylemek yerine, trans kadınlardan—açık ki—hoşlanmadığını belirtmeli Continue reading “Lezbiyenliği lezbiyenler tanımladığında – Elizabeth Hungerford”

Önce seks suçluları için geldiler – Judith Levine

9780520262065.jpgAmerikan hapishane devleti, benzeri görülmedik ölçüde yüksek sayıda vatandaşını parmaklıklar ardında tutuyor: dünya nüfusunun yüzde 5’i ile ABD şu anda tüm dünyadaki mahpusların yüzde 25’ine sahip ve hem yüzdesel olarak hem de sayı itibariyle diğer tüm ulusların önünde. Parmaklıkların “serbest” sayılan bu yanında, her dört ila beş Amerikalı işçiden biri özel güvenlik sektöründe veya diğer “muhafızlık” işlerinde çalışıyor. Bu “cezai Keynesçilik” diyor Lancaster, “iki ekonomik meselenin hallini sağlıyor: hem istihdam yaratıyor hem de işsizleri zapt ediyor.”

Kaliforniya’da Vali Jerry Brown kayıtlı seks suçlularının evlerini oy verme noktası olarak kullandırmasını yasaklayan bir yasayı imzalıyor. Yasa önergesinin sponsoru Cumhuriyetçi meclis üyesi (ve eski bir Los Angeles polis departmanı üyesi) Stephen Knight, yasanın liseli gönüllüleri ve seçim günü ebeveynlerine eşlik eden çocukları korumak için gerekli olduğunu söylüyor.

Vermont’ta, herhangi bir terör saldırısı durumunda ilk yanıtı verecek olanlara yardımcı olması planlanan, yirmi sekiz iletişim kulesi ile sekiz “kamu güvenliği destek noktası”ndan oluşan 13,8 milyon dolarlık bir ağ yapım aşamasında. Projeyi fonlayan Anavatan Güvenliği, Vermont’a (nüfusu 620.000; eyaletin suç oranı sıralaması: kırk dördüncülük) 2001’den bu yana 90 milyon dolardan fazla para verdi. Continue reading “Önce seks suçluları için geldiler – Judith Levine”

Nasıl tecavüz mağduru oldum

wall-03

Cinsel saldırı hayatta kalanı bir kadının Being Feminist blogunda paylaştığı hikayesi.

Bu yüzden eğer gençseniz ve hiç tecavüze uğramamışsanız ve tecavüzün ne kadar yaygın olduğunu bilmiyorsanız ve toplum size sınırlarınızın ihlal edilmesinin normal olduğunu öğrettiyse, bir erkek bunu bir kez daha yaptığında alarm zilleriniz çalmaz. Benim durumumda, hafifçe irrite olmuştum ama bundan fazlası değil.

18 yaşından dört ay almıştım, dolayısıyla resmi olarak halihazırda yetişkin bir kadındım. Üniversite ve bağımsızlığın başlamasından önceki yaz tatili idi. Hepimiz A seviye notlarımızı almıştık ve hangi üniversiteye gideceğimizi araştırıyorduk. Okuldan birinin büyük bir parti vereceğini duyduk. Ailesi ona notları hep A olduğu ve 18’ine girdiği için hediye olarak ayarlamıştı partiyi. Beni havalı insanlar alemine soktuğunu düşündüğüm mavi kadifeden yeni elbisemi giydim. Continue reading “Nasıl tecavüz mağduru oldum”