Sol popülizm ve siyasetin feminizasyonu

Sol popülizmin aksine feminize bir siyaset, çeşitlilikten veya dominant olanın (beyaz heteroseksüel erkekler) ötesindeki kimliklerden kaçınmaz. Bu gerçekliği kabul eder ve sorunları kolektif şekilde belirleyip çözmek için araştırma ve tartışma süreci çağrısı yapar. Cinsiyet ve etnisite ile ilgili hedefleri kenara koymak yerine, bunları ortak yararların temel bileşenleri olarak anlar ve birden fazla ayrıcalık ve ezme sistemi konusunda bilinç yükseltmeye çalışır.

6269564_1

ROAR Magazine, Yazarlar: Laura Roth, Kate Shea Baird

Bugünlerde Avrupalı solcular arasındaki en canlı tartışmalardan ikisi, sol popülizmin stratejisi ve siyasetin feminize edilmesi ihtiyacı üzerine. Ancak ikisinin ilişkisi konusunda ise henüz pek az şey söylenmiş durumda. Sol popülizmin feminist bir okuması nasıl yapılabilir? Siyasetin feminize edilmesi hedefinde sol popülizmin yeri nedir?

Popülizmin siyasetin feminizasyonuyla uyumsuz olmakla kalmayıp esasında partiyarkayı güçlendirdiğini düşünüyoruz. Temelde uyumsuz olan bu stratejiler arasında bir tercihle yüz yüzeyken, herhangi bir dönüşüm umudu için popülizmi terk etmemiz ve siyaset yapma tarzını değiştirme konusunda içten bir kararlılık sergilememiz gerekiyor. Continue reading “Sol popülizm ve siyasetin feminizasyonu”

Reklamlar

Gerici ekolojinin tehlikeleri (Out of the Woods)

lifeboat

libcom.org

Çevreyi anlamaya dönük etkileyici metaforlar geleneksel muhafazakârlıkla dümdüz faşizm arasında bir köprü vazifesi görüyor.

Şu ana dek Murray Bookchin’in teknoloji felsefesi ve James O’Connor’ın ikinci çelişkisi gibi faydalı bulduğumuz düşünürlerin görüşlerine yer verdik. Burada ekolojik fikirlerin gerici politikaları destekleyecek şekilde nasıl kullanılabildiğine bakmak istiyoruz. Sık alıntılansa da az okunan biyolog Garrett Hardin’in eleştirisi üzerinden yapacağız bunu.

Sermayenin trajedisi

Hardin’in en ünlü ve etkileyici kavramı, tüm müşterek kaynakların kaçınılmaz mahvına yol açtığı varsayılan bir kolektif eylem sorunu olarak müştereklerin trajedisidir. Sorunu ilkin 1968’deki aynı adlı bir makalesinde ortaya koydu: Continue reading “Gerici ekolojinin tehlikeleri (Out of the Woods)”

Bilimin tarihindeki en büyük hata – Darren Curnoe

image-20161219-24274-vycquw

theconversation.com

Bilim insanlığın en önemli icatlarından biri. İlham verdi, anlam kazandırdı; cehalet ve batıl inanç örtüsünü kaldırdı, toplumsal değişim ve ekonomik büyümenin katalizörü oldu ve sayısız yaşamlar kurtardı.

Yine de tarih bize bilimin hem iyi hem kötü olabileceğini gösterdi. Bazı keşiflerin faydadan çok zararı oldu. Ve internette listelenen “bilimin en büyük gafları” arasında hiçbir zaman rastlayamayacağınız bir büyük hata var.

Bilim tarihinin en berbat gafı hiç şüphesiz insanları farklı ırklara sınıflandırmaktı.

Bugün bu şaibeli paye için bazı büyük rakipler mevcut: Nükleer silahların, fosil yakıtların, CFC’lerin (kloroflorokarbonlar), kurşunlu benzinin ve DDT’nin icat edilmesi gibi falsolar. Işıklı eter, genişleyen toprak, dirimselcilik, boş sayfa teorisi, frenoloji ve Piltdown Adamı gibi müphem teoriler ve şaibeli keşifler bunlardan birkaçı. Continue reading “Bilimin tarihindeki en büyük hata – Darren Curnoe”

Milli işçicilik ve ırk savaşı – Franco “Bifo” Berardi

berardi_wide

DiEM25.org

Neler olduğunu anlamaya çalışalım. İşçiler, 1933’te yaptıkları gibi, kendilerini uzun süredir aldatmakta olanlardan öçlerini aldılar: “demokrat” reformist sol politikacılar.

Hiç vergi ödememiş bir köleci, bir seri tecavüzcü, Birleşik Devletlerin Başkanı oldu. Ona oy verenler, ABD’de ve Avrupa’da solun ihanetine uğrayan işçilerdi. Bu ‘sol’ çöpe atılmalı: Finans kapitale hizmet etmeyi seçerek ve neoliberal “reformları” hayata geçirerek faşizme giden yolu döşediler.

Birkaçını sıralayalım: Bill Clinton ve Tony Blair, Massimo D’Alema ve Matteo Renzi, Giorgio Napolitano, François Hollande, Manuel Valls ve Sigmar Gabriel. Sinizmleri ve korkaklıkları yüzünden, insanları şirketlerin ve başımızdaki hükümetlerin eline teslim ettiler. Bunu yaparak, şimdi her yere yayılan faşizme ve artık durdurulamaz görünen küresel iç savaşa giden yolu açtılar. Continue reading “Milli işçicilik ve ırk savaşı – Franco “Bifo” Berardi”

İhtiyacımız olan yeni politika için bir model var; İspanya’da – Owen Jones

3500.jpg

Britanya’da sağcı Brexitçilerin ve İspanya’da Podemos’un temsil ettiği vizyonlar Avrupa çapında savaş halinde. Britanya, ana mesajı göçmenlere karşı düşmanlık olan bir kampanyanın sonucu olarak AB’den ayrılırsa bu tüm Avrupa’da zaten yükselen göçmenlik karşıtı hareketleri cesaretlendirecek.

The Guardian

Çeviri: Barış Satılmış

Podemos günah keçileri yaratmadan radikal görüşlerin desteğini kazanmayı bildi. Birleşik Krallık’taki ilericiler de aynısını yapmanın yolunu bulmalı.

Bütün Avrupa’da lambalar sönmüyor olabilir ama titreşiyorlar*. Kıta, rakip güçler tarafından farklı yönlere çekiştiriliyor ve kimin başarılı olacağı net değil. Bu hafta gerçekleşecek muhtemelen tarihsel önemdeki iki olay kıtanın geleceğini belirleyecek.

Perşembe günü, bağnazlığa batmış ve göçmenleri günah keçisi yapan bir kampanyanın sonucu olarak Britanya Avrupa Birliği’nden ayrılmayı seçen ilk ülke olabilir. Ve Pazar günü İspanya Aralık ayında yapılan ve bir sonuca varmayan seçimi tekrarlayacak. Yeni gelen Unidos Podemos Partisi kesintilere karşı çıkıyor, İspanya ve Avrupa’nın demokratikleşmesini savunan bir zeminde ve milyonlarca İspanyol’un desteğini alıyor. Oylar Avrupa’nın geleceğine dair rakip vizyonları vurguluyor. Continue reading “İhtiyacımız olan yeni politika için bir model var; İspanya’da – Owen Jones”

Muhammed Ali’nin gizli öyküsü – Dave Zirin

ali

Ali sistem tarafından bir efsane, zararsız bir ikon olarak soğuruldu. Tartışmalı hakikatten geriye eser kalmamıştı: Ana akım medya tarafından bu kadar çok hakarete uğramış, Amerikan devleti tarafından bu kadar çok kovuşturmaya maruz kalmış ya da dünya çapında böylesine inatla sevilmiş başka bir atlet olmadı. Şimdi ise ırkçılık ve savaş meselelerini profesyonel sporun merkezine yerleştirme konusunda katalizör olan bu Ali’den hiç bahsedilmiyor.

Muhammed Ali’nin ırkçılığa ve savaşa karşı direnişi yalnızca 1960’lara değil insanlığın ortak geleceğine de ait.

Jacobin

Çeviri: Serap Güneş

Muhammed Ali’nin görüntüleri içecekten otomobile kadar her şeyi satmak için kullanıldı. Bize sunulan, “En büyük benim” diye bağırarak ringde dans eden olağan dışı ölçüde karizmatik bir boksörün görüntüsüydü. Neredeyse hiç hareket edemese veya konuşamasa bile günümüz Muhammed Ali’si de çok kamusal bir figür. Sesini hem yıllarca boks yapması hem de Parkinson hastalığı yüzünden kaybetti. Bu Ali, sistem tarafından “yürüyen bir aziz” olarak bağra basıldı. Continue reading “Muhammed Ali’nin gizli öyküsü – Dave Zirin”

Türkiye’nin ateş gecesi – Vijay Prashad

Supporters of ultra-nationalist groups shout slogans during a protest against recent Kurdish militant attacks on Turkish security forces, in Istanbul, Turkey, September 8, 2015. Kurdish militants killed 15 police officers in two bomb attacks in eastern Turkish provinces on Tuesday, a government official said, widening a conflict with the Turkish state. More than 40 Turkish warplanes hit Kurdistan Workers Party (PKK) targets overnight in northern Iraq, where the group has bases, in response to Sunday's killing of 16 soldiers near the Iraqi border, the deadliest attack since a two-year-old ceasefire ended. Tuesday's bombing in Igdir province that killed 14 police officers in a minibus was the latest in a daily stream of attacks by the PKK on soldiers and police in eastern Turkey since fighting resumed in July. A separate bomb attack in southeastern province Mardin killed one police officer and wounded three others. REUTERS/Yagiz Karahan - RTX1RPA8
8 Eylül 2015, Türk milliyetçiler askerlere yönelik saldırı sonrası protesto gösterileri düzenliyorlar. REUTERS/Yağız Karahan

Çeviren: Serap Güneş

“Kürtlerin haklarını savunan bir sol partinin hedef alınması, yinelenecek seçimler öncesinde daha da yükselecek bir şiddetin ve siyasi izolasyonun habercisi olabilir”

9 Eylül 2015

8 Eylül’de Türkiye çapında HDP binalarına yönelik koordine saldırılar düzenlendi.

2012’de tümü Kürt yanlısı görüşlere sahip bir grup sol eğilimli örgüt bir seçim koalisyonu kurmaya karar verdi. Yunanistan’ın Syriza’sı ile benzerlik kurmak yanlış olmayacaktır.

HDP gayet geleneksel sol bir pozisyona sahip: nükleer enerjiye karşı, LGBT haklarından yana, azınlıklara yönelik ayrımcılığa karşı, kadın haklarından yana.

Öyleyse Ankara ve diğer yerlerdeki binaları neden saldırıya uğradı ve ateşe verildi? Taşları bağlayıp HDP’ye karşı savaş köpeklerini salmaya kim karar verdi? Continue reading “Türkiye’nin ateş gecesi – Vijay Prashad”

Beyaz Amerika’nın En Büyük Yanılgısı: Bilmiyor ve Bilmek İstemiyor – Tim Wise

Çeviren: Serap Güneş

Masumiyet, suçun ta kendisi.

Tim Wise / AlterNet

6 Mayıs 2015

Aşırı kullanılmış da olsa, 53 yıl önce James Baldwin’in kaleminden çıkan aşağıdaki ifadeye yakın pek az şey var ulusun ırksal durumunu bu denli iyi anlatan.

… Ülkeme ve yurttaşlarıma isnat ettiğim ve ne benim, ne çağın, ne de tarihin affedeceği suç, yüz binlerce yaşamı mahvetmiş ve hala mahvediyor olmaları. Bunu bilmemeleri ve bilmek istememeleri… Fakat mahva imza atanların masum sayılmasına göz yumulamaz. Bu masumiyet, suçun ta kendisi.

Geçtiğimiz hafta başlamış olan Baltimore ayaklanmalarının akabinde, bunlar, gerçekten de hatırlanmaya değer sözler. Continue reading “Beyaz Amerika’nın En Büyük Yanılgısı: Bilmiyor ve Bilmek İstemiyor – Tim Wise”

İşte Avrupa Aşırı Sağı

Yunanistan’ın göçmen karşıtı Altın Şafak partisi, geçtiğimiz aylarda hızla yükselişe geçti. Ancak göçmen karşıtı ve İslamofobik fikirlerin yükselişte olduğu tek ülke Yunanistan değil.

Avro bölgesindeki ekonomik gerileme ve kemer sıkma önlemleri konusundaki kaygıların yanı sıra, Avrupa’da göç ve ulusal kültürün korunması konusundaki fobik saldırganlık artarken, Yunanistan, Hollanda, Macaristan ve diğer AB ülkelerinde aşırı sağcı gruplar zemin kazanıyor.

Aşağıda Avrupa’nın aşırı sağcı grupları ile öne çıkan özelliklerinin bir bilançosunu bulacaksınız:

Yunanistan – Altın Şafak

ALTIN_SAFAK

Altın Şafak üyelerinin saldırdığı bir göçmen

Geçtiğimiz aylarda, göçmenlere yönelik saldırılarda yaşanan artışla bağlantısı olan ultra sağcı Altın Şafak’a olan destek yüzde 14’e çıktı. Bu oran ırkçı partiyi Yunanistan’ın en büyük üçüncü partisi yapıyor. Liderleri ise Nikolaos Mihaloliakos.

İtalya – Kuzey Ligi

ITALYA

İtalya’nın mülteci kamplarındaki insanlık dışı koşulları protesto eden göçmelere karşı gündelikleşen polis saldırılarından biri

Kuzey Ligi, İtalya’nın yoksul güney bölgelerinin ayrılmasını ve Padaniya adlı yeni bir devletin kurulmasını savunuyor. Kuzey Ligi’nin parlamentodaki bir mensubu, yakın tarihli bir röportajında “Cami inşa edilmesine karşı olduğumuzu gizlemiyoruz. Kültürümüzü bizimkinden farklı bir kültürle bütünleştirmek istemiyoruz,” dedi. Nisan ayında, partinin lideri Umberto Bossi, parti kaynaklarını kişisel harcamalarında kullandığı iddiasıyla koltuğundan oldu. Yolsuzluk tanıdık, ama bizim faşistlerde koltuk kaybeden pek yok!

Fransa – Ulusal Cephe

FRANSA

Fransa’da ırkçılık karşıtı bir yürüyüş

Fransa’daki Ulusal Cephe’nin lideri, 2011’de istifa eden Jean-Marie Le Pen’in kızı olan Marine Le Pen. Partinin ırkçı imajını yumuşatmaya çalışsa da, Fransa’daki Müslümanların varlığını “işgal durumu” olarak tanımlamak gibi yabancı düşmanı görüşler dile getirmeye devam ediyor. Le Pen, Fransa’daki 2012 başkanlık seçimlerinde yüzde 18 oy aldı, bu oran onu en popüler üçüncü aday yapıyor. Bir röportajında Le Pen şöyle söylüyor: “Yeni gelen yabancılar çok saygısızlar, halkın huzurunu bozuyorlar, küstah ve kabalar.” Bu sözlerin ardından, Fransa’ya yeni gelmiş göçmenlerin, çocuklarına Fransız adları vermeleri gerektiğini savunuyor.

Hollanda – Özgürlük Partisi

Hollanda’daki Özgürlük Partisi’nin lideri Geert Wilders, Hitler’in Kavgam kitabına benzettiği Kuran’ın, burkanın ve Helal gıdanın yasaklanması çağrısında bulundu. Wilders’ın partisi, son Hollanda seçimlerinde parlamentodaki 11 sandalyesini kaybetti, ancak kendisi “Hollandalıları Avrupa’ya, kitlesel göçe, Avrupalı süper devletlere karşı korumak için” mücadele etmeye kararlı olduklarını söyledi. Wilders, yakın tarihli bir konuşmasında “Batı’nın temellerinin her yerde saldırı altında olduğunu” savundu. “İslami Mozart, İslami Bill Gates…. bunlar yok. Çünkü özgürlük olmadan yaratıcılık da olmaz,” buyurdu.

Macaristan – Jobbik

MACARISTAN

Macaristan’da faşistlerce öldürülen bir Roman

Jobbik, adi suçlardan sokaklardaki çöplere kadar her meselede Macaristan’daki Roman nüfusu suçluyor ve binlerce Jobbik taraftarı, geçtiğimiz haftalarda Miskolc şehrinde bir yürüyüş düzenledi. Aşırı sağ politika Macaristan’da genel bir yükselişte. Milliyetçiler kendi müziklerini yapıyor, kendi yaz kamplarını düzenliyor, kendi barlarını kuruyor ve hatta nemzeti adlı kendi taksi servisleri var.

Bir Jobbik taraftarı “Bu bölgede artık bu şekilde yaşayamam,” diyor. “Midemi bulandıran bir olayın yaşanmadığı tek bir gün geçmiyor. Bu Çingeneler domuz gibiler ve yemin ederim bu durumlarından hoşnutlar. Ama bunu çok da uzun devam ettiremeyecekler.”

Ağustos ayında, Jobbik partisinin yükselen güçlerinden biri olan Csanad Szegedi, büyükanne ve büyükbabasının Yahudi olduğunu öğrendikten sonra partiden istifa etti. Bizim faşistler ise, daha çok “etle tırnak gibiyiz” ya da “Kart kurt” edebiyatı yapmayı tercih ediyorlar.

İngiltere – İngiliz Ulusal Partisi

INGILTERE

İngiltere’de sokak ortasında ve güpegündüz ırkçı saldırı

İngiliz Ulusal Partisi lideri Nick Griffin, bir süre önce eşcinsel bir çiftin ev adresini Twitter’da paylaştıktan sonra polis soruşturmasına uğradı. “Bir İngiliz Adaleti timi (kendi timlerini kastediyor) adreslerine gelecek… Heterofobiye hayır deyin!” yazmıştı. Türkiye’de faşistlerin sıkça kullandığı “Bir gece ansızın gelebiliriz” tehdidine ne kadar da benziyor! Parti içinde, bazı analistlerin eski üyelerin yeni bir parti kuracağı değerlendirmesini yapmasına neden olan derin ayrılıklar da mevcut. Partinin lideri Griffin bir röportajında şöyle diyor: “Sadece İslam’a karşı olmakla kalmıyorum, aynı zamanda İslam’ın değerleri ile Batı’nın değerleri arasında temel önemde çatışmalar olduğuna da inanıyorum.”

Washington Post

Peki ya bizim aşırı sağ?

TURKIYE

Bunlar da bizim “tepkili vatandaşlarımız”

Irkçılık Türkiye’de siyaset yelpazesinin tümüne sirayet etmiş bir hastalık. Kürt sorununda resmi tavrın inkârcı ve düşmanlaştırıcı tavrı ile medyanın bu tavra yedeklenen ırkçı söylemi de bu hastalığın sık sık ateşlenmesine vesile oluyor. Son olarak Bursa’da, bir siyasal partiyi (AKP) protesto etmek için kapısına siyah çelenk bırakmak isteyen bir başka siyasal parti (BDP) mensuplarının üstüne palalar, sopalar, silahlar, satırlar ve daha da önemlisi polis eşliğinde saldırıldığına tanık olduk. Malum medya barışçıl siyasal eylemi provokatörlükle eş tuttu, satırlı saldırganların ise “tepkili vatandaş” diyerek sırtını sıvazladı.