Östrojen hipotezi: Hormonlara kulak vermek – Lisa Miller

Şizofren erkeklerin ilk psikotik epizotlarını neden kadınlara nazaran bu kadar erken yaşadığını merak eden Britanyalı üç psikiyatr, 1990’ların başında Londra’nın kalabalık bir mahallesinde doktor muayenehaneleri ve hastanelerden topladıkları 20 senelik tanı kayıtlarını incelediler ve hayret verici bir sonuca ulaştılar: 45 yaş sonrasında, ilk atak şizofreninin gösterilebilir bir “ikinci zirvesi” vardı. Ve bu hastalar ağırlıklı olarak kadındı.

İkinci zirvenin keşfedilmesinden bu yana 20 yıl geçti ama bu olgu psikiyatri müessesesinde neredeyse tamamen görünmez olmayı sürdürüyor ve durum genel doktorlar arasında daha bile karanlık. Dolayısıyla, kadınların ilk ruhsal çöküntülerini neden hayatlarının daha geç bir aşamasında yaşadıklarına bir açıklama da getirilemiyor ve bu olgu (hayatlarının daha geç, menopozla ilişkili belirli bir döneminde yaşıyor olmaları), en iyi nasıl tedavi edileceklerini bulmak için dikkate alınmıyor. Onun yerine, orta yaşta aniden psikotik hale gelen kadınlara, bakan doktorun genellikle pek de umursamadığını gösteren tanılar konuyor ve kadınlar erkekler üzerindeki klinik deneylerde test edilmiş güçlü antipsikotiklerle tedavi edilmeye çalışılıyor. Rahatsızlıkları sınıflandırılmamış ve akıl sağlığının sınırlarında yaşayan bu kadınlar, tıbbın kendileri karşısındaki cevapsızlığı ile daha da yabancılaştırılıyorlar.

Okumaya devam et “Östrojen hipotezi: Hormonlara kulak vermek – Lisa Miller”
Reklamlar

Anoreksiya, göğüs bağlama ve beden nefretinin meşrulaşması – Victoria Smith

İnsanları kendilerini rahat hissetmedikleri bir bedende yaşamaya zorlamak yoğun ve çoğu zaman dayanılmaz acılara sebep oluyor.

gettyimages-107551306

Hayatım boyunca üç kez anoreksiya sebebiyle hastaneye yattım. İlki 1987’deydi. Burnumdan sokulan bir boruyla zorla beslendim. Bu kilo almama sebep oldu ve bundan nefret ettim. Dahası, genel psikolojik durumumu da iyileştirmedi, daha kötü yaptı.

Taburcu olduktan sonra tekrar kilo verdim ve takip eden yıllarda, anksiyetemle baş edebilecek ama tedaviye de zorlanmayacak kadar ince kalmaya yönelik bir oyun oynamaya çalıştım. Her zaman başarılı olamıyordum. İnsanlar beni rahat bıraksa ne kadar huzurlu olacağımı hayal edip duruyordum. İnsanların benim hayatıma, bedenime dair beklentileri benim kendi beklentilerim değildi.

Okumaya devam et “Anoreksiya, göğüs bağlama ve beden nefretinin meşrulaşması – Victoria Smith”

Cinsiyet İkili mi? – Alex Byrne

Toplumsal cinsiyet kimliği sorunları ile mücadele edenler için, insanlarda biyolojik cinsiyetin tutucu bir şekilde pembe ve maviye ayrılmış olmaktan ziyade muhteşem bir gökkuşağı olduğunun söylenmesi özgürleştirici ve mutluluk verici olabilir. Ama bu “iyi hissetme” yaklaşımı, interseks hastaları kandırmaktan pek farklı değil: otonomiye saygı dürüstlük gerektirir. Ve son olarak, trans insanları savunanlar (veya başka herkes) pozisyonlarını sallapati biyoloji yorumlarına dayandıracaklarsa, bu en nihayetinde düşmanlarının işine yarayacaktır.

Biyolog ve toplumsal cinsiyet çalışmaları kuramcısı Anne Fausto-Sterling, “Why Sex Is Not Binary” başlıklı New York Times makalesinde meseleye açıklık kazandırmaya çalışıyor: “İki cinsiyet, insan çeşitliliğini açıklamak için hiçbir zaman yeterli olmadı.” Fausto-Sterling’e göre, bazı insanların ne dişi ne de er (veya belki de hem dişi hem er) olduğu “uzun süredir biliniyor.”

Okumaya devam et “Cinsiyet İkili mi? – Alex Byrne”

Doğum Deneyimi Bedene Yönelik Bir Saldırı Gibi Yaşandığında – Family Resemblance

1 gOwsxo7G4TeLcXBsnyxo8Q.jpeg

Kimberly Turbin, 2013’te doğum yapmak üzere hastaneye gittiğinde, cinsel taciz geçmişi olduğunu bir hemşireyle paylaşıyor. Doğum başlamak üzere, korkuyor ve travma sonrası stres bozukluğu panik atağı tetikliyor. Ona dokunmadan önce neyi neden yaptıklarını bilmek istiyor.

Doğumun her anı kaydediliyor ve bu görüntüler hızla yayılıyor: Yalnızca bir kez gördüğü Dr. Alex Absassi elinde makasla kadraja girdiğinde Turbin ıkınmaya başlıyor. Doktor, epizyotomi uygulayacağını söylüyor, yani doğum başlamadan önce rahim ağzı açıklığını arttırmak için perineye (vajina ve anüs arasındaki bölge) kesi atılacak. Okumaya devam et “Doğum Deneyimi Bedene Yönelik Bir Saldırı Gibi Yaşandığında – Family Resemblance”

Jinekolojinin Annelerini Hatırlamak – Ayah Nuriddin

Thom-Painting-of-J-Marion-Sims-with-Anarcha-Pearson-Museum-Southern-Illinois-University

Deirdre Cooper Owens’tan Medical Bondage: Race, Gender, and the Origins of American Gynecology (Tıbbi Esaret: Irk, Toplumsal Cinsiyet ve Amerikan Jinekolojisinin Kökenleri) kitabı üzerine

İç savaş öncesi dönem hekimi James Marion Sims, bir süredir epeyce gecikmiş bir tepkinin hedefinde. Charlottesville’deki beyaz üstünlükçü yürüyüşlerin ardından, Konfederasyon dönemine pozitif gönderme yapan anıtların yıkılması için çabalar ülke çapına yayılmıştı ve bu çabalar James Marion Sims’in heykellerini de içeriyordu. Sims, vezikovajinal fistül[1] onarımı için başarılı bir teknik geliştirmesiyle biliniyor ancak bu tekniği geliştirirken Anarcha, Betsey ve Lucy adındaki üç köle kadın üzerinde acı verici cerrahi deneyler yapmış. Birçokları için Sims bilimsel ırkçılığın ve tıbbi adaletsizliğin sembolü durumunda. Ama Sims iç savaş öncesi dönem tıbbında bu konuda yalnız veya tek değil.

Okumaya devam et “Jinekolojinin Annelerini Hatırlamak – Ayah Nuriddin”

Erkek hazzının kadın bedeli – Lili Loofbourow

F5EKWN

Dünya, kadınların cinsel bir karşılaşmayı bazen gözyaşları içinde terk ediyor olması gerçeği konusunda rahatsız edici şekilde rahat.

Babe.net sitesi “Grace” takma adlı bir kadının Aziz Ansari ile kendisini ağlatan zorlu bir karşılaşmada başından geçenleri yayınladığında, internetler #MeToo (#BenDe) hareketinin sonunda fazla ileri gittiğini savunan yazılarla dolup taştı. 23 yaşındaki Grace, Ansari’nin çalışanı değildi, yani işyeri dinamikleri söz konusu değildi. Tekrarlanan itirazları ve “yavaşlayalım” ricaları iyi hoştu da, en sonunda Ansari ile oral seks yapmış olması pek kafaya oturmuyordu. Son olarak ve en önemlisi, her an gitmekte özgürdü.

Okumaya devam et “Erkek hazzının kadın bedeli – Lili Loofbourow”

İrlanda’da kürtaj yasağına karşı grev çağrısı

İrlanda’daki kürtaj karşıtı Strike for Repeal hareketinin 17 Ocak 2018’te İrlanda Parlementosu önünde eylemleri için çağrı metni:

strike-assembly-e1515166943510

NEDEN İNSANLARDAN STRIKE FOR REPEAL İÇİN TEKRAR TAAHHÜTTE BULUNMALARINI İSTİYORUZ?

Hareketimiz İrlanda’da kürtaj hakkını elde edene kadar devam edecek, daha azına razı olmayacağız!

Strike for Repeal (İptal için Greve) hareketi, İrlanda hükümetinin 8. maddenin feshi için net biçimde evet veya hayır ile cevaplanacak bir referandum taahhüt etmemesi halinde ulusal çapta greve gidilmesine yönelik hazırlıklara başladı. 8. madde, kürtaja erişim ihtiyacı olanlarımızın veya hamileliğini sürdürmek isteyen ancak fetüsün yaşamına kadınların ya da hamile insanların yaşamından daha fazla değer veren bir sağlık ve hukuk sistemi ile karşı karşıya olanlarımızın bağımsızlık ve sağlığının önünde bir engel.

Okumaya devam et “İrlanda’da kürtaj yasağına karşı grev çağrısı”

Uyuşturucuyla gerçekten mücadele etmek mi istiyorsunuz? O zaman kadınlara kulak verin – Kasia Malinowska

Screen Shot 2017-08-25 at 20.56.46

Sağlıklı olmak nasıl hasta olmamaktan daha fazlası ise ya da barış savaşmamaktan fazlası demekse, uyuşturucuyla mücadele de sırf cezalandırmaya dayalı yaklaşımlardan fazlasını içermeli. Bireyleri ve toplumu güçlendiren kapsamlı yaklaşımlar benimsenmeli. Kadınların ihtiyaçlarını dikkate almak, kadınların sağlık ve insan haklarını etkili politikalarla desteklemeyi gerektiriyor. Uyuşturucu cezalarının ve politikalarının kadınlar üzerinde çok başka sonuçlar yaratacağını bilmek zorundayız. Uyuşturucu ticaretinde şiddet içermeyen çok küçük roller almak hapse atılmalarına sebep olmamalı. Gebe ve çocuk sahibi kadınlar konusunda çok daha özenli karar verilmeli.

Catalina uyuşturucu suçundan Kolombiya’da hapis yatmış. Koka hamuru bulundurmaktan – ekonomik olarak kendisini ve iki küçük çocuğunu birkaç hafta geçindirmeye ancak yetecek miktarda olmasına rağmen – tutuklanmıştı. Cezaevindeyken çocuklarının nerede olduğunu, ne durumda olduklarını veya ne zaman çıkacağını hiç bilmiyormuş.

Tacikistan’da ise Anya bir süre önce HIV pozitif olduğunu öğrenmiş. Üç yıldır uyuşturucu enjekte eden bir kullanıcı olduğunu; çoğu zaman uyuşturucuyu kendisini fiziksel ve duygusal olarak istismar eden partneriyle birlikte kullandığını söylüyor. Partneri, şırıngayı önce kendisi kullandıktan sonra veriyormuş ona. HIV’yi de böyle kaptığını düşünüyor. Okumaya devam et “Uyuşturucuyla gerçekten mücadele etmek mi istiyorsunuz? O zaman kadınlara kulak verin – Kasia Malinowska”

Reglin kısa tarihi – Mother Jones

the-future-of-periods-will-be-high-tech-messy-and-might-involve-jellyfish-626-1435340024

Toplum biz kadınlara utanılacak epey şey vermiş—ölçülerimiz, kokularımız ve rahim içimizi kaplayan dokuları biyolojik bir kaçınılmazlık olarak ayda bir dışarı atmak zorunda oluşumuz. Epey acayip aslında; düşünsenize, bedenimizin parçaları bedenimizden dışarı çıkarken koştura koştura gezindiğimiz günler var.

Artık—feministler sağ olsun—regller politik olarak kıymete binmiş görünüyor. Elizabeth Warren ve Cory Booker, kadınların tampon ve ped gibi şeylere ödedikleri “pembe vergiyi”[1] ortadan kaldırmak için okullarda, ofislerde ve hapishanelerde regl döneminde kullanılan malzemelerin ücretsiz bulundurulmasını sağlayan yasayı destekleyenler arasında. Geçtiğimiz yıldan bu yana yasa 40 eyaletten 24’ünde daha yürürlüğe girdi.

Reglin bugün saygı görür hale gelmesinin uzun bir geçmişi var. Aşağıda İncil’den kanlı okul balosuna kadar, reglin bir tarihini verdik. Okumaya devam et “Reglin kısa tarihi – Mother Jones”