Sorun Avrupa Birliği değil Avro – John Weeks

Protestors take part in a demonstration

socialeurope.eu

2016: Referandum Felaketlerinin Yılı

2016’da Avrupa Birliği hem bir örgüt hem de daha iyi ve barışçıl bir gelecek umudu olarak ciddi ve de ölümcül olabilecek en az iki darbe aldı: İngiliz “kalma/çıkma” referandumu doğrudan bir darbeydi; beş ay sonra İtalya’da yapılan anayasa referandumu ise şimdilik ucuz atlatılsa da avro bölgesi üyeliği üzerine bir “kalma/çıkma” referandumuna (Italexit) giderse ölümcül bir darbe haline gelebilir. Fransa’da bir halk oylaması (Frexit) vaat eden Marine Le Pen’in iktidarı alması durumunda, AB’yi yönetmeyi beceremeyen elitler, ulusal seviyedeki bu doğrudan demokrasi deneyimleri karşısında acı acı dizlerini dövmek durumunda kalacaklar. Okumaya devam et “Sorun Avrupa Birliği değil Avro – John Weeks”

Ken Loach ile ‘I, Daniel Blake’, Jeremy Corbyn ve Leon Trotsky üzerine

ken

John Rees, counterfire.org

Yeni Özgür Politika

İşçi Partisi tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bir moment. Jeremy Corbyn sermaye ile çıkarları çatıştığında işçi sınıfını savunabilecek ilk İşçi Partisi lideri. Ve sermayeyi ulaşım ve sağlıktan kovalayabilirse, kamu sanayisine ve hizmetlerine yatırım yapabilirse, bu, sürekli genişlemesi gereken sermaye için büyük bir yenilgi olacak.

I, Daniel Blake kritik bir başarı kazanmış durumda. Bu fikrin kaynağı neydi?

Birkaç yıl önce, metin yazarı Paul Laverty ile, sosyal yardımlarını kaybeden insanlarla ilgili haberler duyuyorduk. Korkunç hikayeler birbirini takip ediyordu. Yeniden değerlendirmeye alınıp yardım haklarını kaybeden engelliler, değerlendirme süreci ile ilgili, hasta insanların iş aramaya zorlanması gibi sorunlar, aşevlerinin yaygınlaşması. Bu haberler hiç kesilmeden devam etti. İkimizin de kampanya yürüten insanlarla ilişkisi vardı, Paul onlardan epey şey öğreniyordu, böyle böyle biz de bu konuda bir film yapabileceğimizi düşündük. Okumaya devam et “Ken Loach ile ‘I, Daniel Blake’, Jeremy Corbyn ve Leon Trotsky üzerine”

Brexit sonrası Avrupa solu – Yanis Varoufakis

varoufakis-berlin-diem25

jacobinmag.com

5 Eylül 2016

Yunanistan eski maliye bakanı Yanis Varoufakis eleştirileri yanıtlıyor ve DiEM25’in Avrupa Birliği içinden direniş planını anlatıyor.

Sadece on bir ayda, Yunan “Oxi”si ve Brexit hem Avrupa Birliği’ni hem de Avrupa solunu salladı. AB’nin otoritercilik ile ekonomik başarısızlığının karışımından illallah getirmiş Avrupa solunun bir kesimi şimdi, kıta çapında AB’den çıkış referandumları için sol desteği harekete geçirecek bir “AB ile yolları ayırma” çağrısı yapıyor. Analizleri kısaca “Lexit” (ç.n. Left Leave, “Sol Çıkış”) olarak biliniyor.

Avrupa’da Uluslar Ötesi Demokrasi Hareketi DiEM25, Lexit mantığını Avrupa’nın ilericileri için alternatif bir ajanda lehine reddediyor. Kuşkusuz ki sol, Avrupa Birliği’nin, karar alma sürecini depolitize eden pratiğine tüm enerjisi ve hayal gücü ile karşı çıkmalı. Aslında bu görev diğer Avrupalı demokratlara, yani Yeşillere ve liberallere de düşüyor. Bu oluşumlar kendilerini sol olarak görmeyebilir ama Brüksel’in yetkisiz otoriterliğine direnme görevimizi onlar da paylaşıyor.

Mesele ilerici güçlerin AB müessesesi ve mevcut uygulamalarla mücadele edip etmemesi değil. Mesele bu mücadelenin hangi bağlamda, hangi kapsayıcı politik anlatı dahilinde gerçekleştirileceği. Bu konuda üç seçenek öne çıkıyor: Okumaya devam et “Brexit sonrası Avrupa solu – Yanis Varoufakis”

Toplumsal Yeniden Üretim: Ücret ve Müşterekler Arasında – Silvia Federici ile röportaj

11252463604_a359ee17f8_z

Kadınlar kendi alanlarını oluşturmalı ve bundan taviz vermemeli. Karma örgütlerde faaliyet yürütseler bile kadınların kendi otonom siyasi alanlarına sahip olmaları çok önemli. Durumumuzu analiz edip, değişim üretecek stratejiler ve mücadeleler geliştirmemizin tek yolu bu. Aksi halde, tüm sömürü alanları incelenmeden olduğu gibi kalıyor ve yeniden görünmez hale getiriliyor.

Silvia Federici & Marina Sitrin 

Çeviri: Eda Ağca & Serap Şen

Silvia Federici, bir yazar, aktivist ve kuşağındaki en etkili feminist teorisyenlerden biri. Pratiğe dayalı yeniden üretim emeği ve müşterekler teorisine katkıları akademik ve aktivist topluluklarında giderek artan şekilde hakkettiği tanımayı elde ediyor ve umarız ki toplumun sermaye ilişkilerinin ötesinde dönüşümünü hedefleyen gelecekteki kolektif projelerin temelini döşemeye yardımcı olacak.

ROAR’a katkı sunanlardan Marina Sitrin, toplumsal yeniden üretim, cinsiyet, iş ve müşterekler konusundaki mücadeleler arasındaki ilişkiyi, özellikle de günümüzün kriz ve kemer sıkma politikaları bağlamında konuşmak için, kısa bir süre önce Federici ile Brooklyn NY’daki evinde bir araya geldi. Okumaya devam et “Toplumsal Yeniden Üretim: Ücret ve Müşterekler Arasında – Silvia Federici ile röportaj”

Ekonomist Thomas Piketty: Alman muhafazakarlar kemer sıkma ile Avrupa’yı yok ediyor (6 Temmuz 2015)

13-ThomasPiketty-Getty

Çeviri: Barış Satılmış, 6 Temmuz 2015, Independent

Fransız akademisyen, Almanya’nın tarihten ders almadığını söylüyor

Dünyanın en etkili ekonomisti, Alman muhafazakarların, kıta çapında kemer sıkma politikalarındaki ısrarları ile Avrupa’yı yok etme yolunda olduklarını söyledi.

Kapitalizm üzerine çok satan kitabın yazarı Fransız Akademisyen Thomas Piketty Angela Merkel gibilerin tarihten ders almadığını belirtti.

Kemer sıkma politikalarının politik karar alma süreçleri üzerinde ne kadar etkili olduğu sorusuna “Bu ne Fransa ne de Almanya, özellikle de Avrupa için, bir mutlu olma sebebi,” dedi Alman gazetesi Zeit Online’a.

“Muhafazakarların, özellikle Almanya’dakilerin, tarihi hatırlamaktaki korkunç başarısızlıkları yüzünden Avrupa’yı ve Avrupa fikrini yok etmek üzere olmalarından çok korkuyorum.” Okumaya devam et “Ekonomist Thomas Piketty: Alman muhafazakarlar kemer sıkma ile Avrupa’yı yok ediyor (6 Temmuz 2015)”

İngiltere’nin AB’den çıkış sürecinde sosyal adalet ve demokrasi için 5 maddelik plan – Paul Mason

henry-porter-brexit-02ProgrExit (İlerici Çıkış): İngiltere’nin AB’den çıkış sürecinde sosyal adalet ve demokrasi için 5 maddelik plan:

İngiltere’nin ilerici partileri Brexit sürecinde demokrasi ve sosyal adalet için mücadele etmeli.

  1. 6 ay içinde bir genel seçim yapılması zorlansın.
  2. Labour, SNP/Plaid ve Yeşiller UKIP’i parlamento dışı bırakmak ve sağcı Tory hükümetinin ilerici yasaları ortadan kaldırmasını engellemek için seçim ittifakı yapsın.
  3. Yeni bir hükümet iktidara gelene kadar 50. madde üzerine ayrıntılı müzakereler beklemeye alınsın.
  4. Brexit’in koşullarını bir Labour/SNP/Yeşiller koalisyon hükümeti müzakere etsin: mümkünse Avrupa Ekonomik Alanı içinde kalma ama her durumda tüketici hakları, çevre koruma, işçi hakları vb. konulardaki ilerici yasaları koruma hedefi ile.
  5. Yeni hükümet ikinci bir İskoç referandumu çağrısı yapsın; oy pusulasında Devo-Max* da olsun ve bağımsızlığa Evet sonucu çıkması halinde Hazine/Merkez Bankası gözetiminde ayrılma için müeyyidesizlik düzenlemeleri yapılsın.

Paul Mason, gazeteci ve film yapımcısı (ve İngiliz İşçi Partisi üyesi)

* Tüm vergi yetkilerinin İskoçya’ya devredilmesi durumu.

Brexit sahte bir başkaldırı: elitlerin yardımına koşmak için işçi sınıfı kültürünü gasp ediyorlar – Paul Mason

5126The Guardian

AB’den ayrılmak, ücretlerde artış, kiralara üst sınır veya ulusal sağlık sistemi bekleme süreleri ile sınıf mevcutlarının düşmesini garanti etmez. Garanti edeceği tek şey daha fazla sağcı Tory kontrolü olacak.

Alt sınıfların sahte başkaldırılarına bayılırım. Onlarla büyüdüm. Ortaokulda sigara içme hakkı için başkaldırmıştık. 1970 ve 80’lerde tanık olduğum futbol şiddeti, toplumsal düzenin baş aşağı olduğu duygusunu yaratmıştı. Merhume Prenses Diana ile kitlesel dayanışma içinde ve dolaylı olarak ceberrut monarşi elitinin tümüne karşı, sonunda herkesle beraber buketimi çiçek yığınının üzerine bırakmıştım.

Sorun şu ki gerçek başkaldırının neye benzediğini de biliyorum. Madenci grevleri, Arap baharı, İstanbul’da 2013’teki Gezi Parkı barikat savaşları. Bu yüzden Perşembe günü tüm başkaldırıların anası varmış gibi hazırlanan insanlara, gerçek bir başkaldırı ile sahtesi arasındaki hayati farkı işaret etmek istiyorum. Gerçek olanlarına genellikle elitler öncülük etmez. Gerçek bir başkaldırıda zengin ve iktidar sahibi olanlar genellikle topukları kıçlarına vura vura tepelere doğru kaçıyor olurlar. Ne de Sun ve Daily Mail gibi gazeteler gerçek bir başkaldırıyı gaza getirme uğraşında olur. Okumaya devam et “Brexit sahte bir başkaldırı: elitlerin yardımına koşmak için işçi sınıfı kültürünü gasp ediyorlar – Paul Mason”

Yeni Dünya Düzensizliği – Tarık Ali

Tariq Ali

17 Nisan 2015, LRB*

30 yıl önce Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Güney Amerika diktatörlüklerinin dağılması ile birlikte çoğu insan, baba Bush ve Thatcher tarafından vaat edilen ‘barış payı’nın (peace dividend) sonunda gerçekleşeceğini umuyordu. Nerdeeee? Onun yerine kesintisiz savaşlar, ayaklanmalar, hoşgörüsüzlük ve dini, etnik ve emperyalist, her türden köktencilikle karşı karşıya kaldık. Batı dünyasının gözetleme ağlarının ifşa olması, demokratik kurumların olması gereken şekilde işlemediği ve (beğensek de beğenmesek de) demokrasinin alacakaranlık döneminde yaşadığımız duygusunu kuvvetlendirdi. Okumaya devam et “Yeni Dünya Düzensizliği – Tarık Ali”

Kemer sıkma politikaları sonrası cinsel şiddet ve ev içi şiddet: Mevzu Roosh V’den daha büyük

a_rape_rates_per_100000_population_2010-2012_world

100.000 kişi başına tecavüz vakası oranı, 2010-2012

12 Şubat 2016

Kat Burdon-Manley, Roosh V’yi yapısal ve kurumsal ırkçılık ve cinsiyetçilikle ilgili çok daha büyük bir sorunun çirkin yüzü olarak görüyor

“Bang,” “Day Bang,” “30 Bangs,” “Bang Poland,” “Bang Iceland,” “Bang Estonia,” “Bang Lithuania,” “Don’t Bang Denmark” ve “Bang Ukraine” Roosh V’nin kitaplarından sadece bazılarının adı ve karakterini epey iyi özetliyor.

Roosh V olarak da tanınan Daryush Valizadeh, kendinden menkul bir “kadınları baştan çıkarma ve yatağa atma uzmanı” ve özel mülkte tecavüzün yasallaştırılmasını savunuyor. Mizojinist bir tıklama tuzağı olan web sitesi Return of Kings, 6 Şubat’ta Roosh V’nin katılacağı dünya çapında toplantılar örgütledi ama bunlar sözüm ona erkeklerin güvenliği konusundaki endişeler nedeniyle resmen iptal edildi. Okumaya devam et “Kemer sıkma politikaları sonrası cinsel şiddet ve ev içi şiddet: Mevzu Roosh V’den daha büyük”

Alexis Tsipras’ın Anti-Politikası – Stathis Kouvelakis

Alexander-Tsipras

Syriza liderliği başka bir alternatif olmadığını iddia ederek esasında politikanın kendisini inkâr etmiş oldu.

Yeni memoranduma evet oyu veren hükümet ve Syriza parlamento grubu çoğunluğu, yalnızca sol politikaya değil, tümden politikaya elveda demiş oldu. Hükümet bu tercihi yaparak sadece Syriza programını kenara atmakla kalmadı, Yunan halkına verdiği söze de ihanet etti. Okumaya devam et “Alexis Tsipras’ın Anti-Politikası – Stathis Kouvelakis”