Anarşizm ve Demokratik Konfederalizm Arasındaki Köprüler (I) – Bruno Lima Rocha

daf

Çeviren: Sarp Solakoğlu

Giriş: Parti Modelini ve Misyonunu Tartışmak – 1

Kobane’nin IŞİD tarafından kuşatılmasından beri Kürt solu ve özellikle de Rojava modeli toplumsal örgütlenme, birçok örgüt, aktivist, ağ ve konuyla ilgilenen akademisyen tarafından takip edildi ve üzerinde çalışıldı. Batı (ve tabii Batı dışı) anarşist gelenek ile demokratik konfederalizm arasındaki benzerlikleri göstermeyi (ve kanıtlamayı) amaçlayan kısa makalelerden oluşan bir seri üretme amacıyla KurdishQuestion.com adresiyle işbirliği yapmaya karar verdim. Üzerine yoğunlaştığım çalışma alanlarımdan birisi siyaset teorisi (ve radikal siyaset teorisi) olduğu için her iki akımdaki paralellikleri göstermeye ve her iki akımı da birbirine aşina kılmaya yardım edebileceğimi düşünüyorum. İşe yarayacağını umut ediyorum ve her türlü eleştiriye de açığım. Okumaya devam et “Anarşizm ve Demokratik Konfederalizm Arasındaki Köprüler (I) – Bruno Lima Rocha”

Reklamlar

Anarşizm ve demokratik konfederalizm arasındaki köprüler (II) – Bruno Lima Rocha

daf
Kobane sınırı, Suruç

Çeviren: Sarp Solakoğlu

Bu Bölüme Özel Giriş

Bu bölümde anarşist siyaset modeli hakkındaki bazı tarihsel bilgileri açıklayıp son kısımda da bu deneyimler ve Demokratik Konfederalist toplumsal değişimin katalizörü olmayı amaçlayan siyasal organizasyonun (PKK) son zamanlardaki misyonları arasında bir karşılaştırma yapacağım. Okumaya devam et “Anarşizm ve demokratik konfederalizm arasındaki köprüler (II) – Bruno Lima Rocha”

Syriza’dan Kobane için kutlama ve dayanışma mesajı

kobane

Sevgili mücadele kardeşlerimiz,

Geride bıraktığımız aylar boyunca karanlığa karşı bize ışık oldunuz.

Korkuya karşı umut oldunuz.

Karabasana karşı hayal oldunuz.

IŞİD terörüne karşı verdiğiniz yiğit savaş ve eşi görülmemiş mücadeleniz, tarihin en büyük onur ve direniş hikâyelerinden biri. Rojava ve Kobane’nin yiğit Kürt savaşçıları, cesur erkek ve kadınları; bizlere, tüm şartlar aleyhimize olduğunda bile asla teslim olmamamız gerektiğini öğrettiniz.

İnşa ettiğiniz toplumun tüm değerlerinden; özgürlük, demokrasi ve adaletten nefret eden IŞİD canilerine karşı mücadelenin sembolü oldunuz. Sizler, tüm insanlık adına bir görev üstlendiniz. Sadece askeri açıdan muzaffer olmadınız. Politik olarak da zafer kazandınız. Günden güne, onurunuz, yoldaşlığınız ve özgürlüğe olan tutkunuz, füzelerin, kurşunların ve silahların üzerinde yükseldi.

Muazzam zaferinizi selamlıyoruz. Bizler, Yunan halkı olarak, bir sonraki büyük mücadelenizde, yani şehrinizi, evlerinizi, toplumunuzu ve yaşamlarınızı yeniden inşa etme mücadelesinde, sizlerle omuz omuza olacağız.

Sevgili kardeşlerimiz, her zaman Hikmet’in sözlerini hatırlayın: “Yani, nasıl ve nerede olursak olalım, hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak”

Çiapas’tan Rojava’ya: Denizler ayırır, özerklik birleştirir! – Petar Stanchev

Arada kıtalar da olsa, Kürtler ve Zapatistaların mücadelesi benzer bir amacı paylaşıyor: Kapitalizme direniş, kadınların kurtuluşu ve özerkliğin inşası
ZapatistaGirl-main

Resim: Tierra y Libertad, Matt Verges

Halk iktidarı ancak toplumsal elitlerin elindeki güç halka indiğinde mümkün olabilir

― Murray Bookchin, Post-Scarcity Anarchism

17 Şubat 2015, Roar Magazine

Sadece altı ay öncesine kadar Kobane adını duymuş çok az sayıda insan vardı. Fakat IŞİD Eylül 2014’te şehre beyhude bir saldırı başlattığında, bu küçük Kürt kalesi hızla dinci aşırılıkçılara karşı mücadelenin odak noktası haline geldi. Takip eden aylar içinde, Kobane, faşizme karşı kale rolü ile Barselona ve Stanlingrad’a benzetilerek, uluslararası bir direniş sembolüne dönüştü. Okumaya devam et “Çiapas’tan Rojava’ya: Denizler ayırır, özerklik birleştirir! – Petar Stanchev”

Erdoğan Suriye’de ABD ihanetinden korkuyor – Finian Cunningham

erdogan_obama7

Kobane’deki insani kriz, görmek isteyen herkes için açık. Bu krizin en büyük sebeplerinden biri, ABD ve Türkiye’nin Suriye’de rejim değişikliği için oynadığı kedi-fare oyunu.

ABD ve Türkiye, insani durumun vahametini veya IŞİD terör örgütünün yenilgiye uğratılmasını pek umursamıyor. Nasıl umursuyor olabilirler ki? İki hükümet de son üç yıldır Suriye halkına devasa acılar çektirmeleri için örtülü şekilde IŞİD çetelerini ve diğerlerini destekliyordu.

Hayır, bütün mesele Washington’un şu anda Türkiye’yi Suriye’de kara harekatına sokmaya çalışıyor olması ancak aynı zamanda Ankara’yı Suriye hükümetine karşı bir topyekün saldırıdan da alıkoymaya çalışması.

Yani, ABD, Türkiye’nin saldırganlığını dizginlemeye çalışıyor.

Washington ve Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki Türkiye, ABD öncülüğündeki askeri koalisyonun nasıl ilerlemesi gerektiğini tartışarak değerli zamanı ve canları heba ederken, Kobane’nin büyük oranda Kürt olan nüfusu IŞİD terör örgütünün üç haftadır süren saldırılarına karşı direniyor. Okumaya devam et “Erdoğan Suriye’de ABD ihanetinden korkuyor – Finian Cunningham”

Dünya Suriye’deki devrimci Kürtleri neden görmezden geliyor? – David Graeber

Suriye savaşının ortasında bir demokratik deneyim IŞİD tarafından yerle bir ediliyor. Dünyanın bunun farkında olmaması tam bir skandal.

theguardian.com, 8 Ekim 2014

Demonstrators hold flags outside the United Nations European headquarters in Geneva

Göstericiler, Cenevre’deki BM merkezinin dışında Kürdistan bayrakları ve üzerinde PKK’nin hapisteki lideri Abdullah Öcalan’ın resmi bulunan bayraklar taşıyorlar. Foto: Denis Balibouse/Reuters

Babam 1937’de İspanya Cumhuriyetini savunmak için Enternasyonal Tugaylarda savaşmaya gönüllü oldu. Anarşistlerin ve sosyalistlerin öncülük ettiği bir işçi ayaklanmasıyla faşist darbe geçici olarak engellendi, İspanya’nın çoğunluğunda, şehirlerin tümünde doğrudan demokratik yönetim, fabrikalarda işçi denetimi ve kadınlar açısından radikal bir özgürleşme getiren özgün bir toplumsal devrim gerçekleşti. Okumaya devam et “Dünya Suriye’deki devrimci Kürtleri neden görmezden geliyor? – David Graeber”