Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)

Rojava_FI-1920x700

Özgür Politika

roarmag.org

“Birkaç yıl önce komünlere katılmak isteyip istemediğimizi sormak için insanlar evimize ilk geldiğinde onları taşla kovalamıştım,” diye gülüyor Büşra. Rojava’nın Tirbespiye’sinden, iki çocuk sahibi genç bir kadın olan Büşra, son derece muhafazakâr bir dini mezhebe mensup. Daha önce evden yalnız ayrılmasına hiç izin verilmezmiş ve gözleri dışında her yeri kapalı gezermiş.

“Artık kendi toplumumu aktif olarak şekillendiriyorum,” diyor gururla ve ışıl ışıl gülümseyerek. “İnsanlar sosyal meselelerin çözümünde yardım istemek için bana geliyorlar. Ama o zamanlar bana sorsaydınız, ‘konsey’ ne demek veya insanlar meclislerde ne yapar onu bile söyleyemezdim.”

Bugün dünyanın dört bir yanında insanlar varoluşlarına yeniden anlam kazandırmak, insan yaratıcılığının kendisini özgürlük olarak ifade etme arzusunu yansıtmak için alternatif özerk örgütlenme formlarına başvuruyorlar. Bu kolektifler, komünler, kooperatifler ve taban örgütlenmesi hareketleri; kapitalizmin, patriarkanın ve devletin saldırılarına karşı halkın özsavunma mekanizmaları olarak karakterize edilebilirler. Okumaya devam et “Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)”

Güneydoğu Türkiye’de insan haklarının durumuna ilişkin BM raporu

Sur-bm

Özet bölümü

1.     Bu rapor, Temmuz 2015 ile 31 Aralık 2016 tarihleri arasında, Türkiye’nin güneydoğusunda, özellikle de Türkiye Hükümeti tarafından yürütülen operasyonlarla bağlantılı temel insan hakları kaygılarına genel bir bakış sağlamaktadır.

2.     Temmuz 2015 ile Aralık 2016 tarihleri arasında, Güneydoğu Türkiye’deki güvenlik operasyonları bağlamında 2000’e yakın insanın öldürüldüğü bildirilmiştir. Alınan bilgilere göre, bu sayı 800’e yakın güvenlik güçleri mensubunu ve belirsiz sayıdaki bir kısmı devlete karşı şiddet içeren veya içermeyen eylemlere karışmış olabilecek yaklaşık 1200 yerel sakini içermektedir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (BMİHYK) sayısız aşırı güç kullanımı; öldürme; zorla kaybetme; işkence; konut ve kültürel mirasın yıkımı; nefret suçu; acil tıbbi hizmete, gıdaya, suya ve geçim kaynaklarına erişimin engellenmesi; kadına yönelik şiddet ve siyasal katılımın yanı sıra düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının ciddi şekilde engellenmesi vakası belgelemiştir. Bildirilen en ciddi insan hakkı ihlalleri, tüm yerleşim bölgelerinin giriş çıkışa kapatıldığı ve hareketin engellendiği günlerce süren sokağa çıkma yasakları dönemlerinde yaşanmıştır. Okumaya devam et “Güneydoğu Türkiye’de insan haklarının durumuna ilişkin BM raporu”

Alt-Truth paralel evreninde bugün: YPG/J’nin işlemediği savaş suçları üzerine

kurdish-ypg-fighters-capture-tak-abyad

Suriye savaşında “YPG/J’nin çocukları askere aldığı,” o da olmadı “çocuk değilse bile zorla askere aldığı,” IŞİD’den aldığı Arap köylerinde “etnik temizlik yaptığı”, o tutmazsa “köyleri boşalttığı, yakıp yıktığı” gibi iddialar HRW gibi politik güdümü tartışmalı uluslararası hak örgütleri tarafından birçok kez ortaya atıldı ve YPG/J bu iddialara şeffaf ve yerinde soruşturma önererek/sözü vererek kesin şekilde karşı çıktı, karşı kanıtlar sundu. Tam bu dalganın sonu gelmiş gibi görünürken bu kez Pulitzer ödüllü bir gazeteci, Roy Gutman, bu iddialara bir de PKK’nin “maşa” olduğu gibi, bırakalım analizi, gazeteciliğin yorum sınırlarını dahi esneten başka iddiaları ekleyerek bir yazı kaleme aldı. Bir kısım nahif (ergen?) anarşistin ve solcunun Rojava’da “para kullanılmasını,” “polis gücü oluşturulmasını” vs. eleştirmesini hatırlatan bir gerçeklerle bağını koparmışlık hali içinde, YPG/J’nin “yapmış olabileceği” ve verili kriterlere göre kendisinin dahi savaş suçu olarak niteleyemediği “kabahatlerini” sıralıyor. Yazının içeriğinde ciddiye alınabilecek bir taraf yok. Ancak başlık tam da sosyal medya çağında yanlı bir fikri yaygınlaştırmanın formülüne uymuş: “YPG/J savaş suçu işledi mi acaba????” Yazı içeriği işlediğini söyleyemiyor ama olsun, nasıl olsa Kürt halkının siyasal kazanımlarına ve haklarına önyargılı veya daha kötüsü düşman olan kesimler bulduğu ucuz propagandayı sırf başlığı okuyarak yaygınlaştıracak. Bu ölçüde derme çatma ve şaibeli bir yazı, tersine epeyce karşı tepki üretti. Aşağıda bunlardan sadece birinin çevirisi var. Gary Brecher’in Facebook gönderisi.

Okumaya devam et “Alt-Truth paralel evreninde bugün: YPG/J’nin işlemediği savaş suçları üzerine”

Suskun kalarak suça ortak olmak: NATO, Türkiye ve uluslararası toplumun sessizliği

Conflict News kurucularından Michael Cruickshank’in ek araştırması ile Benjamin Hiller tarafından kaleme alınan bu makalenin yazılması haftalardır devam ediyordu (esasen sosyal medya içeriklerinin teyit süreci nedeniyle). Makaleyi 20’den fazla uluslararası gazete ve dergiye gönderip doğru düzgün hiçbir geri dönüş almayınca, bulgularımızı burada yayınlamaya karar verdik.

picture1Nusaybin/Türkiye’de sivil polisler, 2011 © Benjamin Hiller

24 Haziran 2011: Türkiye’nin yaklaşık 85.000 nüfuslu ve doğrudan Türkiye-Suriye sınırına kıvrılmış küçük Nusaybin kasabasında, sıcaklık gün içinde 37 dereceyi buluyor. Yine de sabahın erken saatlerinde yüzlerce Kürt aktivist, o zamanlar aktif olan Kürt partisi BDP’yi (Barış ve Demokrasi Partisi) desteklemek ve Kürt aktivist ve siyasetçilerine dönük baskıları protesto etmek üzere bir protesto yürüyüşü düzenlemek için toplandılar. “Arap Baharı”nın ardından Türkiye’deki Kürtler uzun zamandır savundukları federal reformlara ulaşabileceklerini ve azınlık statülerinin tam olarak tanınacağını umuyorlardı. Yaz ayları boyunca Türkiye’nin doğusunda Kürtler protestolar ve yol kesmeler ve oturma eylemleri gibi sivil itaatsizlik eylemleri düzenlediler. Türk devleti olağan taktiklerini kullanarak karşılık verdi: toplu tutuklamalar ve protesto yürüyüşlerinin orantısız polis gücüyle dağıtılması. Okumaya devam et “Suskun kalarak suça ortak olmak: NATO, Türkiye ve uluslararası toplumun sessizliği”

Darbe sonrası baskı kampanyası Kürtlerin inşa ettiği toplumsal cinsiyet eşitliğini tehdit ediyor – Rod Nordland

07kurdishwomen1-master768

nytimes.com

Kürt gerilla birlikleri dahi cinsiyet eşitliği temelinde örgütleniyor: Kadınlar mücadelede erkeklerle aynı rolleri üstleniyor ve PKK’nin en önemli birliklerinden birini bir kadın komuta ediyor.

Ancak Kürt yaşamının bu yönü bugün büyük bir problemle karşı karşıya, en azından Türkiye’de: Temmuz’daki başarısız darbe girişimi ardından Türk hükümetinin başlattığı baskı kampanyası, Kürtler tarafından inşa edilmiş olan bu toplumsal cinsiyet eşitliği ortamını tehdit ediyor. Okumaya devam et “Darbe sonrası baskı kampanyası Kürtlerin inşa ettiği toplumsal cinsiyet eşitliğini tehdit ediyor – Rod Nordland”

YPG Enternasyonal gönüllüsü Amerikalı anarşist Türk saldırısında hayatını kaybetti

michael_israel

insurrectionnewsworldwide.com

‘İslam Devleti’ faşistlerine karşı savaşan anarşist Michael Israel, Rojava’da Türk devletinin hava saldırısında hayatını kaybetti

Halk Savunma Birlikleri (YPG) gönülleri Amerikalı Michale Israel (27) ve Alman Anton Neshek (Zana Ciwan), ikili ile birlikte Rakka’nın kuzeyinde İslam Devleti grubuna karşı savaşan bir başka enternasyonalist gönüllünün aktardığına göre, 29 Kasım günü Türk savaş uçaklarının saldırısında hayatını kaybetti.

Türk savaş uçakları tarafından hedeflenen grupta yer alan enternasyonalist gönüllünün Facebook sayfasında şunlar yazıyor:

Gece Türk jetleri tarafından vurulduğumuzda küçük bir köyü alıyorduk. Saldırıda birçok kişi ile birlikte arkadaşlarımdan ikisi, Anton ve Michael da hayatını kaybetti. Altı ayımı doldurmak için burada kalıyorum. Kahrolsun Erdoğan, kahrolsun Türkiye.

YPG, ölenlerin ailelerini bilgilendirdi. Okumaya devam et “YPG Enternasyonal gönüllüsü Amerikalı anarşist Türk saldırısında hayatını kaybetti”

Hâkim, PKK davasında Türkiye’yi eleştirdi

die-fahne-der-verbotenen-pkk

Bernhard Sprengel’in haberi

Hamburg kentinde bir hâkim, terör örgütü üyeliği ile yargılanmakta olan bir Kürt parti yetkilisini hafif cezaya çarptırdı. Gerekçesi “Türkiye de terörü destekliyor” oldu.

Hamburg Eyaleti Yüksek Mahkemesi’nin Devlet Güvenlik Kurulu ilk kez bir PKK yetkilisini ertelenmiş hapis cezasına [tecil] çarptırdı. Kürdistan İşçi Partisi’nin Bremen bölgesi eski yöneticisi, cuma günü 1 yıl 9 ayla yargılanmıştı. Mahkeme tutukluluk kararını kaldırdı. Salonda bulunan ve aralarında birçok destekçinin de yer aldığı 70’ten fazla seyirci, PKK yetkilisinin serbest bırakılması kararını ayakta alkışladı.

Devlet Güvenlik Kurulu daha evvel buna benzer üç davada PKK kadrolarını birinde iki buçuk, diğerlerinde de üç yıl ertelenmemiş hapis cezasına çarptırmıştı. 2011 senesinde Adalet Bakanlığı esas itibarıyla PKK parti yetkililerine karşı yurtdışındaki bir terör örgütünün üyesi olmaktan soruşturma açılmasına izin vermişti. Okumaya devam et “Hâkim, PKK davasında Türkiye’yi eleştirdi”

Robert Fisk Nusaybin’den yazdı: Erdoğan PKK ile savaşı neden tekrar başlattı?

Geçtiğimiz Temmuz’daki başarısız darbe girişimin arkasında yatan patlamanın kendisi, son derece yüksek askeri kayıplarıyla bu faydasız savaş değil miydi? Sürgündeki Gülen’i ve takipçilerini boşverin. Bunun aslında hükümete karşı ordu tarafından tezgahlanmış bir saldırı – dilerseniz mini-devrim deyin – olduğunu herkes biliyor. Ve darbeye giden aylarda, ordu tamamen gereksiz bir savaşta, “barış süreci” bozularak tamamen siyasi gerekçelerle çıkarılan bir savaşta kayıplar veriyordu. Bu savaşla Türkiye için ne amaçlanıyordu? Veya Suriye içine sürülebilecek ve sonrasında da zaten sürülmüş olan ordu için?

20-kurdish-fighter-get.jpg

independent.co.uk

Çeviri: Serap Şen

Çatışma alanını dümdüz ediyorlar. Tel örgülerin ardında, kilometreler boyunca, Türk vinçleri ile kamyonlarının Nusaybin’den arta kalanları yıkıp döktüğünü görebilirsiniz: apartman blokları, dükkanlar, sokaklarda ezilmiş beton yığınları. Türk askerleri ve polisi, yaya ve zırhlı araçlar içinde, “yasak bölgede,” geçtiğimiz bahar 72 gün boyunca PKK tarafından zapt edilmiş olan, Türkiye’nin bu tarihi güneydoğu kentinin enkaza dönmüş arazileri üzerinde devriye geziyorlar.

Türk devletinin en azılı düşmanı, Kürdistan İşçi Partisi ve sınırın Suriye tarafında, Kamışlı’da onlar için faaliyet yürüten Kürt “Halk Savunma Birlikleri,” asla geri dönemeyecekler. Geri dönülecek bir yer olmayacak. Tel örgüden vinçlerde çalışan adamların, moloz taşıyan kamyonların fotoğrafını çekebilirsiniz. Okumaya devam et “Robert Fisk Nusaybin’den yazdı: Erdoğan PKK ile savaşı neden tekrar başlattı?”

Türkiye’nin Kürt başkentindeki yıkım Suriye’ye eşdeğer – Robert Fisk

minaret-2

independent.co.uk
Robert Fisk, Diyarbakır

Çeviri: Serap Şen

Diyarbakır’ın siyah, volkanik duvarları içindeki çamurlu yolda koca beyaz kamyonlar gece gündüz çalışıyor. Eski şehre giriyor ve moloz dolu olarak çıkıyorlar. Akşam karanlığında aynı yolu yürürken, iki devasa parlak projektör yanmaya başlıyor. Göze batan parıldamaya rağmen, yıkılmış bir evi, ezilmiş bir çatıyı görebiliyorum. Ve ardından elinde AK-47 ile çelik yelekli bir polis öne çıkıyor. “Buradan ileriye geçemezsin,” diyor bana Türkçe, sıkılmış, yorgun. Bu emri Kürtlere binlerce kez vermiş. Okumaya devam et “Türkiye’nin Kürt başkentindeki yıkım Suriye’ye eşdeğer – Robert Fisk”

Umulmadık Bir Yol: İslam Devleti ile Savaşan Kadınlar – Janet Biehl

16049666184_374c787e06_k-1920x1080

roarmag.org

Meredith Tax, Kürt kadınlarının mücadelesini konu alan harika kitabında, “Gerçek dönüşümü hedefleyen her hareket, kadınların taleplerini merkeze koymalıdır,” diyor.

Bu yazı, Meredith Tax’in Ağustos ayında Bellevue Literary Press tarafından basılan A Road Unforeseen: Women Fight the Islamic State kitabının incelemesidir.

1960’ların sonunda patlak veren İkinci Dalga feminizm, gördüğü yerde kadın düşmanlığının adını koyardı. Dünyanın her yerinde tüm kadınlar için insan haklarının tanınmasında ısrarcıydı. Ama bugün birçok Batılı feminist bu derece net tavır alamıyor. Emperyalizmin mirası ile boğuşurken sömürge sonrası toplumlardaki erkeklerin cinsiyetçiliği konusunda yargı bildirmekten kaçınıyorlar. Sonuç, kadınlar için insan haklarında ahlaki pusulanın şaşması. Okumaya devam et “Umulmadık Bir Yol: İslam Devleti ile Savaşan Kadınlar – Janet Biehl”