2017’de bir başka Euro krizi olması neredeyse kesin – David McWilliams

transportation-capacity-2017.jpeg

Çeviri: Barış Satılmış

2017’de bir başka Euro krizi olması neredeyse kesin. Son Euro krizinde dikkatlerin odak noktası Yunanistan’dı; bugün İtalya.

İtalya Yunanistan değil, Euro bölgesindeki üçüncü büyük ekonomi, Avrupa’da Almanya’dan sonra ikinci büyük üretici ulus, Avrupa’nın en büyük borçlusu. En büyük üçüncü İtalya bankası kurtarılamaz biçimde müflis. İtalya’nın bir hükümeti yok ve bir sonraki seçimi kazanması muhtemel kişiler, İtalya’nın Euro’dan çıkmasını ve Euro yerine kendi para birimi liretin getirilmesini istiyorlar. Okumaya devam et “2017’de bir başka Euro krizi olması neredeyse kesin – David McWilliams”

6 soruda İtalya referandumu – Catherine Edwards

Çeviri: Barış Satılmış

efd8509166f4005812d688e1b69fd81f39c01dc893705aa3b3db650c7f24296b.jpg

İtalya Başbakanı Matteo Renzi, önerdiği anayasal reformların referandumda büyük bir farkla reddedilmesinden sonra istifa edeceği duyurdu. Bunun neden bu kadar önemli olduğunu, İtalya’yı neyin beklediğini ve tüm bunların Avrupa için ne anlama geldiğini merak ediyorsanız okumaya devam edin.

  1. Bu sonuç bir şok mu?

Evet ve hayır. Son anketler Hayır kampını ikna edici biçimde önde gösteriyordu ama sonunda çoğu anketin tahmin ettiği gibi beş puanlık bir fark yerine yirmi puandan biraz az bir farkla kazandılar.

İtalya siyasetinde bir uzman olan, Salford Üniversitesi profesörü James Newall, bu büyük farkın çok daha yakın bir sonuç bekleyen birçok gözlemci için sürpriz olduğunu söylüyor.

Hayır kampının neden kazandığına gelince, sosyal, ekonomik ve politik etkenler rol oynadı.

“Bu sonucu yaratan şey – sadece bu olmasa da – büyük oranda sistem karşıtı duygular” diyor Newall. “Bazıları tek tek önerileri oyladı, diğerleri sosyal ve ekonomik memnuniyetsizlik nedeniyle, kimileri de özellikle Renzi’ye karşı oy verdi çünkü bunu kendi performansı üzerine bir referandum olarak sundu.” Okumaya devam et “6 soruda İtalya referandumu – Catherine Edwards”

Trump üzerine yedi tez – Adaner Usmani (Jacobin)

rustbelt_2000x1124_0

Çeviren: Barış Satılmış

Korku tellalı, ırkçı, yırtıcı bir İslamafobik Beyaz Saray’a girdi. İşte bazı düşünceler.

Donald Trump’un seçilmesinin ne anlama geldiği – ve gelmediği – üzerine yedi tez.

Sol Trump’ın tabanını defterden silerse bizim de bir cevabımız olmaz. Ülkedeki beyaz olmayan tüm sosyalistleri toplasak, dişe dokunur bir toplam etmek bir yana, bir futbol stadyumunu bile doldurmaz. Ana olarak üniversitelerde ve/veya demokratların kalesi olan eyaletlerde yaşıyoruz. Örgütlenmek sayıca ikiye katlanmak dışında bir anlama gelmiyorsa başımız belada demektir.

1.

Korku tellalı, ırkçı, yırtıcı bir İslamafobik Beyaz Saraya girdi. Donald Trump’a dair ilk düşüncelerimi Central Park 5’inden biri olan Yusuf Salam dinleyerek oluşturdum. Donald Trump onun mirasını linç edilmeleri için kullandı. Yakında dünyanın en güçlü adamı olacak. Başka söze gerek yok.

2.

Ancak solcular hep çeşitli yöntemlerle dünyayı değiştirmeye çalışıyorlar; önce şunu anlayalım. Haber ağım örgütlenme gerekliliği üzerine uyarılarla ilgili. Kesinlikle. Ama organize olmak için bu bozgundan doğru dersleri çıkarmalıyız. Ve doğru dersleri çıkarmak için doğru açıklamalara ihtiyacımız var. Okumaya devam et “Trump üzerine yedi tez – Adaner Usmani (Jacobin)”

Milli işçicilik ve ırk savaşı – Franco “Bifo” Berardi

berardi_wide

DiEM25.org

Neler olduğunu anlamaya çalışalım. İşçiler, 1933’te yaptıkları gibi, kendilerini uzun süredir aldatmakta olanlardan öçlerini aldılar: “demokrat” reformist sol politikacılar.

Hiç vergi ödememiş bir köleci, bir seri tecavüzcü, Birleşik Devletlerin Başkanı oldu. Ona oy verenler, ABD’de ve Avrupa’da solun ihanetine uğrayan işçilerdi. Bu ‘sol’ çöpe atılmalı: Finans kapitale hizmet etmeyi seçerek ve neoliberal “reformları” hayata geçirerek faşizme giden yolu döşediler.

Birkaçını sıralayalım: Bill Clinton ve Tony Blair, Massimo D’Alema ve Matteo Renzi, Giorgio Napolitano, François Hollande, Manuel Valls ve Sigmar Gabriel. Sinizmleri ve korkaklıkları yüzünden, insanları şirketlerin ve başımızdaki hükümetlerin eline teslim ettiler. Bunu yaparak, şimdi her yere yayılan faşizme ve artık durdurulamaz görünen küresel iç savaşa giden yolu açtılar. Okumaya devam et “Milli işçicilik ve ırk savaşı – Franco “Bifo” Berardi”

Martin Wolf: Almanya için işe yarayan Euro bölgesi için yaramıyor

Çeviri: Barış Satılmış, The Irish Times, 11 Mayıs 2016

Avrupa’nın ağır sıkleti, bir kulübün parçası olduğunu anlamalı.

image

Almanya’nın görüş ve çıkarları Euro bölgesi için çok önemli. Ama her şeyi de belirlememeli.

Geleneksel Alman makroekonomi düşüncesi neden bu kadar acayip? Ve bunun bir önemli var mı?

İkinci sorunun yanıtı, evet, çok önemli. İlk sorunun yanıtının bir kısmı Almanya’nın kreditör olması. Mali kriz Almanya’ya Euro bölgesine ilişkin meselelerde baskın ses olma imkanı sağladı. Bu hak değil, bir güç meselesi. Kreditörlerin çıkarları önemlidir. Ama bunlar genel değil kısmi çıkarlar.

Yakın zamanda şikayetler Avrupa Merkez Bankası’nın özellikle negatif faiz oranları ve parasal gevşeme gibi para politikalarına odaklanmış durumda. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble, AMB’nin, Euro karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişinden yarı yarıya sorumlu olduğunu bile iddia etti. Bu olağandışı bir eleştiri. Okumaya devam et “Martin Wolf: Almanya için işe yarayan Euro bölgesi için yaramıyor”

Ekonomist Thomas Piketty: Alman muhafazakarlar kemer sıkma ile Avrupa’yı yok ediyor (6 Temmuz 2015)

13-ThomasPiketty-Getty

Çeviri: Barış Satılmış, 6 Temmuz 2015, Independent

Fransız akademisyen, Almanya’nın tarihten ders almadığını söylüyor

Dünyanın en etkili ekonomisti, Alman muhafazakarların, kıta çapında kemer sıkma politikalarındaki ısrarları ile Avrupa’yı yok etme yolunda olduklarını söyledi.

Kapitalizm üzerine çok satan kitabın yazarı Fransız Akademisyen Thomas Piketty Angela Merkel gibilerin tarihten ders almadığını belirtti.

Kemer sıkma politikalarının politik karar alma süreçleri üzerinde ne kadar etkili olduğu sorusuna “Bu ne Fransa ne de Almanya, özellikle de Avrupa için, bir mutlu olma sebebi,” dedi Alman gazetesi Zeit Online’a.

“Muhafazakarların, özellikle Almanya’dakilerin, tarihi hatırlamaktaki korkunç başarısızlıkları yüzünden Avrupa’yı ve Avrupa fikrini yok etmek üzere olmalarından çok korkuyorum.” Okumaya devam et “Ekonomist Thomas Piketty: Alman muhafazakarlar kemer sıkma ile Avrupa’yı yok ediyor (6 Temmuz 2015)”

Yunanistan ve AB: Bir makro ve mikro fiyasko – Mariana Mazzucato

Mazzucato Mariana, economista, collana, mani, scala © 2014 Giliola CHISTE
Ekonomist Mazzucato Mariana

Çeviri: Serap Güneş

13 Temmuz 2015

Ekonomistler ikiye ayrılır: makro ekonomistler, mikro ekonomistler. Birinciler toplam büyüklüklerle ilgilenir: enflasyon, istihdam ve GSMH büyümesi gibi. İkinciler, tüketici, işçi veya firma olsun, bireysel düzeydeki karar alma süreçleriyle ilgilenirler. Yunan krizi hem bir makro hem de bir mikro sorun özelliğini taşıyor. Yine de kreditörler tarafından dayatılan kopyala yapıştır “kemer sıkma” çözümleri hiçbirine çare olmuyor.

90’ların sonunda Almanya bir toplam talep (bir makro kavramı) sorunu ile karşılaştı. On yıllık ücret kısıtlamaları, birim işçilik maliyetlerinin düşürülmesi ama aynı zamanda yaşam standartlarının da düşürülmesi ardından, Almanya içinde Almanya’nın kendi malları için yeterli talep yoktu. Bu yüzden talep dışarıdan bulunmalıydı. Alman bankalarındaki fazlalık nakit krediler şeklinde yurtdışına, yabancı bankalara aktarıldı -Yunanistan’dakiler mesela. Yunan bankaları Alman kredilerini aldı ve Alman malları satın almaları için Yunan işletmelerine verdi, böylece Alman ihracatı arttı. Bu, Yunan özel ve kamu sektörü borcunu devasa bir şekilde artırdı. Hatta, bilindiği gibi, Yunan borcunun büyük bir kısmı (21 milyar Avro) Alman bankalarına. Okumaya devam et “Yunanistan ve AB: Bir makro ve mikro fiyasko – Mariana Mazzucato”

Almanya’nın Yıkıcı Öfkesi – JACOB SOLL

15Soll-superJumbo15 Temmuz 2015

Yunanistan’ı Avro Bölgesi içinde tutabilecek bir anlaşmaya nihayet ulaşılabildi. Sonuçtan çok az kişi memnun. Yunanların nasıl aşağılanmış hissettiklerine dair epeyce şey duyduk. Fakat Alman öfkesi konusunda pek bir şey duymadık ve biliyoruz ki öfkeliler. Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble’nin Cumartesi gecesindeki müzakerelerde bağırmaya başladığı söyleniyor. Hem Fransa hem de İtalya Yunanistan’a ciddi borçlar vermiş durumda, ama hiçbiri Yunanistan’a açıktan düşmanlık sergilemedi. O zaman Almanya neden böyle öfkeli? Okumaya devam et “Almanya’nın Yıkıcı Öfkesi – JACOB SOLL”

Yunanistan avro borç anlaşmasını kazandı ama kaybeden demokrasi oldu – Paul Mason

Greece's Prime Minister Alexis Tsipras (C) and Greek Finance Minister Euclid Tsakalotos (L) leave a euro zone leaders summit in Brussels, Belgium, July 13, 2015.  Euro zone leaders clinched a deal with Greece on Monday to negotiate a third bailout to keep the near-bankrupt country in the euro zone after a whole night of haggling at an emergency summit. REUTERS/Eric Vidal - RTX1K5PV
Yunan Başbakanı Alexis Tsipras (ortada) ve Yunan Maliye Bakanı Euclid Tsakalotos (sol) avro bölgesi liderler zirvesinden ayrılırken. Brüksel, Belçika, 13 Temmuz 2015. REUTERS/Eric Vidal – RTX1K5PV

Gözlemcilerin aktardığına göre, Yunan başbakanın “yoğun bir zihinsel baskı”ya maruz kaldığı dün geceki müzakerelerin ardından, Yunanistan’ı avro içinde tutmak için bir zemin sağlandı. Yunan tarafının elinde bir belge yok ama bazı ayrıntılara sahibiz. Okumaya devam et “Yunanistan avro borç anlaşmasını kazandı ama kaybeden demokrasi oldu – Paul Mason”

Nobel ödüllü ekonomist Stiglitz, Yunanistan krizinde Troyka’yı suçladı

MW-DN614_greece_20150608144133_MGNobel ödüllü Stiglitz, TIME’a, Yunanistan’a harcama kesintileri dayatan kuruluşların ve ülkelerin “suç işlediklerini” söyledi

Birkaç yıl önce Yunanistan henüz ekonomik bunalıma girişinin başlangıcındayken, Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz, Yunan görevlilerle kriz meselesini nasıl tartıştığını hatırlıyor. İstedikleri şey büyümeyi tetikleyecek ve istihdam yaratacak bir teşvik paketiydi ve Birleşmiş Milletler için küresel finans krizi ile nasıl başa çıkılacağı konusunda etkili bir raporu henüz yazmış olan Stiglitz, bunun ilerlemek için en iyi yol olduğu konusunda onlarla hemfikirdi. Yunanistan’ın yabancı kreditörleri, bunun yerine katı bir kemer sıkma programı empoze ettiler. Yunan ekonomisi 2010’dan bu yana %25 küçüldü. Harcama kesintileri çok büyük bir hataydı, diyor Stiglitz, ve kreditörlerin bunu kabul etmesinin zamanı geldi. Okumaya devam et “Nobel ödüllü ekonomist Stiglitz, Yunanistan krizinde Troyka’yı suçladı”