Şehri baştan keşfederek devleti aşmak – Yavor Tarinski

IMG_1971

Thatcher ve Reagan’ın retoriği açısından ciddi anlamda değişen bir şey yok (birkaç büyük teşebbüsün resmi mülkiyetinin el değiştirmesi devletle olan bağlarını illa ki değiştirmiyor), büyük firmaların bürokratik yapısı aynı kaldı [ve] milli üretimin yarıdan fazlası bir şekilde kamu sektöründen (devlet, yerel yönetim organizasyonları, sosyal güvenlik) geçiyor; … nihai milli harcamaya giren mal ve hizmetlerin fiyatının yarısı ila üçte ikisi şu ya da bu şekilde sabitleniyor, regüle ediliyor, kontrol ediliyor veya devlet politikalarının etkisiyle belirleniyor ve bu geri çevrilebilir bir durum değil (Thatcher ve Reagan’ın on yılı bu konuda hiçbir kaydadeğer değişiklik getirmedi).[1]
Cornelius Castoriadis

Otoriter Küreselleşme ve Devlet

Küresel neoliberal sistem bir süredir, özellikle de 2008’deki küresel mali krizin ardından, bazı açılardan, istikrara kavuşması ve sağlamlaşması adına açıkça antidemokratik ve özünde otoriter formlar alan bir şekilde yönetilmekte. Continue reading “Şehri baştan keşfederek devleti aşmak – Yavor Tarinski”

Reklamlar

Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)

Rojava_FI-1920x700

Özgür Politika

roarmag.org

“Birkaç yıl önce komünlere katılmak isteyip istemediğimizi sormak için insanlar evimize ilk geldiğinde onları taşla kovalamıştım,” diye gülüyor Büşra. Rojava’nın Tirbespiye’sinden, iki çocuk sahibi genç bir kadın olan Büşra, son derece muhafazakâr bir dini mezhebe mensup. Daha önce evden yalnız ayrılmasına hiç izin verilmezmiş ve gözleri dışında her yeri kapalı gezermiş.

“Artık kendi toplumumu aktif olarak şekillendiriyorum,” diyor gururla ve ışıl ışıl gülümseyerek. “İnsanlar sosyal meselelerin çözümünde yardım istemek için bana geliyorlar. Ama o zamanlar bana sorsaydınız, ‘konsey’ ne demek veya insanlar meclislerde ne yapar onu bile söyleyemezdim.”

Bugün dünyanın dört bir yanında insanlar varoluşlarına yeniden anlam kazandırmak, insan yaratıcılığının kendisini özgürlük olarak ifade etme arzusunu yansıtmak için alternatif özerk örgütlenme formlarına başvuruyorlar. Bu kolektifler, komünler, kooperatifler ve taban örgütlenmesi hareketleri; kapitalizmin, patriarkanın ve devletin saldırılarına karşı halkın özsavunma mekanizmaları olarak karakterize edilebilirler. Continue reading “Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)”

Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)

the-anarchists-vs-the-islamic-state-2-9a2d3cb5-6010-4aba-aedd-5438c1ad3df3

Rolling Stone

Yeni Özgür Politika

İlk muharebesine katılacağı sabah, Brace Belden soğuğa uygun giyinmemişti ve seyahat ishalinden halsiz düşmüştü. Dahil olduğu Kürt milis birliği Suriye’de Rakka’nın 30 mil uzağındaki IŞİD cephe hattında kamp kurmuştu. Savaşçılar, tütün haricindeki tek konforları olan çayın kaynadığı kamp ateşinin etrafında dikiliyorlardı. “Hayatımda hiç o kadar pis olmamıştım,” diyor Belden. Yola çıkma vakitleri geldiğinde Kalaşnikofuna şarjörünü taktı ve zırhı hurda metal ve betondan, tank ve kamyon parçaları bir araya getirilerek yapılmış eğreti muharebe aracına tırmandı. Belden, paslı kabinin içinde bir selfie çekti ve “Bu ucube taksi kokuyor be” yazısıyla paylaştı.

Milislerin geri kalanı minivanlara, çöp arabalarına ve buldozerlere doluşup IŞİD’in güneyde üç yıldan uzun süredir elinde tuttuğu bölgeye doğru yola çıktılar. Belden, kalkan tozun görüşü engellediği kuru arazide, çölden Kürt birliğine doğru hızla gelen patlayıcı yüklü bir aracı fark ettiğinde makineli tüfeğin başındaydı. O daha ateş etme fırsatı bulmadan bir Amerikan savaş uçağı gökyüzünde belirdi ve aracın olduğu yerde, millerce genişlikte alanı sarsan bir patlama oldu. Continue reading “Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)”

Kentsel mücadeleler neden önemli? Napoli örneği

Jacobinmag.com’da 20 Ağustos 2016’da yayınlanan ‘Taking Back Naples’ (Napoli’yi Geri Almak) başlığıyla yayınlanan röportajda, Napoli’den Clash City Workers Kolektifi’yle bağlantılı Je So’ Pazzo aktivistleriyle, 19 Haziran’da yapılan yerel seçimlerde neredeyse tüm sol güçlerin ve toplumsal hareketlerin desteğini alarak yüzde 65 oyla İtalya’nın 3. büyük şehri Napoli’nin yeniden belediye başkanı seçilen Luigi De Magistris ve radikalleşme süreci, şehirdeki taban örgütlenmeleri, toplumsal hareketler ve daha birçok mesele konuşuluyor. Özetleyerek çevirdik.

Jacobin

05 Ekim 2016 Çarşamba, Yeni Özgür Politika

Çeviri: Serap Şen

İtalya’nın en büyük üçüncü şehri olan Napoli’de 19 Haziran’da (seçimler iki turlu; ilk turu 5 Haziran, ikinci turu 19 Haziran) yapılan seçimde Luigi De Magistris yeniden ve bu kez yüzde 65 oyla belediye başkanı seçildi. Kendisine ‘radikal belediye başkanı’ diyorlar ama De Magistris süreç içinde radikalleşmiş. Sol eğilimli olsa da 2011’de ilk göreve geldiğinde yolsuzluk karşıtı popülist bir merkez partisi olan IdV’nin temsilcisiydi.

Continue reading “Kentsel mücadeleler neden önemli? Napoli örneği”

Umulmadık Bir Yol: İslam Devleti ile Savaşan Kadınlar – Janet Biehl

16049666184_374c787e06_k-1920x1080

roarmag.org

Meredith Tax, Kürt kadınlarının mücadelesini konu alan harika kitabında, “Gerçek dönüşümü hedefleyen her hareket, kadınların taleplerini merkeze koymalıdır,” diyor.

Bu yazı, Meredith Tax’in Ağustos ayında Bellevue Literary Press tarafından basılan A Road Unforeseen: Women Fight the Islamic State kitabının incelemesidir.

1960’ların sonunda patlak veren İkinci Dalga feminizm, gördüğü yerde kadın düşmanlığının adını koyardı. Dünyanın her yerinde tüm kadınlar için insan haklarının tanınmasında ısrarcıydı. Ama bugün birçok Batılı feminist bu derece net tavır alamıyor. Emperyalizmin mirası ile boğuşurken sömürge sonrası toplumlardaki erkeklerin cinsiyetçiliği konusunda yargı bildirmekten kaçınıyorlar. Sonuç, kadınlar için insan haklarında ahlaki pusulanın şaşması. Continue reading “Umulmadık Bir Yol: İslam Devleti ile Savaşan Kadınlar – Janet Biehl”

Amerika’nın IŞİD karşıtı savaşta en iyi müttefikleri, Bronx doğumlu bir liberter sosyalistten ilham alıyor

56748b89160000d400eb9479Akbar Shahid Ahmed, Huffington Post, 18 Aralık 2015

Çeviri: Serap Güneş

Geçtiğimiz sonbaharda İslam Devleti savaşçıları, Suriye’nin Türkiye ile olan kuzey sınırındaki Kürt kasabası Kobane’ye koordine ve geniş çaplı bir saldırı başlattı. Kendilerine bir yenilmezlik havası veren zaferlerden yeni çıkmış olan aşırılıkçılar, aksi durumda kendilerinin kontrol ediyor olacağı uzunca bir sınır boyunca önlerindeki tek engeli de ortadan kaldırmak üzereydiler.

Dünya teslimiyet içinde seyretti. Tek süper güç yardım etmem dedi. ABD’li yetkililer, acımasız bir şekilde, şehrin düşeceğini söylediler. Yine de küçük bir grup Kürt savaşçı haftalarca direndi. IŞİD’e karşı ABD öncülüğündeki koalisyon, önce yüzeysel hava saldırıları, sonra da gündelik saldırılarla yardım etmeye başladı. Ve Ocak ayı itibariyle, günümüzün Stalingrad’ı adı verilen ve Kürtlerin zafer kazandığı nefes kesici bir dönüş yaşandı. Continue reading “Amerika’nın IŞİD karşıtı savaşta en iyi müttefikleri, Bronx doğumlu bir liberter sosyalistten ilham alıyor”

Türkiye İslam Devleti’nin ikmal hatlarını kesebilir. Peki, neden yapmıyor? – David Graeber

2835

Çeviri: Barış Satılmış

Batılı liderler, Erdoğan’ın Suriye ve Türkiye’de Kürtlere yönelik saldırılarına son vererek ve sahada IŞİD’e karşı savaşmalarına izin vermesi çağrısında bulunarak İslam Devleti’ni yok edebilirlerdi.

Paris’teki ölümcül saldırıların ardından Batılı devletlerin liderlerinin bu gibi durumlarda her zaman yaptıklarını yapmalarını bekleyebiliriz: Buna neden olanlara karşı tam ve kesintisiz bir savaş ilan etmek. Bunda aslında ciddi değiller. İslam Devleti’nin köklerini kurutacak ve yok edecek araçlara birkaç yıldır sahipler ama kullanmayı reddettiler. Aslında tüm dünya Antalya’daki G20 zirvesinde liderlerin amansız bir azimle açıklamalar yapmasını izlerken, yine bu aynı liderler, hiç lafı edilmeyen politik, ekonomik ve hatta askeri desteği ile IŞİD’in Paris’teki vahşeti ve Ortadoğu’daki sayısız vahşet serisini gerçekleştirme becerisine katkıda bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile hoşça vakit geçiriyorlar. Continue reading “Türkiye İslam Devleti’nin ikmal hatlarını kesebilir. Peki, neden yapmıyor? – David Graeber”

Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler – CrimethInc. Ex-Workers’ Collective

zaferbarikati1370

Yazı, imzasız olarak (kolektif adına) CrimethInc. Ex-Workers’ Collective sitesinde yayınlanmıştır.

Yakın tarihe dek Batı’da pek az kişi, Kürtlerin devrimci tarihlerini bilmek bir yana adlarını bile ancak duymuştu. Irak ve Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı verdikleri savaşla tüm bakışların üzerine çevrildiği Kürtler, hem ana akım yaygın medyanın hem de dünya çapında radikaller ile devrimcilerin epey dikkatini celp etti. Continue reading “Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler – CrimethInc. Ex-Workers’ Collective”

Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (3)

son

Yazı, imzasız olarak (kolektif adına) CrimethInc. Ex-Workers’ Collective sitesinde yayınlanmıştır.

Birinci bölüm

İkinci bölüm

Çeviri: Serap Güneş

Savaşçılar

Rojava’da Kürtlerin yönetimi ele alması sorunsuz gerçekleşse de balayı kısa sürdü. 10 Haziran 2014’te, Musul’dan büyük miktarda askeri mühimmat ele geçiren IŞİD, Irak ve Suriye’de kuzeye doğru zorlamaya başladı. IŞİD’in ilerleyişi ile birlikte katliam, kölelik, yerinden etme ve tecavüz haberleri de gelmeye başladı. Bir buçuk ay sonra Ağustos’ta IŞİD, binlerce insanı katledeceği ve 50.000’i susuz ve yiyeceksiz dağlarda sıkışıp kalan 290.000 kadar insanı yerinden edeceği Sincar Dağları yakınındaki Kürtçe konuşan bir gayri Müslüm toplum olan Ezidi nüfusun bulunduğu bölgeye ulaştı. IŞİD, birçok animist yöne sahip İslam öncesi bir inanışa ait olan ve yüzlerce yıldır şeytana tapanlar denilerek zulüm gören (tarihleri boyunca yetmişin üzerinde katliama maruz kalmış) bu nüfusu haritadan silmeye özellikle istekli görünüyordu. Irak Kürdistanı Bölgesel Hükümeti peşmerge güçleri ile müdahalede hızlı davranamadı. Bunun aksine PKK, Irak-İran sınırındaki Kandil’de bulunan ana üslerinden hızla harekete geçti. Ezidilerin imdadına yetişip nüfusu özsavunma konusunda eğiten PKK, Barzani ve onun KDP’since yönetilen bölgede prestij ve güven kazandı. Bölgesel Kürt güçleri ile olan gerilimlere rağmen, sosyal medyada dolaşan tüm o IŞİD hikayeleri ve görüntüleri, bir zamanlar birbirinden ayrı olan Kürtleri birleştirme noktasında etkili oldu ve PKK/YPG güçleri, bu misyonda kolay olmayan bir ittifakla KDP ile birlikte davrandı. Continue reading “Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (3)”

Çiapas’tan Rojava’ya: Denizler ayırır, özerklik birleştirir! – Petar Stanchev

Arada kıtalar da olsa, Kürtler ve Zapatistaların mücadelesi benzer bir amacı paylaşıyor: Kapitalizme direniş, kadınların kurtuluşu ve özerkliğin inşası
ZapatistaGirl-main

Resim: Tierra y Libertad, Matt Verges

Halk iktidarı ancak toplumsal elitlerin elindeki güç halka indiğinde mümkün olabilir

― Murray Bookchin, Post-Scarcity Anarchism

17 Şubat 2015, Roar Magazine

Sadece altı ay öncesine kadar Kobane adını duymuş çok az sayıda insan vardı. Fakat IŞİD Eylül 2014’te şehre beyhude bir saldırı başlattığında, bu küçük Kürt kalesi hızla dinci aşırılıkçılara karşı mücadelenin odak noktası haline geldi. Takip eden aylar içinde, Kobane, faşizme karşı kale rolü ile Barselona ve Stanlingrad’a benzetilerek, uluslararası bir direniş sembolüne dönüştü. Continue reading “Çiapas’tan Rojava’ya: Denizler ayırır, özerklik birleştirir! – Petar Stanchev”