Bob Crow Tugayı ile röportaj – Politika

650x344-1473523032779

Yeni Özgür Politika  – Birinci Bölüm

Tuğçe M. Yılmaz’ın röportajı

Bob Crow Tugayı (The Bob Crow Brigade) hareketiniz nasıl ortaya çıktı? Bölgede özgürlük mücadelesi açısından nasıl bir önemi var?

Tabûra Azadî ya Înternasyonal’in (IFB) çağrısına yanıt verdik ve birbirimizle eğitim sürecinde tanıştık. Belirli bir dönemde IFB’ye katılmış İngiliz, İskoç ve İrlandalılar olduğumuzu söyleyebiliriz. Farklı bir hareket değiliz, dünyanın benzer parçalarından (Birleşik Krallık ve İrlanda) sosyalistleriz.

Bildiğimiz kadarıyla Bob Crow Tugayı heterojen bir yapıya sahip. Tugayınız nasıl insanlardan oluşuyor?

 İrlanda, İngiltere, İskoçya ve sonrasında da Kanada ve Amerika’dan 20-35 yaş arası işçiler ve işsizler. Özel bir yapımız yok, hepimiz IFB ve dolayısıyla YPG üyesiyiz. Onların yapısını ve talimatlarını izliyoruz. Epeycemiz şu an TevDem’in bir kolu olan devrimin sivil kanadı Saziya Yekîtî û Piştgiriya Gelan (SYPG) ile birlikte çalışıyor. Continue reading “Bob Crow Tugayı ile röportaj – Politika”

Reklamlar

Radikal demokrasi: Faşizme karşı ön cephe – Dilar Dirik

32927

Eğer bütün sömürgelerin en eskisi olan kadınların köleleştirilmesi başarılamasaydı; faşizm de mümkün olamazdı. Bütün baskı gören ve zulme uğrayan gruplar içinde kadınlar kurumsallaşmış şiddetin en eski biçimlerine maruz kalmıştır. Kadınların savaş ganimeti, erkeklerin hizmetinde birer araç, cinsel tatmin nesnesi ve nihai güç iddiası odağı olarak görülmesi her faşist bildiride ısrarla vurgulanmaktadır. Devletin ortaya çıkışı ve özel mülkiyetin fetişleştirilmesi her şeyden çok kadınların teslim alınmasıyla mümkün kılınabilmiştir.

ROAR Magazine

Çeviri: Ulaş Dewres

2014 yılı sonbaharıydı; IŞİD’in Irak ve Suriye’de muazzam büyüklükteki alanları ele geçirmesinden ve işlediği soykırım ve kadınkırımlarından sadece aylar sonra, çok az bilinen Kobanê kasabasının ufkundan güçlü bir devrimci umut ışığı yükseldi.

2013’ten beri Suriye içindeki çok geniş alanların yanı sıra Irak’ta Musul, Tel Afer ve Şengal’i istila etmiş olan IŞİD Kürtler tarafından Rojava olarak tanınan Kuzey Suriye’ye bir saldırı başlatmaya hazırdı. Kobanê’de karşılaşmayı beklemediği şey ise kendisini her halükârda cesaretle savunmaya hazır örgütlü bir politik topluluktu; bu IŞİD’in ölüm ideolojisiyle taban tabana zıt dünya görüşüne sahip, farklı türden bir düşmandı. Continue reading “Radikal demokrasi: Faşizme karşı ön cephe – Dilar Dirik”

Çeviri Derlemesi: Kürt Direnişini Anlamak

solidarity

Çeviri Derlemesi: Kürt Direnişini Anlamak

İçindekiler
– Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler – CrimethInc. Ex-Workers’ Collective
– Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik
– Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp
– Suskun kalarak suça ortak olmak: NATO, Türkiye ve uluslararası toplumun sessizliği
– YPG komutanı Cihan Kendal ile röportaj
– Türkiye’nin Kürt başkentindeki yıkım Suriye’ye eşdeğer – Robert Fisk
– Robert Fisk Nusaybin’den yazdı: Erdoğan PKK ile savaşı neden tekrar başlattı?
– Güneydoğu Türkiye’de insan haklarının durumuna ilişkin BM raporu

Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)

Rojava_FI-1920x700

Özgür Politika

roarmag.org

“Birkaç yıl önce komünlere katılmak isteyip istemediğimizi sormak için insanlar evimize ilk geldiğinde onları taşla kovalamıştım,” diye gülüyor Büşra. Rojava’nın Tirbespiye’sinden, iki çocuk sahibi genç bir kadın olan Büşra, son derece muhafazakâr bir dini mezhebe mensup. Daha önce evden yalnız ayrılmasına hiç izin verilmezmiş ve gözleri dışında her yeri kapalı gezermiş.

“Artık kendi toplumumu aktif olarak şekillendiriyorum,” diyor gururla ve ışıl ışıl gülümseyerek. “İnsanlar sosyal meselelerin çözümünde yardım istemek için bana geliyorlar. Ama o zamanlar bana sorsaydınız, ‘konsey’ ne demek veya insanlar meclislerde ne yapar onu bile söyleyemezdim.”

Bugün dünyanın dört bir yanında insanlar varoluşlarına yeniden anlam kazandırmak, insan yaratıcılığının kendisini özgürlük olarak ifade etme arzusunu yansıtmak için alternatif özerk örgütlenme formlarına başvuruyorlar. Bu kolektifler, komünler, kooperatifler ve taban örgütlenmesi hareketleri; kapitalizmin, patriarkanın ve devletin saldırılarına karşı halkın özsavunma mekanizmaları olarak karakterize edilebilirler. Continue reading “Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)”

Güneydoğu Türkiye’de insan haklarının durumuna ilişkin BM raporu

Sur-bm

Özet bölümü

1.     Bu rapor, Temmuz 2015 ile 31 Aralık 2016 tarihleri arasında, Türkiye’nin güneydoğusunda, özellikle de Türkiye Hükümeti tarafından yürütülen operasyonlarla bağlantılı temel insan hakları kaygılarına genel bir bakış sağlamaktadır.

2.     Temmuz 2015 ile Aralık 2016 tarihleri arasında, Güneydoğu Türkiye’deki güvenlik operasyonları bağlamında 2000’e yakın insanın öldürüldüğü bildirilmiştir. Alınan bilgilere göre, bu sayı 800’e yakın güvenlik güçleri mensubunu ve belirsiz sayıdaki bir kısmı devlete karşı şiddet içeren veya içermeyen eylemlere karışmış olabilecek yaklaşık 1200 yerel sakini içermektedir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi (BMİHYK) sayısız aşırı güç kullanımı; öldürme; zorla kaybetme; işkence; konut ve kültürel mirasın yıkımı; nefret suçu; acil tıbbi hizmete, gıdaya, suya ve geçim kaynaklarına erişimin engellenmesi; kadına yönelik şiddet ve siyasal katılımın yanı sıra düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının ciddi şekilde engellenmesi vakası belgelemiştir. Bildirilen en ciddi insan hakkı ihlalleri, tüm yerleşim bölgelerinin giriş çıkışa kapatıldığı ve hareketin engellendiği günlerce süren sokağa çıkma yasakları dönemlerinde yaşanmıştır. Continue reading “Güneydoğu Türkiye’de insan haklarının durumuna ilişkin BM raporu”

France 2 belgeseli: IŞİD’e karşı Rakka muharebesinde ön cephede

screen-shot-2017-02-20-at-03-59-47

France 2 dergisinden “13h15 le samedi” ekibi, Suriye’deki kalelerinde cihatçılara karşı savaşan Arap-Kürt güçlerinin yanında muharebeyi filme aldı.

Suriye’nin Rakka şehri, IŞİD’e karşı savaşan uluslararası koalisyonun Irak’taki Musul şehri ile birlikte ana hedefi. Kürt ve Arap savaşçıların bir ittifakı olan Suriye Demokratik Güçleri, 6 Kasım 2016’da bir saldırı başlattı. France 2 dergisinden “13h15 samedi” ekibi, Kürt savaşçıların yanında ön cephede çatışmayı filme alabildi.

Belgeseli buradan izleyebilirsiniz. Continue reading “France 2 belgeseli: IŞİD’e karşı Rakka muharebesinde ön cephede”

Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)

the-anarchists-vs-the-islamic-state-2-9a2d3cb5-6010-4aba-aedd-5438c1ad3df3

Rolling Stone

Yeni Özgür Politika

İlk muharebesine katılacağı sabah, Brace Belden soğuğa uygun giyinmemişti ve seyahat ishalinden halsiz düşmüştü. Dahil olduğu Kürt milis birliği Suriye’de Rakka’nın 30 mil uzağındaki IŞİD cephe hattında kamp kurmuştu. Savaşçılar, tütün haricindeki tek konforları olan çayın kaynadığı kamp ateşinin etrafında dikiliyorlardı. “Hayatımda hiç o kadar pis olmamıştım,” diyor Belden. Yola çıkma vakitleri geldiğinde Kalaşnikofuna şarjörünü taktı ve zırhı hurda metal ve betondan, tank ve kamyon parçaları bir araya getirilerek yapılmış eğreti muharebe aracına tırmandı. Belden, paslı kabinin içinde bir selfie çekti ve “Bu ucube taksi kokuyor be” yazısıyla paylaştı.

Milislerin geri kalanı minivanlara, çöp arabalarına ve buldozerlere doluşup IŞİD’in güneyde üç yıldan uzun süredir elinde tuttuğu bölgeye doğru yola çıktılar. Belden, kalkan tozun görüşü engellediği kuru arazide, çölden Kürt birliğine doğru hızla gelen patlayıcı yüklü bir aracı fark ettiğinde makineli tüfeğin başındaydı. O daha ateş etme fırsatı bulmadan bir Amerikan savaş uçağı gökyüzünde belirdi ve aracın olduğu yerde, millerce genişlikte alanı sarsan bir patlama oldu. Continue reading “Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)”

Alt-Truth paralel evreninde bugün: YPG/J’nin işlemediği savaş suçları üzerine

kurdish-ypg-fighters-capture-tak-abyad

Suriye savaşında “YPG/J’nin çocukları askere aldığı,” o da olmadı “çocuk değilse bile zorla askere aldığı,” IŞİD’den aldığı Arap köylerinde “etnik temizlik yaptığı”, o tutmazsa “köyleri boşalttığı, yakıp yıktığı” gibi iddialar HRW gibi politik güdümü tartışmalı uluslararası hak örgütleri tarafından birçok kez ortaya atıldı ve YPG/J bu iddialara şeffaf ve yerinde soruşturma önererek/sözü vererek kesin şekilde karşı çıktı, karşı kanıtlar sundu. Tam bu dalganın sonu gelmiş gibi görünürken bu kez Pulitzer ödüllü bir gazeteci, Roy Gutman, bu iddialara bir de PKK’nin “maşa” olduğu gibi, bırakalım analizi, gazeteciliğin yorum sınırlarını dahi esneten başka iddiaları ekleyerek bir yazı kaleme aldı. Bir kısım nahif (ergen?) anarşistin ve solcunun Rojava’da “para kullanılmasını,” “polis gücü oluşturulmasını” vs. eleştirmesini hatırlatan bir gerçeklerle bağını koparmışlık hali içinde, YPG/J’nin “yapmış olabileceği” ve verili kriterlere göre kendisinin dahi savaş suçu olarak niteleyemediği “kabahatlerini” sıralıyor. Yazının içeriğinde ciddiye alınabilecek bir taraf yok. Ancak başlık tam da sosyal medya çağında yanlı bir fikri yaygınlaştırmanın formülüne uymuş: “YPG/J savaş suçu işledi mi acaba????” Yazı içeriği işlediğini söyleyemiyor ama olsun, nasıl olsa Kürt halkının siyasal kazanımlarına ve haklarına önyargılı veya daha kötüsü düşman olan kesimler bulduğu ucuz propagandayı sırf başlığı okuyarak yaygınlaştıracak. Bu ölçüde derme çatma ve şaibeli bir yazı, tersine epeyce karşı tepki üretti. Aşağıda bunlardan sadece birinin çevirisi var. Gary Brecher’in Facebook gönderisi.

Continue reading “Alt-Truth paralel evreninde bugün: YPG/J’nin işlemediği savaş suçları üzerine”

Suskun kalarak suça ortak olmak: NATO, Türkiye ve uluslararası toplumun sessizliği

Conflict News kurucularından Michael Cruickshank’in ek araştırması ile Benjamin Hiller tarafından kaleme alınan bu makalenin yazılması haftalardır devam ediyordu (esasen sosyal medya içeriklerinin teyit süreci nedeniyle). Makaleyi 20’den fazla uluslararası gazete ve dergiye gönderip doğru düzgün hiçbir geri dönüş almayınca, bulgularımızı burada yayınlamaya karar verdik.

picture1Nusaybin/Türkiye’de sivil polisler, 2011 © Benjamin Hiller

24 Haziran 2011: Türkiye’nin yaklaşık 85.000 nüfuslu ve doğrudan Türkiye-Suriye sınırına kıvrılmış küçük Nusaybin kasabasında, sıcaklık gün içinde 37 dereceyi buluyor. Yine de sabahın erken saatlerinde yüzlerce Kürt aktivist, o zamanlar aktif olan Kürt partisi BDP’yi (Barış ve Demokrasi Partisi) desteklemek ve Kürt aktivist ve siyasetçilerine dönük baskıları protesto etmek üzere bir protesto yürüyüşü düzenlemek için toplandılar. “Arap Baharı”nın ardından Türkiye’deki Kürtler uzun zamandır savundukları federal reformlara ulaşabileceklerini ve azınlık statülerinin tam olarak tanınacağını umuyorlardı. Yaz ayları boyunca Türkiye’nin doğusunda Kürtler protestolar ve yol kesmeler ve oturma eylemleri gibi sivil itaatsizlik eylemleri düzenlediler. Türk devleti olağan taktiklerini kullanarak karşılık verdi: toplu tutuklamalar ve protesto yürüyüşlerinin orantısız polis gücüyle dağıtılması. Continue reading “Suskun kalarak suça ortak olmak: NATO, Türkiye ve uluslararası toplumun sessizliği”

ABD’de Rojava tarzı antifaşist mahalle meclisleri oluşturulması çağrısı

web1_161205-sea-news-neighborhoodactioncouncils_2-1200x800
Seattle sakinleri 4 Aralık günü Trump’ın seçilmesi ardından toplantıda

Trump’ın başkan seçilmesi ardından Amerikan solu yükselen faşizme karşı neler yapabileceğini tartışırken, ABD’de anarşistler tarafından Rojava’dan da esinlenilerek örgütlenmeye başlanan mahalle meclisleri konusunda 19 Aralık 2016 tarihli İngilizce bir reddit gönderisinin çevirisi.

Seattle ve Portland’daki en az iki koalisyon, İmparatorluğa karşı güçlü bir direniş altyapısı inşa etmek üzere merkeze uzak banliyölerle birlikte mahallelerde doğrudan demokratik meclisler ve şehir genelinde sözcü konseyler örgütlemeye başladılar.

PDX: https://portlandassembly.com/ SEA: https://www.neighborhoodaction.info/

Her ikisi de açık bir şekilde komünalist ve anarşist görüşlere dayanıyorlar ve diğerlerinin yanı sıra Rojava devriminden ilham alıyorlar. Elbette hiçbiri mükemmel değil. Portland şimdiye kadar radikal altkültür balonuna sıkışık kaldı ve toplumun daha geneline yayılmak için yardıma ihtiyacı var ama politikaları somut. Seattle ise çok daha geniş desteğe sahip ama yapı ve teorik zemin konusunda zayıf ve biraz da liberal/ilerici sorunu var (ittifak politikasından uzaklaşması gerekiyor), ancak şans verirseniz daha radikal eğilimlere açık insanlar.

İki hareket de örgütlenme dostu anarşistlerin ve her çizgiden antiotoriter solcuların mahalle meclislerine katılmasına ve ortamı daha radikal (ve aslında daha etkili) yönde dönüştürmesine ihtiyaç duruyorlar. Henüz örgütlenmedikleri bir şehirdeyseniz iki web sitesinde de iletişim bilgileri ve benimseyebileceğiniz örgütlenme kaynakları mevcut.

Başka şehirlerde de buna benzer örgütlenmeler duyan oldu mu?

http://www.seattleweekly.com/news/seattleites-form-neighborhood-groups-to-resist-trump/