Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)

Rojava_FI-1920x700

Özgür Politika

roarmag.org

“Birkaç yıl önce komünlere katılmak isteyip istemediğimizi sormak için insanlar evimize ilk geldiğinde onları taşla kovalamıştım,” diye gülüyor Büşra. Rojava’nın Tirbespiye’sinden, iki çocuk sahibi genç bir kadın olan Büşra, son derece muhafazakâr bir dini mezhebe mensup. Daha önce evden yalnız ayrılmasına hiç izin verilmezmiş ve gözleri dışında her yeri kapalı gezermiş.

“Artık kendi toplumumu aktif olarak şekillendiriyorum,” diyor gururla ve ışıl ışıl gülümseyerek. “İnsanlar sosyal meselelerin çözümünde yardım istemek için bana geliyorlar. Ama o zamanlar bana sorsaydınız, ‘konsey’ ne demek veya insanlar meclislerde ne yapar onu bile söyleyemezdim.”

Bugün dünyanın dört bir yanında insanlar varoluşlarına yeniden anlam kazandırmak, insan yaratıcılığının kendisini özgürlük olarak ifade etme arzusunu yansıtmak için alternatif özerk örgütlenme formlarına başvuruyorlar. Bu kolektifler, komünler, kooperatifler ve taban örgütlenmesi hareketleri; kapitalizmin, patriarkanın ve devletin saldırılarına karşı halkın özsavunma mekanizmaları olarak karakterize edilebilirler. Okumaya devam et “Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)”

Umulmadık Bir Yol: İslam Devleti ile Savaşan Kadınlar – Janet Biehl

16049666184_374c787e06_k-1920x1080

roarmag.org

Meredith Tax, Kürt kadınlarının mücadelesini konu alan harika kitabında, “Gerçek dönüşümü hedefleyen her hareket, kadınların taleplerini merkeze koymalıdır,” diyor.

Bu yazı, Meredith Tax’in Ağustos ayında Bellevue Literary Press tarafından basılan A Road Unforeseen: Women Fight the Islamic State kitabının incelemesidir.

1960’ların sonunda patlak veren İkinci Dalga feminizm, gördüğü yerde kadın düşmanlığının adını koyardı. Dünyanın her yerinde tüm kadınlar için insan haklarının tanınmasında ısrarcıydı. Ama bugün birçok Batılı feminist bu derece net tavır alamıyor. Emperyalizmin mirası ile boğuşurken sömürge sonrası toplumlardaki erkeklerin cinsiyetçiliği konusunda yargı bildirmekten kaçınıyorlar. Sonuç, kadınlar için insan haklarında ahlaki pusulanın şaşması. Okumaya devam et “Umulmadık Bir Yol: İslam Devleti ile Savaşan Kadınlar – Janet Biehl”

Amerika’nın IŞİD karşıtı savaşta en iyi müttefikleri, Bronx doğumlu bir liberter sosyalistten ilham alıyor

56748b89160000d400eb9479Akbar Shahid Ahmed, Huffington Post, 18 Aralık 2015

Çeviri: Serap Güneş

Geçtiğimiz sonbaharda İslam Devleti savaşçıları, Suriye’nin Türkiye ile olan kuzey sınırındaki Kürt kasabası Kobane’ye koordine ve geniş çaplı bir saldırı başlattı. Kendilerine bir yenilmezlik havası veren zaferlerden yeni çıkmış olan aşırılıkçılar, aksi durumda kendilerinin kontrol ediyor olacağı uzunca bir sınır boyunca önlerindeki tek engeli de ortadan kaldırmak üzereydiler.

Dünya teslimiyet içinde seyretti. Tek süper güç yardım etmem dedi. ABD’li yetkililer, acımasız bir şekilde, şehrin düşeceğini söylediler. Yine de küçük bir grup Kürt savaşçı haftalarca direndi. IŞİD’e karşı ABD öncülüğündeki koalisyon, önce yüzeysel hava saldırıları, sonra da gündelik saldırılarla yardım etmeye başladı. Ve Ocak ayı itibariyle, günümüzün Stalingrad’ı adı verilen ve Kürtlerin zafer kazandığı nefes kesici bir dönüş yaşandı. Okumaya devam et “Amerika’nın IŞİD karşıtı savaşta en iyi müttefikleri, Bronx doğumlu bir liberter sosyalistten ilham alıyor”

IŞİD’e karşı savaş: Obama, Türkiye’den Suriye sınırını kapatmasını istiyor – Patrick Cockburn

Ankara, suç ortaklığı ile değilse bile, sınırını IŞİD’e katılmak ve petrol satışı yapmak için geçiş noktası olarak kullanan teröristlere müsamaha göstermekle suçlanıyor

23-Turkish-soldiers-AFP-GettyTürk askerleri Suriye’deki Kobane kasabasına bakarken. Kürt güçleri, Türkiye sınırına yakın bölgeleri ele geçirdiler fakat Ankara, Kürtlerin daha öteye ilerlemesine askeri güçle karşılık vereceğini söylüyor

The Independent

Çeviren: Eda Zor

ABD, Türkiye’den, Paris katliamı ve diğer terör olaylarında rol almış bazı IŞİD militanları için kalan tek geçiş noktası olan Suriye sınırındaki 90 km’lik alanı kapatmasını talep ediyor.

885 km uzunluğundaki sınırın tamamen kapanması, geçtiğimiz üç yılda on binlerce İslamcı gönüllüyü sınırdan geçiren IŞİD’e büyük bir darbe olacaktır.

Paris’teki IŞİD saldırılarından sonra, Washington, sınırın IŞİD tarafından kullanılan kalan kısa bölümünde güvenlik çemberi oluşturmanın olanaksız olduğuna dair Türklerin iddialarını daha fazla kabul etmeyeceklerini Ankara’ya açıkça ifade etti. Başkan Barack Obama yönetiminden üst düzey bir yetkili, The Wall Street Journal’a verdiği demeçte Washington’un Türk hükümetine gönderdiği sert mesajı “Şartlar değişti. Bu kadar yeter. Sınırın kapanması gerekiyor” şeklinde iletti. “Bu bir uluslararası tehdit ve Suriye’den geliyor ama Türk toprakları üzerinden geliyor.” Okumaya devam et “IŞİD’e karşı savaş: Obama, Türkiye’den Suriye sınırını kapatmasını istiyor – Patrick Cockburn”

Yıllardır cihatçı grupların güçlenmesine izin veren Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesinin gerçek nedenlerine dikkat! – Ranj Alaaldin (Independent)

turkey-plane-2-GETTY_0

Türkiye’nin, tüm dünyanın tartıştığı, Suriye’deki çatışmanın barışçıl biçimde çözümünden yana hiçbir çıkarı yok. Erdoğan çaresizleştikçe tekrar Esad’a odaklanmaları için girişimlerde bulunacak

The Independent

Türkiye çaresizleşiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP yönetimi altında son dört yıl içinde Suriye’deki çatışmaya dair politikaları yanlış yollara çıktı ve maliyetli bir hal aldı. 2011’de çatışma başladığında Ankara Esad rejiminin gücünü yanlış biçimde hafife aldı ve onu devirmeye çalışan İslamcı grupları güçlü biçimde destekledi. Bu süreçte Türkiye aynı zamanda Kürtleri marjinalleştirdi ve İran gibi bölgesel güçleri yabancılaştırdı. Okumaya devam et “Yıllardır cihatçı grupların güçlenmesine izin veren Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesinin gerçek nedenlerine dikkat! – Ranj Alaaldin (Independent)”

Türkiye İslam Devleti’nin ikmal hatlarını kesebilir. Peki, neden yapmıyor? – David Graeber

2835

Çeviri: Barış Satılmış

Batılı liderler, Erdoğan’ın Suriye ve Türkiye’de Kürtlere yönelik saldırılarına son vererek ve sahada IŞİD’e karşı savaşmalarına izin vermesi çağrısında bulunarak İslam Devleti’ni yok edebilirlerdi.

Paris’teki ölümcül saldırıların ardından Batılı devletlerin liderlerinin bu gibi durumlarda her zaman yaptıklarını yapmalarını bekleyebiliriz: Buna neden olanlara karşı tam ve kesintisiz bir savaş ilan etmek. Bunda aslında ciddi değiller. İslam Devleti’nin köklerini kurutacak ve yok edecek araçlara birkaç yıldır sahipler ama kullanmayı reddettiler. Aslında tüm dünya Antalya’daki G20 zirvesinde liderlerin amansız bir azimle açıklamalar yapmasını izlerken, yine bu aynı liderler, hiç lafı edilmeyen politik, ekonomik ve hatta askeri desteği ile IŞİD’in Paris’teki vahşeti ve Ortadoğu’daki sayısız vahşet serisini gerçekleştirme becerisine katkıda bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile hoşça vakit geçiriyorlar. Okumaya devam et “Türkiye İslam Devleti’nin ikmal hatlarını kesebilir. Peki, neden yapmıyor? – David Graeber”

Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (2)

ydgh1370

Yazı, imzasız olarak (kolektif adına) CrimethInc. Ex-Workers’ Collective sitesinde yayınlanmıştır.

Birinci bölüm için tıklayın

Gezi

Gezi Direnişi, Türkiye Cumhuriyeti’nin gördüğü, Kürt olmayan nüfusu tarafından kalkışılmış en büyük ve en şiddetli toplumsal hareketti. İstanbul’un merkezindeki bir parkta başlayan inşaat projesine karşı mücadelenin kıvılcımını çaktığı bir hareket, Erdoğan’a ve onun neoliberal politikalarına karşı ülke çapında topyekûn bir başkaldırıya dönüştü. Gezi Direnişi’nde Kürtler de vardı, özellikle de milliyetçi olmayan devrimci bir içerik kazanacak şekilde olgunlaştıktan sonra. Ancak Türkiye tarihinde ilk kez, Kürtler bir ayaklanmanın başrolünde değildiler. Okumaya devam et “Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (2)”

Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (1)

zaferbarikati1370

Yazı, imzasız olarak (kolektif adına) CrimethInc. Ex-Workers’ Collective sitesinde yayınlanmıştır.

Çeviri: Serap Güneş

Yakın tarihe dek Batı’da pek az kişi, Kürtlerin devrimci tarihlerini bilmek bir yana adlarını bile ancak duymuştu. Irak ve Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı verdikleri savaşla tüm bakışların üzerine çevrildiği Kürtler, hem ana akım yaygın medyanın hem de dünya çapında radikaller ile devrimcilerin epey dikkatini celp etti. Okumaya devam et “Kürt Direnişini Anlamak: Tarihsel bir Bakış ve İzlenimler (1)”

Amerika’nın Türkiye ile Tehlikeli Pazarlığı – ERIC S. EDELMAN

150827121203_eric_edelman_624x351_afp_nocredit

“Türkiye Kürtlere karşı yürüttüğü savaştan vazgeçmezse, Amerika’nın Türkiye ile anlaşması tam bir Faust pazarlığı olacaktır. Kısa vadeli operasyonel çıkarlar, uzun vadede Türkiye’nin istikrarsızlaşması ve militanlara karşı savaşta yükün en ağırını taşımış olan Kürt güçlerinin demoralize edilmesi tehlikesine değmez.”

Çeviren: Serap Güneş

27 Ağustos 2015

Türk hükümeti, bir yıl süren yoğun müzakerelerin ardından ABD’nin Türkiye’deki İncirlik Hava Üssü’nü kullanmasına izin vermiş durumda. Bu sayede Amerikan savaş uçakları Suriye ve Irak’taki uçuş görevlerini daha yüksek operasyonel etki ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecek.

Ancak bu anlaşmanın bedeli, hem Amerika’nın İslam Devletine karşıtı kampanyası hem de Türkiye’nin istikrarı açısından uzun vadede çok yüksek olabilir.

Çünkü Türk hükümetinin yakın tarihli bu fikir değişikliğinin ve Amerika’nın İncirlik üssüne erişimi konusundaki ani istekliliğinin altında Suriye stratejisini köklü şekilde yeniden ele alması değil iç siyasi kaygılar yatıyor. Okumaya devam et “Amerika’nın Türkiye ile Tehlikeli Pazarlığı – ERIC S. EDELMAN”

Ahrar el-Şam: Türkiye’nin Suriye’deki favori İslamcıları – Sam Heller & Aaron Stein

Ahrar2

Çeviren: Serap Güneş

18 Ağustos 2015

Türkiye’nin Selefi bir isyancı hareket olan Ahrar el Şam ile yakın ilişkisi ABD çıkarlarına ters ve Ankara’nın Suriye’de neyi amaçladığı konusunda ciddi sorulara neden oluyor

Nisan 2012’de Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Türkiye’nin Arap Baharı doktrinine temel oluşturacak bir makale kaleme aldı: sallantıdaki bir bölge için “değerlere dayalı bir dış politika”. Davutoğlu, Türkiye’nin daha büyük bölgesel entegrasyon yöneliminde olacağı ve temsili demokrasiyi teşvik edeceği müdahaleci bir yaklaşım ortaya koydu. Stratejik Derinlik kitabının merkezi bir temasını da tekrarlayarak Türkiye’nin bölgede özellikle de mezhepsel ve siyasi hatlarda “yeni gerilim ve kutuplaşmalardan” kaçınacağını vaat etti.

Üç yıl sonra, Davutoğlu’nun manifestosunun pozitif vizyonu, en çok da komşu Suriye için tersine dönmüş görünüyor. Okumaya devam et “Ahrar el-Şam: Türkiye’nin Suriye’deki favori İslamcıları – Sam Heller & Aaron Stein”