Otarşi* tek yol haline geldiğinde – Branko Milanovic

EGAwMc9B6UCgDIWuMgx4mw

Rusya’ya yönelik en son ve açık ara en ciddi yaptırımlar, konuya dair değerlendirmelerde şu ana değin pek ilgi görmemiş iki meseleyi çok açık şekilde gösteriyor: İlki modern devletin olağan dışı gücü. İkincisi, güçlü devletler birinin piyasalara, teknolojiye ve sermayeye erişimini sınırlandıran yaptırımlar empoze ettiğinde, kalan tek seçeneğin otarşi haline gelmesi.

İkisini de sırayla ele alacağım. Okumaya devam et “Otarşi* tek yol haline geldiğinde – Branko Milanovic”

Afrin Restleşmesi: Türkiye’nin Suriye Kürtlerine saldırısı ülkenin en demokratik ve çoğulcu gücünü tehdit ediyor – Meredith Tax

DUHZ0t0W0AEc9BP

Bu şartlar altında bir tampon bölge Türkiye’nin güvenlik kaygılarını ortadan kaldırmaya zaten yetmeyecektir. Aslında, kendi Kürtlerini bir varoluş tehdidi yerine haklara sahip vatandaşlar olarak görmeyi istemediği müddetçe Türkiye’nin güvenlik kaygılarını hiçbir şey gideremez. Burada, siyasi amaçlarla körüklenip istismar edilen derin irrasyonel fobiler içindeki bir Erich Fromm ülkesi ile karşı karşıyayız.

Geçtiğimiz hafta Türkiye, IŞİD’e karşı mücadele devam ederken bile bu saldırıyı provoke edecek hiçbir şey yapmamış olan Suriye’deki Kürt kantonu Afrin’e karşı hava kuvvetlerini kullanarak Suriye savaşında yeni bir cephe açmış, Türkiye’nin ABD ile halihazırda hassas olan ilişkilerini daha da tehlikeye atmış ve cihatçıların Kürtlere saldırısına yeşil ışık yakmış oldu. Okumaya devam et “Afrin Restleşmesi: Türkiye’nin Suriye Kürtlerine saldırısı ülkenin en demokratik ve çoğulcu gücünü tehdit ediyor – Meredith Tax”

Türkiye’nin hamleleri, NATO’da elini güçlendirme amaçlı ve taktiksel

er

Prof. Entessar, Türkiye’nin geçtiğimiz aylardaki hamlelerinin, NATO’dan çekilme değil NATO içinde elini güçlendirme amaçlı taktiksel hamleler olarak görülmesi gerektiğini söylüyor.

Türkiye ve NATO arasındaki gerilimler, özellikle Norveç’teki NATO tatbikatında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kurucu lider Atatürk’ün posterlerinin düşmanlar tablosuna yerleştirilmesi ardından artmıştı. Okumaya devam et “Türkiye’nin hamleleri, NATO’da elini güçlendirme amaçlı ve taktiksel”

Bağnaz demokrasiler mi, çok partili kleptokrasiler mi? – Branko Milanovic

Tepedeki adamlar (Erdoğan ve oğlu; Putin, Rotenberg ve diğer oligarklar), tıpkı Mobutu gibi, pastadan en büyük payı alıyorlar ama her şeyden önce, paranın çeşitli fraksiyonlar arasında bölüştürülmesinde hakem vazifesi görüyorlar.

35318

Özgür Politika

“Bağnaz demokrasi” kavramını sanırım ilk kez Ferit Zekeriya kullandı. Yeni nesil Doğu Avrupalı reformcuların sabık poster çocuğu olan ama daha sonra kendine yeni bir sayfa açan Macaristan Başbakanı Viktor Orban tarafından onur nişanı olarak kullanıldı. Daha güncel olarak ise bu kavram, Türkiye’de Erdoğan’ın ya da Rusya’da Putin’inki gibi rejimleri adlandırmak ve açıklamak için popülerlik kazanmış durumda. Venezüella da aynı kategoriye sokulabilir belki.

“Bağnaz demokrasiden” kasıt, serbest seçimler, az-çok özgür veya en azından farklı görüşlere yer veren bir medya, toplanma özgürlüğü vb. olması anlamında demokratik olduğu ama rejimin bağnaz “değerler” benimsediği. Erdoğan, İslam’ın insan haklarından önce geldiğine, Orban “Hıristiyan medeniyetine,” Putin “Rus maneviyatına,” Maduro ise “Bolivarcı devrime” inanıyor. Okumaya devam et “Bağnaz demokrasiler mi, çok partili kleptokrasiler mi? – Branko Milanovic”

İyi polis, kötü polis: Ukrayna’da devlet ve aşırı sağ ittifak halinde – A. Liasheva & M. Khokhlovich

3

Nisan ayı sonunda, Stanislav Serhienko’ya yönelik gaddarca saldırı Ukrayna ve uluslararası planda dikkatleri çekti. Solcu aktivist ve öğrenci, evinin önünde güpegündüz pusuya düşürüldü. Kimliği belirsiz iki saldırganın dövüp bıçakladığı Serhienko hastaneye kaldırılıp ameliyata alındı.

Serhienko hem Rusya destekli ayrılıkçıları hem de ülkenin doğusundaki savaşta aşırı sağcı paramiliter gruplarla ittifak yapan Ukrayna ordusunu kamuoyu önünde eleştirmişti. Ulusal Hafıza Enstitüsü ve başındaki Volodymyr Viatrovych başta olmak üzere Ukrayna devletinin milliyetçi gündemine karşı da sesini yükseltmişti. Okumaya devam et “İyi polis, kötü polis: Ukrayna’da devlet ve aşırı sağ ittifak halinde – A. Liasheva & M. Khokhlovich”

İdlib’deki El Kaide hakimiyeti gizli çekim görüntülerle belgelendi

Screen Shot 2017-05-20 at 23.45.33

Arapça yayın yapan Dubai merkezli Al Aan televizyonu muhabiri Jenan Moussa, 15-16 Mayıs gecesi sosyal medya platformu Twitter’dan, Suriye’nin Nusra (El Kaide) kontrolündeki İdlib vilayetinde kimliklerini gizli tuttuğu üç haber kaynağının cep telefonlarıyla yaptığı gizli görüntü kayıtlarına dayanan bir video-haber paylaştı. Video-haberde, Suriye’de cihatçıların kontrolündeki bölgelerden sıkça görmeye alışkın olduğumuz kadın düşmanı ideolojinin göstergesi duvar yazıları ve billboardların yanı sıra önemli bir detay daha var: Türk devletinin Nusra ile ortak bir kontrol noktası oluşturmuş olması. Okumaya devam et “İdlib’deki El Kaide hakimiyeti gizli çekim görüntülerle belgelendi”

Trump’ın Suriye saldırısına kimse sevinmemeli – Eugene Robinson

170406_WS_Trump-Syria.jpg.CROP.promovar-mediumlarge

The Washington Post

Çeviri: Yakov Petroviç

Birleşik Devletler Suriye’nin korkunç iç savaşının bir parçası oldu. Ölümcül askeri güçle müdahale eden Trump yönetimi ne yaptığını veya neden yaptığını bildiğine dair bir işaret vermiyor.

Dışişleri Bakanı Rex Tillerson saçma bir şekilde hiçbir şeyin değişmediğini savunmaya çalıştı. Yanılıyor. Elli dokuz seyir füzesi bir politika değişimidir. Peki bu yönetimin stratejik vizyonu nedir? Bundan elde edilmek istenen sonuç nedir? Oraya nasıl gelinecek? Ve ondan sonra ne olacak? Okumaya devam et “Trump’ın Suriye saldırısına kimse sevinmemeli – Eugene Robinson”

1917 Rusya Devrimi Bildirileri-1: Kahrolsun savaş, yaşasın devrim!

Ekim Devrimi’nin 100. yılı vesilesiyle, ABD’li tarihçi Barbara Allen ve Kanadalı sosyalist John Riddell tarafından Ekim Devrimi’ne giden süreçte kitlelere çağrı amacıyla oluşturulan bildiri ve açıklamaların çevirileri bir seri halinde yayımlanmaya başlandı. Bu serinin ilki olan ve Bolşeviklere yakın öğrenciler tarafından oluşturulan ve savaşa karşı olan öğrencileri, Rusya işçi ve köylüleri ile bir araya gelerek geçici devrimci hükümeti iktidara getirmeye davet eden “Kahrolsun savaş, yaşasın devrim” başlıklı bildiriyi aşağıda okuyabilirsiniz.

Çeviri: Gerçeğin Günlüğü

Devrimci öğrencilere çağrı, Aralık 1916;

‘Bütün ülkelerin proleterleri, birleşin!’
Rusya’nın devrimci öğrencilerine.

Zaferin şanı, sadece cesur olana verilir,
Mücadelede düşen, mahcubiyet nedir bilmez…
Gençlik; şarkımız size söyleniyor-
Sonsuz görkemimiz size…

Yoldaşlar! İşin zor ve sıradan olduğu gericilik yılları boyunca, çözüme doğru giden kesin eylemler talep eden sorgulamalar yoktu. Bu sebeple, öğrencilerimiz arasında ortaya çıkan ayrışmalar, yeterince iyi tanımlanmış yöntemle gün ışığına çıkamaz. Öğrenciler arasında bayağı, burjuva haller gelişti ve yozlaşmış bir yapının pis kokulu çürümüşlüğünde daha güçlü hale geldi. Ancak şimdi bu haller var gücüyle ortaya çıkmıştır. Böylesi haller, eksiksiz bir ideolojik iflası ve genel öğrenci kitlesinin pervasız oportünizmini kanıtlar. Okumaya devam et “1917 Rusya Devrimi Bildirileri-1: Kahrolsun savaş, yaşasın devrim!”

Trump’ın güvenli bölgeleri: sorular ve sızan ilk bilgiler

syria_safezones

Çevirenin notu: Trump başkanlık kampanyası sırasında Suriye’de (ve Yemen’de) güvenli bölgeler oluşturulması konusunu pek çok kez dile getirdi ancak buna dair somut bir plan açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan ilk somut bilgi Trump’ın Suudi Kralı ile yaptığı görüşmede güvenli bölgeleri gündeme getirmiş olması. İsrail istihbaratına (MOSSAD) yakınlığı ile bilinen debkafile sitesi ise Suriye özelinde çok daha geniş kapsamlı ve sahada işleri derinlemesine değiştireceğini iddia ettiği bir anlaşmadan söz ediyor. Aşağıdaki ilk çeviri, en azından somut olarak bir “güvenli bölge”nin ne gerektiğini anlamayı sağlıyor, ikincisi ise söz konusu debkafile haberi.

blogs.cfr.org, Micah Zenko, 30 Ocak 2017

Dün Beyaz Saray Başkan Donald Trump ile Suudi Arabistan Kralı Salman Abdülaziz el Suud arasındaki bir telefon görüşmesinin kaydını yayınladı. Açıklamada dikkat çekici bilgiler vardı: “Kral, süregiden çatışmalarda yerinden olmuş birçok mülteciye yardım edilmesine yönelik diğer fikirleri desteklemenin yanı sıra, Başkan’ın Suriye ve Yemen’deki güvenli bölgeleri desteklemesi talebini de kabul etti.” Okumaya devam et “Trump’ın güvenli bölgeleri: sorular ve sızan ilk bilgiler”